Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1917 E. 2026/881 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1917
Karar No
2026/881
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1917 KARAR NO : 2026/881

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2025 NUMARASI : 2024/480 ESAS 2025/20 KARAR

DAVACILAR : .... VEKİLİ : .... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 02/07/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı yetkilisi dava dilekçesinde özetle: ....nde üretim yapıp sattığı .... İsimli şirketin ani bir karar ile siparişlerini iptal edip ödemelerini yapamaması üzerine dar boğaza girdiğini, bu sırada iş insanı sandığı ama tefeci olan bir kaç insanın kendisine ulaştığını, avukatı sayesinde bu insanlarla diyaloğa geçtiğini, ekonomik yardım aldığını ancak daha sonra fabrikasının mülkiyetini kaybettiğini, bu kişilerin dolandırıcılık, yağlama ve gasp suçunu işlediklerini, beyanla haklı dava ve taleplerinin kabulüne, Samsun ili.... Mah .... Ada .... Parsel arsa niteliğinde kayıtlı taşınmaz üzerinde yer alan ....şirketine ait olduğunun tespitine, Samsun İli ...... İlçesi ....Mah .... ada parselleri üzerinde mevcut olan yapının davalıların hak ve ve söz sahibi olamadıklarının tespitine, dava konusu iş yerinde yetkilisi bulunduğu firmanın üretimine devam etmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: İş bu davayı kabul etmediklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, müvekkiline karşı tasarrufun iptali davası açtıklarını, tasarrufun iptali davası varken iş bu davanın açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, soruşturma dosyasında da müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece gerekçeli kararında özetle; "Dava, taşınır yapı niteliğindeki muhtesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkin olduğunu, tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazla ilgili açılmış ortaklığın giderilmesi davası olmadığı gibi kamulaştırma işlemi veyahut kentsel dönüşüm uygulamasına dair bir verinin dosyada bulunmadığı, tespit davasının eda davasının açılmasının mümkün olan hallerde açılmasının mümkün olmadığı, davacının yalnız tespit talebinde bulunduğu, davacı taşınır yapının mülkiyeti muhafaza kaydıyla devir edildiği, yapının devir dışı bırakıldığı iddiasında ise bu yapının kal ve taşınmasını isteyebileceği gibi şartları oluştuğu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak davası açabileceği, yine yapının taşınmaz-sabit yapı olması halinde de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü şekilde üzerinde bulundukları taşınmazların bütünleyici parçaları olacağından ve muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti mümkün olmadığından davanın dinlenebilmesi için yukarıda ayrıntısı açıklandığı şekilde derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gerektiği değerlendirildiğinde, eldeki taşınır yapının davacıya ait olduğundan bahisle açılan tespit davasının dinlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle "Dava; Samsun .... ada .... parsel üzerinde bulunan sökülüp taşınabilen prefabrike fabrika binasının, davacıya (müvekkile) ait muhdesat olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğunu, Müvekkil, prefabrik (TMK m.728 anlamında taşınır yapı) fabrika binasının bizzat kendisi tarafından inşa edildiğini fatura, sözleşme, kapasite raporu ve ticari defterlerle ispatlamak istediğini, dava konusu yapı “bütünleyici parça” değil; Tmk m.728 kapsamında taşınır yapı niteliğinde prefabrik bina olduğu, Müvekkilin fabrikası prefabrik konstrüksiyon olup sökülüp başka yere nakli mümkün olduğunu, temel ile kaynaşmış kalıcı yapı niteliğinde olmadığını, bu durumu fabrikaya çıplak gözle bakan herkes tarafından anlaşılacak bir durum olduğunu, Prefabrike yapı elemanlarını yani büyük beton parçaları üreten fabrikalar bulunduğunu, bunlar satın alınarak monte edildiğini, sökülerek başka yerde de bir başka arsa üzerine kurulabildiğini, bu hâlde muhdesatın aidiyeti taşınmaz mülkiyetinden bağımsız biçimde tespit edilebileceği, mahkemenin “arz malikinden başkasına aidiyetin tespit edilemeyeceği” yönündeki genel-geçer kabulü, somut yapının vasfı araştırılmadan uygulandığını, görev itirazı yerinde olmadığını, uyuşmazlık tarafların tacir olduğu ve ticari işletme faaliyetlerinden (üretim tesisi – fabrika) kaynaklandığı için TTK m.4 kapsamında ticari dava niteliğinde olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, Mahkeme de bu yönde tahkikata geçerek zımnen görevli olduğunu kabul ettiğini, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E., .... K. sayılı “hukukî yarar yokluğu” gerekçeli usulden ret kararının kaldırılmasına," şeklinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tapu kayıt örnekleri, tüm dosya kapsamı, GEREKÇE: HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, muhdesatın aidiyeti istemine ilişkindir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, muhdesatın aidiyetine ilişkin davaların tespit davalarından olduğu ve bu davaların görülebilmesinin koşulunun güncel hukuki yararın bulunması ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesinin gerektiği, öğretide ve Yargıtay uygulamalarında güncel hukuki yarardan bahsedilebilmesi için "taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması, kamulaştırma işleminin bulunmasının gerektiği, ancak dosyanın incelenmesinde bu koşulların hiçbirinin mevcut olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun, HMK.nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcından başlangıçta peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin alınarak Hazine'ye irat kaydına İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerine bırakılmasına, İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İstinaf eden tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bölümünün karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Kararın taraflara Dairemizce tebliğine, Dair, 3402 sayılı Kanun'a, 7251 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile eklenen Ek 6 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) iki hafta içinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365/1. maddesi uyarınca Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/06/2026

... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1917, K. 2026/881, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1917-e-2026-881-k-83981480fb5b