Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/511 E. 2026/730 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/511
Karar No
2026/730
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/511

KARAR NO:2026/730

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:27/04/2023

NUMARASI:2021/820 Esas - 2023/401 Karar

DAVANIN KONUSU:Zayi Belgesi Verilmesi

Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticaretle iştigal dönemi esnasında tutmuş olduğu Ticari defterlerini 2020

senesinden itibaren yasadan kaynaklı olmak üzere Dijital ortamda E-defter şeklinde tutmaya

başladığını, müvekkili şirketin Ağustos 2020 dönemine ait Tutmakla Zorunlu Olduğu Defterler Olan Yevmiye ve Defteri Kebir Beratlarını kanuni süresinde vermiş olduğunu, şirketin Bilgisayarlarının Aralık 2020 Tarihinde Siber Saldırıya uğramış olduğunu, yani bilgisayarlara virüs bulaşması nedeniyle şirketin Kasım ve Aralık ayında yapılan tüm işlemlerinin silinmiş olduğunu, şirketin Eylül ayında yüklenmesi gereken defterlerini kanuni süresinde 31-12-2020

tarihinde vermek isterken ... Programda virüs sebebiyle silinen Ağustos /2020 Ayına

ait beratlar da silindiğinden Eylül /2020 döneminin verilemediği anlaşılmış olduğunu, şirketin tutulması zorunlu olan e-defterlerinin virüs saldırısına uğraması sebebiyle ulaşılamaz hale

geldiğini ve defterler ve ekleri görüntülenemediğinden 2020 Ağustos ayından sonraki

