Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/836 E. 2026/1155 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/836
- Karar No
- 2026/1155
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/836 Esas
KARAR NO:2026/1155 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:28/04/2026
NUMARASI:2025/118 E. - 2026/71 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde ... ve ... tescil numaralı "..." ibareli markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu, müvekkilleri tarafından aynı davalı aleyhine İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/163 Esas sayılı dosyasında bu dava ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenen ... numaralı " ..." markasının tescil öncesi haksız/fiili markasal kullanımları nedeniyle ve söz konusu haksız/fiili markasal kullanımların talebiyle dava açtıklarını, söz konusu davanın halen derdest olduğunu, davalının birçok haksız tescil başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, ancak müvekkilleri tarafından işbu dava konusu tescil başvurusuna itiraz edilmiş ise de, söz konusu itirazların TPMK tarafından reddedildiğini ve maalesef "..." ibareli markanın ... sayı ile davalı adına tesciline karar verildiğini, gerek anlam, gerekse yazılış ve telaffuz açısından bakıldığında söz konusu markalar arasında, başta müvekkillerinin müşterileri olmak üzere orta düzey bir tüketiciyi yanıltabilecek bir ayniyet ve benzerlik söz konusu olduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 28/04/2026 tarihli 2025/118E. - 2026/71 K. sayılı kararıyla; "...Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile ... tescil numaralı markaya dayanılarak seri marka oluşturma çabası değerlendirmesi ile hükümsüzlük koşullarının oluşmadığının belirtilmesi üzerine İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/163 esas sayılı dosyasından bir suret celp edilmiş, tetkikinden;işbu dosya davacıları tarafından davalı aleyhine markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref' ile davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü talepli dava açıldığı, dosyanın derdest olduğu ve bu haliyle dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin işbu dava dosyasının İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/163 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Mahkememizin işbu dava dosyasının aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/163 esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasımızın kapatılarak yargılamaya birleşen dosya üzerinden devamına..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İstinaf incelemesine konu davanın, sınai mülkiyet kanunu kapsamında açılan markanın hükümsüzlüğü davası olduğunu,21.01.2025 tarihli cevap dilekçelerinde de belirtildiği üzere, müvekkili şirketin adresinin ...bahçelievler/İSTANBUL olduğunu,Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156.maddesinin 5. Fıkrası, "Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır." emredici hükmü uyarınca yetkili mahkemenin Bakırköy Adliyesi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu,Marka hükümsüzlüğü davasının sicilde hak sahibi olarak görünen kişinin yerleşim yerinde açılmasının zorunlu olduğunu,Her ne kadar iki dava arasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda tarif edilen bağlantı bulunuyor olsa da, istinafa konu davanın niteliği itibariyle kesin yetkinin söz konusu olduğunu, bu nedenle birleştirme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.04.2026 tarih, 2025/118 Esas, 2026/71 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı"...+Şekil" markasının 14. sınıfta "..." emtiası için, ... tescil numaralı "... ...+Şekil" markasının 03, 14, 25, 35, 42. Sınıflarda davacı şirket adına, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 14. sınıfta "..." emtiası için davacı ... adına...tescil numaralı "..." markasının 14 ve 35. sınıflarda davalı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/163 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacılar tarafından davalıya karşı, bu dava ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenen ... numaralı "..." markasının tescil öncesi haksız/fiili markasal kullanımları nedeniyle ve söz konusu haksız/fiili markasal kullanımların davacıların tescilli markalarına ve unvanına tecavüz ettiğinin ve davalıların haksız rekabette bulunduğunun tespitine, bu eylemlerin men'i ve ref'ine, markalara tecavüzün ve haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, halen davalı .... Şti. adına kayıtlı ... numaralı “...” markasının 14 ve 35. sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve anılan markanın marka sicilinden terkinine karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, söz konusu davanın halen derdest olduğu tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece hükümsüzlük talebiyle açılan işbu davanın taraflar arasında görülmekte olan İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/163 Esas sayılı markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıyla birleştirilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı vekilinin davayı İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açtığı, dava dilekçesinde davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/163 Esas sayılı davası ile birleştirilmesinin talep edildiği, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli, 2024/11 Esas, 2024/253 Karar sayılı kararı ile davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/163 Esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verildiği, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 2022/163 Esas sayılı davanın yargılaması sırasında verilen 15/04/2025 tarihli ara kararı ile işbu davanın tefrikine karar verildiği, davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/57 Esas sırasına kaydedildiği ve 21/04/2025 tarihli, 2025/88 Karar sayılı kararı ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosyanın Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderildiği tespit edilmiştir.HMK’nın 166/2. maddesi uyarınca, farklı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar arasında bağlantı mevcutsa, birleştirme kararı verilebilmesi için ikinci davanın açıldığı Mahkemeden birleştirme talep edilmesi gerekir.Her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde marka hükümsüzlüğü davasında yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemesi olduğu ve kesin yetki kuralı bulunduğunu belirterek birleştirme kararına karşı istinaf talebinde bulunmuşsa da, SMK’nın 156/3. maddesindeki yetki kuralının kesin yetki kuralı olmadığı, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/163 Esas sayılı davası ile işbu dava arasında bağlantı bulunduğu, istinaf dilekçesinde bu hususun davalı tarafça da açıkça kabul edildiği, hükümsüzlük davasının sonucunun markaya tecavüz davasının sonucunu etkileyebileceği, bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği anlaşılmakla, dava dilekçesinde davacının birleştirme talebinde bulunduğu da göz önüne alınarak Mahkemece birleştirme kararı verilmesi yerindedir.Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 15,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.