Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/165 E. 2026/1590 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/165
Karar No
2026/1590
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/165 - 2026/1590 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/165 KARAR NO : 2026/1590

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2025 NUMARASI : 2024/733 Esas 2025/866 Karar

DAVACI : ... ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2025 tarih ve 2024/733 Esas - 2025/866 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili Şirketin, ... ili ... ilçesinde faaliyet gösterdiği iş yerinde davalı Şirkete ait ... numaralı elektrik aboneliğinin bulunduğunu, 06.02.2023 tarihli deprem sonrasında iş yerinin orta hasarlı olarak tespit edildiğini, bu nedenle 21.03.2023 tarih ve 32139 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca orta hasarlı binalara ait elektrik tüketim bedellerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanması ve terkin edilmesi gerekirken davalı Şirket tarafından fatura düzenlenmeye devam edildiğini, müvekkili Şirketin aboneliğin feshedilmemesi amacıyla bu faturaları ödediğini, ödemelere rağmen sözleşmenin davalı tarafından sonlandırıldığını, fatura bedellerinin iadesi için ...’ya yapılan başvuruların reddedildiğini, bu süreçte EPDK’ye yapılan iki ayrı başvuruya da olumsuz veya yanıtsız kalındığını, arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını, söz konusu uygulamanın Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili Şirketin mal varlığında eksilme meydana geldiğini, oluşan zarardan davalının Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, tazminat miktarının ise kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiğini ve yetkili mahkemenin sözleşmenin ifa yeri olan ... olduğunu, HMK’nin 10. maddesi uyarınca bu tercihin hukuka uygun bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı tarafça açılan tazminat davasının haksız, yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili Kurumun işlemlerinin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davalı müvekkili Kurumun davacıyla yaptığı işlemlerde herhangi bir hukuksuzluk bulunmadığını, ilgili tesisatın faaliyetine devam ettiğini, endeks ilerlemesinde hata tespit edilmediğini, sayacın optik port ile okunarak tüketim değerlerinde (gündüz-puant-gece) sapma görülmediğini, orantılı bir ilerleme tespit edildiğini, bu nedenle mevzuat uyarınca fatura tahakkuku yapıldığını, davacı tarafından ödenen faturaların terkin kapsamına girmediğini, 25.05.2023 tarihli “Olağanüstü Hal Kapsamında Enerji Tüketim Bedellerinin Terkinine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”’in 6. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tebliğin yayımlanmasından önce ödenen faturalar için iade talebinde bulunulamayacağını ayrıca, davacının abonelik sözleşmesinin 01.06.2023 tarihi itibariyle devam ettiğini, sonrasında ikili anlaşma ile yeni sözleşme yapıldığını, bu nedenle davalı Kurumun herhangi bir sözleşme feshi işlemi gerçekleştirmediğini, davacının iddialarının borçtan kurtulma amacı taşıdığını ve kötü niyetli olduğunu, sonuç olarak; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili Kurumun tüm işlemlerinin yasal mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü, bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bildirildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Sonuç olarak; “orta hasarlı” statüsü tek başına bütün faturaların terkin edileceği anlamına gelmeyeceğinin, terkinin zaman ve ödeme koşullarına bağlı özel bir istisna rejimi olduğunun, somut olayda davacının 06.02.2023 sonrasında yaptığı ödemeler nedeniyle Tebliğ m. 6/4 ve m. 6/5 uyarınca terkin ve iade talep edemeyeceğinin, teknik faturalama ve tüketim hesaplarında usulsüzlük/hata saptanmadığının anlaşılması karşısında, davacının terkin–iade–tazminat istemlerinin dayanak ve koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanına REDDİNE...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkilinin .../... adresindeki ... tesisat numaralı ve ... sözleşme hesap numaralı elektrik aboneliğine sahip işyerinin 06.02.2023 tarihli depremler sonrası orta hasarlı olarak tespit edildiğini, 137 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili tebliğ uyarınca 06.02.2023 tarihine kadar olan dönemlere ve son okumadan 06.02.2023 tarihine kadar olan tüketime ilişkin bedellerin terkin edilmesi gerekirken davalı tarafından fatura düzenlenmeye devam edildiğini, aboneliğin feshedilmemesi adına ödemelerin yapıldığını ancak iade taleplerinin sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle tahsilini talep ettiğini, davalı vekilinin ise tesisatta faaliyetin sürdüğünü, sayaç okumalarının