Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1362 E. 2026/2234 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1362
Karar No
2026/2234
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1362 - 2026/2234 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1362 KARAR NO : 2026/2234 KARAR TARİHİ : 13/07/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2025 NUMARASI : 2025/27 ESAS 2025/539 KARAR

DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/07/2026 YAZIM TARİHİ : 13/07/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarih, 2025/27 Esas, 2025/539 Kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, ZMMS rücusuna dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde; meydana gelen hasar tutarı için davalının kusuruna tekabül eden tutara göre toplam 27.000,00.TL tazminat ödemesini yapmış olduğunu, ödeme tarihi itibariyle davalı borçluya rücu hakkı doğduğunu, bu nedenle müvekkil şirket adına 10.02.2023 Tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/1590 E. Sayılı dosyasıyla ilamsız haciz yoluyla takip yapılmış ancak borçlu 01.03.2022 Tarihinde borca asılsız iddialarla itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, müvekkil şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4. maddesine göre davalı sigortalısından ödemiş olduğu tazminatın tamamını rücuen talep etme hakkı olduğu halde davalı haksız ve dayanaksız itirazlarla icra işlemlerini durdurmuş olduğundan borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkile kusur izafe edilmesi mümkün olmayıp, bu husus Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının ve tüm taleplerinin reddini savunmuştur. .... Tüketici Mahkemesi'nce görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dosyanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, davanın niteliği itibariyle uyuşmazlığa bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu olduğu ileri sürülüp görevsizlik kararı verilmesi üzerine yargı yerinin belirlenmesi yönünden dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 01/12/2025 tarih ve 2025/2347 E. - 2025/1675 K. sayılı kararı ile HMK 21 ve 22.madde kapsamında yargı yerinin .... Tüketici Mahkemesi olarak belirlendiği görülmüştür. Yargı yeri belirlenmesi kararı taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmediği gerekçesi ile bu kez .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 02/01/2026 tarihinde ek karar verilmiştir. Davacı vekili bu ek karara karşı süresinde istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf dilekçesinde davanın açılmamış sayılma kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, .... Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsiz hale geldiğini, bu nedenle ticaret mahkemesi tarafından açılmamış sayılma kararı verilemeyeceğini belirtmiştir. Eldeki davadaki uyuşmazlık; somut olayda 6100 sayılı HMK’nın 20/1 maddesindeki usul hükümlerinin mi yoksa HMK’nın 23/2 maddesindeki usul hükümlerinin mi tatbik edileceği noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 20/1 maddesinde ‘’Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.’’ düzenlemesi yer almaktadır. Aynı kanunun 23/2 maddesinde ise’’Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar’’ düzenlemesi bulunmaktadır. Yargı yerinin belirlenmesi usulü ise 6100 sayılı HMK’nın 21 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Yargı yerinin belirtilmesine karar veren üst mahkeme, dava dosyasını yargı yeri olarak belirlediği mahkemeye gönderir ve bu mahkeme, davaya kaldığı yerden devam eder. Bu halde, HMK’nın 20.madde hükmü uygulanamaz. Yani, davacı iki hafta içinde yargı yeri olarak belirtilen mahkemeye başvurmak zorunda değildir. (Medeni Usul Hukuku, Prof. Dr. Baki Kuru - Prof. Dr. Ramazan Arslan - Prof. Dr. Ejder Yılmaz, sf.173.) Bu bağlamda, mahkemece, her ne kadar, davanın taraflarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığından bahisle, HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkatlice incelendiğinde de görüleceği üzere somut olayda 6100 sayılı HMK’nın 20/1 maddesinin değil, 23/2 maddesinin tatbiki gerektiği ve bu madde gereğince de davanın taraflarınca iki haftalık süre içerisinde bir başvuruda bulunma zorunluluğu bulunmadığı, .... Ticaret Mahkemesi'nce, dava dosyasının HMK’nın 23/2 maddesi uyarınca merci tayini neticesinde yetkili ve görevli kılınan .... Tüketici Mahkemesi’ne re’sen göndermesi gerekirken dilekçe verilmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle; eldeki davada merci tayinine gidilmesi neticesinde .... Tüketici Mahkemesi’nin yetkili ve görevli kılındığı, somut olaya tatbiki gereken usul hükmünün ise 6100 sayılı HMK’nın 23/2 maddesi olduğu, bu madde mucibince de HMK’nın 20/1 maddesinde düzenlenen iki haftalık süre içerisinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunulması kuralının uygulanamayacağı gözetilmek suretiyle dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1-a-5 maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yargı yeri olarak belirlenen .... Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesini temin için ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarih, 2025/27 Esas, 2025/539 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarih, 2025/27 Esas, 2025/539 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-5 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yargı yeri olarak belirlenen .... Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesinin temini için dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/5 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 13/07/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1362, K. 2026/2234, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1362-e-2026-2234-k-bb438f0b799c