Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2471 E. 2026/1907 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2471
Karar No
2026/1907
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2471

KARAR NO : 2026/1907

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/05/2025

NUMARASI : 2023/720 E - 2025/322 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 30/06/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında imzalanan ... nolu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan 1 adet tüketim, 1 adet reaktif bedel ve cayma bedellerine ilişkin toplam 3 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, takibe konu edilen 25.494,88 TL'lik fatura bedelinin, elektrik enerji kullanımına, 43.422,55 TL'lik fatura bedelinin, cayma bedeline ilişkin olduğunu, cayma bedelinin hesaplanmasının sözleşme koşullarına uygun olduğunu, faturaların davalıya SMS ve E-Posta yoluyla tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, sözleşmenin 5-6. maddesi kapsamında süresinde itiraz edilmediğini belirterek, davalının icra takibinde borca itirazının itirazının iptaline,icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkilinin dava konusu sözleşmeden caymadığını, tüketim ve cayma bedeli faturalarının aynı zamanda kesildiğini, faturalar arasında 14 günlük süre bulunduğunu, cayma bedelinin, elektrik faturasının ödenmemesi nedeniyle kesilmediğini, sözleşmenin davalının kullanımlarının yetersizliği ve ödemelerin düzensizliği ileri sürülerek tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının sözleşmeden caydığını, cayma bedelinin haksız olduğunu, cayma konusunda davacının söylediği şekilde herhangi bir hükmün bulunmadığını, davalının itirazlarının haklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;

Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; " davacının tüketim faturası, cayma faturası ve reaktif bedel faturasının tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında Elektrik Abonelik Sözleşmesinin imzalandığı, davalının aboneliğinin 24 aylık taahhüt döneminin 10.ayında önceki dönemlere ait borçları nedeniyle iptal edildiği, takibe konu 25.494,88 TL'lik faturanın normal fatura tahakkuku olduğu, hükme esas alınan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre bu faturanın ... ulusal tarife birim fiyatı dikkate alınarak hesaplandığı ve sözleşmeye uygun olduğunun anlaşıldığı, takibe konu 43.422,55 TL'lik faturanın ise cayma bedeli faturası olduğu, bu faturanın abonelik sözleşmesinin eki olan Aboneye Özel Sözleşme Koşullarının 1. maddesine uygun olarak düzenlendiği, takibe konu 101,15 TL'lik faturanın ise reaktif bedel faturası olduğu, abonelik sözleşmesinin 4.10. maddesine göre davalının aşan enerji tüketimi nedeniyle reaktif enerji tüketim bedelini ödemekle yükümlü olduğu anlaşıldığından hükme esas alınan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu gözetilerek kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş" olduğu gerekçesiyle ;

1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... MTS sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin aynen devamına,

2-Kabul edilen alacağın (95.145,62 TL) %20’si oranında 19.029,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İstinaf Başvurusu ;

Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;

Davalı şirketin yerleşim yerinin Gaziantep olup, taraflar arasında böyle bir yetki sözleşmesi mevcut olmadığı,cayma bedeli talebinin haksız olduğu, dava konusu abonelik sözleşmesinin feshinin müvekkili davalı şirketten kaynaklanmadığı, aksine, sözleşmenin davacı elektrik tedarikçisi şirket tarafından, müvekkilinin düşük elektrik kullanımı ve ödemelerdeki düzensizlik gerekçeleriyle tek taraflı olarak feshedildiğini, Nitekim mahkemenin gerekçeli kararında ve bilirkişi raporunda da, davalı aboneliğinin 24 aylık taahhüt süresinin 10. ayında, önceki dönem borçları nedeniyle davacı tarafından iptal edildiğinin açıkça belirtildiğini, bu durumda, sözleşmeyi sona erdiren taraf davacı olup, davacı kendi feshettiği sözleşme için müvekkilinden “cayma bedeli” talep ettiği, halbuki, sözleşmeye ekli “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı belgede yer alan 1. madde uyarınca cayma bedelinin, yalnızca abonelik sözleşmesinin abone (yani tüketici/müvekkil) tarafından feshedilmesi halinde gündeme gelen bir bedel olduğu, sözleşmenin bu hükmünün , abonenin taahhüt süresi dolmadan kendi isteğiyle sözleşmeden cayması durumunda belli bir bedeli cezai şart olarak ödeyeceği anlamına geldiği,

Davacı tarafından müvekkilîne kesilen 101,15 TL’lik reaktif enerji bedeli faturasının dayanağı olarak, müvekkili şirkette kompanzasyon sisteminin eksik olması ve reaktif tüketim sınırlarının aşılması gerekçesinin ileri sürülmüş olduğu,ancak bu teknik iddiaların davacı tarafça somut verilere dayalı olarak ispatlanmadığı, davacının bu konuda herhangi bir teknik rapor, ölçüm sonucu veya dağıtım şirketinden alınmış bir bildirim sunmadığı,

Dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunun (24/03/2025 tarihli rapor ve ekleri), hukuki ve teknik itirazları kapsamlı biçimde ele almadığı, bilirkişinin esasen taraflar arasındaki faturaların tutar hesaplamalarını yapmış, ancak sözleşmenin fesih gerekçesi ve teknik uyuşmazlık noktalarını değerlendirmeden sonuca varmış olduğu, ayrıca bilirkişi, reaktif enerji bedeli konusunda da herhangi bir teknik inceleme yapmadığı, ilk derece mahkemesinin hükmettiği %20 icra inkâr tazminatı ve diğer ferî taleplerin de dayanaksız olduğundan kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.

HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davanın dayanağı olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... MTS sayılı takip dosyasında, 25.494,88 TL Tüketim Faturası (İstenen:%5 Aylık Diğer), 43.422,55 TL Cayma Faturası (İstenen:%5 Aylık Diğer), 101,15 TL Reaktif Bedel Faturası (İstenen:%5 Aylık Diğer), 10.027,99 TL İşlemiş Faiz, 16.066,34 TL İşlemiş Faiz, 32,71 TL İşlemiş Faiz alacağının tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yetki itirazı yönünden; taraflar arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesinin 8.6. Maddesinde " İşbu Sözleşme Türk Hukuku’na tabi olup, işbu Sözleşme tahtında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmünün HMK Yetki Sözleşmesi başlıklı 17. maddesi uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi olduğu gibi, İcra İflas Kanunu’nun yetkiyi düzenleyen 50. maddesinin 1. fıkrası atfına göre ,HMK'nun 10. Maddesi , 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesi hükümleri uyarınca mahkeme yetkili olup,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;

Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; Takibe konu 18.11.2022 son ödeme tarihli fatura normal fatura tahakkuku olup, davalı tarafça vadesi geçirilmiş toplam 52.258, 78 TL. gecikmiş borç tahakkuku olduğu tespit edilebilmektedir. Tahakkuk ettirilen faturaların zamanında ödenmediği hususu sabittir.Abonelik, 24 aylık taahhüt döneminin 10.ay dönemi itibariyle davacı tarafça, davalının geciken - önceki dönemlere ait borçları nedeniyle iptal edilmiştir. Her bir faturadaki geciken - önceki dönem borç tutarı çizelge içeriğinde belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi, 24 aylık taahhüt döneminin 10.ay dönemi itibariyle, davalının geciken önceki dönemlere ait borçları nedeniyle davacı tarafça iptal edildiğini, takibe konu faturaların raporda ayrı başlıklar altında değerlendirildiğini, takibe konu 43.422,55 TL. tutarındaki cayma bedel faturasının, taraflar arasında imza edilen “Sözleşme eki - Aboneye özel sözleşme Koşulları Madde 1” içeriği ile belirlenen ...kullanımlara ek olarak son 12(oniki) aylık tüketim miktarım ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının % 10'una tekabül eden Cayma bedelini ...'a ödeyeceğim şeklindeki hükme uygun olarak hesap edilmiş olduğunu, (geciken ödemeler nedeniyle sözleşme davacı tarafça iptal edilmiş sözleşme madde 5.6; cayma bedeli tahakkuk ettirilmiş sözleşme eli ABONE'YE ÖZEL SÖZLEŞME KOŞULLARI 1. Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları madde 1) takibe konu diğer 25.494 88 TL. tutarındaki faturanın normal fatura tahakkuku olduğunu, yukarıda detaylandırıldığı üzere ... — piyasa takas fiyatı ile belirlenen birim fiyatın daha yüksek olmasına rağmen, davacı tarafça ... ulusal tarife birim fiyatı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın sözleşme ve tekniğine uygun olduğu, davalı şirketin fatura döneminde bilfiil tüketmiş olduğu elektrik miktarına karşılık gelen faturadan sorumlu tutulabileceğini, takibe konu diğer 101,15 TL. tutarındaki faturanın reaktif bedel faturası olduğu, davalı şirketin kompanzasyon sistemindeki eksiklik gereği, davalının reaktif tüketiminin aktif tüketimini müsaade edilen oranı aşması gerekçeli olarak düzenlenmiş olduğunu, bu bedel davacı uhdesinde kalmamakta olup ilgili dağıtım şirketine aktarılmakta olduğunu, üstelik sözleşme 4.10 içeriğinde davalı şirketin davacıya reaktif enerji bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiğini, takibe konu 3 adet fatura için fatura son ödeme tarihleri takip tarihi arasındaki sürelerde sözleşme madde 5.1 gereği faturada yer alan 5 gecikme oranı dahilinde 26.127,03 TL. gecikme faizi hesap edildiğini, bu şekilde borcun 69.018,58 TL. (Asıl alacak) , 26.127,03 TL. (gecikme faizi) olmak üzere toplam 95.145,61 TL. olduğu hesaplanmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.7 maddesi kapsamında davalının, herhangi bir faturasını kısmen veya tamamen ödememesi halinde davacının/...'ın sözleşmenin 6.2 uyarınca fesih hakkı olduğu , sözleşmenin 6.2 Maddesinde ".. ... tarafından bir fesih yapılması halinde...Abonenin işbu fesih nedeniyle ...'a ...kullandığı Tarife Paketinde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart olduğu ” belirlenmiş ve Sözleşenin “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları “ başlıklı bölümü 1. Maddesinde cezai şart tutarı “son 12 aylık tüketim miktarının sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura utarının % 10' una tekabül eden cayma bedeli” olarak belirtilmiştir.

Bu sebeple geçmiş dönem ödenmeyen faturalar sebebiyle sözleşmeye göre, davacı şirketin sözleşmeyi feshinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, cayma faturası düzenlenmesinde sözleşmeye aykırılık bulunmadığı gibi, normal tüketim ve reaktif enerji bedelleri hesaplamasında hata bulunmadığı anlaşılmakla ,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak, cezai şart alacağı yönünden alacak likit sayılmayacağından, bu miktar yönünden de icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmuştur.

Bu sebeple, davalı istinafının kabulü ile, karar kaldırılıp, yeniden esas hakkında HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında;

1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... MTS sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına,

Alacağın likit olan kısmı (25.595.88 TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 5.119,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp,davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 6.499,39 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 6.229,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan ‭9.191,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,

7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;

Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2471, K. 2026/1907, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2471-e-2026-1907-k-5d2021b2b722