Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1827 E. 2026/1765 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1827
- Karar No
- 2026/1765
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1827 Esas
KARAR NO:2026/1765 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2026/671 Esas (Derdest)
TARİHİ:24/08/2026 tarihli ara karar
DAVA TÜRÜ:İtirazın İptali
TALEP:İhtiyati haciz
KARAR TARİHİ:08/10/2026
İlk derece mahkemesi ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmış olmakla; HMK 352 madde uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:6100 Sayılı HMK' nın 301/1. maddesi; "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine imza karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." hükmünü içermektedir. 6100 Sayılı HMK'nın 347/1 fıkrası; "İstinaf dilekçesi kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur" hükmünü içermektedir. 6100 Sayılı HMK'nun 348/1 fıkrası; "İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir."hükmünü içermektedir. Yukarıda anılan düzenlemeler birlikte dikkate alındığında mahkemenin istinafa konu 24/08/2026 tarihli ara kararının ve davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin davalılara tebliği zorunludur.Dairemizce UYAP sistemi ve dava dosyası üzerinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının ve bu ara karara karşı sunulan davacı vekilinin istinaf dilekçesinin davalılardan ... Şirketi ile ... Şirketi vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Kendisini vekil ile temsil ettirmeyen ... Şirketi'ne istinafa konu 24/08/2026 tarihli ara kararının tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı gibi, tebliğ evrakının da hazırlanmamış olduğu görülmüştür. Ancak davacı vekilinin anılan ara karara karşı sunduu istinaf dilekçesinin bu şirkete Tebligat Kanunu'un 35 maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. Yine kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davalılar ... ve ...'a ara kararın tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı gibi, PTT tebligat sorgulamasında da ara kararın bu davalılara tebliğ edilip edilmediğine dair bilgi bulunmadığı, davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf dilekçesinin davalı ...'ya tebliğe çıkartıldığı; ancak PTT tebligat sorgulamasından muhatabın adreste tanınmadığından bahisle tebliğ edilemediğinin anlaşıldığı, yine istinaf dilekçesinin davalı ...'a tebliğine ilişkin hazırlanan tebligat evrakında "..." adresinin bulunduğu, bu evrakın yurt dışı tebligat işlemlerinin yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içerisinde ve UYAP sisteminde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda; ilk derece mahkemesinin, istinafa konu 24/08/2026 tarihli ara kararının kararının davalılar ... Şirketi, ... ve ...'a tebliği yapılmış ise tebligat parçasının dosya içerisine konulması, tebligat yapılmamış ise ara kararın usulüne uygun olarak bu davalılara tebliğ edilmesi, yine davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinin davalılar ... ve ...'a te tebliği yapılmış ise tebligat parçasının dosya içerisine konması, tebligat yapılmamış ise istinaf dilekçesinin bu davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilerek HMK'nın 345. ve 347. maddesindeki süreler dolduktan sonra ve her halükârda yeniden dairemize gönderilmek üzere dosyanın bu aşamada ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesi dosyasının MAHKEMESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,
2-İstinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
3-Verilen kararın niteliğine göre harç ve yargılama giderleri yönünden bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile HMK'nın 352. maddesi uyarınca karar verildi.