Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1496 E. 2026/1103 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1496
Karar No
2026/1103
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1496 Esas 2026/1103 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1496 KARAR NO : 2026/1103

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/05/2024 NUMARASI : 2023/265 Esas 2024/436 Karar

DAVA : Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026

Taraflar arasındaki şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle fesih ve tasfiye isteminin reddine, davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı feri müdahil vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 18/02/2021 tarihinde müvekkili tarafından tek ortaklı olarak kurulduğunu, müvekkilinin bir kısım hisselerini diğer ortak ...'e devretmesi sonucu ...'ün % 45 hisse ile şirkete ortak olduğunu, diğer ortak ...'ün kişisel harcamalarını şirket hesaplarından yapmasının ortaklar arasında anlaşmazlığa sebebiyet verdiğini, zaman içerisinde ortakların birbirine olan güvenin azaldığını ve birlikte karar alamaz duruma geldiklerini, şirket adına tüm harcamaların banka kanalı ile yapıldığını, 2022 yılı Haziran ayında İzmir'e giden diğer ortağın 10 gün boyunca kaldığı İzmir'de yaklaşık 15.000-16.000 TL şirket hesabından harcama yaptığını, ancak bu harcamalara dair hiçbir faturanın şirkete sunulmadığını, kira ödeyeceğinden bahisle şirketten 7.500,00 TL tutarında avans alan ortağın bu avansı şirkete geri ödemediğini, şirketin vadesiz hesabından ... Bankası nezdinde bulunan hesabına dönem içinde 35.000,00 TL'ye yakın para aktardığını, tapu kayıtları ile sabit olduğu üzere müvekkilinin şirketin ticari iş bağlantılarını, distribütörlük anlaşmalarını yapabilmesi için kendi evi üzerine 3. kişiler lehine ipotek verdiğini, diğer ortağın ise ortaklık sermaye borcunu dahi ortak olmasından 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra şirkete ödediğini, şirketin diğer ortağı banka kartı ile kendi evine fritöz aldığını ve tekel harcamalarını dahi şirket hesabından yapmış olduğunu, şirket tarafından ... firmasına 350 Euro değerinde ürün satıldığını, faturası kesilerek bedelinin ilgili firma tarafından ödendiğini, sonrasında diğer ortağı aynı firmaya 2 adet daha aynı üründen satacağını ifade ederek, iki ürünü faturasız olarak firmaya teslim ettiğini, ürünler için fatura kesilmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine bu kez ürünleri iade alacağını söyleyen diğer ortağın bugüne kadar şirket stoğundan çıkan bu iki ürünü geri getirmediğini ve ürünlerin bedelini ödemeyerek şirketi zarara uğrattığını, şirket işlerini takip etmeyen diğer ortağın şirket hesabından çektiği para ile özel tatil amacıyla Macaristan'a gittiğini, müvekkili ile diğer ortak arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığını ve ortaklığın devamının müvekkili bakımından çekilmez hale geldiğini ileri sürerek TTK'nın 636/3 maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. Şirketin diğer ortağı ...’ün davaya müdahale talebi kabul edilmiş, fer’i müdahil dilekçe ve beyanları ile, davacının şirketi zarara uğratıcı eylemlerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; somut olayda şirketin faaliyetine devam ettiği, fesih ve tasfiye isteminin yerinde olmadığı, ancak dosya kapsamına göre ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, bu sebeple şirketin hali hazırdaki ortaklık yapısı ile devamının davacı yönünden çekilmez hâle geldiği, bu durumda TTK 636/3. maddesi uyarınca davacı ortağın payının karar tarihine en yakın gerçek değerinin belirlenerek, limited şirketten çıkmasının uygun bir çözüm olduğu, karar tarihine en yakın verilerle, bilirkişi heyeti ek raporuna göre davacının talep edebileceği çıkma payı alacağının 329.906,75 TL olduğu, çıkma payı alacaklarına hükmün kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, alacağın ticari olduğu dikkate alındığında avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminin reddine, davacının, davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, 329.906,75 TL çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Feri Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ortaklıktan çıkmaya yönelik bir talebi bulunmadığını ve yalnızca şirketin fesih ve tasfiyesini talep ettiğini, Mahkemece talep olmadığı halde ortaklıktan çıkmaya karar vermesinin haksız olduğunu, müvekkilince ortaklıktan çıkma, ayrılma akçesi, kar payı, maaş alacağı ve sair talepler ile açılan davanın eldeki dava dosyası ile birleştirildiğini, ancak sonradan tefrik edildiğini ve Mahkemenin 2023/726 Esasında kayıtlı ve derdest olduğunu, söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması yönündeki talebin mahkemece haksız olarak reddedildiğini, davacının davalı Şirketin müdürü ve tek yetkisi olduğunu, davalı Şirkete yapılan tüm tebligatların davacı tarafından alındığını ya da kasıtlı olarak tebliğ alınmayarak muhtara tebliğ edilmesine sebebiyet verildiğini, davacının yetkisini kötüye kullandığını, eldeki davayı müvekkiline bildirmediğini ve müvekkilinin davadan haricen bilgi sahibi olduğunu, davalı şirket müdürü olan davalının mali konularda da tek yetkili olduğunu, müvekkilinin banka yetkilerinin elinden alındığını, davacının davalı şirketin zararına sebebiyet verecek davranışlar sergileyerek kendi adına şirket kurup aynı faaliyetlerine davalı şirketin adresinde müvekkilinin haberi olmaksızın ve kira ödemeksizin devam ettiğini, davalı şirketin tüm müşterilerini kendi kurduğu şirkete yönlendirdiğini, bu hususların dosyaya kazandırılan belgelerle de ispat edildiğini, bu hususların önlenmesi amacıyla davalı Şirkete kayyum atanması yönündeki taleplerinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davalı limited şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dosya içerisinde yer alan ticaret sicil kayıtlarından davalı şirketin %55 ortağının davacı ve %45 ortağının ise feri müdahil ... olduğu, davalı Şirket müdürünün davacı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı şirketin münferiden yetkili müdürü olup, açılan davada davalı şirket ile davacı arasında menfaat çatışması bulunmaktadır. Öte yandan Mahkemece gerekçeli karar davalı Şirkete tebliğe çıkarılmamıştır. Bu durumda, davalı şirketin işbu davada temsil edilmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı atanması için davacı vekiline süre verilip, gerekçeli kararın atanacak davalı temsil kayyımına tebliğ edilerek, istinaf süresi beklenildikten sonra, davalı temsil kayyımı tarafından kararın istinaf edilmesi halinde ise istinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilip katılma yoluyla istinaf süresi beklendikten sonra ve her halde dosyanın Dairemize yeniden gönderilmek üzere mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı şirketin işbu davada temsil edilmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı atanması için davacı vekiline süre verilip, gerekçeli kararın atanacak davalı temsil kayyımına tebliğ edilerek, istinaf süresi beklenildikten sonra, davalı temsil kayyımı tarafından kararın istinaf edilmesi halinde ise istinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilip katılma yoluyla istinaf süresi beklendikten sonra ve her halde dosyanın Dairemize yeniden gönderilmek üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1496, K. 2026/1103, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1496-e-2026-1103-k-3456e000e8d8