Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1059 E. 2026/1264 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1059
- Karar No
- 2026/1264
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1059 KARAR NO : 2026/1264
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.05.2026 NUMARASI : 2026/474 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 14.07.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14.07.2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.05.2026 tarih 2026/474 Esas sayılı ara kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2026 tarihli 2026/38 D.İş 2026/38 K. sayılı dosyasında hükmedilen ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz kararından sonra yapılacak işlemlerin kanunda açıkça belirtildiği, esas dava açılmadan önce alınan ihtiyati haciz kararının esas dava açıldıktan sonra devamına karar verilmesi gerektiğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2026/916 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılıp ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/38 D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alınarak icra dosyasına derç edildiğini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, mahkemeden ihtiyati haczin devamına karar verilmesi talep edildiği halde mahkemenin bu talebi reddettiğini, süresi içerisinde açılan itirazın iptali davasının ihtiyati haczi yasal olarak ayakta tutacağını, İİK 264/4. Fıkrası uyarınca ihtiyati haciz kararı alan alacaklının, borçlu itirazı sonrasında yasal süresinde itirazın iptali davası açması halinde ihtiyati haczin hükümsüz kalmayacağını ve davanın sonuna kadar geçerliliğini koruyacağını, davalının icra takibine itiraz etmiş olmasının ihtiyati haczin geçerliliğine etki etmeyeceğini, davacının alacağını yaklaşık ölçüde ispat ettiğini, ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, sigorta aleyhinde ihtiyati haciz uygulanmasına engel bir hukuki durum bulunmadığını, davalı şirketin lisansının iptal edilmiş olması nedeniyle davacının alacağını tahsil etmesinin risk altına girdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati haczin yargılama süresince devamına karar verilmesine istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun “İhtiyati haciz kararının icrası” başlıklı 261. maddesinin 1. fıkrası; “Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.”, 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati haczi tamamlayan merasim” başlıklı 264. maddesi; “Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır. İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur. Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir. Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder” hükümlerini haizdir. Yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler uyarınca, İİK'nın 264. maddesinde ihtiyati haczi tamamlayan merasimin koşullarını ve ihtiyati haczin düşmemesi için gerekli işlemlerin nelerden ibaret olduğunu düzenlenmektedir. Borçlular hakkında ihtiyati haczin infazı sonrasında genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine itiraz edilmesi halinde, İİK'nın 264/2. maddesi gereğince bu itiraz alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. Alacaklının bu müddetleri geçirmesi veya davasından veya talebinden vazgeçmesi veya takip talebinin yasal sürenin geçmesi nedeniyle düşmesi veya HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılması yada davada haksız çıkması hallerinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır (İİK'nun 264/4). Bu konudaki şikayet, İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir.(Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 13.01.2014 tarih 2013/34582 Esas 2014/122 Karar sayılı ilamı) 6100 HMK'nın 341/1. maddesi, istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararları düzenlemekte olup, anılan maddeye göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerinin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/38 D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararının yargılama süresince devamına karar verilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de, yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca davacı alacaklının ihtiyati haciz sonrası takip talebinde bulunması ve borçlunun takibe itirazıyla birlikte itirazın alacaklıya tebliği sonrasında yedi gün içinde itirazın iptali davası açması sonucu ihtiyati haczin devam edeceği açık olup, itirazın iptali davası açılan mahkemenin ayrıca ihtiyati haczin devam edip etmeyeceğine yönelik bir karar vermesinin gerekmediği, itiraz sonrasında süresinde dava açılmaması halinin takip hukukunu ilgilendiren bir şikayet mahiyetinde olduğu ve borçlu tarafından İcra Hukuk Mahkemesi'nde ileri sürülmesi halinde takip, itiraz ve dava açılış tarihi dikkate alınarak ihtiyati hacizlerin hükümsüz kalıp kalmayacağının İcra Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirileceği, davacının itirazın iptali davasını gören mahkemeden "ihtiyati haciz kararının devamına" şeklinde bir karar verilmesini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı gibi talebin niteliği itibariyle bir ihtiyati haciz talebi de olmadığı, bu haliyle mahkemece "ihtiyati haciz kararının devamına" dair talebin reddine dair verilen kararın HMK'nın 341/1.maddesinde gösterilen istinafi kabil kararlardan olmaması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gözetilerek davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, ihtiyati haciz kararının yargılama süresince devamına karar verilmesine yönelik talebin niteliği itibariyle istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı anlaşıldığından istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinafı kabil olmayan ara karara yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nın 341. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-İstinafa gelen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere 14.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.