beyannamelerin verilememiş olduğunu, şirketteki kullanıcı bilgisayarlarında virüs nedeniyle Ticari defterlerin ve eklerinin görüntülenememesi üzerine müvekkili şirketin teknik servise başvurduğunu ve Teknik Servis tarafından elektronik ortamdaki bu problemlerin çözülmesi ve defterlerin ve eklerinin görüntülenmesi sağlanmaya çalışılmış olduğunu, ... Firma, programda silinen bu eksik aydan dolayı görüntüleme yapılamadığından, devamındaki ayların verilemeyecek olduğunun bildirilmiş olduğunu, buna ilişkin teknik servis tarafından tüm çalışmaların yapılmasına rağmen Ticari Defterler ve eklerinin görüntülenememekte olduğunu iddia ederek, müvekkili şirketin zayi olan 2020 yılı Ağustos ayına ait yevmiye ve defteri kebir defterleri için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İstemde bulunan ilgili şirketin bilişim sistemi ve ana sunucularına siber saldırı gerçekleştirilmesi sonucu şirketin 2020 yılı Ağustos ayı Yevmiye ve Defteri Kebir elektronik defterlerinin kayıtlarına ulaşılamadığı ileri sürülmektedir.Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan yazıya verilen yanıtta, ilgili şirketin 01/01/2020 tarihinden itibaren elektronik defter uygulamasını kullanmaya başladığı, en son 2020/8 ay defter beratlarını sisteme yüklediği, 2020/1-8 dönemlerine ait elektronik defter ikincil kopyalarının Başkanlık sistemine aktarılmadığı bildirilmiştir. ... A.Ş. isimli ... firma ile yapılan yazışmalarda, ilgili şirketin ... firma nezdinde 2020 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait elektronik defter beratlarına sahip olduğu, 2020 yılı Ağustos ayına ait elektronik defter beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı Sistemine yüklendiği, fakat söz konusu elektronik defter beratlarının ikincil kopyalarının Gelir İdaresi Başkanlığı Sistemine yüklenmediğinin saptandığı, yapılan incelemelerde ilgili şirketin yaşadığı siber saldırı sonucunda saklamakla yükümlü olduğu 2020 yılı Ağustos dönemine ait elektronik defter beratlarının zarar gördüğü ve ulaşılamaz olduğunun belirlendiği, ilgili şirketin defter saklama hizmetini kendilerinden almadığı ve sistemlerinde ilgili döneme ait bir yedekleme işlemi olmadığından verilere ulaşılamadığı bildirilmiştir. Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 7/1 maddesi hükmünde, elektronik defter saklama hizmeti veren özel ... kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde zayi belgesi isteneceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla ikincil örnekleri bulunan ticari defter ve kayıtlar yönünden zayi belgesi istenmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. İkincil örnekleri bulunmayan kayıtlar yönünden ise bilgi işlem sistemlerinde yaşanabilecek sorunlar nedeniyle elektronik defter ve beratlarını farklı ortamlarda yedeklemeleri basiretli bir iş adamından beklenen bir davranış olup, söz konusu ticari defter ve kayıtların farklı ortamlarda yedeklemelerinin yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi, yaptırılan bilirkişi incelemesinde yedeklemenin yapılmadığına işaret edilmiş, verilerin/dosyaların önemine göre kişi, kurum ve kuruluşların belli periyotlarda yedekleme yapmasının yaşanacak virüs vb. siber saldırılar sonucunda oluşabilecek zararları en aza indirmek açısından önemli bir önlem olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu durum karşısında, yasadaki "gibi" sözcüğünden hareketle afet durumunun yasada yazılı olanlar dışında da olabileceği ki eldeki olayda da yaşanan durum elektronik afet olarak değerlendirilmekle birlikte yaşanan durum öngörülerek herhangi bir olumsuzluğa, aksiliğe, kayba karşı tüm elektronik kayıtların ve bunun yanında zıyaı istenen defterlerin farklı ortamlara aktarılması, yedeklemesinin yapılmaması göz önüne alındığında, isteme konu ticari defterlerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık nedeninden dolayı basiretli bir tacirin/iş insanının göstereceği tüm dikkat ve özenin gösterilmesi halinde dahi önlenemeyen bir nedenden ötürü zıyaa uğradığının ispatlanamadığı kanaatiyle..