Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2149 E. 2025/2115 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2149
Karar No
2025/2115
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/2149 Esas

KARAR NO : 2025/2115 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

ESAS NO : 2019/118 Esas - 2024/868 Karar

TARİHİ: 09/12/2024

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 11/12/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerden ... Denizcilik Ltd. Şti. taşıma işleri ile iştigal eden bir tacir ve diğer davacı müvekkili ise şirketin yetkilisi ve hissedarı olduğunu, davalı tarafın başvurusu ile davacı müvekkiller aleyhine İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.01.2019 tarih, 2019/ 22 D.İŞ. Sayılı kararı ile 04.10.2017 düzenleme, 31.12.2018 vade ve ödeme tarihli, 40.000 Amerikan Doları bedelli senede dayanarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, iş bu karar 15. İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyasında icraya konulduğunu ve alacaklı tarafça her iki müvekkili aleyhine olacak şekilde çeşitli icrai işlemler yapıldığını, ancak ihtiyati haciz kararına dayanak oluşturan senet üzerindeki imzalar davacı müvekkillere ait olmadığını, müvekkillerin davalıya böyle bir borcu olmadığını, davalı taraf sahte bir senet düzenleyip icraya koyarak müvekkili menfi tespit davası açmaya zorladığını, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın açmış olduğu icra takibi nedeni ile müvekkillerin son derece zor durumda kaldığını, davacı şirket fiilen iflas durumuna geldiğini, diğer davacı müvekkili olan ... ise imzalamadığı senede dayanarak haciz ve icra tehdidi altında kaldığını, oturduğu evine haciz konduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvuru da yapıldığını ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile alacağın %20’sinden aşağı olamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların tebligata elverişli gerçek adreslerini bildirmeleri gerektiğini, takibe dayanak senet üzerinde yer alan imzalar davacılara ait olduğunu, davacıların uğradığı herhangi bir zarar bulunmadığını, takip başlatıldıktan sonra ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulması mümkün olmadığını, davacılar tarafından açılan haksız davanın reddine, davacılar aleyhine alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile, icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 09/12/2024 tarih ve 2019/118 Esas - 2024/868 Karar sayılı kararında;"...Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.Davacı tarafından açılan işbu davanın, 25/12/2023 tarihinde 6100 sayılı HMK 150 ve 320/4 maddeleri uyarınca 1.kez işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırılan davanın yasal süre içerisinde yenilendiği bu kez 09/12/2024 tarihli celsede davacı tarafın hazır olmadığı, taraflarca herhangi bir mazeret de bildirmediği, basit yargılama usulüne tabi iş bu davada, yasanın amir hükmü gereği, dosyanın 1 kez takipsiz bırakılabileceği ve yasal süresi içerisinde yenilenmemesi halinde dosyanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlendiğinden iş bu davanın 6100 sayılı HMK 150 ve 320/4 maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7.maddesi: "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez."Öte yandan yargılama gideri kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. Maddeleri de gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti de yargılama gideri olarak hesaplanmış, davacı taraf yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş ve davalı taraf vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile, ''1-Davanın 6100 sayılı HMK 150 ve 320/4 maddeleri uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen 40.000,00 USD tutarlı senetteki İmzaya itiraz ve Menfi Tespit davası olduğunu, yerel mahkemenin 17/09/2019 tarihli (2) nolu kararında "-Davanın niteliği gereği 6100 sayılı HMK'un 118 ve 186. maddeleri gereği Yazılı Yargılama Usulüne tabi olduğunun tespitine," şeklinde karar verilerek davanın görülmeye başlanmasına karar verildiğini, Yazılı yargılamaya ilişkin usul hükümlerini düzenleyen 6100 sayılı HMK 150/6 maddesinin "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır." hükmünü ihtiva ettiğini, Dava konusu ile emsal olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25555 Esas ve 2022/16256 Karar sayılı kararının;6100 sayılı HMK’nın 150/6. maddesinde; “İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.” hükmü, aynı Kanunun 320/4. maddesinde; “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” hükmü yer almaktadır. Kanun’un bu hükümleri emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, mahkemece re’sen uygulanmalıdır.Somut olayda; davacının 03.10.2019 tarihli duruşmaya katılmaması nedeniyle HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacının 05.10.2019 tarihli yenileme talebi üzerine yeniden duruşma günü verildiği, davacının 20.10.2020 tarihli duruşmaya katılmaması üzerine dosyanın HMK’nın 150. maddesi uyarınca yeniden işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin celsenin yeniden açılmasına yönelik talep dilekçesi üzerine İlk Derece Mahkemesince davanın basit yargılamaya tabi olduğu ve dosyanın ikinci kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, yazılı yargılama usulüne tabi olup, en fazla iki kez takipsiz bırakılabilir. Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın tahsili talebinde bulunmuş, yargılamada talebine ilişkin bir üst sınır da belirlememiştir.Davanın niteliği gereği basit yargılamaya tabi olmadığı ve buna bağlı olarak HMK’nın 320/4. maddesi değil, HMK’nın 150/6. maddesinin uygulanması gerektiği açıktır. HMK’ın 150/6. maddesi hükmü gereğince ise, davanın iki kez yenilendikten sonra 3. kez takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği açıktır.Şu halde, davada ilk yenilemeden sonra ikinci yenileme talebi kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, davanın basit yargılama usulüne tabi olup ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, hükmün bozulması gerekmiştir." şeklinde olduğunu, gerek HMK md. 150/6 hükmü ve gerekse de yerleşik Yargıtay kararları karşısında ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı icra takibine dayanak 04/10/2017 Tanzim, 31/12/2018 Vade Tarihli 40.000,00 USD Miktarlı bonodan kaynaklı davalıya borçlu olunmadığının tespiti talebiyle İİK 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Somut olayda, dava ticari dava niteliğinde olup, dava tarihi olan 13/09/2019 tarihi itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi iken, yukarıda belirtilen 22/07/2020 Tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı kanunun 58 maddesi ile anılan 2 fıkrasındaki 100.000 TL'lik parasal sınır 500.000,00 TL'ye çıkartılması üzerine, yasa değişikliği sonucu 13/10/2020 tarihli duruşma ara kararı ile dava basit yargılama usulüne tabi bir davaya dönüşmüş ve ilk işlemden kaldırma kararı 25/12/2023 tarihinde yani dava basit yargılama usulüne tabi iken verilmiştir. Söz konusu kanun değişikliği öncesi dönemde HMK’nun 150.maddesi bakımından tamamlanmış bir işlem söz konusu olmadığından yürürlüğe giren yeni usul hükümlerinin hemen uygulanması gerekir, dolayısıyla somut olayda HMK’nun 320/4.maddesi uygulama alanı bulacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21/03/2019 tarihli 2017/11-1730 E.,2019/331 K. emsal kararı). Dosyanın 25/12/2023 tarihli duruşmada işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından uyap sistemi üzerinden yenileme dilekçesi gönderilmesi üzerine mahkemece 28/02/2024 tarihinde yapılan yenileme tensip tutanağı ile duruşmanın 28/06/2024 günü saat 10:25'a bırakıldığı, davacı vekilinin 28/06/2024 tarihli duruşmaya katıldığı, bir sonraki duruşmanın 09/12/2024 günü saat 09:50' ye bırakıldığı, davacı vekilinin bu duruşmaya katılmadığı, mazeret dilekçesi göndermediği, duruşmaya katılan davalı vekili de; davacı tarafça takip edilmeyen dosyayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi üzerine mahkemece; Davanın 6100 sayılı HMK 150 ve 320/4 maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 320/4 maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda bir kez takipsiz bırakılarak yenilendikten sonra ikinci kez takipsiz bırakılan davanın yasa gereği açılmamış sayılacağı, mahkeme kararının bu durumun tespitinden ibaret olduğu, davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle, HMK 320/4 Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2149, K. 2025/2115, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2149-e-2025-2115-k-ac27936ffb5f