Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/966 E. 2026/1131 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/966
Karar No
2026/1131
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/966

KARAR NO: 2026/1131

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/12/2025

ESAS NO: 2025/268

KARAR NO: 2025/1095

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 21/05/2026

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/12/2025 tarih ve 2025/268 E - 2025/1095 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin Kayseri' de ... alanında faaliyet gösterdiğini, şirkete gelen su faturalarını zamanında ödediklerini, su sayacının bozuk olduğu ve gelen faturaların fahiş olması nedeniyle faturaya itiraz edildiğini, davalı tarafından sayacın bozuk olmadığına dair görüş bildirildiğini, müvekkilinin dönemlik su tutarının belli olduğunu, dönemlik su sarfiyatının ve tahakkuk tutarının bu kadar fazla gözükmesinin sebebinin su sayacının bozuk olmasından kaynaklandığını, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davaya bakmakla görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın menfi tespit davası olmasından dolayı kısmi dava olarak açılamayacağını, eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, davacının hangi dönem hangi faturaya ilişkin olarak talepte bulunduğunun belli olmadığını, su sayacının incelemesinin...Müdürlüğü tarafından yapıldığını ve doğru çalıştığını, bu konuda kurum tarafından rapor düzenlendiğini, dolayısıyla davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizce, mahallinde 2 makine mühendisi bilirkişi ile hesap bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak, bilirkişilerden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi' nin 2025/219 Esas 2025/309 Karar sayılı ilamında belirtilen hususlarda rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 31/10/2025 tarihli raporda özetle; 07.01.2015 tarihinden 21.01.2020 tarihine kadar aylık ortalama 20-25m3 arasında olduğu, 21.01.2020 ile 04.06.2020 tarihine kadar geçen 5 ayda sayaç endeksinin değişmemiş olduğu, 04.06.2020 tarihinden sonra tekrar sayaç endeksinin yükselmeye başladığı 02.07.2020 tarihinde sayacın 1678 m3/h sayaç değerine ulaştığı , 02.07.2020 tarihinden 16.11.2020 tarihine kadar sayaç endeksinin 1678m3/h sabit kalması üzerine ...na "..." şeklinde ibarenin eklenmiş olduğu, 16.11.2020 ile 28.12.2020 tarihleri arası ... tarafından kesilen 42 günlük faturada ise ilk endeks ve son endeks arası dikkate alındığında (14.000-1678) 12.322m3/h su tüketildiğinin belirtildiği yani 1 saatte ortalama su tüketiminin 12,22 m3/h olduğu, bu tüketime 42 günde işyerindeki bütün musluklar 24 saat açık farz edilse dahi ulaşılmasının mümkün olamayacağı, İstinaf ilamı ile davaya konusu sayacın bulunduğu yer ve geçmiş dönemlerdeki kullanım miktarları gözetildiğinde itiraz olunan faturada belirtilen miktarda bir su tüketiminin mümkün olup olamayacağı, fazla bir tahakkuk olup olmadığı hususunun tespiti istenilmiş olmakla alternatifli olarak yapılan tespitte Birinci alternatife göre davaya konu işyerindeki muslukların 24 saat açık kalmak şartıyla en fazla 1 saatte 9,81 m3/h su tüketebileceği ve günlük 12,22 m3/h ve 42 günlük ise 1678m3 tüketebileceği, 20m3 opsiyonlu hesaplandığında ise 42 günde 1.700m3 tüketebileceği ve bu durumda 28.12.2020 tarihinde sayacın 1700m3 endeks değerinde olmasının bekleneceği ,... tarafından ise su kullanımının 14.000m3 de olduğu belirtilmekle 14.000-1.700 = 12.300 m3 fazla su tüketim bedeli tahsil etmiş olabileceği, dosyada 28.12.2020 tarihindeki 1 m3 suyun birim fiyatına dair herhangi bir belge yer almadığı, ... tarafından gönderilen abone su hesap kartında da bu bilgiye yer verilmediği,bu durumda 28.12.2020 okuma tarihli su tüketim miktarı ve tahakkuk edilen tutar dikkate alındığında fazla tahakkuk edilen tutar olan 12.300 m3 karşılığının 45.018,00 TL olarak hesaplanacağı, İkinci alternatife göre ise dosyada yer alan ... Müdürlüğün raporunda: " 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayene sonucunda muayenesi yapılan sayacın DOĞRU ÇALIŞTIĞI anlaşılmıştır." şeklindeki ifadesinden yola çıkılacak olursa ve sayacın son endeksinin 14.000 m3 olarak doğru okunduğu düşünülecek olursa bu tüketimin de , hattın üzerinde dava konusu işyerinde tespit edilen musluklardan hariç toprak altında o dönemde tespit edilemeyen tüketim değeri yüksek bir başka tüketim noktası olabileceği veyahutta sarfiyatın çok yüksek olması nedeniyle pek mümkün gözükmesede bağlantı rekorlarından kaynaklı su kaçağının toprak altına sızmış olabileceği ve sayaç değerinin normal olabileceği fakat keşif esnasında keşif mahallinde başka bir tüketim noktası tespit edilememiş olup bağlantı rekorlarından kaynaklı su kaçağının