Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/891 E. 2025/1172 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/891
Karar No
2025/1172
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/891 Esas

KARAR NO : 2025/1172

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/07/2024

NUMARASI : 2023/427 Esas, 2024/555 Karar

DAVA: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)

KARAR TARİHİ: 25/09/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üzerindeki likidite baskılarının işletme sermayesi için kredi ihtiyacının baş göstermesine sebep olduğunu, kredi faizi, kur farkı sarmalı ve asrın felaketi olan 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş Depremi nedeniyle 2023 yılı Şubat ayı ortasına gelindiğinde şirketin alım ve satımlarda sıkıntı yaşamaya başladığını, Mayıs 2023 itibarıyla sıkıntıların had safhaya ulaştığını, tedbir alınmazsa şirketin muhtemel iflas tehlikesi altında kalacağının anlaşıldığını, bu duruma ekonomik durgunluğun ve döviz kurlarındaki yükselişler nedeniyle maliyetlerde ortaya çıkan artışların sebep olduğunu, şirketin finansman ihtiyacı nedeniyle kullanılan yabancı finansman giderlerinin elde ettikleri brüt satış karını eriterek dönem karlılığını çok düşük seviyeye gerilettiğini, son zamanlardaki faizlerdeki yükselişin ödemelerin %30-40'lara yakınının banka fonlaması ile yapılmasına sebep olduğunu, piyasadaki belirtilen olumsuzlukların şirketin likiditesinde, nakit akım ve planlamasında olumsuzluklara yol açtığını, bu etkenlerin son dönemlerde arka arkaya ve yoğun olarak ortaya çıkması sonrasında şirketlerin de mali krize neden olduğunu, üretimi tamamlanan satışa hazır kışlık şişme mont, yağmurluk ve şişme yeleklerin Kahramanmaraş Depremi nedeniyle stoklarında kaldığını, üretilen ürünlerin satılamaması nedeni ile nakit akışlarının bozularak personel maaşlarını ödeyemez hale geldikleri, kriz dönemi içerisinde çekilen kredilerin ve kullanılan çeklerin geri ödenememesi neticesinde çok büyük zararlara katlanmak zorunda kaldıklarını, 2020-2022 yılları itibariyle mali tablolarındaki değişimlerin ayrıntılı olarak ön proje ve eklerinde sunulduğunu, öz kaynaklarının kaydi değerlere göre 2021 yılında +114.387,97 TL, 2022 yılında ise +187.709,89 TL tutarında olduğunu ve borca batık durumda olmadığını, 31/03/2023 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre öz kaynak tutarının +2.842.282,57 TL olduğunu, şirketlerinin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığını, konkordato ön projesine esas olan 31/03/2023 tarihli bilançoda şirketin borç toplamının 31.438.557,10 TL olarak tespit edildiğini, öz kaynaklarının 31/03/2023 tarihi itibarıyla TTK 376/III maddesi çerçevesinde ''Aktiflerin Muhtemel Satış Fiyatı'' esasına göre rayiç değerler yönünden firmalarının borca batık durumda olmadığını, TTK 376/III yönünden hesaplar neticesinde rayiç değerlere göre özkaynak tutarının +2.657.651,59 TL olarak hesaplandığını, ticari malların rayiç değerinin kaydi değerler esas alınarak aktarıldığını, iflas halinde elde edilebilecek 12.318.592,23 TL tutarındaki tasfiye değerinden 1.506.388,11 TL bedelin imtiyazlı alacaklılara ödenmesinden sonra imtiyazsız alacaklılara 10.812.204,12 TL ödeme yapılabileceğini, bu durumda konkordato kapsamındaki imtiyazsız alacaklıların alacaklarını elde etme oranının %36,12 düzeyinde kalacağını, dolayısıyla alacaklıların %63,88'inin zarara uğrayacaklarını belirterek müvekkili şirket hakkında geçici mühlet ve kesin mühlet kararı verilmesini, akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; borçlunun yapılan ihtara rağmen konkordato gider avansını depo etmediği, işletmenin zorunlu faaliyet giderlerini karşılayamadığı, borçlunun 2024-2029 net kâr hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olamayacağının ve revize konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağının komiser heyeti ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle İİK 292/1-b maddesi kapsamında kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine, borçlu şirketin güncel rayiç değerlere göre İİK 292. maddesi kapsamında borca batık durumda olduğu tespit edildiğinden borçlu şirketin iflasına, borçlu şirketin malvarlıklarının tespitine ilişkin bilirkişi raporları ve komiser heyeti raporları nazara alınarak İİK 308/2 maddesi uyarınca iflas tasfiyesinin basit usulde yapılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin iflas kararının gerekçesinde dayanak olarak gösterilen güncel rayiç değer ve bilançolarının hatalı düzenlendiğini, mahkemenin gerekçede açıkça yanılgıya düştüğünü, güncel rayiç değer bilançosu ve değer tespit raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, yargılama safhasında müvekkili şirketin menkulleri ile ilgili alınan bilirkişi raporunda hatalar bulunmasına rağmen rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, kayyım heyeti tarafından bu raporlar baz alınarak hazırlanan güncel rayiç değer ve bilançoların da yanlış hesaplandığını, netice itibariyle başta hazırlanan hatalı rapor nedeniyle hatalar silsilesiyle müvekkili şirketin borca batık olmamasına rağmen iflasına karar verildiğini, 15.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde yapılan yanlışlıkların ayrıntılı olarak belirtildiğini, ancak bu husustaki itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, müvekkili şirket ile ilgili hazırlanan 20.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda makine ekipmanları 982.850,00 TL ve demirbaşlar 1.697.150,00 TL olmak üzere toplam 2.680.000 TL belirlenmiş iken 24.06.2024 tarihli raporda üstelik bir kısım demirbaşlar eksik olarak rapora yansıtılmış iken bu kez tüm makine ve demirbaşlar için 1.561.000,00 TL değer tespiti yapılmasının açıkça çelişkili olduğunu, üstelik ülkede yaşanan enflasyon sonucu her şeyin değeri ve fiyatı artarken müvekkiline ait 2.680.000,00 TL değerindeki makine ve demirbaşın bir anda 1.561.000,00 TL ye düşmesinin ve bu yönde bir tespitle değerlendirmeye gidilmesinin izahata muhtaç olduğunu, örneğin; sanayi tip rafın toplamına daha önce 775.000,00 TL değer biçilmiş iken bu raporda bu kez 186.000,00 TL değer biçilmesinin ve arada bu kadar fark oluşmasının mantıklı bir açıklaması bulunmadığını, yine örnek olması açısından kamera sistemi ile ilgili olarak (ki 20 den fazla kamerası olan bir sistem) daha önce 125.000,00 TL değer tespiti yapılmış iken bu kez 15.000,00 TL değer tespiti yapılması ve değerlemeler arasında bu kadar fark olmasının da izaha muhtaç olduğunu, yine aynı şekilde stok değerlemesine ilişkin 08.09.2024 tarihinde hazırlanan raporda 20.452.572,14TL değerleme yapılmış iken bir çok mamul ve yarı mamulün eksik ve hatalı adetlerle üstelik değerlerinin çok altında şekilde 8.928.288,50 TL olarak değerleme yapılmasının da kabul edilemeyeceğini, bu hususta da örneğin; daha önce 16 cm fermuarın tanesi 15,00 TL tespit edilmiş iken bir anda bunun değerinin 6,00 TL ye düşmesi, cm olarak uzamasına, kemik ve su bazlı fermuarlar daha pahalı olmasına rağmen bunların da değerlerinin 2,00 TL ve 5,00 TL ye düşürülmesinin kabulünün mümkün olmadığını, belirtilen fiyatlara bu ürünlerin piyasadan alınmasının mümkün olmadığını, bu ürünlerin şu an tespit edilen rakamların en az 2-3 katı olduğunu, üstelik bu mamullerin fiyatının geçen süreçte daha da pahalanmasına rağmen bu tespit ve değerlendirmeler de bulunulmasının izaha muhtaç olduğunu, örnek olarak verilen bu durumların bir çok kalemde yine aynı şekilde devam ettiğini, yapılan hatalı değerlemeler sonucunda müvekkili şirketin rayiç bilançosunun yaklaşık +8.000.000,00 TL den bir anda yaklaşık -10.000.000,00 TL ye düştüğünü, müvekkili şirket ortakları tarafından bir çok borcun ödendiğini, alacaklıların alacaklarından vazgeçmelerine rağmen yapılan ödemeler ile feragatlerin de hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, daha önce alınan bilirkişi değerleme raporları ile son hazırlanan değerleme raporlarındaki çelişkili hususların giderilerek haklı itirazlarının değerlendirilmesi için gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden tekrar rapor alınmasını ve çelişkiler giderildikten sonra çıkacak değerlemeler ve alacak feragatleri sonucunda müvekkili şirketin rayiç bilançosunun hazırlanarak borca batık olup olmadığının tespitinin yeniden yapılması gerektiğini, yukarıda belirtilen önemli hata ve eksiklere rağmen Mahkemece çelişki ve eksikliklerin giderilmediğini, eksik ve hatalı bilirkişi tespit ve değerlemeleri sonucunda hazırlanan rayiç bilanço ve bilirkişi raporlarına göre müvekkili şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkemece müvekkili şirket hakkında verilen iflas kararının kaldırılarak konkordato taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddi ile davacı şirket hakkındaki konkordato mühletinin kaldırılmasına, davacının iflasına karar verilmiş, davacı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, konkordato tasdik şartlarının oluşup oluşmadığı ve iflas kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, davacı şirketin muamele merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı lehine 23/06/2023 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, bilahare geçici mühletin 21/09/2023 tarihinden itibaren iki ay uzatıldığı, 16/11/2023 tarihli duruşmada borçlu şirket lehine 16/11/2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verildiği, İİK'nın 297, 299, 300, 301 ve 302. maddeleri kapsamında komiser heyetince borçlu şirketin mevcudunun kıymeti takdir edilip, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra alacaklılar toplantısının yapıldığı, iltihak süresinin bitiminden sonra komiser heyetinin İİK'nın 302/son fıkrası kapsamında konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye sunduğu görülmektedir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yeni Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir."...Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı). 30.04.2024 tarihli konkordato komiser heyeti raporunda; borçlu ... Tekstil'in tekstil sektöründe kışlık erkek giyim alanında faaliyet gösterdiği, şirketin halihazırda 48 çalışanının bulunduğu, geçici mühlet tarihinden 29.02.2024 tarihine kadar yaklaşık 8 ay gibi bir sürenin geçtiği, geçen bu süre zarfında, Kasada ve Bankada hiçbir şekilde nakit fazlasının yaratılamadığı, Personel Borçları ile Vergi ve SGK Borçlarının sürekli artmaya devam ettiği, şirketin özellikle Personel Borçlarını dahi ödemekte zorluk çektiği, borçlunun 31.12.2023 tarihli gelir tablosunda (-) 596.679,85 TL ve 29.02.2024 tarihli gelir tablosunda (-) 632.122,62 TL zarar raporladığı, tüm bunlara ilave olarak da; Borçlu ... Tekstil'in projesinde yer alan proforma gelir tablosunda, 01.09.2023 - 31.12.2023 tarihleri için 1.6 milyon TL, 2024 yılı için yaklaşık 1.9 milyon TL, 2025 yılı için yaklaşık 2.4 milyon TL, 2026 yılı için yaklaşık 3 milyon TL, 2027 yılı için yaklaşık 3,7 milyon TL, 2028 yılı için yaklaşık 4,7 milyon TL, 2029 yılı için yaklaşık 6 milyon TL, net kâr hedefine yer verildiği, 01.09.2023 - 31.12.2023 dönemi için 1.6 milyon TL net kâr hedefleyen şirketin 31.12.023 döneminde (-) 596.679,85 TL zarar raporladığı, 2024 yılının ilk 2 ayında gerçekleşen (-) 632.122,62 TL tutarındaki zarar ile birlikte, devamı yıllar için öngördüğü -yukarıda sıralanan- net kâr hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığından sunulan konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmediği, neticeten konkordato talep eden şirkete ait 29.02.2024 mali tablolarının incelendiğinde, borçlu ... Tekstil'in 29.02.2024 tarihi itibariyle (-) 632.122,62 TL zarar raporladığı, konkordato sürecinde konkordato talep eden şirketin esas ticari faaliyetleri ile ilgili alımlar ve zorunlu harcamalarını belirlenmiş kural ve limitler dahilinde komiser heyeti onayıyla yaptığı, şirketin konkordato sürecinde alımlarını komiser nezaret ve onayı ile gerçekleştirdiği, şirketin 29.02.