mevzuata uygun olduğunu ve 25.05.2023 tarihli tebliğ uyarınca 06.02.2023 öncesine ait olup 06.02.2023 sonrasında ödenen faturaların terkin edilemeyeceğini savunduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu 10 adet faturada teknik hata saptanmadığını ve 06.02.2023 öncesine ait olup 06.02.2023 sonrasında ödenen faturalar yönünden terkin talebinde bulunulamayacağı kanaatinin bildirildiğini, mahkemenin de bu doğrultuda davanın reddine karar verdiğini, ancak müvekkili şirket işyerinin orta hasarlı olması sebebiyle ilgili mevzuat gereği faturaların terkin edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun ve yerel mahkeme kararının 137 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne aykırı olduğunu, davalı şirketin kusurlu ve hukuka aykırı fiili nedeniyle müvekkili şirketin mal varlığında eksilme meydana geldiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereği zararın giderilmesi gerektiğini, 31.01.2023 tarihli ... numaralı fatura ile birlikte toplam 10 adet faturanın terkin kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini, mümkün değilse hükmün bozulmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, elektrik tüketim bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince, 21 Mart 2023 tarih ve 32139 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca, terkin esasları madde 2(1) kısmında belirtildiği ve davacı şirketin abonelik adresinin orta hasarlı olması sebebiyle tahakkuk etmiş ve ettirilecek faturaları terkin edilmesi gerekirken davalı şirket tarafından elektrik faturaları düzenlenmeye devam edildiği ve davacı şirketin abonelik sözleşmesinin fesih edilmemesi ve elektrik kesintisi yaşamamak amacıyla bu fatura ödemelerinin yapıldığı, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın dava açılış tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle iş bu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 07/10/2025 tarih ve 2024/733 Esas - 2025/866 Karar sayılı ilamıyla, " Davanın Reddine" karar verildiği, karara karşı davacı vekilince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 21.03.2023 tarihli ve 32139 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, bu tarihten itibaren yürürlüğe giren Olağanüstü Hal Kapsamında Enerji Tüketim Bedellerinin Terkinine Dair (Kararname Numarası:137) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi MADDE 2 - (1) 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, bu depremler sebebiyle konutu ve/veya işyeri yıkılan, acil yıkılacak, ağır veya orta hasarlı hale gelen abonelerin Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin özelleştirme devir işlemleri esnasında Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine devredilmiş olan elektrik tüketiminden kaynaklanan tutarlar da dâhil olmak üzere 6/2/2023 tarihine kadar tahakkuk etmiş ancak tahsil edilememiş elektrik ve doğalgaz tüketim tutarları ile son okuma tarihinden 6/2/2023 tarihine kadarki döneme ait tüketimler için ilgili tüketicilerin geçmiş tüketimleri dikkate alınarak tahakkuk ettirilecek elektrik ve doğalgaz tüketim tutarları ve bu abonelerin varsa daha önceki dönemlere ilişkin ödenmemiş fatura tutarları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmak üzere ferileri ile birlikte terkin edilir” şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Olağanüstü Hal Kapsamında Enerji Tüketim Bedellerinin Terkinine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı, 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler dolayısıyla 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen olağanüstü hal kapsamında genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, konutu ve/veya işyeri yıkılan, acil yıkılacak olan, ağır veya orta hasarlı hale gelen elektrik ve/veya doğal gaz abonelerinin ödenmemiş tüketim bedellerinin terkin edilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir” şeklinde düzenlendiği, MADDE 2 - (1) Bu Tebliğ, 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler dolayısıyla 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen olağanüstü hal kapsamında genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, konutu ve/veya işyeri yıkılan, acil yıkılacak olan, ağır veya orta hasarlı hale gelen elektrik ve/veya doğal gaz abonelerinin; a) 6/2/2023 tarihine kadar tahakkuk etmiş ancak tahsil edilememiş tüketim tutarları ile son okuma tarihinden 6/2/2023 tarihine kadarki döneme ait tüketimler için tahakkuk ettirilecek tüketim tutarları ve bu abonelerin varsa daha önceki dönemlere ilişkin ödenmemiş fatura tutarları ile bunların ferilerinin” şeklinde düzenlendiği, MADDE 3 - (1) Bu Tebliğ, 137 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Enerji Tüketim Bedellerinin