İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/875 E. 2025/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/875
- Karar No
- 2025/808
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin; danışmanlık hizmeti, web site tasarımı, dijital pazarlama, logo, mobil prodüksiyon, qr menü vb. iş / işlemlerin ifası amacıyla davalı şirket ile anlaştığını, Bahse konu anlaşma kapsamında davacının, davalı şirkete sunacağı mezkûr iş / işlemleri eksiksizce ifa etmiş olup ticaretin gereği olarak ifa ettiği iş / işlemlerin faturasını yasal süresinde düzenlediğini ve davalın tarafa ilettiğini, ancak davalı tarafın, davacının tüm çağrılarına rağmen ilgili fatura kapsamındaki borcunu ödemediğini ve davacıyı mağdur ettiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından 23.05.2024 tarihinde davalı aleyhinde ... 4. Genel İcra Müdürlüğü' nün 2024 / ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, İcra takibine ibraz ettiği itiraz beyanıyla haksız ve kötü niyetli olarak yetkiye, takip konusu alacağa, borcun tümüne, faizlere ve diğer tüm fer' ilerine itiraz ederek davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ettiğini ve takibin durduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali gerektiğini, Evvel emirde davalı tarafın, aleyhine başlatılan icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığına yönelik iddiasının tamamıyla kötü niyetli ve geçersiz olduğunu, Bilindiği üzere; borçlu tarafından yetkiye yönelik itirazda bulunulurken, yetki itirazına ek olarak doğru bir biçimde yetkili icra dairesinin / mahkemenin de gösterilmesi gerekmektedir. Aksi halde yetkiye yapılan itirazın geçersiz olacağını, borçlu tarafın Ticaret Sicildeki adreslerinin bulunduğu yer olan ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, Davacı şirketin, davalı şirket ile arasındaki anlaşma uyarınca; danışmanlık hizmeti, web site tasarımı, dijital pazarlama, Müstakar yüksek mahkeme kararlarına göre borçlunun, borcu olduğunu bildiği veya durum icabı bilmesi gerektiği hallerde yaptığı itirazın, kötü niyetle yapılmış olduğunun kabul edildiğini, bu kapsamda, kendisine iletilen fatura neticesinde borçlu olduğunu bilen davalı tarafın, işbu davamıza konu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmek suretiyle icra takibini durdurduğunu, takibin devamını sağlamak ve davacı şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: ... 4. Genel Icra Müdürlügü 2024 / ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz edildiğini, davalıya itirazın iptali davası açılmış olup iş bu davaya süresi içerisinde cevaplarını ikame ettiklerini, davacı tarafın iddiasının, davalının itirazının takibi durdurmaya ve sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu ve müvekkilinin davacı taraftan hizmet aldığına yönelik olduğunu, ancak müvekkili şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, bu nedenle açılan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan icra takibine konu faturanın davalı şirketin, şirket sahibinin kızı ve ''...'' isimli markanın bir takım ... vb gibi hizmetlerine yönelik olup ayrıca bu hizmetlere ek olarak danışmanlık hizmetleri yansıtıldığını, ilgili faturanın davalı şirket ile mutabık kalınmadan düzenlendiğini, davalıya yollanan Örnek ilamsız takipte ödeme emrinde borcun sebebi olarak faturanın gösterildiğini, ancak alacaklı ile davalı arasında söz konusu hizmetlerin ifa edilmediğini, davalı şirketin davacıdan faturadaki hizmetleri almadığını, bu faturalar nedeniyle davalının alacaklıya hiç borcu bulunmadığını, çünkü faturalar ile davalının ilgisinin olmadığını, davalı şirketin, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, davalı şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, ... kararlarının da bu yönde olduğunu, fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için; fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerektiğini, fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiğini”( 24.12.2003 Tarih ve Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... İçtihatları ... Kurulu’nun 27.06.2003 Tarih ve E:2001/ K:2003/ sayılı kararından alınmıştır.) Faturanın satıcı tarafından düzenlenmesi için, müşteriye bir mal satmış olması veya bir hizmet sunmuş olması, müşterinin de bu malı almış veya hizmetten yararlanmış olması gerekmektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanıyor ise faturanın bu sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olması gerektiğini, faturaların düzenlendiği dönemde böyle bir ticari ilişkinin davalı ile alacaklı arasında mevcut olmadığını, Faturanın bir ispat vesikası olabilmesi için satıcı tarafından müşteriye gönderilmiş olması ve bu gönderilme eyleminin de ispat edilmesi gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri incelemeleri yapılarak bilirkişi tarafından rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 14/02/2025 tarihli raporda "Davacı ve Davalı tarafın, incelemeye sunulan 2024 Yılına ait ticari defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre; a)Faiz talebi ve İcra inkar Tazminatı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, b)Tarafların Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, c)Davacı tarafın 2024 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde; davaya konu alacağı oluşturan 19.03.2024 tarih ve numaralı, 77.400,00 TL bedelli e-Arşiv Faturasına ilişkin kayıtların, Davacı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin kayıtların da davacı tarafın kayıtlarında mevcut olduğu görüldüğü, Davacı Şirketin ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 24/05/2024 itibariyle, davacının davalıdan 45.200,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü, Davalı tarafın 2024 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde; Davaya konu alacağı oluşturan 19.03.2024 tarih ve numaralı, 77.400,00 TL bedelli e-Arşiv Faturasına ilişkin kayıtların, Davalı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edildiği, Davalı