Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/534 E. 2026/559 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/534
Karar No
2026/559
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/534 - Karar No:2026/559 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.3 md)

ESAS NO : 2026/534 KARAR NO : 2026/559

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2026 NUMARASI : 2023/863 E-2026/138 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :04/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :09/06/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Davacının halen faaliyet sürdürdüğü ofisi ile Dalaman'da bulunan 4 adet dairesine mobilya imal edilmesi için davalı ile anlaştığını, davalının hesabına 14.10.2022 tarihinde 200.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, tarafların Ekim 2022 de işe başlaması, Ankara'daki işin tamamını 45 gün içerisinde bitmesi, hemen sonrasında başlayacağı Dalaman'daki dairelerin işini de en geç 2023 yılı şubat ayı sonuna kadar bitirmesi konusunda şifai olarak anlaşma sağlandı; bu işlerin tamamı için toplam 400.000,00 TL bedel üzerinden anlaşma sağlandığını, davalı tarafın geç işe başladığı ve işin süresini uzattığı, 2023 yılı şubat ayında Ankara'daki işi müvekkiline eksik ve ayıplı olarak teslim ettiğini, bu sebeple Dalamanda'ki işe başlamadığını, Ankara'daki ofisinin bulunduğu ilk iki katını 2022 yılı Temmuz ayında imzalanan kira kontratı ile müvekkilinden aylık 20.000,00 TL KDV tutarla kiralayan ... firması müvekkilinin en üst kattaki ofisinde devam eden ve oldukça uzun süren inşaat ve imalatlardan dolayı Zemin kata Temmuz ayında taşındığı, bir üst kata müvekkilinin en üst kattaki dairesinin tadilatının bitim tarihi olan 2022 yılı Kasım ayı itibariyle taşınacağını beyan ettiğini ancak dairedeki gecikmeden dolayı 1. Kattaki daireye 2023 yılı Mart ayında taşınabildiği, yapılan iş ve imalatların eksik ve ayıplı yapıldığı, bu yüzden ofisteki mobilyaları kullanma şansı olmadığı, davalının yapmayı taahhüt ettiğibalon kapaklı mutfakdolabı, balon apaklı banyo dolabı, mutfak masası, arka ofis ve çatı altı depo lambri, arka ofis makam arkası, alt dolap ve raflı duvar çıtalı lambri, lake kapı, ofis masa ve etejer, makam karşısı tv alt dolap lake, kasa için niş dolabı lake kapak imalatları eksik ve ayıplı yapılmış bu durumun düzeltilmesi için defalarca uyarıda bulunmuş olmasına rağmen iş sürüncemede kalmış ve müvekkili ofisini Uzun süre kullanamadığı, işin eksik ve ayıplı yapıldığını gören davalı müvekkiline yalnızca 50.000,00 TL para iadesi yaptığını, davalının ayrıca binanın dış cephesine de çalışmalar esnasında hasar verdiği, Dalamandaki 4 dairesinin imalatına hiç başlanılmamış olması sebebiyle kiraya veremediğini, farklı ustalar ile anlaşılmış ilave bedel ödemek zorunda kaldığını, İcra takibinin 150.693,24 TL üzerinden devamının sağlanmasını talep etmiştir. Davalı vekili; Davacının mevcut incekte bulunan binasının çatı katına ilave kat çıktığı mekanına ihtiyacı olan kapı, süpürgelikler, mutfak dolabı, mutfak masası WC dolabı, sekreterya dosya dolabı, makam masası, tv alt dolabı, arka odasına duvar lambrileri ve küçük dosya dolabı ile Dalaman'da bulunan dairesine sabit mobilya imalatı işi için ilk etapta 400.000,00 TL karşılığı anlaşıldığını, davacının vazgeçmesi ve süreçte talep ve isteklerinin sürekli değişmesi üzerine İncek işi için anlaşılan 100.000,00 TL bedel dışında Dalaman için alınan 50.000,00 TI avansı iade ettiklerini, anlaşma kapsamında davacı ile 200.000,00 TL ön ödeme yapılması konusunda anlaşma sağlanmasına rağmen Davacı müsait olmadığını söyleyerek 14.10.2022 tarihinde 150.