İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1014 E. 2026/599 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1014
Karar No
2026/599
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1014 Esas KARAR NO : 2026/599

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket tarafından davalıya eksiksiz nakliyat yapıldığını, davalı adına bir takım faturalar düzenlendiğini, faturaların davalıya gönderilerek ticari defterlere kaydedildiğini, alacaklarının tahsili için Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esasına kayıtlı olarak başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adına yapılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın; davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 832.594,42-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri, BA-BS kayıtları ve dosya üzerinde 05/05/2025 günü, saat 15:00'de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ....'nun 13/10/2025 tarihli raporunda özetle; Dava konusunun, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında olduğunu, davacının 6102 sayılı TTK m. 64/3 ve VUK m. 182'ye göre bilanço esasına tabi olduğunu, davacının ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğunu, ilgili yıllar açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde gönderildiğini, envanter defteri açılış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığını, ticari defterlerinin HMK m.222 gereğince davacı lehine delil takdirinin Mahkemede olduğunu, davacının davalıdan olan alacağının tamamını dava tarihinden sonra tahsil ettiğini, davacı ile davalı arasında anapara yönünden borç alacak ilişkisi kalmadığını, davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığını, borç ödemesi yapılmış toplam borç tutarının Türk Lirası karşılığının 2.072.581,05-TL olduğunu, davacı vekilinin takip öncesi faiz talebinin olmadığını, ödemeler davanın açılmasından sonra yapıldığını bildirmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ...'ın 20/05/2025 tarihli kök raporunda özetle; Davacı ... Ltd. Şti. dava sonrasında dahi ... Ltd.’e faturalar kestiğini, tam hesap mutabakatı sağlanmadan ve süregelen bir ticari faaliyet içinde, sadece belirli bir döneme ait işlemler üzerinden icra takibi ve dava açmak ticaretin doğal akışına aykırı olduğunu, dava tarihinden bir hafta sonra karşılıklı hesap mutabıklaşmaları dahi gözüktüğünü, gecikmeler hususunda, hesap mutabakatı sonrası mağdur taraf tazminat, vade farkı vs. talep edebilir ama bu da ayrı bir icra ve dava konusu olacağını bildirmiştir. Taraf itirazları irdelenmek üzere ek rapor tanzim edilmesi hususunda dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ....'ın 13/04/2026 tarihli ek raporunda özetle; Davalı tarafın ticari defterleri TTK esaslarına göre tutulmuş olup, e defter mahiyetinde olduğundan, defterlerin e defter beratları olduğunu, defter kayıtları ve ilgili evraklar (fatura vb.) tarihler itibari ile birbirlerini doğrulamakta kayıtlarda mevcut ve usulüne uygun olduğunu, davacı tarafça kesilen tüm faturalar ve davalının kestiği tüm iade faturaları kayıtlarda mevcut olduğunu, mahkemenin Şırnak Defterdarlığı'ndan istediği BS-BA Formlarından da anlaşılacağı üzere BS-BA formlarında kayıtlı olduğunu, kayıtlar, firmalar arasındaki cari hesap mutabakatları ve ilgili mail trafiği incelendiğinde sürekli hesap hareketliliği olan iki firma, doğal olarak da borç alacak ilişkisi de sürekli değişim halinde olduğunu, takip dayanağı 33.757 Euro'luk ..... Alacak bakiyesi, yine ..... Hs. Mutabakatına göre 08.08.2024 tarihli bakiye olduğunu, yani takip tarihi alacak miktarı, 08.08.2024 bazlı olduğunu, takip tarihi öncesi son hareketlilik olan, 09.08.2024 tarihinde ...'ca iade edilen 6.975 Euro fatura ile bakiye 26.782,00 Euro'ya düştüğünü, bilahare takip tarihinden 2 gün sonrasında 11.09.2024 tarihinde, takip tarihi öncesine ait 6 adet fatura iadesi oluyor ve ..... Ltd. Şti. alacak bakiyesi 6.460,00 Euro'ya düştüğünü, yıl sonu 10.12.2024 tarihinde alınan 12.000 Euro çek ile bakiye alacak, 21.757,00 Euro olduğunu, takip tarihi öncesi TL olarak, ..... Alacak miktarı olan 832.594,42-TL 08.08.2024 tarihli bakiye olduğunu, ara süreçte hareketlilikler olsa da10.12.2024 .... Ltd. Şti.'den alınan 832.594,42-TL çek ile ilgili TL bakiyenin sıfırlandığını bildirmiştir. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın iddiası davalı tarafa vermiş olduğu kara yolu taşıması hizmeti nedeni ile düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış olmakla dava dilekçesinde ileri sürülen vakaıları inkar etmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamda davacı tarafın davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve takibe dayanak cari hesap alacakları yönünden taşıma hizmetini eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalı tarafın ise işbu kapsamdaki hizmet bedelini ödediğini ispat külfeti bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile tarafların ticari defterlerine delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Somut olatın değerlendirilmesinde davacının davalı ile aralarında yer alan ticari ilişkiyi taraf ticari defterleri itibari ile kanıtlamış olduğu, tarafların ticari defter ve belgelerinin ve BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğunun alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, her ne kadar davacı taraf defterinde takibe konu borç nedeni ile ödemeler bulunduğu anlaşılmış ise de, ödemelerin dava tarihinden sonrasına ait olduğu, bu nedenle infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'sine tekabül eden 420.816,44-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin DEVAMINA, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate ALINMASINA, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'sine tekabül eden 420.816,44-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 143.729,86-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 25.390,64-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 118.339,22-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan dava ilk açılış harç gideri olan 25.818,24-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak toplam 31.206,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 312.571,51-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 24/06/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1014, K. 2026/599, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1014-e-2026-599-k-294fe1012d27