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Birbiriyle kardeş olan iki firmadan davacı şirket ve diğeri Bakırköy 6. ATM'nin 2022/278 Esas sayılı dosyasının davacısı olan... AŞ şirketi ile aynı yerde iştigal eden şirketler olduğunu, bilgisayarların siber saldırıya uğradığını yani bilgisayarlara virüs bulaştığını, müvekkili şirketin Kasım ve Aralık ayında tüm işlemlerin silindiğini,... AŞ şirketi ile ilgili Bakırköy 6. ATM'nin 2022/278 sayılı dosyasında şirket adına zayi davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verilmesine rağmen aynı şartlarda aynı bilgisayarda yapılan çalışma olmasına rağmen iş bu davada davacı şirket adına açılan davanın reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 2020 yılı Ağustos ayına ait yevmiye ve defteri kebir, e-defter ve eklerinin zayi olması ve kayıpların yeniden oluşturulması, e-defter uygulaması aracılığı ile başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi amacı ile zayi olan 2022 yılı Ağustos ayına ait yevmiye ve defteri kebir defterleri için zayi belgesini verilmesini talep edildiğini, mahkeme tarafından tüm dikkat ve özenin gösterilmesi halinde dahi önlenemeyen bir nedenden ötürü ziya uğradığının ispatlanamadığı kanaati ile zayi belgesi verilmesi isteminin reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 2020 dönemine ait tutmakla zorunlu olduğu defterlerin beraatlarının kanuni süresinde verildiğini, şirket bilgisayarlarının Aralık 2020 tarihinden siber saldırıya uğradığını, şirketin Kasım ve Aralık ayında yapılan tüm işlemlerin silindiğini, şirketin kullanıcı bilgisayarlarındaki virüs nedeniyle ticari defter ve eklerinin görüntülenememesi üzerine müvekkilinin teknik servise başvurduğunu, teknik servis tarafından elektronik ortamdaki bu problemlerin çözülmesi ve defterler ile eklerinin görüntülenmesine çalışıldığını, ... firmanın programda silinen bu eksiklikten dolayı görüntüleme yapılamadığından devamındaki ayların verilemeyecek olduğunu bildirdiğini, şirketin yeminli mali müşaviri tarafından düzenlenen tasdik raporunun mahkemeye sunulduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında e-defter kayıtlarına ulaşmanın normal yollarla mümkün olmadığının ifade edildiğini, rapordan açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirkete ait e-defter ve kayıtlarının bilgisayara virüs bulaşması ve veri kurtarma çalışması yapılmasına rağmen kurtarılamadığı ve normal yollarla ulaşmanın mümkün olmadığının tespitine rağmen zayi belgesi verilmesi talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkili şirketin Ağustos 2020 dönemine ait tutmakla zorunlu olduğu defterlerden yevmiye ve defteri kebir beraatlarının kanuni süresinde 30.11.2020 tarihinde verdiğini, şirketin bilgisayarlarının Aralık 2020 tarihinde siber saldırıya uğradığını, bilgisayarlara virüs bulaştığını ve şirketin Kasım ve Aralık ayında yapılan tüm işlemlerinin silindiğini, müvekkili şirketin teknik servise başvurduğunu, teknik servisin problemleri çözmeye ve defter ile eklerin görüntülenmesini sağlamaya çalıştığını, ... firmanın programda silinen bu eksik aydan dolayı görüntüleme yapılamadığından devamındaki ayların verilemeyecek olduğunu bildirdiğini iddia ederek ,2020 yılı Ağustos dönemine ait yevmiye ve defteri kebir, e-defterlerin ve sair belgelerin zayi olduğuna dair, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Dilekçeye ekli olarak dava dışı ... ... Sistemlerinin 20.03.2021 tarihli cevabı yazıları ile özel amaçlı düzenlenen 06.08.2021 tarihli tasdik raporunu ibraz etmiştir. Dava dışı şirketin 20.09.2021 tarihli cevabı yazısında, firmanın 2020 yılı e-defter gönderimlerinin ...ve Bakım Anlaşması ile taraflarından firmanın onayı ile süresinde yapıldığını, mükellef kurumun 2020/08 ayına ait e-defter dosya bilgilerinin 2020 yılı Aralık ayında kullanıcı bilgisayarına ulaşan virüs nedeniyle görüntülenemediğini, 19.09.2021 tarihine kadar yapılan tüm veri kurtarma çalışmasına rağmen bilgilere ulaşılamadığıni, 09.09.2021 tarihi itibariyle defter kayıtlarının virüs sebebiyle mükellefin iradesi dışında zarar görerek zayi olduğunu, şirkete ait 2020 yılı Ağustos vergilendirme dönemine ilişkin defterlerin görüntülenebilmesi için sisteme tekrar yüklenmesi gerektiğini, eski e-defter beraatlarının iptal edilerek yeniden e-defter beratlarının sisteme yüklenerek oluşturulmasına izin verilmesi halinde yeniden sisteme yükleneceğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından cevabı yazı sonrasında iş bu talepte bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, 01.11.2021 tarihli açıklama içeren dilekçesiyle; e-defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği ve e-defter saklama hizmeti veren ... kuruluşun adı, ticaret unvanı ile bu kapsamda kullanılan yazılım adı, sürüm numarası gibi ayırt edici özelliklerin bildirilmesinin istenilmesi üzerine ... firması olarak ... AŞ şirketini, bilgi işlem firma bilgisi olarak ise ... ... ... ismini bildirerek yazılımın adının ...olduğunu ifade etmiştir. Dava dışı ... AŞ şirketi dosyaya ibraz etmiş olduğu 09.05.2022 tarihli cevabı yazılarında, yapılan incelemelerde 