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, davacının sürekli sunulan çizimleri beğenmemesi yeni çizimler ve kartelalar sunulmasını istemesi nedeni ile süreç davacı yanca uzatıldığını, davacı yanla işin bitimi konusunda herhangi bir süre anlaşması yapılmadığı ancak Davacının sürekli memnuniyetsiz tavırlarına karşın tüm süreç kendi onayı ve istekleri ile ilerlediğini, Davacı yana Teminat senedi olarak 200,000,00 TL ödendiğini, Dalaman işinin devam edilebilmesi için işin başında anlaşılmış olan eksik avans bedelini tamamlaması yani 50.000,00 TL daha vermesi gerektiği çizimlerin yapıldığının söylenmesi üzerine davacı Dalaman işini müvekkiline yaptırmak istemediğini, işi sonlandırmak istemesi üzerine ödenen avans iade edilmiş teminat senedi defaten istenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini, müvekkilinin işinin bedeli ekstra yaptırdığı işler ile beraber toplam 105.440,00 TL' ye ulaştığını bu bedele 3 kez çizim ve yeniden imalatlar dahil değil iken aldığı tutar ise 100.000,00 TL olduğunu, müvekkilince yapılan eksiksiz ve anlatılan şekilde zarar ederek tamamladığı işler neticesinde 100.000,00 TL ödeme aldığı Davacı yanca iptal edilen Dalaman işi için alınan 50.000,00 TL avans kendisine iade edildiğini, davacı yanın diğer tüm iddiaları asılsız olduğunu, ... davacının imalat yapılan dairesi dışında alt kat kiracısı olup yapılan imalatlarla ile kiracısının hiçbir ilgisi olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta, asıl zarara uğrayan tarafın müvekkilinin olması nedeniyle alacak ve tazminata ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece" Dosyada çözümü gereken hukuki ihtilafın Ankara 24. İcra Dairesinin 2023/7226 Esas sayılı (Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/213756 Esas sayılı takip dosyası) takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmetme şartlarının yerinde olup olmadığından ibaret olup; Takip dosyasının incelenmesinde, takibin 06/04/2023 tarihinde harçlandırılmak sureti ile açıldığı, borcun sebebi olarak Protessto bedeli 693,24 TL, 200.000,00 TL Miktarlı 19/12/2022 Tanzim Tarihli, 15/03/2023 Vade Tarihli Senet olarak yazılı olduğu, takibe dayanak belge olarak 19/12/2022 tanzim, 15/03/2023 vade tarihli, 200.000,00-TL bedelli senet ile işbu senet sebebi ile keşide edilen ödememe protestosunun takip dosyasına sunulduğu; borçlu/davalı tarafından yasal süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile senedin teminat senedi olduğundan bahisle itiraz ettiği, itirazın borca ve ferilerine itiraz mahiyetinde olduğu, tanzim edilen 10/04/2023 tarihli tensip ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, takip dosyası arasında itiraz evrakının alacaklı tarafa tebliğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı, bu halde 27/12/2023 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde açılmış olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesinde, dava tarafları arasında İncek'te ofis mobilya yapım işi ile Dalaman'da bulunan 4 dairesinin mobilya yapım işi konusunda anlaşma yapıldığı beyan edilmekle davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmemiş, bu halde taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi bulunduğu; takibe konu edilen senedin de işbu hukuki ilişki kapsamında tanzim edildiği kabul edilmiştir. Eser sözleşmesi, TBK'nun 470 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." 12.05.2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında hukuki ihtilaf, taraflar arasında Ankara'da yapımı kararlaştırılan işin teslimi için süre öngörülüp-öngörülmediği, işin davalı tarafından eksik ve ayıp olmaksızın kullanım amacına uygun şekilde imal edilip davacıya teslim edilip-edilmediği, bu işte eksik-ayıp söz konusu ise ayıpların açık ya da gizli ayıp olup-olmadığı, davacı tarafından süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunulup-bulunulmadığı, Ankara'da yapılan iş bedelinin ne kadar olması gerektiği, davacı tarafından yapılan ödeme miktarı ve davalı tarafından yapılan toplam iade miktarının ne kadar olduğu, 50.000,00 TL iadenin Ankara'daki işlemi yoksa Dalaman'daki işlerle mi ilgili olduğu, sonuç olarak davacının davalıdan icra takibi ile talep edilen kadar alacaklı olup-olmadığı olarak tespit edilmiştir. Eksikliklerin ikmali sonrası, dosya, eser sözleşmesine konu edilen imalatın cinsi de nazara alınarak inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisinden teşkil edilen heyete teslim edilmekle uyuşmazlık konusunda rapor tanzimi istenilmekle yerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edildiği anlaşılan 29/01/2025 tarihli kök rapor sunulmuştur. Raporun incelemeler kısmında; ...Dosya kapsamında bulunan gerçekleştirilen imalatlar ile uyumlu ancak imzasız olan ... İçmimarlık & Mobilya antedli belgede İncek'teki ofisin iş teslim süresinin 45 gün olduğu, bitim tarihinin ise 30.11.2022 olduğu ayrıca iptal edilen Dalaman işinin ise süresinin 135 gün olduğu bitim tarihinin ise Şubat 2023 olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında işin teslim edilmesine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmamıştır. Ancak dosyaya sunulan Watsap yazışmalarına bakıldığında Davacı tarafın gerçekleştirilen imalatlara ilişkin eksikliklerden bahsederek aradaki görüşmelere son verdiğini verilen zararın karşılanması gerektiğini belirttiğinden söz konusu imalatların teslim alınmadığı ve eksik ve ayıplı olduğu yapılan yazışma içeriklerinden anlaşılmaktadır. Bu kapsamda yerinde yaptığımız incelemede aşağıda belirtmiş olduğumuz eksiklikler tespit edilmiştir. Bu işte eksik-ayıp söz konusu ise ayıpların açık ya da gizli ayıp olmadığı hususu; Yerinde yapılan incelemede gerçekleştirilen imalatlardaki ayıpların açık ayıp niteliğinde ayıplı imalatlar olduğu görülmektedir. ...Sadece Watsap yazışmalar üzerinden eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin yazışmalar yaptığı görülmektedir. Bu yazışmaların tarihleri ve konuşma özetleri ekte sunulmuştır. Waatsap yazışmaları geçerli kabul edilmesi durumunda zaman zaman gerekli ikazların yapılmış olduğu görülmektedir. Ancak dava dilekçesi sonrasında belirttiği beyanda belirtilen toplu eksikliklere ilişkin Davalı tarafa iletilen bir eksiklikten bahsedilemeyecektir. ...Yukarıda “Teknik İncelemeler” bölümünde detaylarıyla açıklandığı üzere, imalattaki ayıpların “açık ayıp” niteliğinde olduğu ancak ayıpların davacı yanı kabule icbar olunamayacak derecede olmadığı tespit edilmiş olup, dosyaya sunulu whatsapp yazışmalarından, davacı yanca çekmecelerin sayısı, masada bulunan rayların görünmesi, masanın yüksekliği,... Vs. konularında davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı yanca gerçekleştirilen imalat bedelinin tespiti ile ayıplar nedeniyle nefaset kesintisi uygulanması gerektiği kanaati hâsıl olmaktadır. ...Davacı yanca, davalının işin geciktirdiği ve bu nedenle müvekkilinin, daireyi kiraya vermesinin geciktiği ve kira kaybına yol açtığı ifade edilmekte ise de; taraflar arası sözleşmede işin geciktirilmesine bağlı olarak gecikme cezası ödeneceğine dair bir hüküm yer almadığı görülmektedir. Keza, huzurdaki davanın “itirazın iptali” davası niteliğinde olduğu ve takip dosyasıyla sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip dayanağının “200.000,00-TL. miktarlı 15/03/2023 vade tarihli senet” olarak gösterildiği dikkate alındığında, davacının -varsa- geç teslimden kaynaklanan zararını, işbu davada talep edemeyeceği hususu, Sn. Mahkemenizin takdirindedir. değerlendirmeleri yapılarak raporun sonuç kısmında; Yerinde yapılan incelemede, davalı yanca gerçekleştirilen imalat bedelinin 105.400,00 TL. olarak tespit edildiği, imalatlarda “açık ayıp” bulunduğunun belirlendiği, ancak bu ayıpların “kabule icbar olunamayacak derecede” görülmediği, Davacı yanca, whatsapp yazışmalarıyla davalı yana ayıp ihbarında bulunulmuş olduğu, Davalı yanın gerçekleştirdiği imalatlardan, ayıplar nedeniyle kesilebilecek nefaset bedelinin 15.750,00-TL. olarak tespit edildiği, Davacı yanca, davalıya 200.000,00-TL. avans ödemesi yapıldığı iddia edilmekte ise de, dosyada yalnızca 