İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1279 E. 2024/1205 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1279
- Karar No
- 2024/1205
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR **GÖREVSİZLİK** ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2022 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davacı ile davalı arasında ... plakalı 1996 Model Cargo marka aracın satışı konusunda 26.02.2019 tarihli "Harici Araç Satış Sözleşmesi " tanzim edildiğini aynı tarihte de bu aracın satışı karşılığında 26.02.2019 tanzim ve 26.03.2019 ödeme tarihli 35.000 TL miktarlı bono ile 26.02.2019 tanzim tarihli ve 20.08.2019 ödeme tarihli 2000 TL, 20.09.2019 ödeme tarihli 2000 TL, 20.10.2019 ödeme tarihli 2000 TL , 20.11.2019 ödeme tarihli 2000 TL , 20.12.2019 ödeme tarihli 2000 TL, 20.01.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.02.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.03.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.04.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.05.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.06.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.07.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.08.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.09.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.10.2020 ödeme tarihli 2000 TL, 20.11.2020 ödeme tarihli 2000 TL ve 20.12.2020 ödeme tarihli 2000 TL olmak üzere toplam 69.000 TL miktarlı bonoların davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğini, 26.02.2019 tarihinde yapılan harici araç satış sözleşmesi, davacı ile davalı arasında akdedilmiş ise de bu sözleşmeye davacının kefili sıfatı ile davacının kayınpederi ... de imza koyduğunu, davalı taraf ile davacı arasında akdedilen harici araç satış sözleşmesine konu olan aracın mülkiyeti davacıya noter marifeti ile satılamadığını, zira, davalı tarafın borcu nedeni ile söz konusu araç bir başkasına satıldığını, davalı tarafın, buna rağmen davacı tarafından davalıya verilen bonoları ... 12. İcra Dairesi'nin 2020/... ve 2020/... esas sayılı dosyaları ile icra takibe koyduğunu, Davacının icra takibine konu olan dosya borçlarının 32.500 TL *10.000 TL*1000 TL olmak üzere toplam 43.500 TL miktarlı kısmını davalı tarafın avukatı olan Av. ...'e makbuz mukabili haricen ve banka hesabına ödediğini, tahsilat makbuzu aldığını, 26.000 TL miktarlı kısmının ... ... Bankası ... Şubesi ve ... ... Şubesi'nden davalı tarafın banka hesaplarına gönderdiğini, tüm bu ödemelere ve davacı tarafından müteaddit uyarılara rağmen davalı taraf, araç satışı karşılığı davacının verdiği ve tümünü ödediği bonoları davacıya teslim etmekten kaçındığını, icra takiplerini sürdürerek davacı hakkında haksız ve kötüniyetli olarak icrai işlemler gerçekleştirdiğini, davalı tarafın, 26.000 TL miktarlı bonoları banka yolu ile tahsil etmesine rağmen , tahsilden sonra bu senetleri işleme koyduğunu, davalı tarafın, 34.000 TL miktarlı bonolara karşılık 26.000 TL 'lik kısmı banka yolu ile 7.000 TL'lik kısmı ise elden (1500 TL davacının kayınpederi ... ödendiğini, 2000 TL Muhasebeci ...'e davacı tarafından ödendiğini, 1500 TL ...'ın tamircisine ödendiğini, 1000 TL ...'a elden verildiğini ve 1000 TL de ...'ın abisi ...'a ödendiğini) olmak üzere toplam 33.000 TL ödendiğini, araç satış sözleşmesine konu olan aracın mülkiyeti davacıya geçmemiş ve bir başkasına satılmış olduğunu ifade ederek; Fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere 68.500 TL ödemenin , ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. HUKUKİ DELİLLER: ... 12. İcra Dairesinin 2020/... ve 2020/... sayılı icra dosyalarının ... üzerinden celp edildiği, ... CBS'nin 2022/... soruşturma sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği, ... Noterler Birliği'nden dava konusu araca ilişkin sahiplik bilgilerinin celp edildiği, ... ... Bankası'ndan davalıya ait hesap hareketlerinin dosyaya getirtildiği, SMM bilirkişiden rapor aldırıldığı, ...'ya, ... Vergi Dairesi'ne, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazılarda davacının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ... plakalı aracın için düzenlenen 26/02/2019 tarihli harici araç satış sözleşmesi kapsamında davalıya ödendiği iddia edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ... Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2019 yılı için 230.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2019 yılı için 320.000,00 TL) lirayı aşanlar;2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2019 yılı için 120.000 TL) lirayı aşanlar;3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2019 yılı için 230.000 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan ... Kararına göre 2019 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.Somut olayda; dava, harici satış sözleşmesi uyarınca davacıya ödenen bedellerin tahsili istemine ilişkindir. Bu haliyle eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davalının taciri olduğu ihtilafsızdır. Davacı gerçek kişinin ise ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı ve Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı olduğu bildirilmiş olmakla beraber ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17/11/2022 tarihli yazısında davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen, davacının 2019 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, 2019 yılı itibariyle dönem içinde satın alınan emtia tutarının 0-TL, dönem içinde elde edilen hasılatının ise 23.075,00- TL olduğu bildirilmekle, davacının yukarıda açıklanan VUK’nun 177'nci maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı nitekim alınan 23/10/2023 tarihli raporda da davacının tacir olmadığı belirtildiği dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşılmakla dava nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki (2) haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeye mütakip süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hatırlatılmasına, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde tarafların müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç,yargılama giderleri ve vekalet ücretleri hakkında HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 26/11/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır