İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/492 E. 2023/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/492
- Karar No
- 2023/160
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/492 KARAR NO : 2023/160 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 16/02/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 29/12/2011 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle;... Genel Müdürlüğü ile müvekkili şirketin ortağı olduğu konsorsiyum arasında 23/07/2004 tarihli ..... Şube Müdürlüğü mesuliyet sahasındaki içme suyu ve atık su yapım ve rehabilitasyon işi sözleşmesi ile 31/01/2006 tarihli ..... Şube Müdürlüğü mesuliyet sahasındaki içme suyu ve atık su yapım ve rehabilitasyon işi sözleşmesinin imzalandığını,davalı şirket ile imzalanan taşeronluk sözleşmesi ile yüklenilen bir kısım işin davalıya taşere edildiğini,davalının alt yüklenici olduğunu, davalı şirketin yüklendiği edimi eksik ifa etmesi ve gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle bu işlerin müvekkili şirket tarafından tamamlandığını,müvekkili şirketin kesin hak ediş neticesinde davalı şirketten alacaklı hâle geldiğini,müvekkilinin hak ediş yapma taleplerinin kabul edilmemesi üzerine müvekkilinin yüklenilen işlere ilişkin kesin hak edişleri düzenleyerek davalıya ihtarname ile gönderdiğini,davacının dava dışı idare ile yaptığı sözleşmeler uyarınca bloke edilen ve hakedişlerden yapılan kesinti nedeniyle müvekkilinin 75.824,04 TL tutarında alacaklı olduğunu,bunun taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin 23.2 maddesine uygun olduğunu,idare tarafından yapılan kesintiler müvekkili şirkete ödendikçe müvekkili şirketinde davalı şirkete ödeme yaptığını,iyiniyet çerçevesinde müvekkilinin davalıya daha fazla ödeme yaptığını,taraflar arasındaki ..... ve ..... işlerine ilişkin taşeronluk sözleşmeleri uyarınca,davalı şirketin yükümlülükleri arasında bulunan idare nezdinde yapılması gereken kesin hesap onay işlemlerinin,müvekkili şirketçe yapılması sonucu tahakkuk eden masraflar nedeniyle müvekkili şirketin,davalı şirketten ..... Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içinde su,kanal ve atıksu yapım ve rehabilitasyon işleri taşeronluk sözleşmesi kapsamında 70.800,00 TL,..... Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içinde su,kanal ve atıksu yapım ve rehabilitasyon işleri taşeronluk sözleşmesi kapsamında 181.579,45 TL alacağı bulunduğunu,imalat farkları nedeniyle idare tarafından müvekkili şirket hak edişlerinden kesilen bedellerin,davalı şirketten tahsili gerektiğini,müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ..... ve ..... taşeronluk sözleşmelerine istinaden işveren idare tarafından müvekkili şirket hak edişlerinden şantiye giderleri altında kesinti yapıldığını,bu miktarın davalı şirketten alınması gerektiğini,müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan taşeronluk sözleşmeleri uyarınca,davalı şirket çalışanlarının ... 'a ait boru hatlarına verdiği zararın müvekkili şirket tarafından ödendiğini bunun davalıdan tahsili gerektiğini,yine dava dışı işveren idare tarafından müvekkilinden malzeme kesintisi adı altında yapılan kesintinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini,işveren .... tarafından kesilen cezanın müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi uyarınca müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini,davalı şirket ile imzalanan taşeronluk sözleşmesine göre yapılan iş sırasında üçüncü kişilere verilen zararların müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle davalıdan tahsili gerektiğini,yine anılan taşeronluk sözleşmeleri uyarınca, müvekkili şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle müvekkili şirketten tazmin edilen zararın tamamının davalıdan tahsili gerektiğini,bu nedenlerle,davalı ile imzalanan taşeronluk sözleşmeleri uyarınca davacının alacaklı olduğu 348.779,14 TL'nin temerrüt tarihlerinde itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili Mahkememize sunduğu 08/03/2012 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin davacı ile yapılan taşeronluk sözleşmesi kapsamında tüm edim ve taahhütlerini yerine getirdiğini,müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu,müvekkili şirketin yapmış olduğu işlere ait hak edişlerin hem davacı şirket hem de dava dışı idare tarafından onaylandığını,bu hak ediş raporlarına göre müvekkilinin toplam 225.022,56 TL alacaklı olduğunu,davacı şirket tarafından gönderilen hak ediş raporlarının müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve bunun davacıya bildirildiğini,davacı ile imzalanan taşeronluk sözleşmeleri uyarınca müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini,bu işlere ilişkin hak edişlerin davacı ve idare tarafından onaylandığını,hak edişlere istinaden düzenlenen faturaların da itiraza uğramadığını,davacının üçüncü kişilere haksız olarak yaptığı ödemeleri müvekkilinin alacağından düşmek istediğini,müvekkilinin işi eksiksiz teslim ettiğinin düzenlenen geçici kabul tutanakları ile tespit edildiğini,müvekkili şirketin ..... sözleşmesi kapsamında davacıdan alacaklı olduğundan bahisle İstanbul ... ncü Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını,..... sözleşmesi kapsamında herhangi bir tören düzenlenip masraf yapılmadığı halde davacının sözleşme uyarınca bunu talep etmesinin mümkün olmadığını, her iki sözleşme kapsamında kesin hesapların hazır olmasına rağmen kesin hesap sunma konusunda müvekkili yetkili olmadığından kesin hesapların dava dışı idareye sunulamadığını,davacı vekilinin,dava dilekçesinde alacak kalemleri olarak gösterdiği kalemlerin gerçeği yansıtmadığını,bu nedenlerle davanın reddine ,yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava,taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222 nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ..., ... ve .... tarafından düzenlenen 05/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; -Davalı ve davacı arasında imzalanan taşeron işlere yönelik; a. Kadıköy ... ncü İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına .... İnş. A.Ş. tarafından (43.599,27 TL x1.18)= 51.447,14 TL Tazminat yatırılmış ve ihtarname ile Taşeronluk Sözleşmesinin 6.4, 6.13, 10.3 maddelerine istinaden bu bedel .... Şirketinden talep edebileceğini, b. ... Şirketinin yukarıdaki, icmaldeki borç tutarı: 297.331,99 TL olarak hesaplandığını, c. a ve b maddelerinden kaynaklı Davalı ... şirketinin toplam borcu'nun; 297.331,99 TL + 51.447,14 TL = 348.779,13 TL olduğunu, Dosya, Ticari Defterler, Sözleşmeler, Hakkedişler ve ödemeler ile birlikte değerlendirilerek davacının 348.779,13 TL davalıdan alacaklı olduğunu bildirdikleri görülmüştür. Bilirkişiler ..., ... ve .... tarafından düzenlenen 04/07/2018 havale tarihli bilirkişi ek raporunda ; Bilirkişi kurulu kök raporda belirtilen görüşlerinin değişmediğini bildirdikleri görülmüştür. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2018 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesi'nin 28/05/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kararın KALDIRILMASINA karar verilerek mahkememizde .... Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. Bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. .... tarafından sunulan 12/03/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davacının davalıdan, teminat ve şantiye kesintilerinden kaynaklanan 22.908,00 TL + 26.764,09 TL = 49.972,09 TL alacağı bulunduğu; bu alacakların ödenmesi talebini içeren bir davacı ihtarnamesi davalıya keşide edilmemiş olduğu için, bu alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek ternerrüt faizi ile birlikte tahsili gerektiği, davacının davelıdan, İgdaş'a verilen zararlardan dolayı davacı tarafından yapılmış olan tazminat ödemelerinden kaynaklanan 5.840,66 TL alacağı bulunduğu; davacının bu alacağının tahsilini talep ettiği 31.08.2010 tarihli ihtarnamesinin davalıya tebliği edildiği 06.09.2010 tarihinden 2 gün sonraki tarihten, yani 08.09.2010 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...tarafından sunulan 12/03/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davacının kurulumuzu dosyayı incelemeden rapor yazıldığı şeklindeki beyanlarının aksine dosya ve ekleri tarafımızdan ayrıntılı şekilde incelenmiş ve her bir taleple ilgili ayrıntılı açıklamalar yapılmış olduğu, ek Rapordaki görüş ve kanaatimizin değişmemiş olduğu, davacının davalıdan, kök raporumuzun 18'inci sayfasında belirttiğimiz üzere 5.940,66 TL tutarında alacağı bulunduğu, davacının davalıdan ayrıca 8.719,85 TL alacağı bulunduğu sonucuna varılabileceği (ya da varılamayacağı) yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı vekili dava dilekçesinde,davalıdan birden çok sebeple alacaklı olduğunu belirterek uğranılan zararların tahsilini talep ettiğinden her bir talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. a)"İşveren İdarenin, Davacı Şirket İle İmzalamış Olduğu ..... İşi Sözleşmesi Gereği Bloke Ettiği Ve davacı Şirketin Hakedişlerinden Kestiği 41 Oranındaki Teminat Tutarının Tamamı Henüz Üdenmediğinden; Davacı Şirketin Davalı Şirketten 75.824,04 TL Alacaklı Durumda Olduğu” yönündeki iddia ve talehin incelenmesi: Davacı beyanına göre; dava dışı idare ile davacının ortağı bulurduğu konsorsiyum arasında imzalanan