İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1093 E. 2025/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1093
Karar No
2025/272
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/10/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalının işleteni olduğu forklift ile ... plaka sayılı müvekkil şirkete sigortalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasar gören ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, davalının işleteni olduğu forklift sürücüsü davaya konu hasarın meydana geldiği trafik kazasında tam kusurlu olduğunu, sigortalanana hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yapılan ödemelerin rücuen tazmininin talep edilmesi için yasada öngörülen şartların gerçekleştiğini, müvekkili sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği alacaklı olduğunu, davalının icra takip dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.Mahkememiz yargılaması sırasında davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazılmış olup, mahkememize sunulan cevaplarda; davalının halefiyet ilkesine göre açtığı davada sigortalananın tacir olmadığı, aracın ticari araç olmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda,Davacı sigorta şirketi ile dava dışı Murat Güngör arasında sigorta poliçesi yapılmış olup, sigortalıya ait aracın trafik kazasında hasarlanması sonucu davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemeden sonra davacı halefiyet ilkesi uyarınca bu ödemenin karşı araç malikinden rücuen tahsili talebine dayalı olduğu anlaşılmıştır. Ödeme ile davacı sigortalısına halef olmuş ve onun yerine geçmiştir, sigortalının davalıya kullanabileceği haklar halefiyet nedeniyle davacıdadır. Davacı, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. ... 22.03.1944 tarihli Esas ve Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, davanın sigorta sözleşmesinden değil KTK ve ...'daki haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığı anlaşıldığından davanın mutlak ticari davalardan olmadığı sabittir.Nispi ticari dava olup olmayacağı ile ilgili mahkememizce davacı sigortanın halefiyete göre yerine geçtiği dava dışı Murat Güngör'ün tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazıldığı, gelen yazı cevaplarında da anlaşılacağı üzere davacının halefiyete göre açtığı davada sigortalananın tacir olmadığı, ayrıca dava dışı sigortalanana ait aracın da ticari araç olmadığı nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. 06/03/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1093, K. 2025/272, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1093-e-2025-272-k-fb5b3dc610fa