Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/24 E. 2026/938 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/24
Karar No
2026/938
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/24 - 2026/938 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/24 KARAR NO : 2026/938

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.11.2024 NUMARASI : 2021/121 Esas 2024/741 Karar

DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 21.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21.05.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2017 tarihinde davacının, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada aracın sürücüsünün kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 18.01.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 330.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.110,37-TL ve bakıcı gideri tazminatı talebini 1.170,05-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi gereğince usulüne uygun olarak başvuru yapmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davacının araçta yolcu olarak bulunması dolayısıyla hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur ile maluliyetin raporlar ile tespit edilmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına engel bulunmadığı, dava dilekçesi ekindeki belgeler ile davalı vekilinin 02.06.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu hasar dosyasında kapsamından davacının dava tarihinden önce davalıya başvurduğu, davacının 06.02.2017 tarihinde davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada aracın sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek ... plakalı araca arkadan çarpması şeklinde oluşan trafik kazasında yaralandığı, bu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kazadan dolayı davacının yaralanmasının Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 28.03.2024 tarihli raporunda belirtildiği üzere Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının % 10, iyileşme süresinin 4 ay olduğu, geçici ve sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığı, davacının dava konusu trafik kazasından dolayı aktüer bilirkişinin 05.09.2024 tarihli ek raporuna göre 1.910,03-TL bakiye geçici iş göremezlik, 2.496.970,46 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararlarının oluştuğu, davalının sorumluluğunun dava konusu kaza tarihi itibari ile şahıs başına ölüm/sakatlık poliçe limiti olan 330.000,00-TL ile sınırlı olduğu, davacının ceza soruşturmasında müşteki olarak verdiği 08.02.2017 tarihli beyanın dava konusu kaza sırasında emniyet kemerini takmadığına ilişkin beyanının olmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hatır taşıması ile ilgili olarak ise davacı vekilinin 15.06.2021 tarihli duruşmada davacının dava konusu kaza sırasında otobüste biletli yolcu olduğunu beyan etmesi, davacı vekilinin 28.10.2021 tarihli dilekçesi ile davacının servis aracında yolcu olarak bulunduğunu bildirmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde hatır taşıması indirimi yapılması için taşımanın bir menfaat karşılığı olması koşulunun oluşmadığı, davacının dava tarihinden önce 27.02.2020 tarihinde davalıya başvurmuş olması dikkate alındığında Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince yapılan başvurudan sonra 8 iş günlük sürenin 11.03.2020 tarihinde davalının temerrüte düşeceği, dava konusu aracı kullanım şekli ticari olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı talebi hakkındaki davanın davalının sorumluluğunun sınırı olan poliçe limitini aştığı, bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden poliçede tedavi giderlerine ilişkin teminat bulunmadığı belirtilerek, Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 330.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında davacının uğradığı sürekli ve geçici işgöremezlik ile geçici bakıcı gideri zararının tazmini için dava açıldığını, geçici işgöremezlik zararının ölüm/sakatlanma teminatı kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik zararının sağlık/tedavi gideri teminatı kapsamında olduğunu, davacının yaralanması neticesinde birden çok kemik kırığı meydana geldiğini ve birden çok operasyon geçirmek zorunda kaldığını, bu dönemde davacının kendi öz bakımını yerine getiremediğini, poliçede düzenlenmese dahi kanun gereği tedavi/sağlık giderleri teminatı bulunması gerektiği açık olduğundan ve işbu eksiklik ancak iç ilişkide prim farkı olarak sigortacı ve sigortalı arasında olabileceğinden ve işbu durumdan davalının sorumlu tutulamayacağını, hükmedilen faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren temerrüte düştüğünü, kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının gelirinin hatalı olduğunu, davacının gelirinin tespit edilen gelir katından daha yüksek olduğunu, davacı aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği açık olduğundan, kısmen ret halinde dahi davalının ödeme yükümlülüğünden kaçınması nedeniyle açıldığından davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan maluliyet raporu açık bir şekilde hatalı olup raporun hatalı olduğuna dair sunulan uzman görüşüne rağmen mahkemece itirazların dikkate alınmadığını, dava açılmadan evvel davacıda oluşan maluliyetin tespiti için davalı şirket tarafından uzman bilirkişiler eliyle gerçekleştirilen muayene neticesinde davacıda herhangi bir maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, ATK tarafından yapılan muayenede ortaya çıkan hususların daha önce uzman bilirkişiler tarafından tespit edilemediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıda herhangi bir maluliyet meydana gelmediğini, aktüer raporu doğrultusunda da sürekli maluliyet tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, sigorta genel şartlarında yapılan değişiklik nedeniyle davalının geçici iş görmezlik ve bakıcı giderinden de sorumlu tutulamayacağını, dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, alınan maluliyet raporlarında açıkça, kaza ile oluşan hasar arasındaki nedensellik bağının net bir şekilde ortaya konulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K.) Bu kapsamda, mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 07.02.2024 tarihli raporda davacının 06.02.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı nedeniyle kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kişinin ilgili ihtisas kurulunda yapılan muayenesinde diz ekleminde hareket kısıtlılığı tespit edildiği, aradaki farkın bundan kaynaklandığı belirtilmiş olup, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, davacının kaza tarihi ve sonrasına ilişkin maaş bordoları üzerinden işlemiş dönem hesabında kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirleri, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için davacının bilinen son geliri dikkatte alınmak suretiyle, bilinen/bilinmeyen aktif ve pasif dönem ayrımı yapılıp, aktif çalışma süresi ve tespit edilen son gelir üzerinden bilinen ve bilinmeyen/işleyecek dönem ile asgari ücret üzerinden pasif devre hesabı yapılmak suretiyle sürekli iş görmezlik tazminatı, SGK tarafından geçici iş görmezlik döneminde yapılan ödemeler de gözetilerek geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanıp, belirlenen tazminatın hüküm altına alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunun, başka birisinin geçici ve sürekli bakımına ise muhtaç durumda olmadığın tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin kaza tarihindeki sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde sorumluluğunun söz konusu olmasına (Yargıtay 4. HD'nin 25.12.2025 tarih ve 2023/13219 E. 2025/17286 K., 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 E. 2025/13675 K.) bu kapsamda mahkemece geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı toplamı yönünden poliçe limitini aşmayacak şekilde davalının sorumlu olduğu miktarın hüküm altına alınmasına, tazminata 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. Maddesine uygun şekilde belirlenen temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti göz önüne alınarak arabuluculuk ücretininden tarafların sorumluluğunun belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 22.542,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.636,00 TL'nin mahsubu ile kalan 16.906,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/24, K. 2026/938, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-24-e-2026-938-k-aa8823213b58