Şirketin ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 24/05/2024 itibariyle, davacının davalıdan 77.400,00 TL alacağının mevcut olduğu görüldüğü, Davacı tarafın Ticari defterleri ile, davalı tarafın Ticari defterlerindeki kayıtların, icra takip tarihinde birbirini doğrulamadığı görüldüğü, icra takibi öncesi yapılan ödemelerin, davalının ticari defterlerinde icra takibi sonrasında kaydedilmesi sebebiyle olduğu görüldüğü, Dekontlar incelendiğinde icra takibinden önce gerçekleşen, 10.10.2023 10.000 TL, 20.10.2023 12.200 TL, 10.01.2024 10.000 TL olarak davacıya gönderilen 3 adet havalenin, davalının ticari defterlerine icra takibinden sonraki tarihlerde kaydedildiği görüldüğü, icra takip tarihi olan 24/05/2024 itibariyle, davacı davalıdan 45.200,00 TL alacaklı olacağını, e) TTK’ nın 21.maddesi hükümlerine göre, davaya konu fatura ile ilgili herhangi bir iade-iptal ve kabul edilmediğine dair kayıtlara rastlanmadığını, f) Davacı vekinin dosyaya sunduğu eklerde; Taraflar arasındaki mail ve ... ekran görüntülerinden anlaşılabildiği kadarıyla dava dilekçesinde belirtilen web sitelerinin tasarımı, bakımı, reklam, içerik üretimi gibi hizmetlerin verildiği görüldüğü, g) Davacının ticari defterlerindeki kayıtlara göre, icra takip tarihi olan 24/05/2024 itibariyle, davacının davalıdan 45.200,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü,Davacı tarafından açılan ... 4. Genel İcra Müdürlüğü' nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; 77.400,00 TL Ana Para ve 1.164,00 TL İşlemiş Faiz olma üzere Toplam 78.564,00 TL üzerinden takip başlatıldığı görüldüğü, davacının icra takip tarihi olan 24/05/2024 itibariyle 45.200,00 TL alacaklı olduğu, işlemiş faizi olan 724,44 TL ile birlikte toplam alacağı 45.924,44 TL olduğu, h) Davacı tarafın 2024 Yılı Yevmiye Defterinin TTK’ nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde noter açılış onayının yapıldığı, 2024 Yılı Yevmiye Defterinin noter kapanış tastiğinin yasal süresinin 2025 yılının Haziran ayı olduğundan henüz yaptırılmamış olduğu görüldüğü, Davalı tarafın 2024 yılına ait tutmuş oldukları Ticari Defterlerin “e-defter” kapsamında olduğu, TTK’ nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde onay beratlarının alındığı" tespit edilmiştir. ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... ... Danışmanlık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlu ... Lazer Soğutma Endüstriyel Mutfak Ürünleri İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 78.564,00TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.HMK 220/3 maddesinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde olup bu düzenleme uyarınca tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması, diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi veya ticari defterde bulunan bir kaydın aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmemiş olması halinde bu kayıtların delil olarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır. Somut duruma bakıldığında tarafların ticari defterlerini sunduğu ticari defterler üzerinde yapılan incelemeye ve alınan 14/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin usule uygun bir şekilde tutulduğu, dava konusu faturaların ticari defterlere işlendiği, davacının ticari defterlerine göre davalının davacıya 45.200,00 TL borçlu göründüğü, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıya 77.400,00 TL borçlu göründüğü aradaki farkında davalı tarafça icra takibinden sonra yapılan 32.200,00 TL ödemenin kayıtlara alınmamasından kaynaklı olduğu rapor edilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar 77.400,00 Tl asıl alacak ve 1.164,00 TL üzerinden itirazın iptali davası açılmış ise de davalı tarafça icra takibinden sonra ancak davadan önce 32.200,00 TL lik ödeme yapıldığı görülmüştür. Bunun yanı sıra her ne kadar davalı tarafça yapılan işlerde ayıp iddiası ileri sürülmüş ise de, bu iddianın bilirkişi rapora itiraz dilekçesi ile ileri sürüldüğü cevap dilekçesi incelendiğinde ise akdi ilişkinin inkar edildiği anlaşılmıştır. Ancak ticari defterler incelendiğinde taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu ve davalının davacıya 45.200,00 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Süresinde yapılmayan ayıp ihbarı ve akdi ilişkinin varlığına ilişkin itirazlar bu sebeple yerinde görülmemiş olup, davalı tarafça davadan önce yapılan ödeme de göz önüne alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıya temerrüde düşürmemiş olması sebebi ile işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca alacak miktarı yargılamayı gerektirmiş olduğundan tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminatlarının da ayrı ayrı reddine kadar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; ... 4. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. Dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın bilirkişi raporu ile tespit edilen asıl alacak miktarı olan 45.200,00 TL yönünden iptaline, bakiye 32.200 TL asıl alacak ve 1.164,00 TL işlemiş faiz yönünden talebin reddine,45.200,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, (kabul edilen dava değeri:45.200,00 TL, reddedilen dava değeri: 33.364,00 TL) 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin, davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 3.261,00 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 1.858,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 3.087,61 TL karar harcından peşin alınan 948,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.138,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Peşin harç 948,86 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.376,46 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin 2.052,00TL'sinin davalıdan 1.548,00TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde .... açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır