Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1737 E. 2026/981 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1737
Karar No
2026/981
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1737

KARAR NO: 2026/981

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/10/2025

NUMARASI: 2025/159 Esas - 2025/852 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 20/01/2025

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/634 ESAS SAYILI DOSYA

DAVA: Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili firma adına ... Limited Şirketi'ne karşı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/91 E. sayılı dosya ile 24/02/2023 tarihinde itirazın iptali (Gemi ve Yük Alacağından Kaynaklanan) davası ikame edildiğini, ancak ne var ki ... Limited Şirketi adlı şirketin, tasfiyesinin sona erdiği 17/11/2023 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicil kaydının terkin edildiği, yapılan yargılama esnasında öğrenilmiş olup işbu ilan Ticaret Sicil Gazetesinin 01/06/2021 tarihli ve ... sayılı nüshasının 819. sayfasında ilan edildiğini, yargılama devam ederken tasfiye edilmiş olan şirketlerin tüzel kişiliğinin canlandırılması gerekliliğinden kaynaklı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş ve yargılaması devam etmekte olan ticari davanın 14/01/2025 tarihli celsesinde taraf teşkilinin sağlanması açısından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince taraflarınca, işbu davayı açmak için 1 hafta mehil verildiğini beyan ederek İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sicilinde kayıtlı ... sicil numaralı ... Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ttk m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye prosedürünün eksiksiz yerine getirildiğini, davacının iddia ettiği alacak varsa dahi tasfiye sırasında korunması gereken usuller izlenmemiş olup, ihya için haklı sebep bulunmadığını, davacının iddia ettiği alacak zamanaşımına uğramış veya tasfiye sırasında korunması gereken usullere uymadığını, ihya talebi usul ve esasa aykırı olduğunu, tasfiye memuru atanması gerekse de reddi gerekeceğini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacıya yükletilmelisi gerektiğini beyan ederek davacının ihya talebinin usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/634 E. Sayılı Dosyasında Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma adına ... Limited Şirketine karşı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/91 Esas sayılı dosyası ile 24/02/2023 tarihinde itirazın iptali davası ikame ettiklerini, ancak yargılama esnasında davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için mahkeme tarafından ihya davası açmak için taraflarına süre verildiğini, verilen süre içerisinde İstanbul Ticaret Odası başkanlığına İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/159 Esas sayılı dosyası ile ihya davası açıldığını ancak yargılama esnasında sicilden terkin işleminin bir tasfiye sonunda gerçekleştiğini, şirketin tasfiye memuru ...'a karşıda davanın yöneltilmesi zorunlu olduğu belirtilerek bu kezde tasfiye memuru aleyhine birleştirme talepli dava açmak üzere kendilerine yetki verildiğini belirterek, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/159 Esas sayılı dosyadan verilen ara karar gereğince iş bu davayı açtıklarını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; Davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında sicile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin derdest İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/91 Esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak (TC.Kimlik No:...) ...'ın atanmasına, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine, karşı taraf vekili tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2025/159 Esas sayılı dosyada açılan şirketin ihyası davası, 01/10/2025 tarihli ve 2025/852 sayılı karar ile kabul edilmiş; dava konusu ... Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/91 Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına, 1.688,30 TL yargılama gideri ile 30.000,00 TL vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, mahkemece verilen karar, hukuka aykırı olup bozulması ve kaldırılması gerektiğini, TTK m. 547/1 uyarınca, "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa", son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar tarafından şirketin yeniden tescilinin istenebileceğini, ancak somut olayda, ek tasfiye zorunluluğunun somut delillerle kanıtlanmadığını, müvekkilinin tasfiye memuru olarak, TTK m. 541 ve devamı hükümlerine uygun olarak tasfiye işlemlerini eksiksiz yürüttüğünü; alacaklıların çağrılması, bilanço tescili ve sicil terkinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, karşı tarafın iddia ettiği alacak (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/91 E. sayılı dosyadan kaynaklanan itirazın iptali alacağı), tasfiye tarihinden (17/11/2023) önce zamanaşımına uğramış olup, ihya için haklı sebep oluşmadığını, birleşen dosya (İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/634 E.) ile asıl dava arasında usul uyumsuzluğu olduğunu, ihya sınırlı tutulsa dahi, tasfiye memurunun atanması ve mali sorumluluk yüklenmesinin, TTK m. 547/2'ye aykırı olduğunu, ek tasfiye, "geçici tedbir" niteliğinde olup, kalıcı ihya yaratmayacağını; burada ise sınırlı ihya ile memur ataması, müvekkilinin sorumluluğunu haksız yere genişlettiğini,İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/159 Esas, 2025/852 Karar sayılı hukuka aykırı kararın usul ve esas yönünden bozularak, kaldırılmasına, şirketin ihya talebinin reddine, müvekkilinin tasfiye memurluğundan azline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.

Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.

Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.

TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.

6100 sayılı HMK da dahili dava. yapmak suretiyle taraf teşkilinin sağlaması usulü bulunmadığından taraf teşkili birleştirme istemli davada verilen birleştirme kararı ile sağlanmaktadr. Somut olayda taraf teşkilinin sağlanması yönünden tasfiye memuruna karşı birleştirme istemiyle açılan dava birleştirilmiş olup, esasında davada tek bir talep mevcut olup tek bir ihya hükmü kurulmuştur. Bu hale göre tasfiye memurunun asıl ve birleşen dava yönünden yönünden ayrı ayrı harç yaptırmasına gerek bulunmamaaktadır. ilk derece mahkemesinin tasfiye memurunun birleşen dosya yönünden istinaf başvuru ve karar harcının muhtıra da verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davalı tasfiye memuru süresinde yapmış olduğu istinaf başvurusu ile birlikte istinaf başvuru ve peşin karar harcını yatırmış olduğundan ilk derece mahkemesinin ek kararı kaldırılarak gerekçeli karar yönünden esastan isitnaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye Halinde...... ....Limited Şirketi'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 17/11/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/91Esas sayılı dava dosyasının derdest anlaşılmıştır.

Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası infazı işlemleri ile ilgili şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davalı tasfiye memuru davacı tarfafından açılan davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE,

2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1737, K. 2026/981, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1737-e-2026-981-k-635b892484d7