Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1480 E. 2026/1561 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1480
- Karar No
- 2026/1561
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1480
KARAR NO: 2026/1561
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 11/06/2026
NUMARASI: 2024/357 Esas (Derdest)
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın davalının, Müvekkil’e mevzuata, Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’ne ve taraflar arasındaki sözleşmesel uygunluk şartlarına aykırı ürün tesliminden kaynaklanan idari para cezası rücu alacağı ile sözleşmesel cezai şart alacağının tahsili istemiyle ikame edilmiş olup, yine aynı dilekçede, alacağın tahsiline esas olmak üzere davalı şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiğini, Mahkemenin 09.05.2024 tarihli tensip tutanağının 11 numaralı ara kararı ile, alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı belirli olmadığı gerekçesiyle
ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verildiğini, gelinen aşamada dosyaya sunulan 28.04.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda müvekkilinin alacak iddiasının dayandığı maddi vakıaları, davalının ayıplı/kodekse aykırı ürün tesliminden doğan sorumluluğunu ve ihtiyati haciz bakımından aranan yaklaşık ispat koşulunu açık biçimde teyit etmekte olduğunu, bu nedenle önceki ret gerekçesi bilirkişi raporu ile oluşan güncel delil durumu karşısında ortadan kalkmış olup, dava dilekçesi ile ileri sürülen ihtiyati haciz talebinin yeniden değerlendirilerek kabulünü talep etme gereği hasıl olduğunu, 28.04.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu ile müvekkilinin alacak talebinin haklılığını ortaya koymakta olup ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğini, bilirkişi raporu ile müvekkilinin haklılığının ortaya konulmuş olup alacağın güvence altına alınması amacıyla ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz için aranan alacağın muaccel olması ve rehinle teminat alınmaması şartlarının da gerçekleşmiş olduğunu, ihtiyati haciz talebine dayanak alacağın muaccel olduğunu, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını beyan ederek dava dilekçesinde ileri sürelen ihtiyati haciz talebinin 28.04.2026 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu ve dosya kapsamında oluşan güncel delil durumu çerçevesinde yeniden değerlendirilmesine, İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle teminatsız olarak, kabul edilmemesi halinde teminat karşılığında toplam 12.082.070,75-TL alacağın tahsiline esas olmak üzere davalı ... Limited Şirketi’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz kararı talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Her ne kadar talep eden vekilince dilekçede belirtilen hususlar ışığında ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, mevcut delillere göre henüz bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar değerlendirilmemiş olup, alacağın varlığı, miktarı, muacceliyeti yargılamaya muhtaç durumda olduğundan ihtiyati haciz isteminin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 28.04.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu ve dosyadaki diğer delillerle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece kanunda aranmayan tam ispat ölçütünün esas alındığını, talep konusu alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olduğunu, İİK m.257/1’de düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, mahkemece ek araştırma yapılmasına karar verilmiş olmasının mevcut delillerle gerçekleşen yaklaşık ispatı ortadan kaldırmadığını, ayrıca istinafa konu ara kararın somut, yeterli ve denetime elverişli bir gerekçe içermediğini, dosya kapsamının ihtiyati haciz talebi hakkında doğrudan karar verilmesine elverişli olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, öncelikle teminatsız olarak, kabul edilmemesi halinde teminat karşılığında toplam12.082.070,75-TL alacağın tahsiline esas olmak üzere davalı ... Limited Şirketi’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, tamamı yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılması hâlinde, dosya kapsamında yaklaşık ispatlandığı kabul edilecek tutarla sınırlı olmak üzere ve uygun teminat karşılığında kısmen ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep, davalının davacıya sattığı ürünlerin gıda kodeksine aykırı olduğu gerekçesiyle davacıya kesilen idare para cezalarının davalıdan rucuen tahsili ve cezai şart alacağının tahsili talepli derdest davada ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiş, davacı istinaf isteminde bulunmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.
İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.
Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.
Somut olayda; ihtiyati haiz isteyen, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile alacağının yaklaşık olarak ispatlandığından bahisle ihtiyati haciz talep etmiş ise de rapora karşı davalı ve davacının itirazlarının bulunduğu, mahkemece bir kısım araştırmaların devam ettiği, ek rapor alınmasına dair ara karar kurulduğu anlaşılmakla bu aşamada ihtiyati haciz isteyenin ileri sürdüğü tüm hususlar ihtilaflı olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre ibraz edilen deliller ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/07/2026