toprak altına sızması hali mevcut ise bu hususun da heyetimizce tespitinin mümkün olmadığı, İstinaf ilamı ile davaya konu bir diğer ... nolu sayacın arızalı olup olmadığı ve su tüketimini doğru tespit edip edemeyeceğinin tespiti ve talep olunan miktarda okuma veya tahakkuk hatası olup olamayacağının tespiti gerektiğinin belirtildiği, dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde, tüketim değerlerinin işletmede bulunan musluk sayılarına göre su tüketimi aşırı kullanım sonucu teorik hesaba göre kullanımı mümkün olabileceği gibi, ilgili sayaç tarafından da okuması teknik olarak mümkün olduğu, bu sebeple 28.12.2020 ile 01.04.2022 tarihleri arasında ki tüketimlerin normal olabileceğinin belirlendiği bildirilmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay 3 Hukuk Dairesinin 2021/8452 esas 2022/5920 karar sayılı ilamında ''...Uyuşmazlık; davalı abone tarafından su tüketim bedellerinin fahiş olduğu ileri sürülerek yapılan başvurunun kabulüne dair verilen tüketici hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı abonenin başvurusu üzerine davacı idare tarafından sayacın söküldüğü, kontrol amacıyla gönderildiği İl Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü tarafından düzenlenen ...tarihli rapor ile sayacın sağlam olup doğru çalıştığı bildirilmiştir. Sayacın arızalı olmadığı hallerde, sayaç endeksinin doğru olduğu ve sayaçta belirtilen miktardaki suyun abone tarafından tüketildiğinin kabulü gerekir. Buna göre mahkemece; sayacın değiştirildiği tarihten öncesine ve sonrasına ait tüketim föylerinin getirtilmesi, gerekirse mahallinde keşif yapılarak dava konusu abonelikte bu kadar suyun sarfedilip edilemeyeceği, kaçak veya arıza durumu ile muslukların açık bırakılması halinde yine bu sarfiyatın teknik olarak gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hakkında bilirkişiden rapor alınması ve ulaşılacak sonuca uygun olarak karar verilmesi gerekir (Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 2007/4554 E. 8571 K.; Dairemizin 2015/13362 E. 2016/5091 K. sayılı kararları da aynı yöndedir).Ne var ki mahkemece, sadece geçmiş tüketim föyleri getirtilmiş, görüşüne başvurulan bilirkişi ise Ekim ve Kasım 2018 dönemlerinde hayatın olağan akışına uymayacak miktarda bir su tüketimi olduğunu belirtmekle yetinmiştir. Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğu ...''gerekçesiyle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verimiş, Hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporunda, işyerindeki bütün muslukların 24 saatte açık kalması halinde dahi ... tarafından düzenlenen 42 günlük faturada belirtilen 12.322 m3 su tüketiminin mümkün olmayacağı ve 45.018,00 TL fazla faturalandırma yapıldığı tespit edildiğinden davacı tarafça bu miktarda yapılan fazla ödemenin ödendiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 45.018,00-TL' nin ödeme tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde göreve ilişkin itirazı olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bu itirazımız değerlendirilmediğini, menfi tespit davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup bu nedenle huzurdaki davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmişsek de bu husus Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, cevap dilekçesinde huzurdaki davanın menfi tespit davası olması nedeniyle kısmi dava olarak açılamayacağı itirazı olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bu itirazımız değerlendirilmediğini, huzurda görülen davada, dava değeri 10,00-TL olarak belirttiğini, ancak bu dava menfi tespit davası olduğundan kısmi dava olarak açılamayacağı itirazımız olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından bu itirazının değerlendirilmediğini, buna ilişkin emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/1440 Esas 2019/2507 Karar sayılı 11/04/2019 tarihli ilamının ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/2989 Esas 2019/798 Karar sayılı 11/02/2019 tarihli ilamın bulunduğunu, dava dilekçesinde hangi dönem faturası/faturaları açısından menfi tespit istenildiği belirtilmediğini, sonradan dosyaya sunulan bilgilerle karar verilmesi hatalı olduğunu, alacak iddiasında bulunduğu faturalar da zamanaşımına uğradığını, huzurda görülen davada, dava dilekçesinde hangi fatura dönemine ya da dönemlerine ilişkin menfi tespit davası açıldığı belirtilmemiş olup bunlara ilişkin fatura/ faturalar da dava dilekçesinde ek olarak sunulmadığını, bu nedenle su faturasını tebliğ aldığı tarihten sonra faturaya itiraz edip etmediği de belirlenemediğini, T.T.K'daki düzenlemeye göre 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilememesi halinde faturanın içeriği kabul etmiş sayılacağını, davacı tarafından faturaya itiraz süresi içerisinde yani