İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/837 E. 2025/837 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/837
- Karar No
- 2025/837
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/837 Esas - 2026/29 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/837 Esas KARAR NO : 2026/29 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 Mahkememize açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 31/10/2024 tarihinde ... plakalı aracın, müvekkilli kuruluşa ait ... plakalı otobüse kusur olarak çarptığını, sigorta şirketi 5.513,64 ödeme yaptığını, ancak bakiye 4.690,28 TL bakiye zararın kaldığını, bu zararın aracın maliki olan davalıdan talep edildiğini ancak ödenmediğini belirterek, ...7. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/14675 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, haksız ve kötü niyetli yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi, talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya karışan ... plakalı aracı müvekkili, dava dışı Muttalip Yılmaz'a kiraya verdiğini, kaza tarihinde aracın zilyedi Muttalip Yılmaz'da bulunduğunu belirterek, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir. DELİLLER : ...7. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/14675 sayılı uyaptan incelenmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; davacı ve davalının maliki olduğu araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle, davacının işlettiği ... palakalı araçta hasar meydana geldiği, teminat kapsamında bir kısım zararı sigorta şirketinin giderdiği bakiye zarardan davalının sorumlu olduğundan bahisle bakiye hasar ve gelir kaybının tahsili istemli olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı aracında meydana gelen hasar nedeniyle bakiye hasar ve gelir kaybı nedeniyle oluşan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı sorumlu ise ne kadarından sorumlu olduğu, davalının husumet itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, kaza tarihi 31.10.2024 olup kazaya karışan ... plakalı araç Uzun süreli taşıt kiralama sözleşmesi ile kiralamıştır. Davalı yanca sunulan sözleşmeden ve araç teslim tesellüm belgesinden anlaşılmaktadır. Uzun süreli kira sözleşmesine göre davalı araç maliki aracını kiraladığına göre, sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olduğu, aracın teslim edildiği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olmadığı araç maliki olan davalının davaya konu haksız fiil nedeniyle araç işleten olarak sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalıya işbu davada husumet yöneltilemeyeceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile noksan olan 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 5.001,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 4.600,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflar tarafından yatırılan gider-delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 15/01/2026
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.