Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1184 E. 2026/1224 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1184
- Karar No
- 2026/1224
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/1184 KARAR NO : 2026/1224
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/72 E., 2021/225 K.
DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 21/05/2026 YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
Asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili asıl davada özetle: taraflar arasında Suçaltı HES Projesi yürütülmesi , resmi merciler önünde tüm işlemlerin takibi ve projenin yeniden canlandırılması vs hususlarda Danışmanlık Hizmeti verilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, 31/12/2012 tarihinden itibaren müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz ifa ettiğini, kendisine danışılan mevzularda bilgilendirme yapıldığını, resmi mercilerde sayısız toplantılara katıldığını ve raporlamalarını düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğini, daha sonra gelinen aşamada son olarak 06/01/2014 tarihinde müvekkili firma tarafından fiyat teklinini görüşülmesinin zaruri olduğunu ifade ederek davalıya 400.000 + KDV teklif edildiğini, ancak sunulan bu teklife davalı tarafından olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediğini, bunun üzerine 10/08/2015 tarihinde Ankara 24 . Noterliğinin 24.073 yevmiye nolu ihtarnamesi ile inşaat öncesi danışmanlık bedeli olan 350.000 + KDV 'nin ödemesini, aksi takdirde yasal yollara başvuracağını bildirdiğini, davalı tarafından ise ihtarnameye cevap verilerek yapılan tüm işlerin kendileri tarafından yapıldığının bildirildiğini, ancak SUÇATI HES projesi için müvekkilinin 17 ayrı kurumdan olur yazılarının alındığını, 1,5 yıldır mühürlü ve ve terk edilmeye yüz tutmuş santralde lisans süresi uzatılarak tesisin faaliyete geçebilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırıldığını, gelinen aşamada yasal süresi içinde ihtarname gereği yerine getirilmediğinden ve alacak inkar edildiğinden kabaca 350.000 + KDV alacaklı olduğunun tespit edilerek tahsili amacıyla bu davanın açılmasının zaruri olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL üzerinden açılan davanın kabulüne, ihtarname tarihinden itibaren ticari avans faizi işle birlikte taraflarına ödenmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili özetle: taraflar arasında 02.01.2013 tarihinde TAGAR HES Projesi ve 01.03.2013 tarihinde GÖKÇE HES Projesi ile ilgili danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğini yerine getirdiği halde davalının edimini yerine getirmeyerek danışmanlık ücretini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00.-TL.nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili özetle: SUÇATI HES projesine ilişkin danışmanlık hizmetinin yerine getirilmesi için taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, uzun süredir kurulma çalışmaları devan eden projede yürütülmesi gerekli idari fiziki tüm gerçekleştirme çalışmalarının tamamen müvekkili firma imkanları ile gerçekleştirildiğini, davacı tarafça iddia edilenin aksine sözleşmenin fiilen ve hukuken kurulmadığını, davacının müvekkili şirkete herhangi bir danışmanlık hizmeti vermemesine ve fatura kesip göndermemesine rağmen ihtar çekerek dava konusu tutarları talep etmesinin kanuni lafzı ve ruhu ile örtüşmediğini, haksız kazanç elde etme amacıyla söz konusu davanın açıldığını, kendileri tarafından yapıldığı ileri sürülen işlemlerin bizzat müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilip sonuçlandırıldığının somut deliler ile ispatlandığını ileri sürerek öncelikle davanın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/75 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yasal dayanaktan mahrum, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili özetle: davacı tarafından grup firmaları ... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine aynı konuda dava açıldığını her iki dosyanın bu nedenle birleştirilmesini talep etmiş, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında herhangi bir onayı alınmış proje bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "....Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan 03/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, davacının asıl dava dosyasındaki SUÇATI HES ile ilgili danışmanlık sözleşmesi gereği danışmanlık ücretinin tahsili yönündeki talebinin yanlar arasında danışmanlık sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle yerinde görülmediği, birleşen dava yönünden; danışmanlık sözleşmesi bulunması nedeniyle davacının KDV olarak davalıdan talepte haklı alacak tutarının TAGAR HES ile ilgili ödemeye göre 32.400 TL GÖKÇE HES ile ilgili ödemeye göre 27.000 TL olmak üzere toplam 59.400 TL olduğu tespit edilmiş olup, belirtilen bilirkişi raporu denetime elverişli olup karar ve hüküm kurmaya yeterli olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup davacı tarafın birleşen dosyadaki talebini, bilirkişi raporuna göre ıslah ettiğide dikkate alınarak, yukarıda belirtilen nedene göre, asıl davanın reddine, Asıl dava ile birleşen Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/75 Esas sayılı dava ile açılan, birleşen alacak davasının kabulüne...." karar verilmiştir. Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, fesih tazminatı talebi hakkında karar verilmediği, sadece KDV alacağı hakkında karar verildiği, oysa %25 fesih tazminatı taleplerinin de bulunduğu, mahkemece dosyanın incelenmediği, danışmanlık sözleşmesinin yazılı olma şartı bulunmadığı, hukukçu bilirkişiden rapor alınması gerektiği, asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: KDV alacağına yasal faiz işletilmesi gerektiği, alacaklının devlet olduğu, ödenen bedel içinde KDV'nin zaten mevcut olduğu, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan işlerin bizzat müvekkili tarafından yapıldığı, işin-projenin gerçekleşme oranı dikkate alınarak danışmanın hak ettiği sözleşme ücreti tespit edilerek buna ilave KDV belirlenip danışmanın hak ettiği sözleşme ücretinin tespit edilmesi gerektiği, aşama itibarıyla hakettiğinin belirlenmesi gerektiği, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir. Davacı vekilinin asıl dosyada verilen istinaf dilekçesinin reddine ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusu ile katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusu yönünden; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme sonucunda; taraflar arasında 02.01.2013 tarihinde götürü bedelle düzenlenen sözleşme Tagar HES ile ilgili danışmanlık hizmeti verilmesine ilişkindir. Bilirkişi kurulunca; borç ilişkisinden doğup yerine getirilmiş olan edimlerin olduğu gibi kalmakla bunlar hakkında borç ilişkisinin çözülmesi dolayısıyla doğacak geri verme borcu söz konusu olamayacağı, tarafların ifa süresi içinde elde ettikleri edimlerin olduğu gibi kendilerinde kalacağı, bu itibarla sürekli borç ilişkisinin sona ermesiyle tasfiye borcu denilecek borçların doğduğu kabul edilmiştir. Somut olayda sözleşmenin karşı yana ulaşan bir irade beyanı ile sona erdirilmediği, davacı danışmanın ihtar tarihinden sonra gerçekleştirdiği bir hizmetinin bulunmadığı, böylece taraflar arasındaki sözleşmenin 2015-Ağustos ayı sonu ile Eylül ayı başı itibarıyle eylemli olarak sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Götürü bedel, sözleşme ile yapımı üstlenilen hizmetin birim fiyatları ve ayrı ayrı her iş kaleminin bedeli gösterilmeksizin yapılacak işin tamamı için toplam olarak kararlaştırılan bedeldir . Götürü bedel işin başında sabit ve kesin toplam bir bedel kararlaştırılmıştır. Götürü bedelli hizmet sözleşmesinde iş kalemlerinin tamamı ifa edilmemiş ise, hizmet verenin hak kazanacağı ücret fiziki oran yöntemiyle hesaplanmalıdır. Hizmet kalemlerinin yüzde itibariyle toplam hizmet içerisindeki oranları belirlenmeli, tamamlanan hizmet kalemlerinin oranları toplanarak hizmet verenin hizmetin yüzde kaçını ifa ettiği belirlenmeli ve bu oran götürü bedele uygulanmak suretiyle hizmet verenin hak kazandığı iş bedeli tespit edilmelidir.
Somut olayda mahkemece hatalı değerlendirmeyle, yukarıda açıklanan ilkeye uygun olmayan bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi Dairemizce isabetli görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, a)Harçlar Yasası gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 732 TL ve birleşen dava yönünden alınması gereken 732 TL harçtan peşin alınan 59,30'ar TL harcın mahsubu ile asıl dava yönünden 672,70 TL ile birleşen dava yönünden 672,70 TL'nın ayrı ayrı davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b) Davacı tarafından sarfedilen istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2-) Birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a.6 madde gereğince, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2021 tarih, 2016/72 E., 2021/225 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 3-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 4-) Birleşen dosyada davalı vekili tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 5-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK 353/1.a ve 362/1.g maddeler gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 21/05/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...