Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/508 E. 2026/1065 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/508
- Karar No
- 2026/1065
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/508 - 2026/1065 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/508 KARAR NO : 2026/1065
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2025 NUMARASI : 2025/480 ESAS - 2025/806 KARAR
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 25/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 17/02/2024 tarihinde davalı adına kayıtlı olan araç dava dışı ...’in sevk ve idaresinde iken meydana gelen kazada dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın hasarlandığını, bu araçta oluşan hasar bedelinin davacı tarafça karşılandığını, kaza sırasında davalının alkol raporunun eksik olması nedeni ile davacı Sigorta Şirketinin ödemiş olduğu tazminatı rücuen davalıdan talep hakkı doğduğundan, Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/42564 icra sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı ... aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının yürütülen takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, davacı lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda; davanın 13/01/2025 tarihinde takip edilmemesi üzerine dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, yine 14/02/2025 tarihli celsede de usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmaya icabet edilmediği gerekçesiyle, davanın HMK 150/1-4 ve 320/4 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, Dairemizin 2025/497 E. -2025/741 K. nolu 22/05/2025 tarihli ilamı ile kararın, ‘Somut olayda, davacı vekilinin 14.02.2025 tarihli celseye ilişkin sunduğu mazeret dilekçesinde yokluğunda ön inceleme yapılması ve yeni duruşma gününün UYAP aracılığıyla taraflarına bildirilmesi yönünde talebi bulunması karşısında mahkemece mazeretin kabulü ile yargılamaya devam olunarak ön inceleme işlemi yapılması gerekirken açık Kanun hükmüne aykırı olacak şekilde davacı vekilinin mazeretinin 07.02.2025 tarihli celsede bir kereliğine kabul edildiği gerekçesiyle, mazeretin reddine karar verilmesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.’ gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılamada dosyaya sunulan delillerden anlaşılacağı üzere işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün alkollü olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde rücu nedeni olarak alkol raporu eksikliğinin gösterildiğini, davalı sigortalının, ZMM poliçesi kapsamında, sigorta şirketine ilgili evrakları sözleşme gereği ve Sigorta Genel Şartları gereği sunma zorunluluğu bulunduğunu, gerekçenin yetersiz ve talebe aykırı olduğunu, sunulan raporda alkol durumunu gösterir bir ifadenin ya da evrakın olmadığını, bu halde de davanın konusuz kalacağını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/415 E. sayılı dosyası ile aynı kaza ve taraflar ile yargılamanın devam ettiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, davacı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin KTK'nın 95/2 maddesi ve ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi (sürücünün alkol raporunun eksik olması)gereğince sözleşmeye dayalı olarak rücuen akidinden (sigortalıdan) tahsili istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca 17.02.2024 tarihinde ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada her iki sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, kazaya karışan ve davalıya ait olan aracın davacı sigorta şirketi tarafından ZMM sigorta poliçesi ile kaza tarihini kapsar şekilde sigortalandığı, dosya kapsamında yer alan 26.03.2024 tarihli ekspertiz raporunda sigortalı araç sürücüsünün alkolsüz olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre dosya kapsamında yer alan 26.03.2024 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalı araç sürücüsünün alkolsüz olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğuna dair bir kaydın dosya kapsamında yer almadığı, bu kapsamda ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafça da dosyaya bu hususta bir kayıt ibraz edilmediği, anılan nedenlerle davacı sigorta şirketinin zarar görene yapılan ödemeyi alkollü araç kullanımı yahut alkol raporunun ibraz edilmemesi sebebine dayalı olarak davalı sigortalıdan rücuen talep edemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.