faturayı tebliğ aldığı günden itibaren 8 gün içerisinde idareye itiraz başvurusu yapılmadığını, bu nedenle borcu olmadığını ileri sürmesi de mümkün olmadığını, kaldı ki alacak iddiasında bulunduğu faturalar zamanaşımına uğradığını, yerel mahkeme tarafından bu itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, su sayacının incelenmesi ...Müdürlüğü tarafından yapılmış ve doğru çalıştığı tespit edildiğini, davacının su faturasına itirazı üzerine sayacın büyük çaplı olması nedeniyle Kayseri'de incelenmesi mümkün olmadığından İdaremiz sayacın incelenmesi için ... Müdürlüğüne ve ...Müdürlüğüne müzekkere yazarak sayacın incelenmesini sağladığını, 14/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda da ... Müdürlüğü'nün; 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayene sonucunda muayenesi yapılan sayacın doğru çalıştığı belirtildiğini, sayacın doğru ölçüm yaptığı ve tahakkuk edilen borcun doğru olduğu sonucuna ulaşıldığını, dolayısıyla davacının haksız olduğu bilirkişi raporuyla da teyit edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemenin bu raporu dikkate almadan ve bu rapora aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre davanın kabul edilmiş olmasını istinaf ettiklerini, yerel mahkeme tarafından dayanak yapılan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda eksik ve hatalı şekilde inceleme yapıldığını, hatanın giderilmesi ve itirazlarımızın değerlendirilmesi talebimiz de yerel mahkeme tarafından reddedildiğini, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, değerlendirme yapılırken birinci alternatif için yapılmış olan hesaplamada; muslukların 24 saat açık kalması şartıyla en fazla 1 saatte 9,81 m³/h su tüketilebileceği belirtilmiş olmasına rağmen, 42 günlük tüketimin 9,81x24x42=9.888,48 m³ olması gerekirken 1678 m³ olarak hesaplandığını, yapılan işlem hatası nedeniyle 8.210,48 m³ lük fark mevcut olup bu yönüyle bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler hatalı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, 42 günlük süre ... verilerine göre hesaplandığını, sayacın ilk okumasında tespit personeli tarafından yazılan "..." ifadesi , sayaç ekiplerinin kontrol etmesi için bir uyarı mahiyetinde olup bu uyarı personel tarafından sayacın görülemediği veya başka sıkıntıların olduğu durumlarda personel tarafından iş emri atama şekli olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, sayacın son görülme tarihinin 21/01/2020 olması nedeni ile hesaplamanın bu tarih baz alınarak yapılması durumunda, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre maksimum 9,81x24x339=79.814,16 m³ su tüketimi olabileceğini, söz konusu su sayacında 12.322 m³ endeks bulunmakta olup bu durumda 12.322/339=36,35 m³/gün, 36,35/24=1,52 m³/saat olarak denk geldiğini, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, 45.100,00-TL'lik faturadan sonra abonenin itirazı sonrası ve isteği üzerine sayacın değişimi yapılmış, 30/07/2021 ile 23/09/2021 tarihleri arasında tek seferde 53 günlük sürede 2126 m³ su tüketiminin yapıldığı ve buna göre de tahakkuk edildiği görüldüğünü, bu süreçte kullanım 2126/53=40,11 m³/gün; 40,11/24=1,67 m³/saate tekabül ettiğini, bu alternatife göre sayacın doğru ölçtüğü ve12.322 m³'lük endeksin bir sonraki su sayacının ölçümü ile elde edilen 2.126 m³'lük endeksin saatlik ortalama ile örtüştüğü görüldüğünü, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ikinci alternatifte izah edilen "3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu"na idaremizce riayet edilmiş olup bahse konu sayaç raporuna istinaden sayaç endeksi tahakkuku yapıldığını, tüketim yapılan su miktarı sadece sayaç üzerindeki endekse göre tahakkuk yapıldığını, her ne kadar bilirkişi raporunda sayacın halen mevcut olması halinde dahi laboratuvar ortamında incelenerek okuma yahut tahakkuk hatası olup olmadığı yönünde tespitte bulunulabileceği belirtilmişse de abone tarafından sarfiyatın fazla olmasına istinaden yapılacak şikayetli itirazlar 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu gereği yetkili merci ...Müdürlüğü tarafından sayaç üzerinde yapılacak inceleme sonucunda doğru veya hatalı olduğu değerlendirmesi yapıldığını, incelemek üzere gönderilen sayaçlar için ikinci kez muayene yapılamadığı ve sayaçların muhafaza edilmediği 29/08/2025 tarihli beyan dilekçemizin ekinde yer alan ... Valiliği İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünün 28/08/2025 tarihli müzekkere cevabında açıkça belirtildiğini, zira bu durum İdaremizin uhdesinde olan bir durum olmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/8452 Esas 2022/5920 Karar sayılı ilamında sadece geçmiş tüketim föyleri doğrultusunda yapılan değerlendirmeyi eksik bulmuş ve bu nedenle kararın Kanun yararına