2020 yılı Ağustos ayına ait e-defter beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine yüklendiğini ancak e-defter beratlarının ikincil kopyalarının GİB sistemine yüklenmediğinin tespit edildiğini, yapılan incelemeler sonucunda ... müşteri numaralı kullanıcının yaşadığı siber saldırı sonucunda saklamakla yükümlü olduğu 2020 yılı Ağustos dönemine ait e-defter beratlarının zarar gördüğü ve ulaşılamaz olduğunun belirlendiğini, söz konusu firmaya ait e-defter saklama hizmetini müvekkili şirketten almadığını, kendi sistemlerinde ilgili döneme ait bir yedekleme işlemi olmadığından dolayı verilere ulaşılamadığının belirtildiği, dava dışı ... Şirket yetkilisinin 15.11.2022 tarihli cevabı yazısında; ilgili dönemle alakalı firmalar arasında teknik destek hizmet anlaşmasının mevcut olduğunu, firmanın siber güvenlik alanında çalışmaya uygun donanım ve yetkisinin bulunmadığını, teknik destek verildiği süre zarfında müşterinin hacklendiğinin görüldüğünü, şifrelenen dosyalara müdahale edilemediğini, bunun dışında bilgisayardaki virüsün temizlendiğini ancak talep olmadığından dolayı veri kurtarma çalışmasının yapılmadığını ve herhangi bir tutanak düzenlenmediğini belirtmiş olduğu görülmüştür. Mahkemece, resen araştırma ilkesi de göz önünde bulundurularak ilgili bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edildikten sonra bilirkişi raporu alınmıştır.03.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan belgeler ve ilgili bilgisayar üzerinde yapılan incelemede tespit edilen hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde, “2020” tarihinde dava dilekçesinde bahsi geçen bilgisayara zararlı yazım/virüs bulaşması süretiyle e-defter kayıtlarının/dosyalarının zarar gördüğü dosyaların normal haline getirilmesi için veri kurtarma işleminin yaptırıldığı ancak “Ağustos 2020" ayına ait dosyaların kurtarılamadığı, E-deftter kayıtlara ulaşmanın normal yollarla mümkün olmadığı, dosyaların/ verilerin yedeklemesi isteğe bağlı bir durum olduğu, ancak verilerin / dosyaların önemine göre kişi, kurum ve kuruluşların belli periyotlarda yedekleme yapmasının yaşanacak virüs vb. siber saldırılar neticesinde oluşabilecek zararları en aza indirmek açısından önemli bir önlem ve tedbir olabileceği belirtilmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir.TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.TTK'nın 64/3 maddesinin son cümlesinde; fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekil ve esaslarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirleneceği ifadelerine yer verilmiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 19/10/2019 tarih 30923 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'le; elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir (Bkz. Tebliğ m.4.4.1-e).Öte yandan, aynı tebliğin 7.1 maddesininde, e-defter tutanların, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” hâlleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel ... kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemeye başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilecekleri; Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 64/3 maddesinin son cümlesinde; fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekil ve esaslarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirleneceği ifadelerine yer verilmiştir. TTK'nın 82/7. maddesine uygun şekilde düzenleme yapılan anılan tebliğde e-defter veya beratlarına ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-defter saklama hizmeti veren özel ... kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren on beş gün içinde yetkili mahkemeden zayi belgesi verilmesini istemesi gerektiği belirtilmiştir.TTK'nın 82/7. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir.Ancak, dosya kapsamı ile zayi belgesi talep eden davacının davadan önce e-defter saklama hizmeti veren özel ... kuruluşlarından veya Başkanlığa başvurduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi, belge ve iddia mevcut değildir. Yukarıda yer verilen tebliğin ilgili hükmüne göre ikincil kopyalarının saklandığına dair herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır. Davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne uygun davrandığını yani basiretli bir tacir gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2015/13372 Esas, 2017/1346 Karar sayılı kararı ).Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç hükmü uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/511, K. 2026/730, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-511-e-2026-730-k-c6cd2ee1117f