Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/677 E. 2026/866 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/677
Karar No
2026/866
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/677 Esas KARAR NO : 2026/866 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/108 KARAR NO : 2025/556 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 KESİNLEŞME TARİHİ : 26/03/2026 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1044 KARAR NO : 2024/992 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 KESİNLEŞME TARİHİ : 03/02/2025 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/04/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ:17/04/2026

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan iş bölümü uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince 25/12/2023 tarih ve 2023/1044 Esas, 2024/992 Karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlık "faktoring" ilişkisinden kaynaklanmakta olup, söz konusu hukuk davalarına bakmaya, HSK tarafından finans mahkemesi sıfatıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiğinden, mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir. Dosyanın gönderildiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 11/06/2025 tarih ve 2025/108 Esas, 2025/556 Karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki ilişkinin cirantalar arasındaki alacak borç ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, icra takibini başlatan davalılardan faktoring şirketi olduğu ve kendisinin son hamil olduğu, kendisinden önce ciranta olarak .... firmasının bulunduğu, davacı ile davalılardan .... AŞ. arasında doğrudan factoring ilişkisi bulunmadığı, davacının salt genel hükümlere göre davalılara karşı açtığı bir menfi tespit davası olduğu, taraflara faktoring kanunu uygulanmayacağı, nihai hamil sıfatının da tek başına ihtisas anlamında görevliliği haklı kılacak maddi ve hukuki sebep teşkil etmeyeceği de nazara alınarak bu itibarla yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değil de genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu nazara alınarak mahkemenin görevsizliğine dair karşı görevsizlik kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. İki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması durumunda, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir. Aynı nitelikte farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin talep üzerine; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/7830 Esas, 2022/14067 Karar sayılı ve 17.10.2022 tarihli emsal kararında "HSK 1. Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 sayılı kararıyla belirlenen 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin belirlenmesi mahkemeler arasındaki iş bölümüne ilişkindir. HSK 1. Dairesi anılan kararı uyarınca ihtisas mahkemelerini belirlemiştir. İİK 308/B maddesi gereğince açılan davalarda HSK 1. Dairesi’nin 538 sayılı kararı gereğince belirlenen mahkemeler iş bölümü itibari ile yetkili kılınmıştır. Yani kanunla düzenlenmesi gereken görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen yetkisizlik kararları da gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibari ile devir kararı niteliğindedir, bu nedenle mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki kararına göre İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, gerçek anlamda (HMK m. 20) bir görev mevcut olmayıp, "iş bölümü" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır. Somut sorunda geçerli hukuksal nedene dayanan devir kararı verilmiş olmakla, bu anlamda devir kararı görevsizlik niteliğinde değildir. Merci inceleme koşulu, karşılıklı verilmiş olması gerekli 2 (iki) ayrı görevsizlik ya da yetkisizlik kararının bulunmasıdır. Bu nedenle merci tayini koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Anılan mahkemeler arasındaki ihtilaf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın mahal Mahkemesine İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliği ile karar verildi.17/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/677, K. 2026/866, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-677-e-2026-866-k-2d6fdf5e0270