Terkinine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır” şeklinde düzenlendiği, Aynı Tebliğin 5. Maddesi Binalara ve tüketim yerlerine ilişkin esasları düzenlemekte olup özetle; MADDE 5 - (1) Şirketler; a) Konut ve/veya işyerlerine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili birimlerinden, b) Tescilli yapılara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığının ilgili birimlerinden, edindikleri hasar durum bilgilerine göre tüketim giderleri terkin kapsamına alınacak tüketim yerlerini belirler. (2) Ölçümü tek sayaçtan yapılan birden çok tüketim yerinin farklı binalarda bulunması ve bu tüketim yerlerinin herhangi bir kısmının orta hasarlı, ağır hasarlı, acil yıkılacak veya yıkılmış olması durumunda dahi sayaca bağlı tüketimin tamamı terkin edilir” şeklinde düzenlendiği, MADDE 6 - (1) Terkine esas tüketim faturaları, aşağıda yer almaktadır: a) 6/2/2023 tarihi öncesinde tahakkuk etmiş ancak tahsilatı gerçekleştirilmemiş son fatura ile varsa daha önceki dönemlere ilişkin ödenmemiş tüketim faturaları. b) 6/2/2023 tarihi öncesindeki son faturaya esas son endeks okuma tarihinden 6/2/2023 tarihine kadar gerçekleşen ancak tahakkuka dönüşmemiş tüketimlere ilişkin faturalar. c) 6/2/2023 tarihi öncesindeki herhangi bir döneme ilişkin olan ve 6/2/2023 tarihi öncesinde tahakkuka bağlanmasına rağmen tahsilatı gerçekleştirlmeyen, 30/5/2018 tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 36 ncı ve 37 nci maddeleri ile 3/11/2002 tarihli ve 24945 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 nci ve 51 inci maddeleri kapsamındaki ek tüketim faturaları. (2) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamındaki elektrik tüketimleri; varsa sayaç endeks değerleri esas alınarak, sayaç değerlerinin okunamaması durumunda geçmiş yılın aynı dönemine ilişkin tüketim miktarı esas alınmak suretiyle, geçmiş yılın aynı dönemine ilişkin tüketim miktarı yoksa tahmini tüketim değeri belirleme metodolojisi çerçevesinde tespit edilerek faturalandırılır. (3) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamındaki doğal gaz tüketimleri; varsa sayaç endeks değerleri esas alınarak, sayaç değerlerinin okunamaması durumunda ise Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 nci maddesi kapsamındaki metodoloji çerçevesinde tespit edilerek faturalandırılır. (4) 6/2/2023 tarihi öncesine ait olup da 6/2/2023 tarihi sonrasında ilgililerince tutarı ödenmiş olan faturalar terkin edilmez ve bu faturalar için hak talebinde bulunulamaz. Ancak yapılmış olan bu tür ödemeler, bu Tebliğin yayımı tarihi öncesinde şirketlerce ilgilisine iade edilmiş ise, söz konusu faturalar terkin kapsamında değerlendirilir. (5) Bu Tebliğin yayımı tarihi öncesinde ödenmiş faturalar için, terkinden faydalanmak üzere iade talebinde bulunulamaz. Talepte bulunulması halinde bu talepler işleme alınmaz.” şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Somut olayda; Davacı tarafça, 6 Şubat 2023 tarihli depremler sonrasında orta hasarlı olduğu tespit edilen iş yerine ilişkin elektrik aboneliği kapsamında, anılan tarih öncesindeki tüketimlere ilişkin bedellerin terkin edilmesi gerektiği halde davalı tarafından tahakkuk ve tahsilata devam edildiği ileri sürülerek ödenen bedellerin iadesi talep edilmiş ise de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu faturaların usulüne uygun şekilde düzenlendiği, tahakkuklarda herhangi bir teknik veya maddi hata bulunmadığı, endeks ilerlemesinin devam ettiği ve faturaların davacı tarafından 6 Şubat 2023 tarihinden sonra ödendiği tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusu faturaların 6 Şubat 2023 tarihinden önceki tüketim dönemlerine ilişkin olması, anılan bedellerin deprem sonrasında ödenmiş olması ve davacıya ait iş yerinin orta hasarlı yapı statüsünde bulunması karşısında, 25.05.2023 tarihli Olağanüstü Hal Kapsamında Enerji Tüketim Bedellerinin Tahakkukuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in 6/4 ve 6/5. maddeleri kapsamında 6 Şubat 2023 tarihinden önceki döneme ait olup bu tarihten sonra ödenen faturalar yönünden terkin ve iade uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından ödenen bedellerin davalıdan iadesini gerektiren bir hukuki neden bulunmadığı dolayısı ile mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak davanın reddine dair hüküm tesis edilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesi ile hüküm fırkasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının istinaf edenin sıfatı ve usuli kazanılmış hakkı gözetilerek usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 732,00 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/165, K. 2026/1590, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-165-e-2026-1590-k-c7895f9c2c51