150.000,00-TL. lık ödemeye ilişkin dekont bulunduğu, bu tutarın 50.000,00-TL. lık kısmının davalı tarafça iade edildiğinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, Davalı yanın imalat bedelinden kaynaklanan alacağının; 105.400,00 — 15.750,00 —89.650,00 TL. * KDV — 105.787,00-TL. olarak hesaplandığı, Bu durumda, davacı yanın yaptığı ödeme mahsup edildikten sonra, (105.787,00—100.000,00 —) 5.787,00-TL. tutarında davalının alacaklı olduğu, Davacı yanca, davalının işin geciktirdiği ve bu nedenle müvekkilinin, daireyi kiraya vermesinin geciktiği ve kira kaybına yol açtığı ifade edilmekte ise de; taraflar arası sözleşmede işin geciktirilmesine bağlı olarak gecikme cezası ödeneceğine dair bir hüküm yer almadığı, huzurdaki davanın “itirazın iptali” davası niteliğinde olduğu ve takip dosyasıyla sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip dayanağının “200.000,00-TL. Miktarlı 15/03/2023 vade tarihli senet” olarak gösterildiği dikkate alındığında, davacının -varsa- geç teslimden kaynaklanan zararını, işbu davada talep edemeyeceği hususunun Sn. Mahkemenizin takdirinde olduğu beyan edilmiştir. İşbu rapora karşı ileri sürülen itirazların değerlendirilmesi amacı ile ek rapor alınmasına karar verilmekle sunulan 26/10/2025 tarihli ek raporda kök raporda yapılan hesaplama ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığı kanaatinin beyan edildiği görülmüştür. Sunulan raporun dosya kapsamın uygun, denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, alınan ek raporda da ileri sürülen itirazlar değerlendirilerek kanaatin değişmediğinin beyan edilmesi nazara alındığında rapor hükme esas alınabilir mahiyette bulunmuştur. Sonuç olarak, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalının yapmış olduğu imalatların ayıplı olduğu ve davalı tarafından ayıp ihbarı yapılmış olduğu, ancak ayıbın kabule icbar olunmayacak derecede olmadığının tespit edildiği, davalının imalat sebebi ile davacıdan 5.787,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar gecikme cezası talep edilmişse de bu yönde bir anlaşma bulunduğunu ispata yönelik delil sunulamadığı, bu halde istemin hukuka uyar olmadığı kanaati hasıl olmakla davanın reddine; alacak isteminin yargılamayı gerektirmesi ve davacının kötü niyetli olduğunu ispata yeterli delil de sunulmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki delillerin hatalı değerlendirildiğini ve hesap bilirkişi tarafından tanzim edilen raporların yanlış, yetersiz, hukuka aykırı tespitlere dayandığını, bilirkişinin hakim gibi davranarak hukuki sonuca vardığını, eserin kullanım amacını ortadan kaldırılan ayıpların basit bir nefaset indirimi ile geçiştirilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, fatura kesilmemesine rağmen KDV hesaplaması yapıldığını, gerçeğin tam olarak ortaya çıkmasını sağlamak amacıyla itirazlarını karşılayacak şekilde farklı uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, geç teslimden kaynaklanan zararın talep edilemeyeceğine dair kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin geç teslim nedeniyle kira kaybına uğradığını ve itibar kaybı yaşadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekmektedir. Anılan kanunun 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunun şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Anılan bu tür uyuşmazlıklar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Bununla birlikte, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere gerçek kişi olan taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kurulduğu, ancak tarafların tacir olmadıkları sabittir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, mahkemece görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2026 gün ve 2023/863 Esas 2026/138 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/534, K. 2026/559, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-534-e-2026-559-k-f3d0d3fcb522