sözleşme kapsamında, idare tarafından sözleşmenin eki niteliğindeki İdari Şartrame'nin 62. Maddesine istinaden, ..... işine ilişkin olarak tesislerin temel atma töreni ve açılış merasimlerinin giderleri için kullanılmak Üzere, davacı şirket ve konsorsiyumun diğer ortağı şirket hakedişlerinden ayrı ayrı 961'lik kesinti yapılmıştır. İdari Şartnamenin 62. Maddesi hükmüne göre; “Yüktenici firma tesisin temel atma ve açılış merasimlerinin giderleri olan saha tanzimi, ses cihazı temini, ikram davetiye, ilan, afiş,broşür basım vs, diğer hizmetler için harcama belgeleri karşılığında tavan miktar alarak,fiyat farkı dahil sözleşme bedelinin en çok 41 oranindaki harcamaları karşılamayı taahhüt eder. Bu miktar bedeli yüklenicinin herhangi bir istihkakından bioke edilir.” Davacı ile davalı arasında akdedilmiş otan Taşeronluk Sözleşmesinin 23.20 nolu maddesi hükmüne göre; “Taşeron (davalı) temel atma ve açılış merasimlerinin Biderleri olan saha tanzimi, ses cihazı temini, ikram davetiye, ilan, afiş, broşür basım vs, diğer hizmetler için harcama belgeleri karşılığında tavan miktar olarak, fiyat farkı dahil sözleşme bedelinin en çok %1 oranındaki harcamaları karşılamayı taahhüt eder”. Burada önemli nokta “harcama belgeteri karşılığında” ibaresidir. Temel atma ve açılış töreni yapılmadığından, bu şekilde bir harcama söz konusu olmadığı hususu, taraf beyanları ve dava dışı .... yazılarından anlaşılmaktadır, ..... İşinin devamı sırasında, davacı ....'nın hakedişlerinden dava dışı ... toplam olarak 139.440,79 Tt kesinti yapmıştır. ... da taşeron ... hakedişlerinden toplam olarak 92.987,72 TL kesinti yapmıştır. Dava dışı ..., 1-2-3-4-5 numaralı hakedişlerden yapılan kesintiyi 26.01.2015 tarihinde 25.738,02 TL olarak davacı ...'ya iade etmiştir. Kalan miktar 113.702,77 TL dir. ....ka, ... ye verdiği 31.03.2010 tarihli dilekçesi ile 113.702,76 TL tutarındaki X1 teminat kesintilerinin kesin kabui yapılıp, terninat mektubu iade edilmiş olmasına rağmen ödenmediğini ifade ederek belirtilen tutarın taraflarına ödenmesini talep etmiştir. .... nin ilgili birimieri arasında yapılan iç yazışma sonucunda, ... ve ... Mayıs 2010 tarihli yazıda “ilgili kesintinin sözleşme dosyasında yer alan İdari Şartnamenin 62. Maddesi kapsamında yapılmış olduğundan geri iadesinin mümkün görülmediği” belirtilmiştir. ... benzer bir yazıyı T.C. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine de göndermiştir. ... iç yazışmalarından kesilen %1' in hesapta beklediği anlaşılmaktadır. Davacı davalıya, 92.987,75 TL x 418,458 - 17.163,71 TL ödeyecekken, iyi niyet çerçevesinde 16.453,09 TL ve 47.171,00 TL olmak üzere toplam 63.624,09 TL'lik bir ödeme yapıldığıni öne sürmektedir. Ancak bu ödemeye ait bir makbuz veya dekont dosyaya sunulmamış olup, cari hesapta görülebileceğini ifade etmektedir. Yukarıda mali incelemeler neticesinde, davacı ...'nın davalı ...'ye nakden 16.453,09 TL cari hesap virmanı şeklinde 23.618,62 TL olmak üzere, toplam 40.071,71 TL teminat iade yaptığı tespit edilmiştir. Davacı ...ın talebi ise 75.824,00 TL olup, davacı yan yapmış olduğu kesintiyi bir daha davalıdan talep etmektedir. Dava dosyası içeriğinden, davadışı/İdarenin bu hükümde sözü edilen işlerin gerçekleşti mesi için harcama yaptığını gösteren belgelere rastlanmamıştır. Ayrıca davadışı idarenin temel atma ve açılış merasimi yaptığı hususunu gösteren belgelere de rastlanmamıştır. Dolayısıyla da, davacı/işveren tarafından davalı/taşerona, davadışı İdarenin bu tür işlerin yapımı için düzenlemiş olduğu herhangi bir harcama belgesi sunmamış olduğu ve sunmasının da mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davalıdan, 75.824,00 TL'lik teminat kesintisi tutarının iadesini talebe hak kazanamadığı anlaşıldığından bu yöne ilişkin talebinin reddi gerekmektedir. b) “Taraflar Arasındaki ..... Ve ..... İşlerine İlişkin Taşeronluk Sözleşmeleri uyarınca davalı şirketin yükümlülükleri arasında bulunan, idare nezdinde yapılması gereken kesin hesap onay işlemlerinin davacı şirketçe yapılması sonucu tahakkuk eden masraflar nedeniyle, davacı şirketin davalı şirketten, ..... İşleri taşeronluk sözleşmesi kapsamında 70.800,00TL, ..... İşleri taşeronluk sözleşmesi kapsamında da 181.579,45 TL alacağı bulunduğu” yönündeki iddia ve talebin değerlendiri!mesi: Bu konuda Taşeronluk Sözleşmelerinin 22.5 maddesi; " ... ...'ye onaylatılmış ve GİS ortamında alınan ölçümler neticesinde, taraflar arasında kesin hesap yapılır. Kesin hesabın işveren nezdindeki takibi taşeron tarafından hazırlanıp yaptırılacak, ancak ilgili masraflar varsa ... ile taşeron arasında işin sonunda taşeronun yapmış olduğu iş miktarının toplam miktarı oranı göz önüne alınarak bölüşülür." şeklindedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının kesin hakedişleri kendi çabası ile dava dışı ...”ye onaylattığı anlaşılmaktadır. Davalı ise “bu konuda kendisine yetki verilmediğini, kesin hakedişin esasında yapı denetim tarafından yapılması gerektiğini” öne sürmektedir. Kesin Hakedişte bu hizmet için, toplam hakedişler bedelinin %1+KDV göz önüne alınmıştır. Kesin hakedişin onayı için 70.800 TL ve 181.,579,45 TL gibi oldukça yüksek sayılabilecek masraf olduğu yönünde bir kanaate ulaşılamamaktadiır. Davacı taşeron kesin hakedişinde bu meblağları düşmüş, ancak kesin hesaplar davalı tarafından imzalanmamıştır. Davacı bu konuda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge surmamıştır. Bu nedenle davacının bu talabinin ispata muhtaç olduğu,davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmelidir. c) “İmalat Farkları Nedeniyle, İdare Tarafından Davacı Şirket Hak Edişlerinden Kesilen Bedellerin, Davalı Şirketten Tahsili Gerektiği” yönündeki davacı iddia ve talebinin değerlendirilmesi: Davacı ile ... arasında ..... İşi ile ilgili olarak hazırlanan 10.03.2006 tarih ve 22 numaralı kesin hesapta hakediş 152,83 TL * KDV < 180,34 TL olarak hesaplarımıştır. ..... İşi ile ilgili olarak davacı tarafından hazırlanan ancak davalının imzalamadığı 20 numaralı, 10.03.2006 tarihli kesin hesapta ise, Taşeron Hakedişi KDY dahil 6.578,82 TL olarak gösteri!miştir. ..... İşi ile ilgili olarak ... ile ... arasında düzenlenen ve imzalanan 23.11.2007 tarih ve 22 numaralı kesin hak edişte, Yüklenici Hakedişi 10.349,26 TL * KDV - 12.212,13 TL olarak hesaplanmıştır. Malzeme kesintileri sonucu davacı 25.507,18 TL borçlu çıkmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasında kesin hakediş düzenlenmemiştir. Davacının tek taraflı olarak düzenlediği, davalının imzalamadığı 20 numaralı kesin hakedişe göre Taşeron Hakedişi 73.537,12 TL4* KDV- 86.773,80 TL borçlu çıkmıştır (kesintiler hariç). Davacı bu konuda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge surmamıştır,davacı tarafından yapılan hesaplamanın denetlemesi yapılamamıştır. Bu nedenle davacının bu talabinin ispata muhtaç olduğu,davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmelidir. d) “Davacı Şirket İle Davalı Şirket Arasında İmzalanan ..... Ve ..... Taşeronluk Sözleşmelerine İstinaden İşveren İdare Tarafından Davacı Şirket Hakedişlerinden Kesilen Şantiye Kesintilerinin, Davalı Şirketten Tahsili Gerektiği” yönün-deki lddia ve talebin değerlendirilmesi: Bu konuda, sözleşmelerin eki niteliğinde olan Yapım İşleri Teknik Şartnamesi'nin 17. Maddesinde; “Yüklenici, yapı denetim görevlisinin işlerle ilgili her türlü çalışmaları ve gerektiğinde yatıp kalmaları için, sözleşmesinde belirlenen şartlar altında uygun yerle, bina ve/veya barakalar hazırlayıp bedelsiz olarak idareye teslim etmek zorundadır. Yüklenicinin sözleşme gereği bedelsiz olarak yapmak zorunda olduğu binaların dişmda, idarece istendiği taktirde yüklenici, yapı denetim görevlisi için gerekli olan başka binaları da şartları ihale dokümanında belirtilmesi halinde bedeli karşılığında yapacaktır.Bina ve barakalar ister bedeli karşısında ister bedelsiz olarak yapılmış olsun, işin bitiminde bunlar idarenin malı olur." denilmektedir. ... Yönetim Kurulu ... K. Sayılı Kararı ile, 01.05.2008 tarihli yapıların teslimi ile kamu zararına sebebiyet verileceğini belirterek; davacı şirketin 10.03.2006 tarihli hak ediş raporundan, ..... İşine ilişkin olarak toplam 20.625,91 TL'lik şantiye kesintisi yapmıştır. Bunun da yapılan iş oranına göre bedeli KDV hariç 12.375,55 TL' dir. İdare, ..... İşi'ne ilişkin olarak, Davacı şirketin 22 nolu kesin hak ediş raporundan,23.980,90 TL şantiye kesintisi Yapmıştır. Bu miktardan davalının payına KDV hariç 14.388,54 TL düşmektedir. Kesintilere KDV gösterilmediğinden değerler KDV siz olarak hesaba katılması gerekmektedir. İstanbul .... ATM nin ... E sayılı dosyasına verilen .... karar no, 12.12.2011 tarihli kararında; " Davacı ... İnşaat ile ... arasında 8.01.2006 tarihinse sözleşme imzalandığı, 18.01.2008 tarihinde işin tamamlandığı, 16.03.2009 tarihinde kesin kabulün yapıldığı, 18.01.2008 tarihli kesin hesapta 28.039,41 TL alacaklı iken davalı ... tarafından yapılan değişiklik ile 23.618,35 TL borç yüklendiği, 15.01.2010 tarihli itiraz dilekçesinin kabul edilmediği, bunun sonucu olarak teminat mektubunun iade edilmediği, - Davalı İdare Yönetim Kurulunun 01.05.2008 tarih ve 263 s. Kararı İle şantiye binalarının sökülerek idare ambarlarına kaldırılması ve depolanmasının kamu zararına sebebiyet