İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1122 E. 2026/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1122
- Karar No
- 2026/514
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1122 Esas KARAR NO : 2026/514 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
I.İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisini bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafa sipariş üzerine muhtelif tarihlerde mal satışı yaptığını ve teslim ettiğini, söz konusu ilişkiye istinaden 10 adet toplamda ... TL tutarındaki faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, malların teslim edildiğini, ancak fatura bedellerinin vadesinde ödenmediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini , davalı borçlunun ... tarihili dilekçe ile borca, faize ve ferilere haksız kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davanın kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız mesnetsiz itirazın iptaline, takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileriyle birlikte devamına, alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın 520 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği belirlenmiştir. II. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası, Tarafların 2025 yılı alış-satış analizleri, ... tarihli bilirkişi raporu, III. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura, olmak üzere toplam tutarı ... TL olan faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, faturalara yasal süresinde itiraz edilmediği, fatura bedellerinin vadelerinde ödenmediği, alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibe yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ve işbu 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı sabittir. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satması karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam takip tarihi itibari ile Antalya Genel icra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan faturalardan dokuzunun defterlerinde kayıtlı olduğu, ... tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli faturanın ise davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu fatura yönünden fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispat olunamadığı, davacının ... -TL bakiye alacağının bulunduğunu, defterlerde kayıtlı dokuz fatura yönünded; alacağın ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır