Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/101 E. 2026/1469 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/101
- Karar No
- 2026/1469
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/101 KARAR NO : 2026/1469
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/373 Esas 2025/70 Karar KARAR TARİHİ : 05/05/2024 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/11/2023 tarihinde, maliki olduğu .... plakalı araç ile, davalı .... A.Ş'nin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu, diğer davalı sigortalısı (ruhsat sahibi) ....'ya ait, diğer davalı ....'nın sürücüsü olduğu..... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu kazanın oluşumunda davalı sürücünün kaza tespit tutanağına ve Adli Trafik Bilirkişi- ... tarafından tanzim edilen uzman mütalaasına göre %100 kusurlu olduğunu, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/224 Değişik sayılı tespit dosyası, dosyada yer alan araç fotoğrafları ile diğer ekli belgelerden görüleceği üzere aracın pert olduğunu, işbu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen bakiye hasar tazminatı için davalı sigorta şirketine 10.02.2024 tarihinde başvurulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından, 2023101127729-1 sayılı hasar dosyası kapsamında yapılan 02.02.2024 tarihli 112.500,06-TL tutarındaki ödemeye ek olarak başkaca hiçbir ödeme yapılmadığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamaya yeterli olmadığını, müvekkilinin Bornova 5. Noterliği, 00881 Yevmiye Numaralı, 11/01/2024 Tarihli Araç Satış Sözleşmesinden görüleceği üzere aracın hasarlı halini 110.000,00-TL bedel karşılığında sattığını belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL hasar bedelinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline), şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedelinin sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/224 Değişik İş dosyası masrafları ile İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde hükmedilen 4.700,00-TL vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 03/01/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile özetle; dava değerini 502.500,00-TL'ye artırdıklarını beyan ederek eksik harcı yatırmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 100000162005772 poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 27/07/2023 - 27/07/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekteki ekspertiz raporu doğrultusunda 26.08.2022 tarihinde davacı vekiline sigortalının kusuru nispetince 120.500,06-TL maddi hasar bedeli ödenmiş olup dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatı zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozu mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş ise, hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceği hüküm altına alındığını, bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkili şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağı düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar.... ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, iş bu sebeple görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise diğer davalı ..... A.Ş. davacı tarafından yapılan başvuru KTK 97. maddesinde belirtilen usule göre yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, ceza dosyasında henüz bir karar verilmediğini, İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/298 E sayılı dosyası ile müvekkilleri hakkında TCK 89/1 maddeleri gereğince dava açılmış ise de dosyada henüz bir karar verilmemiş olup yargılama devam ettiğini, bilindiği üzere ceza davaları, hukuk mahkemelerini bağlamadığını, ayrıca mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir hüküm de söz konusu olmadığını, öncelikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilleri .... A.Ş.'ne 100000162005772 poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesini yaptırdığını, kaza tarihi itibari ile müvekkillerinin sigorta poliçesinin kapsamından yararlanmakta ve sigorta poliçeis kapsamında risklere karşı korunmadığını, söz konusu trafik kazası 15.11.2023 tarihinde gerçeklemiş olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiğini, bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen risk sigorta kapsamında olduğunu, nitekim sigorta kapsamında dava konusu aracın onarımı için ekspertiz raporu doğrultusunda 26.08.2022 tarihinde davacı vekiline müvekkilinin kusuru nispetince 120.500,06 TL maddi hasar bedeli ödenmiş olup dava konusu kaza kapsamında zarar karşılandığını, müvekkillerinin % 100 asli kusurlu oldukları kabul edilemeyeceğini, kaza Tespit Tutanağı ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları bağlayıcı olmadığını, bu kapsamda hüküm kurmak ve değerlendirme yapmak hukuka aykırı olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; mahkemece alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hasar bedelinin 477.500,00-TL ve ikame araç bedelinin 24.500,00-TL olabileceği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da kabul edildiği üzere, trafik kazasının gerçekleşmesinde kusuru bulunan araç sürücüsü ve maliki ile aracın sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketinin, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu gerekçesi ile 477.500,00-TL bakiye hasar tazminatının, davalı .....Şirketi yönünden (bakiye poliçe limiti 7.500,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 02/02/2024 tarihinden, davalılar ......ve ..... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 15/11/2023 tarihinden itibaren, itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 25.000,00-TL araç mahrumiyet bedelinin 15/11/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ..... ve .....'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar.... ve ....vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/298 E sayılı dosyası ile müvekkiller hakkında TCK 89/1 maddeleri gereğince dava açılmış ise de dosyada henüz bir karar verilmemiş olup yargılamanın devam ettiğini, sigorta şirketinin davacı tarafa 26/08/2022 tarihinde 120.500,06 TL ödeme yaptığını, davacı zararının kalmadığını, hasar tazminatı ve araç mahrumiyetine ilişkin hesaplamanın objektif kriterlere göre yapılmadığını, itirazlarının değerlendirilmeye alınmadığını, kaza tespit tutanağının maddi gerçeği yansıtmadığı, tüm kusurun ve kural ihlallerinin müvekkiline atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, açıkladıkları gerekçelerle ayrıntılı ve detaylı araştırma yapılarak, yerinde KEŞİF yapılarak bu konuların açıklığa kavuşturulmasını talep ettiklerini talep ettiklerini beyan ederek; belirtmiş oldukları ve re'sen takdir edilecek tüm sebeplerle; haksız davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalılar .... ve .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince resen gözetilecekler dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Somut olayda, 15.11.2023 günü saat 19.50 sıralarında davacıya ait araç sürücüsü .... idaresindeki .... plakalı otomobili ile 005-29 nolu otoyolu takiben Pınarbaşı istikametinden Kemalpaşa istikametine bölünmüş yolun sağ şeridinde seyir halindeyken olay mahalli yol kesimine geldiğinde aracının sağ yan ve ön kısımları ile, emniyet şeridinde duraklama halinde olan davalı sürücü ..... idaresindeki .... plakalı kamyonun sol arka yan kısımlarına çarpması suretiyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Dairemizce UYAP üzerinden yapılan sorgulamaya göre olaya ilişkin İzmir 38 Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/198 esas sayılı dosyasında ceza davası açıldığı, istinaf eden davalılar vekilince sunulan 25/11/2025 tarihli dilekçe ekindeki İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesinin 17/11/2025 tarihli raporunda eldeki dosyada hükme esas alınan 15/11/2024 tarihli Trafik bilirkişi rapor da incelenmek suretiyle yapılan değerlendirme sonucu sürücü ... ...'nın alt düzeyde tali kusurlu, davacıya ait araç sürücüsü ....'ın asli kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Kaza tespit tutanağında ise, davalı sürücünün aldığı önlemin karayolunu kullananlar için tehlike arzetmesi nedeniyle KTK 84/k kural ihlalinde bulunduğuna dair tespit yapıldığı, davacıya ait araç sürücüsü yönünden kural ihlali tespiti bulunmadığı, İDM'ce hükme esas 15/11/2024 tarihli raporda da kaza tespit tutanağındaki tespitler doğrultusunda kusur durumuna iştirak edildiği belirtilerek davalı sürücünün KTK 84/k kural ihlalinin bulunduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Bu durumda, aynı kazaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları arasında açık çelişki mevcuttur. O halde anılan ceza mahkemesi dosyasının akıbeti araştırılarak, 6098 Sayılı TBK madde 74 hükmü de gözönünde bulundurularak yapılacak değerlendirme ile varılacak sonuca göre gerekli olması halinde ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu da açık şekilde irdelenmek suretiyle oluşan çelişkiyi giderecek mahiyette, kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden oluşturulacak heyetten rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davalılar .... ve .... vekilinin kusura değinen istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre ; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (...) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar .... ve .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar ..... ve ..... vekilinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ....ve .... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/373 Esas 2025/70 Karar sayılı, 05/05/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılar .... ve .... vekilinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davalı .... ve .... vekilinin peşin yatırdığı 8.581,42 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 23/06/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.