Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1544 E. 2026/1561 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1544
Karar No
2026/1561
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1544

KARAR NO: 2026/1561

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/04/2026

NUMARASI: 2026/294 D.İş E. - 2026/298 D.İş K.

TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Yapılan inceleme sonunda işbu D.İş dosyasında ihtiyati tedbir talep eden ... vekili dilekçesiyle:

"...AÇIKLAMALAR:

Karşı taraf, müvekkil aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile 5.654-EURO (283.618,64-TL) bedelli bonoya dayalı icra takibi başlatmıştır. Söz konusu takip hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle ikame edilmiştir. Şöyle ki;

Karşı tarafça müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu 5.654-EURO bedelli bono, yaklaşık 20 yıl öncesine dayanan ve bedeli çoktan ödenmiş bir senettir. Müvekkilin geçmişte ödediği ancak güven ilişkisi nedeniyle geri almadığı bu senet, davalı tarafından tahrif edilerek "14/02/2024 tanzim" ve "19/12/2024 vade" tarihleri eklenmek suretiyle sanki yeni bir borçmuş gibi takibe konulmuştur.

SENEDİN TAHRİF EDİLDİĞİNİN EN SOMUT VE TARTIŞMASIZ KANITI SENET ÜZERİNDE YAZILI OLAN ADRESTİR. Senette müvekkilin adresi olarak "... mah. ... cad. ... Apt.... Kayseri" yazılıdır. Ancak ekte sunduğumuz adres belgesinden de görüleceği üzere; müvekkil bu adresten yaklaşık 18 yıl önce taşınmıştır. Bir kişinin, yaklaşık 18 yıl önce terk ettiği bir adresi,... yılında tanzim edilen bir senede güncel adresiymiş gibi yazması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durum, senedin aslında yaklaşık 20 yıl önce oluşturulduğunu, üzerindeki adresin o tarihteki adres olduğunu ancak vade ve tanzim tarihlerinin sonradan kötü niyetle eklendiğini kanıtlamaktadır.

SENET ÜZERİNDEKİ İMZA İLE TARİHLERİN MÜREKKEP YAPISI, KALEM BASKISI VE OKSİDASYON SEVİYELERİ ARASINDA YAKLAŞIK 20 YILLIK BİR FARK MEVCUTTUR. Bu hususta senedin kriminal incelemeye tabi tutulması için Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş ve 2026/22950 numaralı dosya üzerinden soruşturma başlatılmıştır. (ilgili dosyanın celbini talep ediyoruz)

MÜVEKKİLİN BANKA HESAPLARINA, TAŞINIR VE TAŞINMAZ MALLARINA KONULACAK HACİZLER, MÜVEKKİLİN TİCARİ İTİBARINI VE EKONOMİK VARLIĞINI TELAFİSİ İMKANSIZ ŞEKİLDE ZEDELEYECEKTİR. ORTADA HAKSIZ KAZANÇ ELDE ETMEK İÇİN YAPILMIŞ BİR TAHRİFAT VARKEN TAKİBİN DEVAM ETMESİ HUKUKA VE AHLAKA AYKIRIDIR.

Davaya konu uyuşmazlığın çözümü amacıyla Kayseri Arabuluculuk Bürosu’nun ... başvuru numaralı dosyası ile arabuluculuk süreci başlatılmıştır. Telafisi güç zarar doğma riski nedeniyle ihtiyati tedbir talebimizin aciliyeti vardır.

Takibe konu senedin yaklaşık 20 yıl öncesine ait olduğu, üzerindeki tarihlerin sonradan eklendiği ve müvekkilin senette yazan adresten yaklaşık 18 yıl önce taşınmış olduğu gerçeği, takibin haksızlığına dair "yaklaşık ispat" koşulunu fazlasıyla karşılamaktadır. Halihazırda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/22950 numaralı soruşturma dosyası da dikkate alındığında; telafisi güç zararların doğmaması adına Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takibin yargılama sonuna kadar DURDURULMASI, aksi kanaatte icra dosyasına ödeme yapılması halinde bu paranın ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ NEDENLER: TTK, TBK, İİK, HMK vesair ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası(celbi), Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/22950 soruşturma numaralı dosya(celbi), Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... başvuru numaralı dosya(celbi), Tarihçeli Yerleşim Yeri Belgesi(ekli), Bilirkişi İncelemesi, Tanıklık, Her Türlü Yasal Delil.

NETİCE ve TALEP: Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenler gereğince;

- Müvekkilin telafisi güç zararlara uğramaması adına icra takibinin DURDURULMASINI, mahkemeniz aksi kanaatte olur ise icra dosyasına ödeme yapılması halinde bu PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,

- Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını,.." karar verilmesini talep etmiştir.

İstenen ihtiyati tedbir yönünden mahkemesince 30/04/2026 tarihli gerekçeli kararıyla :

"...GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunun 2026/22950 CBS Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde ihtiyati tedbir talep eden tarafından ...'un dava konusu senede ilişkin şikayette bulunulduğu, soruşturma dosyasının... tarihinde açıldığı ve henüz herhangi bir işlem yapılmadığı görüldü.

Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklısının ..., borçlusunun ... , 14/02/2024 tanzim tarihli 19/12/2024 ödeme tarihli 5.654,00 Euro bedelli senete ilişkin takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlık yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının takip sonrası menfi tespit davası açarak icra takibinin durdurulmasını talep ettiği görülmektedir. İİK'nun 72/3. maddesi hükmüne göre takipten sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. İzah edilen nedenle davacının takibin durudurulması yönündeki tedbir talebinin reddine, icra veznesine ödenen paranın alacaklıya ödenememesi yönündeki tedbir talebinin ise dava konusu senetteki tahrifatın ve vade tarihlerinin eklenmesine ilişkin yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, davacının talep dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yargılamayı gerektirdiği, mevcut durum itibarı ile yaklaşık ispat sağlayıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının takibin durdurulması ve icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,

2-Karardan bir suretin taraflara tebliğine, ..." karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir talep eden vekili işbu kararı dilekçesiyle süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

"...AÇIKLAMALAR:

Alacaklı olduğunu iddia eden ..., müvekkil aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile 5.654-EURO(283.618,64-TL) bedelli bonoya dayalı icra takibi başlatmıştır. Ödeme emri, 25/04/2026 tarihinde müvekkile tebliğ edilmiştir. Ancak karşı tarafça müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu 5.654-EURO bedelli bono, yaklaşık 20 yıl öncesine dayanan ve bedeli çoktan ödenmiş bir senettir. Müvekkilin geçmişte ödediği ancak güven ilişkisi nedeniyle geri almadığı bu senet, ... tarafından tahrif edilerek "14/02/2024 tanzim" ve "19/12/2024 vade" tarihleri eklenmek suretiyle sanki yeni bir borçmuş gibi takibe konulmuştur. Söz konusu takip, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle ikame edilmiştir. Ancak yerel mahkemece takibin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebimiz reddedilmiştir. Yerel mahkemece verilen red kararı; maddi vakıalarla bağdaşmayan, "yaklaşık ispat" müessesesine aykırı ve müvekkilin telafisi güç zararlara uğramasına sebebiyet verecek niteliktedir. Şöyle ki;

YEREL MAHKEMENİN "YAKLAŞIK İSPAT" DEĞERLENDİRMESİ HATALIDIR. Yerel mahkeme, tahrifat iddiasına ilişkin yaklaşık ölçüde delil bulunmadığını belirtmiştir. Oysa ki; takibe konu senedin tanzim tarihi 14/02/2024'tür. Senet üzerinde borçlu adresi olarak "... mah. ... cad. ... Apt.... Kayseri" yazılıdır. Ekte sunduğumuz Tarihçeli Yerleşim Yeri Belgesi'nden de görüleceği üzere; müvekkil bu adresten yaklaşık 18 yıl önce taşınmıştır. ...yılında düzenlenen bir senede, yaklaşık 18 yıl önce terk edilmiş bir adresin "güncel adres" gibi yazılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durum senedin aslında yaklaşık 20 yıl öncesine ait olduğunun ve tarihlerinin sonradan eklendiğinin (tahrifatın) en somut "yaklaşık ispat"ıdır.

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ 2012/4060 E, 2012/5172 K, SAYILI KARARI: ''ihtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.'' ŞEKLİNDEDİR.

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 2012/22517 E, 2012/22987 K, SAYILI KARARI: ''geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.'' ŞEKLİNDEDİR.

Yukarıda zikredilen Yargıtay Kararları'nda da görüleceği üzere; senet üzerinde müvekkilin yaklaşık 18 yıl önceki ikamet adresinin bulunması gibi bulgular basit bir iddia safhasını çoktan geçmiş, ihtiyati tedbir için aranan kanaat verici delil eşiğine ulaşmıştır. Yerel mahkemenin geçici hukuki koruma aşamasında 'tam ispat' (yargılama gerekliliği) arayışı, ihtiyati tedbir kurumunun varlık amacıyla ve kanun koyucunun iradesiyle çelişmektedir.

TEKNİK BULGULAR VE DERDEST SAVCILIK SORUŞTURMASI KAPSAMINDA "YAKLAŞIK İSPAT" KOŞULU GERÇEKLEŞMİŞTİR. Yerel mahkeme her ne kadar tahrifat iddiasına ilişkin yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığını belirtmişse de; senet üzerindeki imza ile tanzim/vade tarihlerinin mürekkep yapısı, kalem baskısı ve oksidasyon seviyeleri arasında bir fark olduğu çıplak gözle dahi fark edilebilecek düzeydedir. Bu teknik ve somut bulgular ışığında, senedin kriminal incelemeye tabi tutulması ve tahrifatın tespiti amacıyla tarafımızca ...tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş ve 2026/22950 numaralı dosya üzerinden soruşturma başlatılmıştır. Ciddi bir ceza soruşturmasına konu olan ve adres uyuşmazlığı gibi karinelerle desteklenen bir tahrifat iddiasının varlığı karşısında, mahkemenin 'yargılama gerektirir' diyerek tedbir talebini reddetmesi, İHTİYATİ TEDBİR KURUMUNUN ÖZÜNE AYKIRIDIR.

