Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2199 E. 2026/1640 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2199
- Karar No
- 2026/1640
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2199
KARAR NO : 2026/1640
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/05/2025
NUMARASI : 2024/633 E - 2025/410 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan tesisatta kurum çalışanları tarafından 26/04/2021 tarihinde yapılan kontrolde "... referans nolu şantiyeden daimiye geçiş talebine istinaden gidilen mahalde yukarıda bilgileri bulunan sistemdeki kayıtlı sayaçtan abonesiz olarak enerjiyi kullanıldığı tespit edilmiştir." şeklinde tespitte bulunulması üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, davalı aleyhine tutanağa istinaden zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap yapılarak yapılan hesaplama karşılığı ... seri numaralı fatura ile 89.952,82-TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik bedeline 1.823,04-TL gecikmiş gün faizi ve 328,15-TL faizin KDV'si ilave edilerek 92.104,01-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı , davaya cevap vermemiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile; davalının İstanbul 23. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ilişkin yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 89.952,82-TL asıl alacak, 1.034,46-TL gecikme faizi ve 186,20-TL faizin KDV'si olarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde dava konusu takibin 89.952,82 asıl alacak, 1.823,04 TL işlemiş faiz, 328,15- TL KDV üzerinden kaldığı yerden devamına karar verilmiş, icra inkar talebinin reddedilmiş olduğu, dava dilekçesinde açıkça icra inkar tazminatı talep edilmesi söz konusu tazminatın üst sınırının olmaması ve dava değerinin kesinlik sınırının üzerinde olması sebebiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/859 Esas 2022/62 Karar sayılı ilamı uyarınca istinaf talebinin esastan incelenmesi gerektiği, Kaçak elektrik kullanım bedeline gecikme zammı uygulanması gerekmekte olup bilirkişi tarafından yasal faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kaçak elektrik kullanım bedellerinin ödenmediği gecikmiş günler için son ödeme tarihinden itibaren işletilecek olan gecikme zammı/faizi KDV matrahına esas alınmalı ve işbu bedeller yönünden de KDV hesabının yapılması gerekmekte olup gecikme zammının ve ona işleyen KDV'nin davalının sorumlu olduğu bedele dahil edilmesi gerektiği, İcra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira Kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan davalı borçlunun mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup, söz konusu borca itirazı yerinde olmadığından; davalının hükmolunan meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davalının takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğu, icra inkar tazminatı takibe haksız yere itiraz edilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olunmasının hukuki yaptırımı olduğu, ayrıca takip konusu alacak kaçak elektrik kullanımına bağlı olarak düzenlenen fatura borcuna ilişkin olup likit olduğu, bu sebeple İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacağın yüzde 20'si oranında icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesi gerekirken icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan İstanbul 23. İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyası nda ; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 89.952,82-TL kaçak elektrik tüketim bedeli 1.823,04-TL işlemiş faizi ve 328,15-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 92.104,01-TL'nin tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
Kesinlik yönünden ; İcra inkar tazminatının reddine ilişkin hüküm, söz konusu tazminatın üst sınırının olmaması ve dava değerinin kesinlik sınırının üzerinde olması sebebiyle istinafı kabil ise de ,reddedilen diğer alacak kalemlerinin (1.264,93-TL) karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığından ,bu alacak kalemlerine ilişkin istinaf dilekçesinin HMK 352/1-b,341 ve 346. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İcra inkar tazminatına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir .
Somut olayda , takip konusu alacak ,kaçak elektrik kullanımına ilişkin olup,haksız fiil niteliği dikkate alındığında ,alacağın yukarıda yazılı nitelikleri taşımadığı ve likit olduğundan bahsedilemeyeceği açıktır.Bu sebeplerle ,mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından,davacının icra inkar tazminatına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının icra inkar tazminatına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
2-Davacının diğer alacak talepleri yönünden verilen hükme yönelik istinaf dilekçesinin HMK 352/1-b ,341, 346 maddeleri uyarınca kesinlikten reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınana 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/06/2026