İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1643 E. 2018/1314 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1643
Karar No
2018/1314
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2017 KARAR TARİHİ : 18/10/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında özetle ;taraflar arasında gliserin alım satımına ilişkin akdi ilişki bulunduğunu, bu akdi ilişki kapsamında 400 ton gliserinin davalı tarafından davacıya teslim edilmesinin taahhüt edildiğini, 250 ton tutarında ürünün teslim edilmiş olmasına rağmen kalan 150 ton tutarında gliserinin davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak teslim edilmediğini 150 tonun teslim edilmemesi nedeniyle davacının antifriz üretim noktasında sıkıntı yaşadığını, ticari alış veriş yaptığı ve antifriz sattığı üçüncü kişilere verdiği taahhütleri yerine getiremediğini ve yine antifriz üretiminde gliserin hammedesine %30 su katkısı eklendiği için 195 ton antifriz satışından dolayı elde edeceği kardan yoksun kaldığını, davalı tarafın yapılan ihtarlara rağmen 150 ton gliserini teslim etmediğini sözleşmede gliserin bedeli olarak müşteri çekinin verileceğinin kararlaştırılacağını, müşteri çeklerinin verilmiş olduğunu ancak davalının müvekkilin bankalarda yaşadığı sıkıntılardan bahisle ödemeyle ilgili yaşanacak problemlerden dolayı 150 ton gliserini teslim etmekten kaçındığını ileri sürdüğünü bu durumunda gerçeği yansıtmadığını bu sebeple 150 ton gliserinin teslim edilmemesinden dolayı ortaya çıkan zarar bakımından şimdilik 14.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Davalı vekili beyanlarında özetle ;davalı taraf taraflar arasında 400 ton gliserin alım satımına ilişkin hukuksal ilişki bulunduğunu bu ilişkide 250 gliserinin davalı tarafından davacı tarafa teslim edildiğini, kalan 150 tonun ise taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan 16/05/2017 tarihli tarafların imzasını taşıyan satış teyit formunda belirtildiği üzere 180 gün vadeli müşteri çeki ile ödemenin gerçekleştirileceğini 180 gün vadeli çeklerin alacağın tamamını karşılamadığını, davacının bankalar nezdinde sıkıntı yaşadığını, verilen 180 gün vadeli çeklerden 250 ton bakımından tahsilatta herhangi bir problem yaşanmadığını bedelinin tahsil edildiğini kalan kısım yönünden davacının kendisine ait çekleri vermeyi teklif ettiğini davalı müvekkilin ise davacının bankalar nezdinde yaşadığ sıkıntılardan dolayı bunu kabul etmediğini, sözleşmede belirlenen 180 gün vadeli müşteri çeki verilmesini talep ettiğini ancak davalı tarafça bu yükümlülük yerine getirilmediğini 180 gün vadeden daha ileri vadeyi taşıyan üç adet müşteri çekinin davacı tarafa iade edildiğini bu sebeple 150 tonun ifa edilmemesinde davalı tarafın kusurunun bulunmadığını davacının ifada sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Eldeki dava taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafın satıma konu malın teslimine ilişkin edim borcunu yerine getirmediği bu sebeple davacının dava dışı firmayla olan ilişkilerinden dolayı ortaya çıkan maddi zarar ile mahrum kalınan kara ilişkin tazminat istemidir.Davacının tazminat talebi sözleşmeye dayalı tazminat istemi olup esasında satıcı olan davalının borçlunun temerrüdüne düştüğü iddiasından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme TBK 207 ve devamı maddelerinde düzenlenen satım sözleşmesidir.Davalı taraf satım konusu olan malın bedelinin davacı tarafça sözleşmede kararlaştırılan şekilde ifa edilmediğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında imzalanan satış teyit formu başlıklı sözleşmede ödeme şeklinin 180 gün vadeli müşteri çekiyle ödeneceği, gliserinin teslim tarihinin Haziran ilk yarısı olduğu, sözleşme konusu gliserinin 400 ton miktarında olduğu, bedelin de 843/USD Ton olduğu, teslim yerinin de davacıya ait ... Fabrikası olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça söz konusu sözleşme kapsamında bedelinin ödendiği konusunda ihtilaf bulunmayan gliserinlerden 250 tonunun davacı tarafça ifa edilmiş olduğu ancak kalan 150 tona ilişkin sözleşmede kararlaştırılan biçimde davacı edimi ifa edilmediğinden bahisle bu miktar kısmın davalıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmede kararlaştırılan ve kalan 150 ton gliserinin teslimi konusunda davalı borçlunun temerrüdüne düşüp düşmediği, davacı tarafın sözleşmede kararlaştırılan biçimde ifaya uygun olarak edimini yerine getirip getirmediği dolayısıyla alıcının temerrüdünün söz konusu olup olmadığı şayet borçlu/satıcının temerrüdü söz konusu ise