İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1575 E. 2018/1327 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1575
- Karar No
- 2018/1327
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/12/2016 KARAR TARİHİ : 16/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/11/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Borçlunun yetki itirazı ile Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde 47.833,91 TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile takip tarihinden sonra 07/11/2016 tarihinde yapmış olduğu 5.000,00 TL ödemenin BK. Madde 100 uyarınca öncelikle yapıldığı tarih itibariyle alacağın doğmuş faiz, masraf ve diğer ferilerinden mahsubuna, takibin bu şekilde devamına ve borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın yetkiye yapmış olduğu itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ile arasında ticari ilişki olduğunun açıkça kabul ettiklerini, icra dairesinin yetkili olup, davalı tarafın yetki itirazının reddi gerektiğini, davalı borçlu firmanın Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı vaki yetki itirazının reddine, davalı borçlu firmanın Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde 47.833,91 TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile, davalı tarafın 07/11/2016 tarihinde yaptığı 5.000,00 TL ödemenin alacağın öncelikle faiz, icra masrafı ve ferilerinden mahsup edilmek üzere takibin devamına, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın kendisine sattığı ve Nazilli'de teslim edilen yem katkı maddeleri nedeni ile alım satım akdinden doğan hukuki ilişkiyi görmezlikten gelerek sanki ödünç ilişkisi varmışcasına yetki itirazının kaldırılması talebinde bulunduğunu, taraflar arasında alım satım akdinin mevcut olduğunu, akdin ifa yerinin de malın davacı tarafından teslim edildiği Buharkent ilçesi olduğunu, adli bakımdan bu ilçede Nazilli'ye bağlı bulunduğunu, davalının cari hesaba karşı mutabakat veya ihtar çekmediğini kabul ettiğini, davacı tarafın cari hesap nedeni ile istenebilir hale girmiş bir alacağının dahi mevcut olmadığını, ödeme emri dahi tebliğ edilmeden cari hesap işlemi nedeni ile 07/11/2016 tarihinde gönderdikleri 5.000,00 TL'nin istenebilir hale girmemiş bulunan cari hesap işlemine aykırı olarak mutabakat dahi sağlanmadan faiz talep edilemeyeceği dikkate alınmayarak faiz ve masraflardan mahsubu yönündeki taleplerinin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, Bursa 3 İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 02/11/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 10/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 14/11/2018 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazı yönünden, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari mal alım satımından kaynaklanan para alacağına ilişkin olup HMK' nın 10, TBK' nın 89 ve İİK' nın 50. Maddesi uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri mahkemeler ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğundan yerinde olmadığından yetki itirazlarına itibar edilmemiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 30/11/2017 tarihli raporunda özetle: Taraflar arasında TTK'ya göre düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle de davalının cevap dilekçesinde sözünü ettiği cari hesaba mutabakat veya ihtar çekme mecburiyeti bulunmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini, dolayısıyla takip öncesi işlemiş faiz talebinin huki olmadığını, taraflar arasında tacir sıfatı taşımakta olduğundan takip sonrası değişen oranlarda avans faizi hesaplanması gerektiğini, sonuç olarak davacı defterlerinde yapılan inceleme neticesinde defter kayıtlarına göre davalının 42.833,91 TL borçlu olduğu mütalaa edilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış olup, davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 04/05/2018 tarihli raporunda özetle: Davalı ...'nun defter ve belgelerinde yapılan inceleme neticesinde davacı ... Ürünleri Üretim ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti'ne 42.833,91 TL borcunun olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğu, her ne kadar davalı ticari defterlerinde alacağın ödendiğinin kayıtlı ise de davalının ödediğine dair savunmada bulunulmadığı gibi ödemeye dair yazılı bir delil sunulmadığından, davacı tarafında kabulunde olan 5000 TL ödemenin kararda değerlendirilerek, sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 47.833,91 TL asıl alacak üzerinden alacağa 02/11/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek ve 07/11/2016 tarihinde davalı tarafından 5.000 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin borcu sona erdirdiğinden bu bedelin 07/11/2016 tarihi itibariyle öncelikle TBKnun 100. Maddesi gereğince alacağın faiz ve ferilerinden mahsubu ile kalan miktarın asıl alacak kısmının tahsil tarihine kadar aynı şekilde avans faizi, icra gideri, icra vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere devamına, 2-İİK'nun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan 8.566,78 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2925,98 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 571,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 2354, 04 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, talimat posta gideri 375,00 TL, posta ve tebligat gideri 168,30 TL olmak üzere toplam 893,30 TL yargılama gideri ve 571,94 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.465,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.061,73 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2018 10:45:08 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.