Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1652 E. 2026/1563 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1652
- Karar No
- 2026/1563
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1652 - 2026/1563 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1652 KARAR NO : 2026/1563 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2026 NUMARASI : 2026/73 E. - 2026/183 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali Markanın Hükümsüzlüğü)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/04/2026 Tarih ve 2026/73 Esas - 2026/183 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı şahıs vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şahsın 2021/052142 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna davacı tarafından itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, ret kararına karşı itirazının YİDK’nın 2022-M-15632 sayılı kararı ile kısmen kabul kısmen reddedildiğini, davacı şirketin uzun yıllardır hazır giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ve “...” ibareli markalar ile geniş bir tüketici kitlesine ulaştığını, “...” ibaresini ticaret unvanı olarak da kullandığını, "...” ibaresinin davacı şirket ile özdeşleştiğini, yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, markalarının tanınmış marka olduğunu ve T/02635 başvuru numaralı “...” ibareli markanın 14.11.2017 tarihli YİDK kararı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markanın "...” ibareli seri markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, markalar arasında görsel, anlamsal ve fonetik benzerlik bulunduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2022-M-15632 sayılı kısmen ret kararının iptaline, 2021/052142 sayılı markanın tescili halinde tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davalı şahıs tarafından itiraza mesnet markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler bakımından kullanıldıklarının ispatlanmasının talep edildiğini, davacı şirket tarafından sunulan faturalarda markanın hangi mal ve hizmetlerde kullanıldığına, aynı şekilde reklam harcamalarının markasal kullanımı göstermeye dair yeterli ispatta bulunmadığının değerlendirildiğini, taraf markalarının farklı bütünselliğe sahip, farklı esas unsurlardan oluşan markalar olduğunu, tüketicilerin iki farklı marka karşısında olduklarının farkına varabileceklerini, markaların üreticileri arasında idari ve ekonomik bir bağ kurmayacaklarını, birini diğerinin serisi olarak algılamayacaklarını, markalar arasında çifte benzerlik olmadığını ve iltibas ihtimali bulunmadığını, “...” markasının Kurum sicilinde kayıtlı tanınmış markalar arasında olduğu ve söz konusu markanın konfeksiyon malları bakımından tanınmışlıktan kaynaklı yüksek ayırt ediciliğe sahip bir marka olduğunun müvekkili Kurum tarafından yapılan incelemede dikkate alındığını, bu nedenle dava konusu marka başvurusu kapsamından bir kısım mal/hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, davacının kötü niyet iddialarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs vekili, davalıya ait “...” ibaresinin 35 ve 37. sınıflarda tescil edildiğini, taraf markalarının tescil sınıflarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili markasında ayırt edici özellik içeren ve orijinallik sağlayan “...” ibaresine yer verildiğini, markaların karıştırmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şahsın "... ..." ibaresini 35 ve 37.sınıfta bulunan hizmetlerin tescili amacıyla 31.03.2021 tarihinde gerçekleştirdiği 2021/052142 sayılı marka başvurusunun ilanına karşı davacı yanın 2002/10629, 2003/05562, 2003/15742, 2008/57600, 2012/22398, 2012/22403, 2012/22417, 2012/31074, 2012/45463, 2012/68206, 2020/136035, T/02635, 2006/56077, 2008/57885, 2011/92872, 2015/95303 sayılı markalarını mesnet göstererek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şahsın 28.09.2021 tarihinde itiraza karşı görüş ibraz ettiği, dilekçesinde 2012 22417, 2003 15742, 2002 10629, 2003 05562, 2012 68206, 2008 57885, 2011 92872, 2006 56077, 2012 22398, 2008 57600, 2012 45463, 2012 31074 sayılı markalara ilişkin kullanmama def'i ileri sürdüğü, davacı tarafça itiraza mesnet gösterilen 2008/57885, 2008/57600, 2012/22403, 2012 2/417 sayılı markaların başvurusu/tescili geçersiz olduğu, davacıya ait (kullanım ispatına tabi olmayan) 2015/95303 sayılı “...” ibareli markanın, hali hazırda 35/1-4 alt sınıflarında tescilli bulunduğu, bu hizmetler bakımından taraf markaları arasında ayniyet oluştuğu, diğer markalar bakımından davacının 31.03.2016-31.03.2021 tarih aralığında, markalarını kullandığını ispatlayamadığından, YİDK kararı yerinde görüldüğü, davacıya ait markalar; YİDK karar iptali davası bakımından “... ...” ibareli marka iken, hükümsüzlük davası bakımından “...”, “...”, “...”, “... ...”, “... ...” ibareli markalar olduğu, davacının YİDK karar iptali davası bakımından emtia benzerliği taşıyan markasının esas unsuru “...” ibaresi iken, hükümsüzlük davası bakımından emtia benzerliği taşıyan markalarının esas unsuru “...” ibaresi olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan 35/01-04 ile (09, 16, 18, 24. sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıfı bakımından, dava konusu markanın davacı markaları ile ayniyet/benzerliği bulunduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, markanın hükümsüzlüğü isteminin kısmen kabulü ile;“35. sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). bakımından hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı şirketin uzun yıllardır hazır giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ve “...” ibareli markalar ile geniş bir tüketici kitlesine ulaştığını, “...” ibaresini ticaret unvanı olarak da kullandığını, "...” ibaresinin davacı şirket ile özdeşleştiğini, yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, markalarının tanınmış marka olduğunu ve T/02635 başvuru numaralı “...” ibareli markanın 14.11.2017 tarihli YİDK kararı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markanın "...” ibareli seri markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında görsel, anlamsal ve fonetik benzerlik bulunduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalıya ait “...” ibaresinin 35 ve 37. sınıflarda tescil edildiğini, taraf markalarının tescil sınıflarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili markasında ayırt edici özellik içeren ve orijinallik sağlayan “...” ibaresine yer verildiğini, markaların karıştırmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıklarını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1.Dava, YİDK iptali ile 2021/052142 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şahıs vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2.Davacı vekilinin istinaf incelemesine gelince; davalı başvurucu gerçek kişi tarafından 2021/052142 sayılı, "...” ibareli, 35 ve 37.hizmet sınıfında marka başvurusunda bulunulduğu, davacının ise 2002/10629, 2003/05562, 2003/15742, 2008/57600, 2012/22398, 2012/22403, 201Y22417, 2012/31074, 2012/45463, 2012/68206, 2020/136035, 2006/56077, 2008/57885, 201 1/92872, 2015/95303 sayılı markaları ve T,02635 sayılı tanınmış markasını mesnet göstererek SMK'nın 6. Maddesinin l-3-5-6 ve 9 bentleri kapsamında dava konusu markaya itirazda bulunduğu, başvurucu davalının itiraza karşı görüşünde davacının mesnet markalarının bir kısmına ilişkin olarak kullanmama defini ileri sürdüğü, davacının marka kullanım ispat formu sunduğu, yayıma yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından yeniden itirazda bulunulduğu, 2022-M-15632 sayılı YIDK karan ile itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve salın almaşı için işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarllk deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kumlar ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış İç-dlş giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, handanalar, eşarplar, kemerler. Ayık giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, lakkeler, kepler mallarmın bir araya getirilmesi hizmetleri,' (belirtilen hizmetler perakende roptan sarış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından kısmen reddedilmesine karar verildiği, davaya konu 2022-M-15632 sayılı YİDK kararında; "...” markasının Kurum sicilinde kayıtlı tanınmış markalar arasında olduğuna ve söz konusu markanın "konfeksiyon malları" bakımından tanınmışlıktan kaynaklı yüksek ayırt ediciliğe sahip bir marka olduğuna vurgu yapıldığı ve fakat başvurucu davalı tarafından kısmen kabul kararına karşı dava açılmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, YIDK'in 2022-M-15632 sayılı itirazın kısmen reddine ilişkin kararının ret edilen kısım bakımından iptali ile başvuruya konu 2021/052142 sayılı markanın tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğü isteminden ibarettir. Başvurucu davalı, marka işlem dosyasında kullanmama defi ileri sürmüş, dava aşamasında ise bu yönde bir def'i ileri sürmemiştir. Dolaysıyla; YIDK kararının iptali istemi bakımından, marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama defi dikkate alınarak inceleme yapılmış, markanın hükümsüzlüğü üstemi bakımından ise dava aşamasında bu yönde bir def'i ileri sürülmediğinden, doğrudan ilişkilendirilme ilıtimali dahil karıştırılma tehlikesi incelemesi yapılmıştır. Davaya konu marka başvurusu; "..." ibaresinden oluşan, kapsamında herhangi bir renk ya da şekil unsuru bulunmayan, standart bir kelime markasıdır. Dava konusu markanın ilk kelimesini oluşturan "..." ibaresinde "..." ve "..." harfleri küçük harflerle yazılmışken, "..." harfi büyük harf ile yazılmıştır. Dolayısıyla dava konusu markanın esas unsurları "..." ve "...' ibareleridir. Davalı başvuru sahibinin adı-soyadı "... ..." olmasına rağmen dava konusu markada "..." kelimesi kullanılmamış, "...' ibaresi de büyük harflerle yazıldığı halde "..." algısı yaratan "..." İbaresinde "..." harfi sadece büyük harfle kullanılmıştır. Dolayısıyla, markada yer alan kelimelerin ayrı ayrı esas unsur olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacıya ait markalar, YİDK kararının iptali davası bakımından "... ..." ibareli marka ile YİDK inceleme sonucunda "...” tanınmış markasının dikkate alınmış olması nedeniyle "... ..." ile "...” ibareleridir. Hükümsüzlük davası bakımından ise, davacı markaları "...", "...", "...", "... ...", "... ..." ibareli markalar olduğundan, hükümsüzlük davası bakımından "..." ibaresidir. Belirtmek gerekir ki davacı "..." ibaresini, markalarının bir kısmında, büyük harflerle dizayn etmişken, markaların bir çoğunda ise "..." ve "..." harfleri küçük, "..." harfi büyük harfle dizayn edilerek yazılmıştır. Davacı markalarının esas unsuru "..." ibaresi iken, bu ibarenin tertip tarzı olarak birebir aynısı dava konusu markanın esas unsurunda aynen yer almaktadır. Taraf markalarının ortak olarak "...” ibaresini içermelerinden kaynaklı olarak aralarında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer olduğu, dava konusu markada davacı markalarında olduğu gibi ilk iki harf küçük, son harfi büyük harf şeklinde yazıldığı, "..." ibaresinin aynı olan okunuşu, karşılaştırılan markaların aynı ticari kaynaklardan gelen markalar olarak algılanabileceğinden ilişkilendirme ihtimaline sebebiyet verdiği, bu itibarla davacı markaları ile dava konusu marka bakımından "markaların aynı yada benzer olması" şartının sağlandığı anlaşılmaktadır. Keza dava konusu marka bakımından "markaların aynı yada benzer olması" şartının sağlandığı hususunda ilk derece mahkemesince de aynı sonuca varılmıştır. Bu itibarla, gerek YİDK kararının iptali gerekse hükümsüzlük davası bakımından tarafların markalarında ortak "..." ibaresinin, aynı olan tertip tarzı, okunuşu, karşılaştırılan markaların işitsel açıdan benzer olmalarına sebebiyet vermektedir. Hal böyle olunca mahkemece; YİDK kararının iptali davasının, dava konusu markanın sadece, davacıya ait 2015/95303 sayılı "... ..." ibareli markası incelenerek taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesi, "...” tanınmış markasının YİDK incelenmesinde dikkate alınmış olduğu gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak değerlendirildiğinden doğru görülmemiştir. Öte yandan SMK'nın 6/9 hükmüne göre; kötü niyetIe yapılan marka başvuruları itiraz üzerine ret edilir. Kötü niyetli marka başvurusu; kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı bu hakların hukuk düzeninin tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösteıilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 12.06.2019, E:2018/2285 K-2019/4361)
Her ne kadar başvurunun iyi niyet kurallarına aykırı biçimde yapıldığı yönündeki iddianın somut delillerle ispatlanması gerektiği, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasının, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyct iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmese de somut olayda; davaya konu marka kapsamında herhangibir renk ya da şekil unsurunun bulunmadığı, standart bir kelime markası olduğu, dava konusu markanın ilk kelimesini oluşturan "..." ibaresinde "..." ve "..." harfleri küçük harflerle yazılmış iken, "..." harfi büyük harf ile yazıldığı, dava konusu markanın esas unsurları "..." ve "...' ibareleri olmasına rağmen, başvuru sahibinin soy adının büyük harflerle yazıldığı ve fakat dava konusu markada başvurucunun adı olan "..." kelimesinin açıkça ve bütünsel olarak yazılmayarak, davacının tanınmış markasındaki dizaynın aynen kullanılması, 4724 sayılı Türk Medeni Kanun'un (TMK) 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olarak, itiraza mesnet markaya yakınlaşma gayesiyle hakkın kötüye kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkemece, davacının markasının rekabet ilişkisi içinde olmadığı mallarda kullanılmasının markanın tüketicinin zihnindeki yerinin kademeli olarak azalmasına ve dağılmasına, markanın tekliğinin ve eşitsizliğinin zarar görmesine neden olacağı, yani davacının markasının sulandırılması sonucuna yol açacağı, dava konusu markanın kullanımıyla çağrıştırılmak isteneni davacı markasının bilinirliği ve kalitesi olduğunun anlatılmaya çalışıldığı, bunun da davalının haksız bir yarar sağlamasına neden olacağı gerekçesiyle marka hukukunun genel ilkelerine uygun olarak hem YİDK kararının iptali hem de markanın hükümsüzlüğü davası yönünden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, YIDK kararının iptali isteminin reddine, markanın hükümsüzlüğü isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şahıs vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 10/04/2026 gün ve 2026/73 Esas - 2026/183 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile; 2022-M-15632 sayılı YİDK kararında İPTALİNE, 2021/052142 sayılı ve "..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 588,17-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 440,00-TL tebligat masrafı, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 6.530,17-TL yargılama giderine, 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 6.889,97-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı şahıs tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 8-Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 10-Harçlar Kanunu uyarınca davalı şahıstan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 11-Davacıdan peşin olarak alınan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.