İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/622 E. 2024/1022 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/622
- Karar No
- 2024/1022
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının bahse konu davanın konusu olan bonoda ciranta konumunda olduğunu, davalı tarafça 15.02.2021 tarihinde davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış olduğunu, ilgili takip dosyasınn tüm münderacatı incelendiğinde cirantaya başvuru koşulu olan ''ödememe protestosunun'' takip dayanağı belgeye eklenmediğini, bonoda cirantalara başvuru için protesto çekilmemesi durumunda alacaklı sadece keşideciye karşı müracaata bulunacak olup cirantalara karşı müracaat hakkını kaybedeceğinin, tüm bu sebepler nazarında ödememe protestosu çekilmediği için işbu menfi tespit talepli davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, takibin dayanağının bono olması hasebiyle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup talebin niteliği menfi tespit olduğundan zorunlu arabuluculuk şartına tabi olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının ... İcra Daire'sinin 2021/... sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunun dayanağı olan 30.11.2020 vade tarihli 5.000,00( BEŞ BİN TL ) tutarlı bonodan borçlu olmadığına yönelik tespitine, Yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı, ödememe protestosu çekilmediği gerekçesiyle takibin şahsına yöneltilemeyeceğini iddia etmiş olduğunu, kambiyo takiplerine karşı itiraz, İcra Hukuk Mahkemelerinde ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren beş gün içinde verilecek itiraz dilekçesi ile mümkün olduğunu, davaya konu ... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri borçluya henüz tebliğ edilmemiş olduğunu, ödeme emrinin tebliğ edilmesi ile borçlunun itiraz ve şikayet hakkı olacağının bu nedenle menfi tespit davası açmakta hukuki yarar olmadığını, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırıldığını, takibin usulsüzlüğüne ilişkin iddialar İcra Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, Menfi tespit davalarında dava konusunu bir miktar alacak oluşturduğundan Bölge Adliye Mahkemesi ve ... tarafından arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla arabuluculuğa başvurmaksızın açılan huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddini, Dava konusu senetler, kambiyo vasfına haiz olup taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olduğunu, davalının , kambiyo vasfına haiz senetlerden dolayı alacaklı olduğunu kanıtlamak zorunda olmadığını, dolayısı ile kambiyo senedinden alacaklı olduğu sabit olan davalıya ayrıca ispat sorumluluğu yüklenemeyeceğini, Davacı tarafınca dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar davalı tarafça kabul edilmemekte olduğunu, davalının takip ve dava konusu senetlerin niteliği itibari ile temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, davacı tarafça iddialarına dayanak herhangi bir yazılı delil sunulmadığını savunarak davanın reddini, tüm bu nedenlere dayanak öncelikle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde esasa ilişkin beyanlarımız dikkate alınarak esastan reddine, takip miktarının %20'sinden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... ... İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava bonoya dayalı davacı hakkında başlatılan ... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasında borçlu olup olmadığı istemine ilişkindir.Mahkememizce ... İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı icra takip dosyası celp edilmiştir.Eldeki menfi tespit davasına ilişkin somut gerekçeye yer vermeden önce kısa açıklamalara yer vermekte fayda vardır.Menfi tespit davası, ödeme tehdidi altında bulunan bir kimsenin ileri sürülen hak veya alacağın doğmadığını ya da doğduktan sonra sona erdiğini tespit ettirmek amacıyla açtığı tespit davasıdır. Bu davalarının dayanağı "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." şeklindeki İcra İflas Kanunu'nun 72/1. maddesidir. Menfi tespit davası Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir görünümüdür. Bu sebeple HMK'nın 106/2. hükmü gereğince bu davaların dinlenebilmesi için davacının korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekir. Doktrin ve ... içtihatlarında bu davalardaki güncel yararın alacak talebi tehdidi olduğu kabul edilmiştir.İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında halihazırda bir icra ve alacak talebi bulunduğundan davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilir. İcra takibinden önce açılan davalarda ise borçluya yönelmiş bir talebin (ihtar, protesto, fatura, borçlu adına tanzim edilmiş senet vs) bulunması gerekmektedir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalıdadır. Davalı alacağı olduğunu ispatlamalıdır. Ancak hukuki ilişkinin doğmadığı, hükümsüz olduğu, senedin bedelsiz olduğu, ödeme yapıldığı iddiası gibi durumlarda ispat yükü davacı borçludadır.Bu davalarda mahkemece öncelikle dava tarihi itibariyle korunmaya değer güncel bir hukuki yararın bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, ardından dava konusu ilişkinin ispat kurallarına göre sunulan delillerle birlikte esası incelenerek davacının borçlu olup olmadığı tespit edilmelidir.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının dava konusu bono niteliğindeki kambiyo senedinde ciranta konumundadır.Bonoya ilişkin düzenlemeler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 776 ilâ 779. maddeleri arasında yer almaktadır. Ayrıca, TTK’nın 778. maddesinde ifade edildiği üzere, bononun niteliğine aykırı düşmediği oranda, poliçeye ilişkin bazı hükümler de bono hakkında uygulama alanı bulacaktır. Poliçeye ilişkin hükümlerden bono hakkında uygulanacak olanlardan birisi de ödememe halinde başvurma haklarına ilişkin TTK’nın 713 ilâ 727 ve 729 ilâ 732. maddeleri arasında yer alan kurallardır.Buna göre, bononun ödenmemesi halinde ödememenin ödememe protestosu adı verilen ve noterlikçe düzenlenen resmi bir belgeyle belirlenmesi şarttır (TTK m. 714/1, 715 ve 716). Ödememe protestosunun ödeme gününü izleyen iki (2) işgünü içinde çekilmesi zorunludur (m. 714/3). Protestonun düzenlenmesi, bonoyu elinde bulunduran hamilin kambiyo senetlerine mahsus müracaat haklarını kullanması açısından büyük önem arz etmektedir. TTK’nın 713/1. maddesinde, poliçenin/bononun vadesinde ödenmemesi halinde hamilin, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, hamilin bonodan kaynaklanan müracaat hakkını kullanabilmesi için, bazı istisnai durumlar dışında, yasal süre içinde protesto düzenletmesi gerekmektedir. Söz konusu istisnai durumlar; bonoyu düzenleyen ve onun lehine aval veren kişiye başvururken ve TTK 722/1 hükmüne göre düzenleyen, ciranta veya aval veren kişi, senet üzerine “gidersiz”, “protestosuz” kayıtlarını ya da bunlara eş anlamlı diğer herhangi bir ibareyi yazıp imzalaması durumunda bu kişilere başvururken kabul etmeme veya ödememe protestosu düzenlemesine gerek yoktur.Somut dosya incelendiğinde, davacının ciranta konumunda olduğu, davalının cirantaya başvurabilmesi için kural olarak keşideciye ödememe protestosu çekmesi gerektiği, dosyada ödememe protestosuna dair herhangi bir belge bulunmadığı, davalıdan sorulduğunda da protesto çektiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığının bildirildiği, ayrıda yukarıda anlatıldığı gibi protesto çekilmesine istisna oluşturacak bir durumun da bulunmadığı anlaşılmakla, davalının davaya konu bonoda keşideciye protesto çekmeksizin davacıya başvuramayacağı anlaşıldığından davacının davasının kabülü ile, ... İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının davasının KABÜLÜ ile, ... İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 195,00 TL yargılama gideri ve 446,20 TL harç olmak üzere toplam 641,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. 10/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.