Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/813 E. 2026/1136 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/813
Karar No
2026/1136
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2026/813 Esas

KARAR NO:2026/1136

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/116 Esas, 27.04.2026 Tarihli ara karar

DAVANIN KONUSU:Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan

KARAR TARİHİ:09/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;Davalının müvekkilinin eski erkek arkadaşı olduğunu, yakın kişisel ilişkleri nedeni ile müvekkilnin yürüttüğü atölye eğitim sipariş faaliyetlerinin içeriğini, müşteri çevresini, sosyal medya hesaplarını bildirğini, müvekkilinin rızası olmadan marka başvurusu yaptığını, başvuru nedeni ile müvekkiline yardımcı olacağını, markanın müvekkili adına/namına tescil edileceğini, tescil sonrası müvekkiline devredileceğini beyan ettiğini, taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkilinin ad ve soyadında markada "..." olarak yer aldığını, ilişki bittikten sonra kötüniyetli taleplerde bulunduğunu, çeşitli platformlarda müvekkilini ihlalci göstererek şikayette bulunduğunu, markanın müvekkili ile özdeşletiğini, müvekkili tarafından önceye dayalı fiilen kullanıldığını belirterek Davalı adına tescilli ... numaralı “ ... ” markasının; dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin, kısmi devrinin, lisanslanmasının, rehninin/teminat gösterilmesinin ve marka üzerinde tasarruf doğuracak her türlü işlemin önlenmesi; bu tedbirin TÜRK PATENT siciline işlenmesi için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına,Davalının; söz konusu marka tesciline dayanarak davacının “...” ibaresini kullanımını engellemek amacıyla, E-ticaret platformlarına, tüm sosyal medya mecralarına, alan adı/hosting sağlayıcılarına, reklam platformlarına şikâyet/ihbar/...benzeri başvurular yapmasının, ihtar göndermesinin ve müvekkilinin mağaza veya hesaplarının kapatılmasını talep etmesinin tedbiren önlenmesi;yapılmış başvurular varsa tedbir kararının ilgili platformlara bildirilmesi, davalının; müvekkilemi üçüncü kişiler nezdinde “ marka ihlalcisi/suç işliyor ” gibi gösteren, müvekkilemin mesleki itibarını zedeleyen beyanlarda bulunmasının tedbiren men’i, müvekkilinin; dava sonuna kadar “ ... ” ibaresini, dürüst kullanım çerçevesinde ve kendi ticari faaliyetinde kullanmasının tedbir kararıyla korunmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini,davanın kabulü ile markarnın müvekkili adına devir ve tesciline, devri talebi kabul edilmediği takdirde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:İlk derece mahkemesinin 27/04/2026 Tarihli ara kararında;"Davacı tarafın, davalı tarafın tescilli markasından kaynaklı haklarını davacı tarafa karşı ileri sürmesinin engellenmesi ve önlenmesine dair talepleri ile davacının anılan markayı kullanmasının korunması yönünden ihtiyati tedbir taleplerinin uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada hak sahipliğinin yaklaşık olarak ispat edilemediği kabul edilerek reddine " şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde;27.04.2026 Tarihli ara karar yönünden istinaf kanun yolunun açık olduğunu,Mahkemenin eksik inceleme ile tedbir talebini reddettiğini, marka “...” olup, davacının isim ve soyadı doğrudan markanın ayrılmaz unsuru haline getirildiğini, müvekkilinin bu ibareyi başvuru tarihinden önce fiilen kullandığını, markanın davacı ile özdeşleştiğini, davalının ihtarname ile müvekkilinin ticari faaliyetlerini platformlar nezdinde engellemeye yöneldiğini, açık bir zarar tehlikesi olduğunu, telafisi güç ve imkansız zarar tehlikesi koşulunun oluştuğunu,dosyaya 80.000 TL teminat da yatırıldığını, davalını müvekkilinin adını içeren marka başvurusunun, kötü niyet, önceye dayalı kullanım ve hakların kötüye kullanılmasın göre değerlendirilmesi gerektiğini, ret kararının ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, 27/04/2026 tarihli, davacnın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA, ihtiyati tedbir talebimizin KABULÜNE, davalının müvekkilinin “...” ibaresini kullanımını engellemek amacıyla e-ticaret platformlarına, sosyal medya mecralarına, alan adı/hosting sağlayıcılarına ve reklam platformlarına şikâyet/ihbar/...benzeri başvurular yapmasının, ihtar göndermesinin ve hesap/mağaza kapattırılmasını talep etmesinin tedbiren önlenmesine, Davacının “...” ibaresini kendi ticari faaliyetinde dürüst kullanım çerçevesinde kullanmasının tedbiren korunmasına karar talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, terditli açılmış olup davacı öncelikle markanın davacı adına devrini, olmadığı takdirde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 27/04/2026 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mevcut delil durumu ve dava konusu itibarı ile ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/813, K. 2026/1136, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-813-e-2026-1136-k-ac261ee9a5b9