Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/430 E. 2026/445 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/430
Karar No
2026/445
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/430 KARAR NO : 2026/445

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/389 DAVA TARİHİ : 27.03.2018 ARA KARAR TARİHİ : 12.12.2025 DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTEM : İhtiyati Haczin Kaldırılması KARAR TARİHİ : 02.04.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 02.04.2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/389 Esas sayılı dosyasından verilen 12.12.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden 3. kişi ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Talep eden 3.kişi .... A.Ş vekilinin 03.10.2025 tarihli duruşmadaki beyanında özetle; Dava konusu olayda ilgilerinin olmadığını, hacizlerin sehven konulduğunu, müvekkili şirket hisseleri üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2018/389 Esas sayılı dosyasından verilen 12.12.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Mahkememizce herhangi bir şirket hissesi üzerine konulmuş haciz kararı bulunmadığı anlaşılmakla, Asli Müdahil .... vekilinin Şirkete ait hisselerdeki hacizlerin kaldırılması talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden 3.kişi ... A.Ş vekili tarafından verilen 30.01.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Asli müdahil dilekçeleri ekinde sundukları yönetim kurulu kararlarından da görüleceği üzere davacı yanın 2012 yılına kadar müvekkili şirket hissedarıyken Şubat 2012 tarihinde sahip olduğu hisseleri devrettiğini, dava Konusu icra dosyasından ise söz konusu haczin 11 Şubat 2013 tarihinde işlendiğini, davacı yanın o tarihte müvekkili şirket hissedarı olmadığını, ancak dava konusu olayla da davacıyla da müvekkili şirket arasında hiçbir ilişki olmamasına rağmen müvekkili şirket hisseleri üzerine haciz şerhi işlenmesinin hukuka aykırı olup, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, ancak icra dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden söz konusu işlem yapılamadığını, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi olmayan dava konusu olay ve davacı sebebiyle İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1367 E. sayılı dosyasından müvekkili şirketin hisseleri ile sermaye payı üzerine, hisse senedi ve ilmühaber çıkarılmış ise bunların üzerine de keza dağıtılmasına karar verilen veya verilecek olan kar payı, huzur hakkı, faiz alacağı, cari hesap alacağı üzerine ve her türlü doğmuş ve doğacak haklarına haciz konduğunu, ancak haciz tarihi olan 11 Şubat 2013 tarihi itibari ile davacı yanın müvekkili şirketin hissedarı olmadığının daha önce dosyaya sunulan yönetim kurulu kararları ile de sabit olduğunu (Ek 1), gerçekten de davacı yanın müvekkili şirketteki hisselerini devrettiğini, bu durumun 02 Şubat 2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile sabit olduğunu, -Davacı yanın müvekkili şirketle hiçbir ilişkisi olmamasına rağmen 11 Şubat 2013 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili şirket hisselerine haciz şerhi işlendiğini, ilk derece mahkemesinin ise 12 Aralık 2025 tarihli kararında hacizlerin kaldırılması talepleri konusunda haksız ve hukuka aykırı olarak karar verilmesine yer olmadığına karar vererek hacizleri kaldırmadığını, ancak ilk derece mahkemesinin 12 Aralık 2025 tarihli kararında "Mahkememizce herhangi bir şirket hissesi üzerine konulmuş haciz kararı bulunmadığı" şeklinde bir gerekçe ile hacizlerin kaldırılması yönünde talepleri hakkında karar vermemiş olsa da İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nin, işbu dosya kapsamında verilen ihtiyati tedbir sebebiyle haciz kaldırma işlemi yapmadığını, -Bilindiği üzere bir mahkeme tarafından verilmiş icra takibinin tedbiren durdurulması kararı varken icra müdürlüğü tarafından da icra hukuk mahkemesi tarafından da ayrıca bir işlem yapılamayacağını, bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından, sehven konulmuş haczin kaldırılması veya İcra Müdürlüğü veya icra hukuk mahkemesi tarafından işlem yapılabilmesi için öncelikle tedbirin en azından kısıtlı olarak kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken "karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde karar verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen 12 Aralık 2025 tarihli ara kararın hatalı olduğu ve bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, -Gerekli görülmesi halinde ise İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü/İstanbul Ticaret Odası'na müzekkere yazıp haciz tarihi olan 11 Şubat 2013 tarihi itibari ile davacı yanın müvekkili şirkette herhangi bir hissesi, hak ve alacağı olup olmadığının sorulmasını, akabinde gelecek cevaba göre karar verilmesini talep ettiklerini, aksi kanaatte ise 12 Aralık 2025 tarihli kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, -Haciz tarihi itibari ile davacı ...'