vereceğinden teslim edilen şantiye binalarının idare ambarlarına kaldırılması yerine bedellerinin ... İnşaat Birim Fiyat Analizleri yapı yaklaşık maliyet hesabı tablosunda I. Sınıf B Grubu yapı rayicine göre işin müteahhidinin kesin hesabından kesilmesi kaydıyla müteahhide bırakılmasına karar verilmiş, olup İdare tarafından verilen 29.01.2010 tarihli yanıtta eksi bakiyenin ödenmesi halinde teminat mektubunun iade edileceğinin bildirildiği, Davalı İdarenin yönetim kurulunun 01.05.2008 tarihli bu kararı ile, ihale şartnamesinde ve sözleşmede bulunmamakta, aksine şartname ve sözleşmeye aykırı düştüğü, davalının yüklenicinin şantiye binalarını teslim almayıp, şantiye binalarının bedelini davacının kesin hakediş bedelinden keserek ödetmeye zorlamasının taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve ihale şartnamesine açıkça aykırılık teşkil etmekle, şantiye bedeli binası adı altında kesilen24.500,- TL nin davacı şirket alacağından mahsubu işlemi hukuka aykırı bulunduğu, şantiyebinası bedelinden sorumlu tutulamayacak olan davacıya bu bedelin iadesi gerektiği kanısına varıldığı" İfade edilmiştir. Yukarıdaki Mahkeme kararına göre işbu davada sözleşme ve kesin hesap tarihleri ile uyuşum halindedir. Dolayısıyla davalı/taşerondan şantiye binası bedeli altında yapılan kesintinin sözleşmeye aykırı olduğu bunun sonucu olarak da davalının, davacıdan bu konuda bir kesinti yapamayacağı kanaatine varılmıştır. Şöyle ki: Bizzat davacının dava dilekçesinde belirtildiği üzere; davacı ile davadışı/İdare arasında akdedilmiş olan Sözleşmenin eki niteliğinde olan Yapım İşleri Teknik Şartnamesi'nin 17'inci maddesinde yer alan hükme göre; davacının, davadışı/İdare ile akdetmiş olduğu Sözleşmenin konusunu oluşturan işlerin yapımı sırasında barınma için bina ve barakalar inşa edecek olup,işin bitiminde bu bina ve barakaların mülkiyeti bedelsiz olarak davadışı/İdareye ait olacaktır. Davadışı/İdarenin ise bu bina ve barakaların mülkiyetinin kendisine ait olmasından vazgeçtiği, bina ve barakaları davacının mülkiyetine bıraktığı ve fakat bu baraka ve binaların bedelini davacının hak edişinden kestiği ve davacının da bu kesintinin bir kısmını davalı/taşerona yansıttığı anlaşılmaktadır. Ancak, Mahkeme kararında da belirtildiği üzere; davadışı/İdarenin bu davranışı, davacı ile aralarında akdedilmiş olan Sözleşme ve Şartname hükümlerine aykırı bir davranıştır. Dolayısıyla da, davacının hak edişinden yapmış olduğu kesinti de haksız bir kesintidir. Davadışı/İdare tarafından davacının hakedişinden yapılmış olan haksız kesintinin bir kısmının, davacı tarafından davalıya yansıtılması da haksız bir davranıştır. Zira davacı ile davalı arasındaki Taşeronluk Sözleşmesinde, davacıya böyle bir hak veren bir hüküm bulunmamaktadır.Sözleşmenin 6.3/f.2 ve 8.4/cümle hükümleri yorumlandığında, davacıya, davalı hak edişinden böyle bir kesinti yapma (yani. davacının hak edişinden İdare tarafından yapılmış olan haksız kesintinin bir kısmını davalıya yansıtma) hakkını vermediği anlaşıldığından davacının bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedi. e) “Davacı İle Davalı Arasında İmzalanan ..... İşleri Taşeron Sözleşmesi Kapsamında Yapılan İş Esnasında, ....'a Verilen Zararın Davalıdan Tahsili Gerektiği” yönündeki davacı talebinin değerlendirilmesi. ..... İşinin yapımı sırasında muhtelif tarihlerde ..... ilçesinde dört farklı adreste yapılan kanal kazısı esnasında, ....'a ait boru hatlarına zarar verildiği hususu ... yetkililerince tespit edilmiştir. .... tarafından sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu hasar bedelleri sigorta şirketince karşılanmış ve sigorta şirketi tarafından davacı şirket aleyhine Eyüp ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası Üzerinden dört farklı takip başlatılmıştır. Toplam bedel 3.040,- TL dir. Durum 31.08.20010 tarihli ihtarnameyle, davaliya bildirilerek takip dosyalarında talep edilen toplam 5.940,66 TL'nin davacı şirketçe befirtilen banka hesabına yatırmaları hususu ihtar olunmuştur. Ancak davalı tarafından, hasar tespit tutanaklarının, ödeme emrinin ve tahsilat makbuzlarının kendilerine tebliğ edilmediği, tebliğ edilse dahi davacı şirketten alacaklı olmaları nedeniyle bu durumun değerlendirileceği gerekçesiyle ödemenin yapılamayacağı bildirilmiştir. Davalının cevabında hasara kendilerinin neden olmadığı şeklinde bir beyanı bulunmamaktadır. Tutanakların bir kısmında ... nn adı geçerken bir kısmında da ... ( nin adı geçmektedir. Dolayısıyla .... a verilen hasardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 6.3, 6.4, 10.3, 19.3, 19.4 nolu maddeleri hükümleri gereği, bu hasarın davalı