bozulmasına karar verildiğini, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan bilirkişi raporunda da sadece geçmiş dönem tüketime göre yorum yapmak suretiyle kanaat bildirildiğini, bu da bilirkişi raporunun hatalı ve eksik inceleme neticesinde kanaate varıldığını gösterdiğini, istinaf incelemesi neticesinde verilen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2025/219 Esas 2025/309 Karar sayılı ilamında" Bu durumda, mahkemece (2) makine mühendisi ve (1) nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşan yeni bir heyetle mahallinde keşif yapılmak suretiyle uyuşmazlığa konu sayaç üzerinde de incelemeler yapılarak işbu sayacın arızalı olup olmadığı, su tüketimini doğru tespit edip edemeyeceği, talep olunan miktarda okuma veya tahakkuk hatası olup olamayacağı, davaya konusu sayacın bulunduğu yer ve geçmiş dönemlerdeki kullanım miktarları gözetildiğinde itiraz olunan faturada belirtilen miktarda bir su tüketiminin mümkün olup olamayacağı, fazla bir tahakkuk olup olmadığı, sebepsiz zenginleşmeden söz edilip edilemeyeceği hususlarında dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkileri gideren, tarafların bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarını karşılar mahkemenin ve İstinaf/Yargıtay denetimine uygun şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiğini, ancak Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan bilirkişi raporunda önceki bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmediğini, bu da dayanak bilirkişi raporunun eksik olduğunu gösterdiğini, yukarıda belirtmiş olduğu hususlara dair hatanın giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmasını talep etmişsek de 19/12/2025 tarihli duruşmada Yerel Mahkeme tarafından bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kaldırma kararın öncesi raporların çelişkili olması nedeniyle raporun alındığı gözetildiğinden çelişkiden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle bu itirazları karşılanmadan karar verildiğini, hatalı ve eksik değerlendirme ve inceleme yapan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği için Yerel Mahkeme kararını istinaf ettiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan değerlendirme yargıtay kararı ile çeliştiğini, 06/10/2023 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararında atıfta bulunulan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/8452 Esas 2022/5920 Karar sayılı ilamında "Sayacın arızalı olmadığı hallerde sayaç endeksinin doğru olduğu ve sayaçta belirtilen miktardaki suyun tüketildiğinin kabulü gerekir." şeklinde hüküm kurulduğunu, ...Müdürlüğünce yapılan incelemede " 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayene sonucunda muayenesi yapılan sayacın DOĞRU ÇALIŞTIĞI anlaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiğini, buna ilişkin rapor sonucu da davacıya elden tebliğ edildiğini, dolayısıyla davacının borcunun olduğu yapılan inceleme tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafından kabul edilen tutarı, faiz başlangıç tarihini ve faiz türünü de istinaf ettiğini, Yerel Mahkeme kararında fatura bedellerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davacıya ödenmesine karar verildiğini, huzurdaki davanın konusu ticari nitelikte olmayıp abonelik ilişkisinden kaynaklanan faturadan kaynaklandığını, bu nedenle Yerel Mahkeme tarafından kabul edilen tutarları, faiz başlangıç tarihini ve faiz türünü kabul etmediklerini ve istinaf ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/268 Esas 2025/1095 Karar sayılı,19/12/2025 tarihli ilamının kaldırılarak davanın reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından istinaf başvuru dilekçesinde kararın yerinde olmadığı, görev itirazı, dava türü itirazı, zamanaşımı itirazı, esasa yönelik olmak üzere saatin doğru çalıştığı itirazı, eksik bilirkişi raporu, faiz başlangıcı ve türü itirazı belirtildiğini, davalının istinaf incelemesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, davacıdan haksız tahsil edildiği bildirilen su tüketim bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında istirdadı talebine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacıdan su tüketim bedelinin fazla tahsiline esas su sayacının arızası bulunmadığının tespiti ile davalı tarafından fazla tahsil edildiği ispatlanan su tüketim bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/12/2025 tarih ve 2025/268 E - 2025/1095 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 3.075,17 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 769,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.306,17 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/966, K. 2026/1131, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-966-e-2026-1131-k-ad83444a7833