Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/129 E. 2025/132 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/129
- Karar No
- 2025/132
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1470 KARAR NO : 2025/1391 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 tarihli D.İş NUMARASI : 2025/129 E. - 2025/132 K. DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın yetki bakımından kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan talep dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçludan, ibraz edilen bono nedeniyle alacaklı olduğunu, borçlunun mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunu belirterek, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borcu karşılamayı yeter miktarda ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 11.04.2025 tarihli Değişik İş kararıyla; "...somut olayda istemde bulunan tarafından sunulan belge aslı dikkate alındığında alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı ve vadesinin geldiği, bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluştuğu..." gerekçesiyle talebin, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla kabulü ile; yukarıda kimliği yazılı alacaklının 19.030.000,00 TL alacağının ifasının temini için borçluların yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklariyle diğer haklarının borca yeter miktarının İİK’nunda belirtilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine, sunulan belgenin vasıf ve mahiyeti gözetilerek takdiren alacağın % 20' si oranında 3.806.000,00 TL nakdi veya banka teminat mektubunun alacaklı tarafından mahkememiz veznesine teminat olarak depo edilmesine, alacaklının, haksız çıktığı takdirde,İcra İflâs Kanununun 259'ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, borçluların zararını tazmin ile mükellef olduğu hususunun ihtaratına, teminat yatırıldığında karar örneğinin mahkememiz yargı çevresinde İcra Müdürlüğüne gönderilmek üzere alacaklıya (vekiline) tevdiine karar verilmiştir. Borçlu vekilince, İİK'nın 265.maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili, itiraz dilekçeleri ile; Bakırköy Mahkemelerinin davaya konu kambiyo senedi bakımından ihtiyati haciz yönünden yetkisiz olduğunu, davacının hukuki haklarını kötüye kullanarak ve mahkemelerini alet ederek yürütmeye çalıştığı işlemler dikkate alındığında davalıların haklarını zedeleyen ve hukuka aykırı şekilde alınan ihtiyati haciz kararlarının iptali ve kaldırılmasına, ayrıca davalıların uğradığı maddi ve manevi zararın tazmin edilmesine, yatırılan teminatın taraflarına ödenmesine, ve icra dosyasının celp edilerek tüm hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 30.04.2025 tarihli ek kararıyla; "...Somut uyuşmazlıkta; talebe konu bono üzerinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. İhtiyati haciz talep eden ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketler tacir olup, bunlar yönünden sadece İstanbul mahkemeleri yetkilidir. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'un tacir olduğunu gösteren bir belgeye dosyada rastlanılmamış ise de, bu kişi senette avalist olup, TTK'nın 722. Maddesine göre, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. ..., keşideci lehine aval vermiş olup, aynen keşideci gibi sorumlu olup, keşideciyi bağlayan senet metnindeki kayıtlar aval veren ... yönünden de geçerlidir. Dolayısıyla aleyhine ihtiyati haciz istenen ... yönünden de sadece İstanbul mahkemeleri yetkilidir.İhtiyati haciz talep eden tarafından, bonoda yer alan yetkili mahkemeden talepte bulunulmadığı ve aleyhine ihtiyati haciz talep eden tarafların da Bakırköy Mahkemelerinin yetkisini kabul etmediği nazara alındığında, ihtiyati hacze karşı taraflarca yapılan itirazların yetkisizlik nedeniyle kabulü ile..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze yapılan itirazın yetki bakımından kabulü ile 11/04/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar vermiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından talep konusu senette keşideci olarak yer alan ...'un gerçek kişi borçlu olması sebebiyle senet üzerinde yazılı yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, buna karşın mahkemenin yetkisizlik nedeniyle itirazın kabulüne ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetki sözleşmesinin HMK'nın 17. maddesinde düzenlendiğini, tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmadığı durumda yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, senette ...'un keşideci olduğunu, ...'un tacir olduğunu gösteren bir belgeye rastlanılmadığını, müvekkilinin sicil adresinin İstanbul ili Bakırköy ilçesi olduğunu, ...'un aval veren olduğu gerekçesiyle yetki sözleşmesinin kabulü ile verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borcu ödemeyen karşı tarafın itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, senette yer alan keşideci ... ve aval veren ... AŞ'nin müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek ek kararın kaldırılmasını, itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kabulüne dair verilen ek kararın istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz üzerine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili tarafından, talep konusu 08.09.2016 düzenleme tarihli, 15.11.2016 ödeme tarihli 500.000,00 USD Dolar tutarındaki bononun düzenleyenin ..., kefilin ... ... AŞ olduğu, talep eden adına nakden olarak düzenlendiği, talep eden şirketin merkezinin İstanbul ili Bakırköy ilçesinde bulunduğu, borçlulardan kefil ...'un adresinin İstanbul ili Üsküdar ilçesi olduğu, borçlu şirket adresinin yine İstanbul ili Üsküdar ilçesinde olduğu, ihtiyati haciz kararına karşı borçlular tarafından mahkemenin görev ve yetkisine itirazda bulunulduğu, itiraz eden vekilinin 30.04.2025 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; mahkemenin hem yetkisiz hem de görevsiz olduğunu, 9 yıl önceki bono nedeniyle kambiyo vasfını yitiren adi belgeye dayalı olarak ticaret mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, yetkili mahkemenin Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, daha önceden yapılan talebin reddedildiğini, kararın onandığını, şirketin kefil olduğunu belirttiği, aynı celsede talep eden vekilinin bonoda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ifade ettiği, mahkemece itiraz üzerine borçlu tarafın itirazını, bononun düzenleme ve ödeme yerinin Üsküdar olması nedeniyle mahkemenin yetkisi yönünden kabul ettiği ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermiş olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı Kanun'un 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur.Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacak niteliğinde olduğundan, bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1. (818 Sayılı BK'nın 73/1) hükmü uygulanamaz.Yürürlükte bulunan HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan maddede, "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Yine bonoda yetki şartı bulunması hâlinde de yetki şartının geçerli olması için HMK'nın 17. maddesine göre, uyuşmazlığın tacirler arasında doğmuş olması şartı aranmaktadır. Talep konusu edilen bonoda yetki düzenlemesi bulunmaktadır. Ancak bono düzenleyen gerçek kişi ...'tur. Bonoyu düzenleyen gerçek kişinin tacir olduğunun kabulünü gerektirir delil mevcut değildir. HMK'nın 6. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yeri mahkemesinin ve/veya borçluların birden fazla olması durumunda bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunun kabulü gerekecektir. Somut olayda, bonoda borçlu gözükenlerin adresi İstanbul ili Üsküdar ilçesidir. Bu nedenle mahkemece İİK'nın 265. maddesi kapsamında yetkiye yönelik yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.09.2025KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.