Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1444 E. 2026/1536 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1444
- Karar No
- 2026/1536
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1444
KARAR NO : 2026/1536
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/1224 Esas-2026/359 Karar
TARİHİ: 09/04/2026
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı ...Limited Şirketi arasında mevcut ticari ilişki kapsamında 01.09.2025 tarihinde ekte sunulu Protokol imzalanmıştır. Bu protokol uyarınca anılan şirket tarafından düzenlenen ... A.Ş. ... Şubesi’nin ... seri numaralı çekin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirket yetkilisine teslim edildiğini, çekin teslim alınmasının ardından davacı şirketin “... Mah. ... Sok. İstanbul ... ... .../İstanbul” adresinde bulunan ofisinde muhafaza edilmekte iken kaybolduğunu ve halen bulunamadığını, söz konusu çekin kaybolmuş olabileceği gibi çalınmış olma ihtimalinin de bulunduğunu, bu konuda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, üçüncü kişilerin çekten haksız olarak yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilinin mağdur olmaması adına dava konusu çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını, yargılama sonunda kaybolmak suretiyle zayi olan çekin iptalini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/04/2026 tarihli beyanı ile davadan feragat ettiklerini, feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 09/04/2026 tarih ve 2025/1224 Esas- 2026/359 Karar sayılı kararında;
"Dava, 6102 sayılı Yasanın 757 ve devamın maddelerine dayalı zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Tahkikat aşamasında davacı asilce davadan feragat edildiği, 6100 sayılı Yasanın 307 ve devamı maddelerinde davaya son veren taraf işlemlerinin düzenlendiği, Yasanın 311. maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemesine yer verildiği, feragatin ifade edildiği anda sonuç doğurduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar karar verilmiş ve karara karşı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Üçüncü kişi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, haksız ihtiyati tedbir kararı ile müvekkil şirketi zarara uğrattığını, Mahkemece zararın tespit edilerek teminatın kendilerine verilmesi talebinin gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s bendi atfı ile aynı Kanunun 757 ve devamı maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın 387/1 maddesi uyarınca çeki elinde bulunduran üçüncü kişinin iş bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunduğundan istinaf sebepleri incelenmiştir.
Üçüncü kişi vekili, iş bu davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığı, ödeme yasağına ilişkin haksız ihtiyati tedbir sebebiyle üçüncü kişinin zarara uğradığı, bu sebeple teminatın üçüncü kişiye verilmesine ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, çek iptali davasının niteliği gereğince zarar iddiasının bu davada değerlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, söz konusu iddianın ayrı bir davanın konusu yapılabileceği, üçüncü kişinin hasımsız olarak açılan iş bu davada taraf olmaması sebebiyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Üçüncü kişinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s bendi atfı ile aynı Kanunun 757 ve devamı maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de çek iptali davalarında açıklanan prosedür gereğince, kararda üçüncü kişilerin hakkını zedeleyen hükümler bulunsa dahi karar onun bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, hasımsız şekilde açılan davaya üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı yoktur. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/2811 Esas-2019/4422 Karar sayılı ilamı) Bu sebeple hasımsız şekilde açılan davaya üçüncü kişilerin asli ya da feri müdahil olma imkanları bulunmayıp, istinaf eden 3. kişi çek hamilinin taraf sıfatı olmadığından ve hüküm aleyhine istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.