davacının zarar miktarının ne olduğu konusundadır. Usul ekonomisi gereği taraflar arasındaki satım sözleşmesinde satıcının temerrüdüne ilişkin yani davalının tazminat borcunun doğum doğmadığının koşullarının değerlendirilmesinden sonra bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmayacağına karar vermek daha doğru olacaktır. Taraflar arasındaki sözleşme satım sözleşmesi olduğuna göre hukuki zeminde TBK'nun satım sözleşmesini düzenleyen özel hükümleri ile ifaya ilişkin genel nitelikteki hükümlerin incelenmesinde yarar vardır. İfada sırayı düzenleyen TBK madde 97'ye göre ; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.TBK m. 207/2 ye göre; sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.Kendi edimini sözleşmeye uyun olarak ifa etmeyen tarafa karşı diğer taraf anılan madde hükümlerine dayanarak ödememezlik defini ileri sürebilir.Burada ifanın sözleşmede kararlaştırılan şekilde yapılmamasına yani gereği gibi ifa etmemenin üzerinde durmak gerekir. Hiç ifa etmeme ile gereği gibi ifa etmeme kavramlarının içerikleri farklı müellifler tarafından farklı şekillerde açıklanmıştır. Bazı müellifler hiç ifa etmeme kavramını borçlu temerrüdü ile kusurlu sonraki imkansızlık kavramları ile açıklarken, gereği gibi ifa etmeme kavramını ise kötü ifa ve yan yükümlülüklerin ihlali kavramları ile açıklamıştır. Bir kısım müellifler ise TBK m.112’nin kapsamına “sözleşeme öncesi kusurlu davranış(culpa in contrahendo sorumluluğu)” kavramını da dahil etmiştir. Tüm bu açıklamalara baktığımızda TBK’nın “Borcun İfa Edilmemesi” başlığı altına giren kavramları genel itibariyle borçlu temerrüdü, imkansızlık, kötü ifa, sözleşmenin müspet ihlali, gereği gibi ifa etmeme, culpa in contrahendo sorumluluğu gibi pek çok kavramın girdiği anlaşılmaktadır.TBK madde 112'ye göre; borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.TBK madde 235 uyarınca Satılanın, ancak satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşerse satıcı, herhangi bir işlem gerekmeksizin satıştan dönebilir. Bu hakkını kullanmak isteyen satıcı, durumu gecikmeksizin alıcıya bildirmek zorundadır. Bu hakkını kullanmak yerine satıcı, alıcı bedel ödeme borcunu yerine getirmedikçe kendi edimini TBK m.97 ve 207/2 maddeleri gereğince yerine getirmeyebilir. Bu halde satıcının temerrüdüne ilişkin TBK m.212 deki şartlar oluşmaz.Taraflar arasındaki satım sözleşmesine göre davacı taraf sözleşmeye uygun olarak 180 gün vadeli müşteri çekleri ile öncelikle edimini yerine getireceği daha sonra davalı tarafça Haziran ayının ilk yarısında satıma konu gliserinin davalıya teslim edileceği anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesinin tarihi 16/05/2017 tarihidir. Bu kapsamda davacı taraf gliserin bedeli olan ve birim fiyatı 843 USD/Ton olarak belirlenen bedeli sözleşmeye uygun olarak 180 gün vadeli müşteri çekleri ile ödediğini yani 400 tona karşılık gelen ve birim fiyatı belirlenen alacağa ilişkin 180 gün vadeli çekleri davalıya teslim ettiğini ispatla mükelleftir. Taraflara bu konuda tüm delillerini sunmaları için süre verilmiş ancak davacı tarafça sözleşme bedelini kapsar şekilde 180 gün vadeli müşteri çeklerinin teslim edildiğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf davalının müşteri çeki olmayan çeklerle edimini yerine getirmek istemesi davalı satıcının da ifayı bu şekilde kabul etmemesinden kaynaklıdır.Bu konuda tarafların iradesi sözleşmede açık olup ödemenin 180 gün vadeli müşteri çekleri ile yapılacağı bellidir. Sözleşmenin anılan maddesinin tadil edildiğine dair yeni bir sözleşmede sunulmuş değildir.Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı satıcının temerrüdüne ilişkin koşullar oluşmayıp davacı alıcı satıma konu malın bedelinin sözleşmeye uygun ifası konusunda temerrüde düştüğü gibi sözleşmeye uygun ifa gerçekleştirmeyerek kendisi temerrüde düşmüştür. Bu bakımdan satıcı/davalının temerrüdüne ilişkin koşullar oluşmamıştır. Davalı satıcı davacının sözleşmeye uygun ifa etmemek ve TBK 235'e göre edim borcunu yerine getirmekte temerrüde düşmesinden dolayı sözleşmeden dönme hakkını kullanbilecekken bu hakkını kullanmamıştır. Ancak davalı satıcı kendi edimini ifayı yerine getirmemeyi tercih etmiştir. Bu sebeple davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 35,90 TL harç başlangıçta alınan 239,09 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 203,19 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1643, K. 2018/1314, T. 18.10.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1643-e-2018-1314-k-ad1d210353fd