tarafından karşılanması gerektiği, dolayısıyla da davacının davalıdan 5.840,66 TL'nin tahsilini talebe hak kazarıdığı anlaşıldığından bu miktarın temerrüt tarihi olan 08/09/2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmelidir. f) “...'nin Davacı Şirket Hakedişlerinden Malzeme Kesintisi Adı Altında Yapmış Olduğu Kesintiler Toplamı Olan 16.211,32 TL nin, Sözleşmesi'nin İlgili Maddeleri Uyarınca Davalı Şirketten Tahsili Gerektiği” yönündeki iddia ve talebin değerlendirilmesi: ... tarafından davacı şirket hak edişlerinden “Atıksu Malzeme Kesintisi" adı altında 5.317,73TL, “Şube Yolu Malzeme Kesintisi" adı altında 7.122,57TL ve de Fittings Su Malzeme Kesintisi" adı altında 3.771,02TL olmak üzere toplam KDV dahil 16.211,32TL'lik kesinti yapılmıştır. Ancak hakedişteki kesintilerde ayrıca KDV hesaba katılmamıştır. Davacının beyanına göre; ... bazı malzemeleri Yüklenicilere vermektedir. Bu malzeme taraf yetkililerinin imzalarını içeren Ambar Fişi ile yükleniciye teslim edilmektedir. İmalata giren veya geri teslim edilmeyen malzemenin bedeli Yüklenici hakkedişinden kesilmektedir. Artan malzeme yine imza ile ... ye iade edilmektedir. Ancak yukarıda sayılan malzemelerin davalı Taşerona teslim edildiği hususunda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. ..... İşinde davalı ile birliktte davacı ...'nın kendisi ve başka taşeronlar da sahada çalışmaktadır. Davacı bu konuda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge surmamıştır,Bu nedenle davacının bu talabinin ispata muhtaç olduğu,davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmelidir. g)“Beyağlu İşi Sözleşmesi Kapsamında, ... Tarafından, Davacı Şirket Adına Kesilen ve Faturalandırılan 21.261,76 TL Cezanın, Davacı İle Davalı Arasında İmzalanan ..... İşi Taşeronluk Sözleşmesi'nin İlgili Maddeleri Uyarınca Davalı Şirketten Tahsili Gerektiği” yönündeki iddla ve talebin değerlendirilmesi: Davacının beyanına göre, ... ile davacı şirket arasında yapılan kesin hesap neticesinde yapılan Sayıştay denetimlerinde, Sayıştay tarafından ... adına ceza kesildiği, bahsi geçen cezanın ... tarafından "İş Makinesi Kiraları" adı altında kendilerine fatura edildiği ifade edilmektedir. Davacı bilerek Sayıştay tarafından ...'ye kesilen cezanın hakedişinden kesilmesine razı olmuş, bu kez kendisi bunu davalıya yansıtmak istemektedir. Bu cezadan davalımnın sorumluğu olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu ,davacının bu hususu ispat edemediği anlaşıldığından davacının bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmelidir. h) “Davalı Şirket İle Davacı Şirket Arasında İmzalarıan ..... İşleri Taşeron Sözleşmesi Kapsamında Yapılan İş Esnasında Kurum/Kuruluşlara, Üçüncü Kişilere Verlleri Zararın Davalı Şirketten Tahsili Gerektiği” yönündeki iddia ve talebin değerlendiriHmesi: Davacınin beyanına göre; davalı şirket tarafından ifa edilen ..... İşi kapsamında, kurum, kuruluş ve üçüncü kişilere verilen zararlardan ötürü, ... tarafından ...'nın 16 nolu hak edişinden 11.805,82 TL lik hasar bedeli kesilmiştir. Davacı şirket hak edişterinden kesilen KDV dahil hasar bedeli 14,048,80 TL olup bu bedelin davalı şirketten tahsili gerekmektedir. Taşeronluk sözleşmesinin 6.3 maddesi; "... Sözleşmede adı geçen ve belirtilen bütün şartname ve dokümanlar iş bu taşeron sözleşmesinin ayrıl, parçası olduğundan taşeron, taşeran sözleşmesinde açıkça belirtilmeyen hususlar olması durumunda işin sözleşmenin gayesine uygun olarak yapılması ve tamamlanması için gerekli bütün işleri yapacaktır. Taşeron sözleşme konusu işi, ...'ya ve/veya ...'ye sözleşme altında herhangi bir ihmal veya kusur atfedilmesine meydan vermeyecek şekilde yerine getirecektir." şeklinde, 6.4 maddesi; " Taşeron, taşerorı sözleşmesine aykırı hazeketlerinden dolayı işin tamamlanmasından önce veya sonra şahıslara veya mülklere verilebilecek her türlü zarar ve ziyan sonucunda ortaya çıkabilecek bütün iddia ve taleplere ve bunlarta ilgili her türlü tazminat, ceza ve masraflara karşı ...'yı, ...'yi masun tutacak, aksi halde ...'nin ve ...'nın bu yüzden maruz kalabileceği zarar ziyanı üstlenecek, ... ve/veya ...'nırı ödeyeceği tazminatı ödeyecektir." şeklinde, 10.3 maddesi; "Sözleşme gereği işin yapımı sırasında üçüncü şahıslara ...., ...,..., ....., belediyelere, bunun gibi şahıs ve müesseselere verilecek zarar ve ziyandan taşeron sorumludur. Bu zarar, ziyan ve cezaların tutarları taşeronun alacak ve istikkaklarından veya teminatlarından tahsi! edilir." Şeklinde, 19.3 maddesi; “ Taşeron, taşeron sözleşmesi işin ifası sırasında ve/veya sair zamanlarda kendisinin veya personelinin üçüncü şahıslara ve/veya ...'ya ve/veya ...'ye vereceği her türlü zarar ziyandan sorumludur." Şeklinde, 19.4 maddesi ise; " Taşeron, işbu taşeron sözleşmesi konusu işle ilgili olarak yukarıdaki maddelerde belirtilen hususlarda ...'ya ve/veya ...'ye herhangi bir sorumluluk yüklenmek istediği taktirde ilgili uyuşmazlığa müdahale etmeye ve Uyuşmazlığı üstelenmeye mecburdur. Uyuşmazlığın bütün sonuçlarından taşeron sorumlu olacağı gibi,... bu nedenle yapmak zorunda olacağı her türlü ödeme için, ödemeden önce dahi Taşeron'a rücu edebilir." Şeklindedir. ..... İşi ile ilgili olarak 16 numaralı hakedişte .... tesislerine verilen hasar nedeni ile davadışı/... tarafından davacının hakedişinden 11.905,82 TL hasar kesintisi yapılmıştır. Ancak bıt zarara davalı/... nin sebep olduğu hususunda dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. ..... İşinde, davalı ... ve başka taşeronların da çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının bu iddia ve talebinin ispata muhtaç olduğu ,davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davacının bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmelidir. ı) “Davacı İle Davalı Arasında İmzalanan ..... İşleri Taşeronluk Sözleşmesi Uyarınca, Davalı Şirketin Kusuru Neticesinde Meydana Gelen Kazalar Ve Hak Sahiplerince Müvekkil Şirkete Açılan Davalar Nedeniyle, Davacı Şirketten Tazmin Edilen Zararın Tamamının Davalı Şirketten Tahsili Gerektiği” yönündeki iddia ve talebin değerlendirilmesi: Sözleşmeye konu işin yapımı esnasında, davalı şirketin kazı yaptığı mahalde ölümcül trafik kazası meydana gelmiştir. Bunun sonucu olarak içlerinde ... ve ... nin de bulunduğu bir kısım davalılar hakkında tazminat ve ceza davası açılmıştır. T. C. Şişli ... Astfiye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, Şişli ... Asliye Hukuk Mahkemiı in ...Esas, Şişli .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas, Şişli ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dasyalarında görülen davaların bir kısmı derdest olup, bir kısmı karara çıkmış ve Yargıtay incelemesindedir. Şişli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasına verilen kararda 81.790,54 TL maddi tazminat ve 20.000,- TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalılar ..., ... ve ... Turizm hakkında husumet yakluğundan davanın reddine karar verilmiştir. İşin yapımı esnasında meydana gelen ölümlü trafik kazası heticesinde, Tahsin Demir adlı şahıs, 30/07/2007 tarihinde ... ilçesi, ... Cad. ... yolu üzerinde motosikleti ile seyir halinde iken, davacı şirketin kanal çalışması yaptığı alanda bulunan ve yine davacı şirketin o dönem çalıştığı şirket olan .... Ltd. Şti. ye ait .. plakalı kamyonete çarparak vefat etmiş; kaza neticesinde müteveffanın eşi tarafından aralarında davacı .... ve yetkilisinin de bulunduğu bir kısım davalılar ve sanıklar hakkında Şişli .... Astiye Hukuk Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası üzerinden maddi ve manevi tazminat davası ve Şişli ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden ceza davası açılmıştır. Her iki dosyada karara çıkmış olup; ceza yargılamasında ... yetkilisinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmaması ve suçun maddi unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatına, tazminat davasında ise ...'nın da içinde bulunduğu bir kısım davalılar için, 81.790,54 TL'lik maddi, 20.000,00 TL'lik manevi tazminat miktarına hükmedilmiştir. Dosyaya verilen 03.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda ... %70, vefat eden ... %20, .... %5 ve .... ilgilisi .... %5 oranında kusurlu bulunmuştur. ... İnşaat A. Ş. ye ait Muavin Defter Kayıtlarında 43.599,27 TL nin İcra Müdürlüğüne ödendiği görülmektedir. Bu konuda davacı tarafından davalıya 07.05.2010 tarihli ihtarname gönderilerek 43.599,27 TL min yedi gün içinde ödenmesi talep edilmiştir. İhtarnamede ödeme Şişli .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası kapsamında Kadiıköy ... İsra Müdürlüğüne yapılmıştır. Şişli .... Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden maddi ve manevi tazminat davasında Mahkemece “davalı/...'nin taraf sıftı bulunmadığı” yönünde verilen karar Yargıtay tarafından bozularak; davaya konu kazada ....'nin sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle tekrar bilirkişi incelemesi yapılarak yeni kusur tespitine göre yeniden karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Yine aynı kazaya ilişkin olarak, müteveffanın diğer hak sahipleri tarafırdan, aralarında davacının da bulunduğu bir kısım davalılar hakkında, Şişli ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 125.000,00 TL bedelli maddi ve manevi tazminat davası ve de .... Sigorta tarafından İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan bir rücu davası bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinin 6.4, 6.13 ve 10.3 maddeleri gereği, davalı işlerin yapımı sırasında etrafa verilen zararlardan dalayı ya karşı sorumlu olup, davacının bu yüzden uğradığı zararları tazmin etme ile yükümlüdür. Söz konusu trafik kazası ile ilgili olarak İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E sayılı dosyasına verilen 03.01.2014 tarihli kararda, olayın meydana gelmesinde ...'nin %10,... İnş. A. Ş. ve ...'