MÜVEKKİLİN BANKA HESAPLARINA, TAŞINIR VE TAŞINMAZ MALLARINA KONULACAK HACİZLER, MÜVEKKİLİN TİCARİ İTİBARINI VE EKONOMİK VARLIĞINI TELAFİSİ İMKANSIZ ŞEKİLDE ZEDELEYECEKTİR. ORTADA HAKSIZ KAZANÇ ELDE ETMEK İÇİN YAPILMIŞ BİR TAHRİFAT VARKEN TAKİBİN DEVAM ETMESİ HUKUKA VE AHLAKA AYKIRIDIR.

YEREL MAHKEMECE "İCRA DOSYASINA YATACAK PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ" YÖNÜNDEKİ TALEBİMİZİ REDDETMEK HUKUKA AYKIRIDIR. Aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte; mahkeme, takibi durdurmasa dahi en azından "icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi" yönünde bir tedbir kararı vermeliydi. Müvekkilin banka hesaplarına konulacak hacizler ve bu paraların sahtecilikle suçlanan alacaklıya ödenmesi, davanın sonunda müvekkilin haklılığı ortaya çıksa dahi paranın geri alınmasını imkansız hale getirecektir. Karşı tarafın yurt dışında(...) yaşaması dikkate alındığında, paranın tahsili oldukça zorlaşacaktır.

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ 2012/3644 E, 2012/8311 K, SAYILI KARARI: ''mahkemece tensiple birlikte HMK.nun 209 ve devamı maddelerindeki koşullar oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, İİK.nun 72/3. maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklısına ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilmiş, bu ara karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bonoda tahrifat iddiası bulunduğundan HMK.nun 209. maddesindeki hüküm uyarınca tedbir kararı verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek İİK.nun 72/3. maddesine dayanılarak tedbir kararı verilmesi doğru görülmemiştir.'' ŞEKLİNDEDİR.

Davaya konu uyuşmazlığın çözümü amacıyla "menfi tespit davası açabilmek için" Kayseri Arabuluculuk Bürosu’nun...başvuru numaralı dosyası(...) ile arabuluculuk süreci başlatılmıştır. TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞMA RİSKİ NEDENİYLE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZİN ACİLİYETİ VARDIR.

Takibe konu bononun yaklaşık 20 yıl öncesine ait olduğu, üzerindeki tarihlerin sonradan eklendiği ve müvekkilin senette yazan adresten yaklaşık 18 yıl önce taşınmış olduğu gerçeği, takibin haksızlığına dair "yaklaşık ispat" koşulunu fazlasıyla karşılamaktadır. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/22950 numaralı soruşturma dosyası da dikkate alındığında; KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2026/294 D. İŞ, 2026/298 K. SAYILI KARARININ KALDIRILARAK, telafisi güç zararların doğmaması adına Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takibin yargılama sonuna kadar DURDURULMASI, aksi kanaat hasıl olursa icra dosyasına yatırılacak paranın ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ NEDENLER: TTK, TBK, İİK, HMK ve sair ilgili yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya(celbi), Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/22950 soruşturma numaralı dosya(celbi), Kayseri Arabuluculuk Bürosu ...başvuru numaralı dosya(celbi), Tarihçeli Yerleşim Yeri Belgesi(ekli), Bilirkişi İncelemesi, Tanıklık, Her Türlü Yasal Delil.

NETİCE ve TALEP: Yukarıda açıklananlar ve dairenizce re'sen gözetilecek nedenler gereğince;

- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/294 D. İş sayılı kararının KALDIRILMASINI,

- Öncelikle ve ivedilikle icra takibinin DURDURULMASINI, aksi kanaat hasıl olur ise icra veznesine girecek PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,

- Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesini,.." ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,ihtiyati tedbir talep eden vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli kararında yazılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Talebin, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı, dayanak bonoya istinaden başlatılmış icra takibinden sonra istenen icra takibinin DURDURULMASI, aksi kanaatte olunur ise icra dosyasına ödeme yapılması halinde bu PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olması, İİK 72. maddesine göre :"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..." şeklinde hüküm altına alınmış olup, İİK 72/3 maddesine göre İcra takibinden sonraki aşamada ileri sürülen menfi tesbit talep ve iddiası yönünden ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyecek olması ve ayrıca ihtiyati tedbir talep eden tarafça icra dosyasına ödeme yapılması halinde bu PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ yönünde İİK 72/3,2. Cümle uyarınca ve HMK 209. ile 389. Maddeleri uyarınca istediği sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için ise yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut dosya kapsamına göre bulunmaması nedeniyle, işbu ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemesince de ,istinaf edilen 30/04/2026 tarihli gerekçeli kararıyla sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen kararda usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , kararın hukuka uygun olduğu , bu sebeplerle ihtiyati tedbir talep eden ... vekilinin yukarıda yazılı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/294 D.İŞ Esas-2026/298 D.İŞ Karar sayılı, 30/04/2026 tarihli kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden ... tarafça peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan ... tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1544, K. 2026/1561, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1544-e-2026-1561-k-980a4349567f