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda 8.304.105,09 TL pozitif özkaynağının olduğu ve rayiç güncel değer bilançosuna göre borca batık durumda olmadığı, şirketin iflası ihtimalinde, alacakların tahsili ve varlıkların paraya çevrilmesi halinde sağlanabilecek kaynağın en iyi ihtimalle 18.364.574,12 TL olacağı, İflas halinde sağlanacak kaynak tutarından mühlet içinde doğan borçların ve imtiyazlı borçların (ortaklara borçlar hariç) düşülmesi sonrasında, borçlunun iflası halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı yaklaşık % 40,42 olarak hesaplandığı, şirketin 31.01.2024 tarihli Gelir Tablosunda 862.850,82 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve olağandışı giderleri sonrasında Dönem Ticari Zararının (-)596.679,85 TL olduğu, şirketin faaliyet giderlerini dahi karşılayamadığı, şirketin 29.02.2024 tarihi itibariyle toplam borcun 29.925.091,15 TL'ye yükseldiği, bahis konusu borcun 20.512.388,07 TL'lik kısmı konkordatoya tabi borçlardan, 5.655.130,89 TL'lik kısmı imtiyazlı borçlardan, 3.757.572, TL'lik kısmı ise cari borçlardan oluştuğu ve cari borçların artmaya devam ettiği, Borçlu ... Tekstil'in projesinde yer alan proforma gelir tablosunda, 01.09.2023-31.12.2023 tarihleri için 1.6 milyon TL, 2024 yılı için yaklaşık 1.9 milyon TL, 2025 yılı için yaklaşık 2.4 milyon TL, 2026 yılı için yaklaşık 3 milyon TL, 2027 yılı için yaklaşık 3,7 milyon TL, 2028 yılı için yaklaşık 4,7 milyon TL, 2029 yılı için yaklaşık 6 milyon TL olmak üzere toplam 23.535.279,38 TL'lik net kâr hedefine yer verildiği, bu tutarın en önemli konkordato kaynağı olduğu ve 01.09.2023 - 31.12.2023 dönemi için 1.6 milyon TL net kâr hedefleyen şirketin 31.12.2023 döneminde (-) 596.679,85 TL zarar etmesi, 2024 yılının ilk 2 ayında gerçekleşen (-) 632.122,62 TL tutarındaki zarar ve sezonun bitmesi hususları hep birlikte dikkate alındığında, 2024-2029 aralığındaki yıllar için öngördüğü net kâr hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı, dolayısıyla Mahkemeye sunulan Revize Konkordato Projesinin bu hali ile başarıya ulaşmasının mümkün olmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.01.07.2024 tarihli konkordato komiser heyeti raporunda; konkordato talep eden şirkete ait 31.03.2024 mali tablolarının incelenmesi neticesinde borçlu ... Tekstil'in 31.03.2024 tarihi itibariyle (-) 2.009.499,34 TL zarar raporladığı, şirketin 31.03.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda -10.194.568,45 TL negatif özkaynağının olduğu ve rayiç güncel değer bilançosuna göre borca batık olduğu, şirketin 31.03.2024 tarihi itibariyle toplam borcun 31.882.319,39 TL'ye yükseldiği, bahis konusu borcun 20.512.388,07 TL'lik kısmı konkordatoya tabi borçlardan, 6.976.135,23 TL'lik kısmı imtiyazlı borçlardan, 4.393.796,09 TL'lik kısmı ise cari borçlardan oluştuğu ve cari borçların artmaya devam ettiği, şirketin iflası ihtimalinde, alacakların tahsili ve varlıkların paraya çevrilmesi halinde sağlanabilecek kaynağın en iyi ihtimalle 9.733.508,08 TL olacağı, iflas halinde sağlanacak kaynak tutarından mühlet içinde doğan borçların ve imtiyazlı borçların (ortaklara borçlar hariç) düşülmesi sonrasında, borçlunun iflası halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı yaklaşık % 0,00 olarak hesaplandığı, borçlu ... Tekstil'in projesinde yer alan proforma gelir tablosunda, toplam 23.535.279,38 TL'lik net kâr hedefine yer verildiği, bu tutarın en önemli konkordato kaynağı olduğu ve 01.09.2023 - 31.12.2023 dönemi için 1.6 milyon TL net kâr hedefleyen şirketin 31.12.2023 döneminde (-) 596.679,85 TL zarar etmesi, 2024 yılının ilk 3 ayında gerçekleşen (-) 2.009.499,34 TL tutarındaki zarar ve sezonun bitmesi hususları hep birlikte dikkate alındığında, 2024-2029 aralığındaki yıllar için öngördüğü net kâr hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı; dolayısıyla Mahkemeye sunulan Revize Konkordato Projesinin bu hali ile başarıya ulaşmasının mümkün bulunmadığı, heyetimizin 30/04/2024 tarihli raporundan sonraki süreçte olumlu sayılabilecek hiçbir gelişme yaşanmadığı, 30/04/2024 tarihli rapordaki tespit ve kanaatlerin muhafaza edildiği, ayrıca yeniden bilirkişi marifetiyle yapılan rayiç güncel değer tablosuna göre de borca batık olduğunun ortaya çıktığı, rayiç değerlere göre borca batık durumda olan bir anonim şirketin esasen Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ıncı maddesine göre kendi iflasını talep etmek zorunda bulunduğu ve aynı Kanunun 377'inci maddesi uyarınca bu kuralın istisnasını teşkil eden konkordato yolunun da başarılı olamayacağının ortaya çıkması halinde İİK m. 292, (b) bendi uyarınca, borçlu şirket hakkında, konkordato mühletinin kaldırılmasına ve bununla birlikte borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerekeceği yönünde görüş bildirilmiştir.Somut olayda, davacı şirketin 31.03.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda -10.194.568,45 TL negatif özkaynağının olduğu ve rayiç güncel değer bilançosuna göre borca batık olduğu, borca batıklık konusunda yeterli ve gerekli inceleme ile değerlendirmelerin yapılarak borca batıklığın usulünce tespit edildiği, 2024-2029 aralığındaki yıllar için öngörülen net kâr hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı, güncel rayiç değer tablosuna göre de şirketin borca batık olduğu, dolayısıyla mahkemeye sunulan revize konkordato projesinin bu hali ile başarıya ulaşmasının mümkün bulunmadığı, konkordato komiser heyeti ile teknik bilirkişiler tarafından sunulan raporların ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, komiserlerinin raporları arasında çelişki bulunmadığı, komiser raporlarındaki stok malların değerinin şirketin güncel ticari kayıtlarına ve yerinde yapılan fiili tespite göre yapıldığı, makine ve demirbaş bedellerindeki miktar farklılığının ise neticeye tesir etmediği, stokların, makinelerin ve demirbaşların birim fiyatlarının teknik bilirkişilerce yerinde yapılan incelemeye göre tespit edildiği, kararda 2004 sayılı İİK'nun 308/2 maddesi uyarınca tasfiye usulünün belirlendiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi tarafından İİK m. 292, (b) bendi hükmü uyarınca revize konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı anlaşılan borçlu şirket hakkında konkordato talebinin reddi ile konkordato mühletinin kaldırılmasına ve konkordato talep eden davacı şirket hakkında iflas kararı verilmesine dair hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.Mahkemece, borçlu şirket temsilcileri İİK'nın 292/son fıkrası hükmü uyarınca usul ve yasaya uygun olarak duruşmaya çağrılmalarına rağmen duruşmaya katılmamışlardır.Davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı ve şirketin 31.03.2024 tarihi itibariyle (-)10.194.568,45 TL negatif özkaynağının olduğu gözetildiğinde mahkemece, şirketin iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/427 Esas, 2024/555 Karar sayılı ve 18/07/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/son fıkrasının atfı ile aynı Kanunun 164. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/891, K. 2025/1172, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2025-891-e-2025-1172-k-626cca7a3a99