Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/942 E. 2026/950 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/942
Karar No
2026/950
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/942 KARAR NO : 2026/950

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/87 KARAR NO : 2026/386 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 DAVANIN KONUSU : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı) DAİRE KARAR TARİHİ : 06/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/05/2026

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2026 Tarih ve 2026/87 Esas 2026/386 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; .... bünyesinde... Ada ... Parsel numaralı taşınmazda kurulu fabrikasında ağır sanayi ve metal mühendisliği alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 10.04.2025 tarihinde akdedilen "Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmesi" uyarınca, davalı idarenin müvekkilinin enerji ihtiyacını karşılamakla yükümlü olduğunu, sözleşmesel sadakat ilkesi gereği davalı idarenin olası alacaklarını teminat altına almak üzere 56.940,00 TL tutarında, Kesin ve Süresiz Halkbank teminat mektubunu davalıya teslim ettiğini, tüm mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafça 26.01.2026 tarihi itibarıyla müvekkilinin enerjisini kestiğini, davalıya muaccel tek kuruş borcu bulunmadığını, 241/21 parsele ait 55.177,37 TL tutarlı faturanın vade tarihi olan 09.01.2026 tarihinde ....üzerinden tam ve eksiksiz ödendiğini, kesinti günü itibarıyla 10.035,00 TL tutarlı aidat borcunun da saat 09:34’te ödendiğini, davalı idarenin "ödenmemiş borç" iddiasıyla kesinti yapmasının maddi gerçeklikle bağdaşmayan ağır bir hizmet kusuru olduğunu, davalı kurumun gerçekleştirdiği kesinti işleminin hem taraflar arasındaki sözleşmeyi hem de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ni yok saydığını, sözleşmenin amir hükmüne göre, borç ödenmediği takdirde dahi enerjinin kesilebilmesi için tüketiciye en az 5 iş günü süre tanıyan ikinci bir yazılı bildirim yapılması gerektiğini, davalının emredici prosedürü işletmeksizin "ihkak-ı hak" yoluna giderek hukuku devre dışı bıraktığını, davalı idarenin elinde nakit hükmünde kesin teminat mektubu bulunmasına rağmen, bu teminatı mahsup etmek yerine üretimi durdurma yolunu seçerek "Ölçülülük İlkesini" ve "Dürüstlük Kuralını" (TMK m. 2) ağır biçimde ihlal ettiğini, müvekkilinin sanayi üretimi yapan ve onlarca işçi istihdam eden bir tüzel kişilik olduğunu, Elektrik kesintisinin Üretim bandının durmasına, hassas makinelerin elektronik aksamlarının zarar görmesine, İşçilerin atıl kalması nedeniyle oluşan iş gücü maliyetine, Yurt içi ve yurt dışı teslimat taahhütlerinin gecikmesi sebebiyle ağır cezai şartlara ve ticari itibar kaybına yol açtığını, 26.01.2026 tarihli Jandarma Tutanağı ile sabit olduğunu, fabrikanın her kapalı kaldığı saat telafisi imkansız bir ekonomik yıkıma dönüştüğünü, açıkladığı sebeplerle; üretiminin durmaması ve telafisi imkansız zararların önlenmesi adına, teminatsız elektriğinin derhal bağlanması yönünde H.M.K. m. 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı müdahalesinin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -dava konusu uyuşmazlığın bir .... içerisinde faaliyet gösteren davacının elektrik enerjisinin kesilmesine ilişkin olup doğrudan ... mevzuatından ve ticarete özgü yer olan sanayi bölgesinin işletilmesinden kaynaklandığını, -görevli mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, -dava konusu elektrik kesintisinin davacı sanayi üretimini durdurduğunu, ve ticari işletmesini doğrudan etkilediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava; Sözleşmeye aykırı müdahalenin men-i davasıdır. İstinafa konu karar ilk derece mahkemesinin 14/04/2026 tarihli görev yönünden usulden red kararına ilişkindir. "...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan....'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ....'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. .."(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/4599 E 2023/3797 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı )

Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;.... bünyesinde ... Ada...Parsel numaralı taşınmazda kurulu fabrikasında ağır sanayi ve metal mühendisliği alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 10.04.2025 tarihinde akdedilen "Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmesi" uyarınca, davalı idarenin müvekkilinin enerji ihtiyacını karşılamakla yükümlü olduğunu,fabrikanın her kapalı kaldığı saat telafisi imkansız bir ekonomik yıkıma dönüştüğünü, açıkladığı sebeplerle; üretiminin durmaması ve telafisi imkansız zararların önlenmesi adına, teminatsız elektriğinin derhal bağlanması yönünde H.M.K. m. 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı müdahalesinin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 14/04/2026 tarihli kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden usulden red kararı vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından kararın haksız olduğu görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin BAM daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi kararlarında belirtilmiş olduğu üzere....'ler 4562 sayılı kanunun 5.maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişisidir. Tacir olarak kabul edilmeleri de mümkün değildir. ....'ler ticaret yasal düzenleme mevcut değildir. Bu sebeple....'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olup olmamasına bakılmaksızın uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın asliye hukuk mahkemesinden görülmesi gerekir mevcut davada elektrik enerjisi tedarik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup mutlak bir ticari dava söz konusu değildir ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun niteliktedir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2026 Tarih ve 2026/87 Esas 2026/386 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/942, K. 2026/950, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-942-e-2026-950-k-3bbb0c9a931e