ın %20, ... yetkilisi ...'un %20, davalı ... yetkilisi ...'ın %30 ve müteveffa'nın da %20 oranında kusurlu olduklarına ve davalıların 81.790,54 TL maddi ve 20.000,- TL manevi olmak üzere toplamda 101.790,54 TL tazminata mahkum edilmelerine karar verilmiştir. Karar Yargıtay tarafından 23.03.2015 tarihinde onanmıştır. Davacı bu dosya ile ilgili olarak Kadıköy .... İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı takip dosyası üzerinden 43.599,27 TL ödemiştir. Bu ödemenin hangi davalı/davalılar için olduğu hususunda bir açıklama bulunmamaktadır. Görüldüğü üzere bu dava sonucunda Mahkemece; Davalı/...'nin %10, Davalı/... İnş. A. Ş. ve ...'ın %20, Davalı/... yetkilisi ...'un %20, Davalı ... yetkilisi ...'ın %30 ve müteveffa'nın da %20, Oranında kusurlu oldukları yönünde karar verilmiştir. İlgili kanun hükümlerine göre, o davanın davalıları o davanın davacısına karşı, davacının uğradığı zarardan müteselsilen sorumludurlar (TBK.md.61). Dolayısıyla o davanın her bir davalısı (zarar görenler), o davanın davacısının (zarar görenin) uğradığı zararın tamamından, diğer davalılar (zarar verenler) ile birlikte müteselsilen sorumludur. Ancak, Mahkeme kararından sonra o davanın davacısı tarafından bütün davalılara karşı başlatılmış olan “ilama dayalı icra takibi” neticesinde, haciz tehdidi altında vb. davacılar arasındaki iç ilişkide kendisine düşen paydan daha fazlasını ödemiş olduğu gerekçesiyle, diğer davalılara karşı, rücu davası açabilir. Bu davada Mahkeme, o davanın davalılarının zararın meydana gelmesindeki kusur durumlarını ve yarattıklara tehlikenin yoğunluğunu vb. dikkate almak suretiyle, “zarar görenin (o davanın davacısının) uğradığı zararın ne kadarının rücu davası açan davalının payına düştüğünü ve dolayısıyla da rücu davasını açan davalının, icra takibi sonucunda ödemiş olduğu zarar tutarının ne kadarlık kısmını diğer davalılardan talep edebileceğine” karar verir (TBK.md.62). Dolayısıyla ,bu davanın davacısı da (işveren de); haciz tehdidi altında vb. o davanın davacısına (zarar görene), o davanın davalıları ile arasındaki iç ilişkide kendisine düşen paydan daha fazlasını ödemiş olduğu gerekçesiyle, o davanın diğer davalılarına ve de davalı/... Şirketine (taşerona) karşı, rücu davası açabilir ve icra takibi neticesinde zarar görene kendisine düşün paydan fazla yapmış olduğu ödeme tutarının tahsilini talep edebilir.Buna göre söz konusu kazada davalı şirket % 20 kusurlu olduğuna göre ,taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre,davacının kaza nedeniyle ödediği miktarın %20'sinin davalı tarafından ödenmesi gerekeceğinden 8.719,85.-TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,davalının kendi defterlerine göre alacaklı gözüküp alacak miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davalının takas-mahsup talebsinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile; 14.660,51.-TL alacağın 5.940,66.-TL'lik kısmına 08/09/2010 tarihinden ,8.719,85.-TL''lik kısmına ise dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 1.001,46 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.179,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.177,94.-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından ödenen 18,40.-TL Başvurma Harcı ile 1.001,46 TL Peşin Harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 61 adet tebligat + posta ücreti 818,20 TL ile iki bilirkişi inceleme ücreti 23.400,00 TL olmak üzere toplam 24.218,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.017,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan 15 adet tebligat + posta ücreti 145,87 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 139,74 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 49.776,61 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 677,20 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 10-Davalı tarafından yatırılan ve sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davalıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 16/02/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."