ın müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hissesi, hak ve alacağı olmadığının açık olup, dosya kapsamında ya sehven konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi yada bunun mümkün olmaması halinde İcra Müdürlüğü'nün/icra hukuk mahkemesinin hacizlerin kaldırılması yönünde karar verebilmesi için söz konusu 11 Şubat 2013 tarihli müvekkili şirket hisse ve diğer hak ile alacaklar üzerindeki hacizlerle kısıtlı olarak tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, aksi takdirde dosyada işbu dosya kapsamında konulmuş bir tedbir kararı varken İcra Müdürlüğü'nin de icra hukuk mahkemesinin de sehven konulan haczin kaldırılmasına karar veremeyeceğinin izahtan vareste olup, müvekkilinin dava konusu olay ile ilgisi yokken mağdur olmaya devam edeceğini, Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/389 E. Sayılı ve 12 Aralık 2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı şekilde İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1367 E. Sayılı dosyasının 08 Şubat 2013 tarihli karar ile 11 Şubat 2013 tarihinde müvekkili şirkete ait olan ve davacı ile hiçbir ilgisi olmayan hisseler ile sermaye payı üzerine, hisse senedi ve ilmühaber çıkarılmış ise bunların üzerine de keza dağıtılmasına karar verilen veya verilecek olan kar payı, huzur hakkı, faiz alacağı, cari hesap alacağı üzerine ve her türlü doğmuş ve doğacak haklarına işlenen haciz şerhinin kaldırılmasına, aksi kanaatte ise sehven konulan hacizlerin İzmir 1. İcra Müdürlüğü veya icra hukuk mahkemesi tarafından kaldırılabilmesi için 11 Şubat 2013 tarihli müvekkili şirket hisse ve diğer hak ile alacaklar üzerindeki hacizlerle kısıtlı olacak şekilde tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, mirasın hükmen reddedildiği iddiasına dayalı, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacının murisi ile davalı yüklenici şirket arasındaki eser sözleşmesi gereğince yüklenicinin hak ettiği ve mahkeme kararı ile tespit edilen alacağın yüklenici tarafından icra takibine konulması üzerine, davacının murisinin terekesinin borca batık olduğu iddiası ile mirasın hükmen reddi davası açtığını ve bu nedenle söz konusu alacak ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Talep eden 3.kişi ... A.Ş vekili müvekkili şirketin hisseleri üzerine hacizlerin sehven konulduğunu, dava konusu olayda ilgilerinin bulunmadığını, müvekkili şirketin hisseleri üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 12.12.2025 tarihli ara karar ile Mahkemece herhangi bir şirket hissesi üzerine konulmuş haciz kararı bulunmadığından talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen bu kararın talep eden üçüncü kişi ... A.Ş vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Dosya incelendiğinde davacı vekilinin "ihtiyati tedbir" isteminin ilk derece mahkemesi tarafından 16.04.2018 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/2047 esas 2018/1383 karar sayılı kararı ile davacı vekilinin İzmir 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1367 Esas sayılı dosyasındaki "takibin tedbiren durdurulması" talebinin İİK madde kanunun 72/3 maddesi uyarınca reddine, ancak söz konusu takip dosyasındaki alacağın %15 oranında teminat karşılığında "icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı" verilmesine kesin olarak karar verildiği; talep eden üçüncü kişi ... A.Ş' nin şirket hisseleri üzerine haciz konulması yönünde ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş "ihtiyati haciz kararı" bulunmadığı görülmüştür. İhtiyati haciz ile ilgili istinaf yoluna başvurulabilecek ara kararlar İİK'nın 265. ve HMK'nın 341/1-b maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararlar ve talebin kabulü sonrası itiraz üzerine verilen kararlar bakımından istinaf yolu açıktır. Bu iki ihtimal dışında ihtiyati haciz hakkında verilen kararlar bakımından istinaf yolu kapalıdır. Somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından talep eden 3.kişi ... A.Ş 'nin şirket hisseleri üzerine haciz konulması yönünde ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş "ihtiyati haciz kararı" bulunmadığından İİK'nın 265. ve HMK'nın 341. maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Yapılan değerlendirme neticesinde istinaf incelemesine konu edilen 12.12.2025 tarihli ara karar, istinafa tabi kararlardan olmadığından, talep eden 3.kişi ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341.maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/389 Esas sayılı dosyasından verilen 12.12.2025 tarihli ara kararına karşı istemde bulunan talep eden 3.kişi ... A.Ş vekilinin istinaf başvurunun 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, talep eden tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatırana ilk derece mahkemesince geri verilmesine, 3-Talep eden tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca, kesin olarak 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/430, K. 2026/445, T. 12.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-430-e-2026-445-k-209968b6239f