İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/666 E. 2025/1290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/666
- Karar No
- 2025/1290
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/05/ 2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KARAR YAZMA TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kamyon/kamyonet yük taşımacılığı, nakliyat ve lojistik işi ile uğraştığını, müvekkilişahıs şirketi işletmekte olduğunu, kendi başına esnaf sıfatıyla dışarıdan iş almak suretiyle mesleğini yaparak geçimini sağladığını, davalı firma ile de ticari anlaşma dahilinde, mobilyalarının nakliyesini yaptığını, Mobilya işi ile uğraşan davalı firmanın, depo ile mağaza, mağaza ile müşteri, toptancı ile depo, servis vs müvekkili davalının bir çok nakliye işini yaptığını, davalı firmanın yetkilileriyle sürekli görüşme halinde olan müvekkiline yapılacak iş, gidilecek mesafe önceden belirtilerek müvekkili firmanın işlerini yapmakta, müvekkilinin içeride cari alacağı birikmekte, belirlenen tarihlerde bu işlerin karşılığı davalı firma tarafından müvekkiline toplu olarak ödendiğini, en son yine müvekkili davalının nakliye işlerini yaptığını, içeride cari hesabı biriktiğini, Müvekkili bu alacakları için davalı firmaya 02.04.2024 tarihinde 125.800 TL + KDV şeklinde fatura düzenlediğini, davalı firmaya ibraz ettiğini, davalı taraf da bu fatura ile ilgili olarak kısmi ödeme yaptığını, ancak kısmi ödemenin haricinde müvekkilinin 76.000 TL alacağı kaldığını, fakat bu alacak davalı firma tarafından kendisine ödenmediğini, ilgili fatura 29.04.2024 tarihinde ... ... yoluyla davalı firmanın ... adresi olan ... adresine tebliğ edildiğini, tebliğe rağmen davalı firma tarafından herhangi bir ödeme ya da herhangi bir dönüş yapılmadığını, icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, müvekkili aleyhine ileri sürülen iddialar gerçek dışı olduğunu, davacının tacir olmadığını, dava dilekçesinde de kendisinin esnaf olduğu açıkça belirtildiğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı bulunmadığını, vergi dairesinden gönderilen cevabi yazıda da davacının tacir olmadığı belirtildiğini, Hal böyle olunca, işbu dava ticari dava niteliğinde olmadığını, davacı, dava ve takip konusu faturaya konu edilen bir mal taşıma işi yapmadığını, davacı, bu yöndeki iddiasını müvekkilinin imzasını taşıyan sözleşmeyle ve taşıdığını iddia ettiği mallara ilişkin teslim - tesellüm belgesiyle ispatlamak zorunda olduğunu, İcra takibinde takip dayanağı belgeler arasında bu nitelikteki belgeler gösterilmediği, icra takip dosyasına ve işbu dava dosyasına da asılları veya örnekleri sunulmadığını, davacı, kendi kendine düzenlediği ve müvekkiline göndermediği faturaları dayanak göstererek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davacıya faturaya ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava itirazın iptali davasıdır.Mahkememiz yargılaması sırasında davacı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir.Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkememizce davacı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili vergi dairesine müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevabında davacının 2024 yılı itibari ile işletme hesabına göre defter tuttuğu ancak 2024 yılı vergi beyannamesinde göre VUK 177. Maddesindeki hadleri aşmadığından davacının tacir sıfatının bulunmadığının belirtildiği, davaya konu uyuşmazlık tarihinde davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) 5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 18/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır