Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/526 E. 2026/793 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/526
Karar No
2026/793
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/526 Esas

KARAR NO:2026/793

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/12/2024

NUMARASI:2020/167 Esas, 2024/1075 Karar

DAVANIN KONUSU:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi tespit

KARAR TARİHİ:13/05/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... isimli şahsın yanında 2014 yılında vasıfsız eleman olarak işe başladığını, malları indirme kumaş kesimi işlerinde çalıştığını, çalıştığı şirketin davalı tekstil şirketi ile taşeron olarak iş yaptığını, davalı şirket anlaşmadan bir süre sonra müvekkilinin çalıştığı yere teslim edilen kumaşların yapılıp tekrar geri teslim edilmediğini, davalıların müvekkiline baskı yaptığını, ancak müvekkilinin bu konuda bilgisi olmadığını, sadece işçi olarak çalıştığını, davalıların işyeri sahibi ile müvekkiline zorla ve tehditle 2 adet boş senet imzalattığını, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin zarara uğramaması için açık senetlerin icraya konmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalılar adına açılan menfi tespit davasının kabulüne haksız ve kötü niyetli olan davalıların %40 dan aşağı olmayan tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;Taraflar arasındaki ihtilaf tamamıyla şahıslar arasında olduğunu müvekkili şirketinin bir ilğisinin olmadığını, diğer yandan müvekkil firma bonoların tanziminden çok daha sonra 02/01/2015 tarihinde kurulduğunu, dolayısıyla husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu açıdan davanın müvekkili firma yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini ve müvekkilleri tarafından davacıya verilen kumaşların çalındığını bunu kabul eden davacı ve patronu ...'in ortak buluşma noktasına gelerek yeterki şikayetçi olmayın deyip zararı karşılama için senet imzaladıklarını, beyan ederek açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2015/417E, 2017/247 Karar sayılı, 06/03/2017 tarihli ilamında; "...senette nakden alındığı kaydının bulunduğu, ceza mahkemesinde dinlenen tanık beyanları ve mevcut delillere göre davacının senedin tehdit veya baskıyla cebirle iradesinin sakatlanarak açık şekilde verildiğini ispat edilemediğini, HMK'nın 200.maddesi gereğince yazılı belge ibraz edilemediği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunda davacı tarafın iddiası ispatlanamadığından davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine" " şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZİN KARARI:Dairemizin 13/02/2020 tarih ve 2017/3947 Esas, 2020/364 karar sayılı ilamı ile; "... Dosyada bulunan senet fotokopilerinde miktar ve tarih kısımları boş olup ceza dosyası içeriğinde de senet örneklerine rastlanmamıştır. Dava tarihi itibariyle dava dilekçesinde davalılarca icra takibi başlatıldığına ilişkin herhangi bir beyan mevcut değil ise de; davacı vekili 06/03/2017 tarihli duruşmadaki beyanında her iki senedin 65.000'er TL'den takibe konulduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemece icra dosyası ve senetler celp edilmemiş bu hususta taraf vekillerine süre verilmemiştir. Bu nedenle; öncelikle senetlerin ve varsa davacı taraf aleyhine başlatılan takip dosyasının celbi ile tespit edilecek senet bedelleri yönünden davacı vekiline eksik dava harcının tamamlaması için Harçlar Kanunu 30.maddesi gereğince süre verilmesi gereklidir.Menfi tespit davası senet borçlusu tarafından sadece senedin lehtarı aleyhine açılabileceği gibi, yalnız hamile veya hamillere yahut da lehtar ile hamil aleyhine birlikte açılması mümkündür. Davalılardan ... Şti. vekili, pasif husumet itirazında bulunmuş olup mahkemece davalının itirazı değelendirilmemiştir. Keza Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/562 esas, 2015/337 karar sayılı dosyasında; sanıklar ... ve ... hakkındaki hukuki alacağı tahsil amacı ile yağma suçu yönünden verilen beraat kararı da kesinleşmediğinden TBK 74.maddesi gereğince ilgili dosyanın iş bu menfi tespit dosyası yönünden bekletici mesele yapılması gereklidir.Açıklanan nedenlerle ceza dosyasının sonuçlanmasının beklenilerek delillerin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönlerden kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2020/167, 2024/1075 Karar sayılı, 23/12/2024 tarihli ilamında; "..Somut olayda, dava konusu senetlerin, temel ilişkiden mücerret borç ikrarını içerdiği, davacı tarafından senetlerdeki imzaya itiraz edilmediği, senetlerin zorla ve tehdit yoluyla alındığının iddia edildiği, davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından yazılı bir delil gösterilmediği, davalılar ... ve ...'ın yargılandığı Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/232 esas 2021/231 karar sayılı kararı ile sanıkların üzerlerine atılı yağma suçundan beraatlerine karar verildiği, davacının dava konusu senedin düzenleniş sebebi olarak belirttiği davalı şirkete ait kumaşların çalınmasına ilişkin dosyada da davacı ...'nin hırsızlık suçundan beraatine karar verildiği, illetten mücerret olup borç ikrarı içeren dava konusu senetlerin düzenlenme sebebinin de davacı yönünden senede karşı senetle ispat kuralı gereği usulüne uygun kesin deliller ile ispat edilemediği, senede karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemlerin yazılı belge ile ispatı zorunlu olup, davacının, senede karşı ileri sürdüğü iddiaları yazılı olarak ispat etmek zorunda olduğu dikkate alındığında ve davalıların da senedi yağma yolu ile davacıya imzalattıklarının yine ağır ceza dosyasındaki beyanlar ile de sabit görülmediği davacının bu yöndeki iddiasını da kesin deliler ile ortaya konulamadığı bu haliyle, senetlerin davacıya zorla imzalattırıldığına ilişkin iddiasını ispatlamaya elverişli ve yeterlilikte usulüne uygun kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, sonuç olarak, dava konusu senetlerin zorla imzalattırıldığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından senet lehtarı olan ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davalılar ... ve ... Şti yönünden ise dava konusu senetlerde lehtar konumunda bulunmadıklarından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

-Davalılar ... ve ... Şirketine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

-Davalı ...'e yönelik açılan davanın esastan REDDİNE,

-Asıl alacağın (130.000,00-TL) %20'sine tekabül eden 26.000,00-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak, davalı ...'e verilmesine" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu hallerde, ikrar, yemin, yazılı delil, yazılı delil başlangıcı mahiyetinde delil olması halinde tanık beyanları da dikkate alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirileceğini,Bakırköy 12. Ağır ceza mahkemesi 2019/232 Es sayılı dosyası ve iddianamedeki davalılar ... ve ...'nın ikrarlı beyanları, davalıların Asayiş Büro amirliğine vermiş oldukları 27.11.2014 tarihli şüpheli ifade tutanakları, Bakırköy 45. Asliye Ceza mahkemesinin 19.02.2016 tarihli, 2015/100 Esas 2016/262 Karar sayılı kesinleşmiş ilamındaki maddi olaya ilişkin yapılan tespitler, 22.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile dava konusu senetlerin davalılara iade edilmeyen 1.800 KG Kumaşın iade edilmemesi sebebiyle iade edilmeyen kumaş bedelleri için davacı müvekkili ... ve dava dışı fason çalıştıkları ...'den söz konusu iade edilmeyen 1.800 KG kumaşların iade edilmemesi sebebiyle iade edilmeyen kumaşların bedellerine karşılık olarak dava konusu 2 adet açık senedi teminat olarak alındığının ikrar ettikleri halde davalıların teminat olarak aldıkları 2 adet açık senet üzerine kendilerine aide edilmeyen 1.800 KG kumaşın bedeli olan 27.000 TL yazacakları yerde 27.000 TL'nin çok çok üstünde olmak üzere her bir senede 65.000 TL şer olmak üzere toplam 130.000 TL yazıp alacaklarının çok çok üstünde olmak üzere kötüniyetli olarak haksız kazanç elde etmeye çalıştıkları dosya kapsamında toplanan yazılı delillerle sabit olduğunu,Dava konusu 2 adet açık senedin; çalındığı iddia edilen 1.800 kg kumaşlara ilişkin olduğu davalılar " ... ve ..." nın beyanlarıyla sabit olduğunu,Raporda; Davalı şirketten dava dışı ... tarafından 19.10.2014 tarihinde 1.800 kg kumaş çalındığı, 2. Çalınan 1.800 kg kumaşın 19.10.2014 tarihli rayiç değerinin ortalama 27.000,00 TL olduğu, Kanaatine varıldığını" Şeklinde davacının iade edilemeyen kumaşlardan ilgisinin olmadığı ve iade edilmeyen 1.800 KG kumaşların 19.10.2024 tarihi itibariyle değerinin 27.000,00 TL olduğu açıkça tespit edildiğini, tanık olarak beyanı alınan ... in beyanlarına baktığımızda davalılara iade edilmeyen 1.800 KG kumaşın değerinin ortalama 25.000 TL civarında olduğunu açıkça belirttiğini,Davacının davalıya ait kumaşların iade edilmemesiyle hiçbir ilgisi olmadığı gibi bir an için iade edilmeyen kumaşlardan ilgisinin olduğunu yani bu zararları kefil olarak üstlendiğini kabul edilmesi halinde bile dosya kapsamında yer alan 22.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere toplam 130.000,00 TL bedelli senetlerden dolayı borcunun 130.000,00 TL olmadığı aksine 27.000 TL olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, 130.000TL üzerinden %20 Tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını,Delil dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı halde hatırlatılmadığını,Dava konusu senetler henüz icra takibine konmadan açık senetlerin üzerine alacaklı olarak kimin yazıldığını bilinmediği için davalılar olarak hem şirket hem de ortaklarını yazmak zorunda kaldığını, ... ve ... ŞTİ. açısından red kararı verilmesi hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava dışı ...'in işvereni olduğunu, ...'in davalı ... Tekstil'in taşeron işlerini yapmakta olduklarını, davalıların 1800kg kumaşın eksik olduğu iddiası ile kendilerini baskı ve tehditle iki adet boş senet imzalattıklarını, senetlere dayalı borcu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı taraf da cevap dilekçesinde; davacı ve dava dışı ...'e işlenip iade edilmek üzere verilen kumaşlardan 130.000TL değerindeki kısmın çalınarak piyasaya sürüldüğünü, senetlerin bu zararın karşılanması için rıza ile senet borçluları tarafından tanzim edildiğini savunmuştur.Dosyada mevcut delil durumuna göre davacı, irade fesadı iddiasını ispatlayamamış olup bu hususta yemin deliline de başvurulamayacaktır.Kural olarak kambiyo senetleri illetten mücerret ise de; her iki taraf da senetlerin eksik kumaş bedeline ilişkin zarar nedeni ile haksız fiil iddiası ile tanzim edildiğini ileri sürdüğünden dosyadaki delillerin bu kapsamda incelenmesi gereklidir.Davacının keşideci olarak yer aldığı 65.000TL bedelli bono yönünden değerlendirme yapıldığında; her iki tarafın senedin ihdas nedeni yönünden iddiasının aynı yönde olduğu, davacının senedin baskı ve tehdit ile alındığı iddiasını ispatlayamadığı, ancak davacının sanık, davalı ...'in katılan olarak yer aldığı Bakırköy 45.Asliye CM'nin 2015/100Esas, 2016/262 Karar sayılı dosyasında davalının hırsızlık iddiasında bulunarak dava konusu seentlerin verildiğini iddia ettiği, davacı hakkında "...'nin ...'in yanında hammal vasfı ile işçi olarak çalıştığı, müşteki firmaca teslim edilen kumaşların olay tarihinde sanık ...'in emri ile kamyona yüklenmesi işini gerçekleştirdiği, suça iştirak iradesinin bulunduğuna dair herhangi bir delil elde edilemediği, sanık ...'in sanık ...'ye emir ve talimat verme yetkisi olduğu, bunun dışında sanık ...'nin başkaca eyleminin de olmadığı" gerekçeleri ile beraat karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği dikkate alındığında davanın; davacının keşideci olarak yer aldığı 65.000TL'lik bono yönünden kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü gerekmiştir.Davacı vekili, kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davalı alacaklının bonoya dayalı takip başlattığı, takipte kötüniyetli olduğunun sabit olduğundan söz edilemeyeceğinden tazminat istemine ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davacının kefil olarak yer aldığı bono yönünden yapılan değerlendirmede ise; açığa bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden borçlunun bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği,senet bedelinin 1800kg kumaşa ilişkin olduğunu davalının kabul etmediği, bu hususta bonoda keşideci olarak yer alan tanık ...'in beyanının da esas alınamayacağı, davacının bonoda aval veren konumunda olup şekle ait noksandan başka bir sebep ileri süremeyeceği, irade fesadı iddiasını ispatlayamadığı dikkate alındığında davacının kefil (avalist) olarak yer aldığı, 65.000TL bedelli bono yönünden davanın reddi yerinde görülmüştür.Davacı vekili, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verdiği, teminatın yatırıldığı ve tedbirin uygulandığı Bakırköy 6.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından anlaşılmakla bu dosya yönünden tazminata hükmedilmesi yerinde görülmüştür.Dava konusu bonolarda davalı ... Tekstil şirketi ve ... ciranta, hamil olarak yer almadığı, takip alacaklısı da olmadıkları dikkate alındığında anılan davalılar yönünden davanın husumet nedeni ile reddi yerinde görülmüş, davacının bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verildiği, ret sebebi farklı olan tüm davalılar hakkında tek bir vekalet ücretine hükmolunduğu, davalıların vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurmadığı dikkate alındığında hükümde bu hususta davacının kazanılmış hakkı korunarak vekalet ücretine hükmedilmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 23/12/2024 gün ve 2020/167 Esas, 2024/1075 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-A. Davalılar ... ve. ..ŞTİ'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,

B. Davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE,

C. Dava konusu 20/10/2014 tanzim, 18/06/2015 vade tarihli 65.000TL bedelli keşidecisi davacı ..., kefili ..., lehtarı ... olan bono yönünden davanın KABULÜ İLE, belirtilen bono yönünden davacının davalı ... 'E BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

- Davacı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,

D.Dava konusu 20/10/2014 tanzim, 18/06/2015 vade tarihli 65.000TL bedelli keşidecisi ..., kefili davacı ..., lehtarı ... olan bono yönünden davacının davasının REDDİNE,

- 65.000TL alacağın %20'si tutarında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

- Alınması gereken 4440,15TL harçtan peşin alınan 341,55TL harç ile tamamlama harcı 1879,00TL'nin mahsubu ile 2.219,60TL nin davalı ...'ten alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

- Davacıdan tahsil olunan 341,55TTL harç ve 1879,00TL Harcın davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,

-Davacı tarafından yapılan 27,70TL başvuru harcı ile 702,00TL posta tebligat masrafları, 3500TL bilirkişi ücreti ki toplam; 4.229,70TL nin davanın kabul oranına göre 2.114,85TL sinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AÜÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,

- Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AÜÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1,169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 580TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.749,40TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,

6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 13/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/526, K. 2026/793, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-526-e-2026-793-k-0115f664069a