Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1272 E. 2025/2800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1272
- Karar No
- 2025/2800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1025 E., 2025/270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/51 E., 2021/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı müflis şirketin aralarında bulunduğu borçlular aleyhine ... . İcra Dairesi'nin 2004/8695 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, takip dosyasında teminat olarak gösterilen müflis şirketin maliki bulunduğu taşınmazlar üzerine dava dışı ... A.Ş. lehine ipotek tesis edildiğini, alacak ve ipotek haklarının 06.03.2014 tarihli alacağın temlik sözleşmesi ile müvekkil şirkete geçtiğini, davalı müflis şirket hakkında iflas kararı verilerek iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul 2. İflas Müdürlüğü'nün 2011/11 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, alacaklarının kayıt ve kabulü için İflas Müdürlüğü'ne 26.11.2018 tarihinde başvuruda bulunduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini, iflas tarihi itibariyle 136.340.646,52 TL bakiye alacaklarının tespit edildiğini, davalı şirketin takip borcunun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, ipotek ile teminat altına alınmış olan 5.500.000,00 USD alacağın rüçhânlı alacak olarak masaya kaydını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı müflis şirket iflas idaresi cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas tarihi itibariyle davacının varlığı ispatlanan 5.500.000 USD değerindeki rüçhanlı alacağının iflas tarihi itibariyle döviz satış kuru karşılığı olarak belirtilen 9.907.700 TL tutarındaki alacağının masaya kayıt ve kabulünün mümkün olduğu, her ne kadar yabancı paranın taşınmazın satış tarihindeki Türk Lirası karşılığı 18.504.200,00 TL olsa da taşınmaz satış tarihindeki döviz satış kuru karşılığının ödenmesi alacaklılar arasındaki eşitliği bozacağından rüçhânlı alacağın iflas tarihindeki döviz satış kuru karşılığı 9.907.700,00 TL tutarındaki alacağın kayıt ve kabulü mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu alacağa dayanak 06.03.2014 tarihli temliknamede temlik bedelinin 5.200.000,00 USD olduğu, ilk alacak kayıt başvurusunun temlikname bedeli olan 5.200.000,00 USD üzerinden masaya kayıt kabul başvurusunda bulunduğu, alacak kaydına esas bedelin en fazla temlik bedeli olan 5.200.000,00 USD olabileceği, temlik bedeli ve alacak kayıt başvuru dilekçesindeki talep aşılarak 5.500.000,00 USD iflas tarihi itibariyle döviz satış kuru karşılığının masaya kayıt kabulünün hatalı olduğu, davacının temlikname ile temlik aldığı miktar ve ilk alacak kayıt başvurusundaki talep ettiği miktar olan 5.200.000,00 USD alacağın iflas tarihindeki efektif satış kuru üzerinden karşılığı olan 9.367.280,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak üzere rüçhânlı alacak olarak masaya kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararının sadece müvekkil şirket tarafından istinaf edildiğini, istinaf başvuru talebinin reddedilen alacağa ilişkin olduğunu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe bozma yasağına aykırı karar verildiğini, temlik sözleşmesi içeriğinin eksik incelendiğini, ipotek ile teminat altına alınmış olan 5.500.000 USD alacağın taşınmazın satış tarihindeki döviz kuru esas alınarak hesaplanması ve iflas masasına rüçhânlı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir. İflas masasına başvuru üzerine, masanın alacak talebini reddetmesi üzerine açılan kayıt kabul davaları, ispat hukuku bakımından alacaklının alacağını ispat zorunda olduğu, ispat bakımından genel hükümlere tabi re'sen araştırma ilkesinin geçerli olmadığı icra takip hukuku çerçevesinde açılmış ve tarafları iflas masasına ve masaya alacağı kayıt edilmeyen alacaklı olup, maddi hukuka ilişkin bir davadır. 2.Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemece 5.500.000 USD değerindeki rüçhânlı alacağın iflas tarihi itibariyle döviz satış kuru karşılığı olan 9.907.700 TL tutarındaki alacağının masaya kayıt ve kabulüne karar verildiği, bu kararın sadece davacı tarafça istinaf edildiği, ancak davalı yararına bozularak 5.200.000,00 USD alacağın iflas tarihindeki efektif satış kuru üzerinden karşılığı olan 9.367.280,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak üzere rüçhânlı alacak olarak masaya kayıt kabulüne karar verileceği anlaşılmıştır. 3. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf sebepleri gözetilerek, istinaf etmeyen taraf lehine ve istinafa başvuran aleyhine olarak aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi kapsamında kabul kaldırma kararı verilmiştir. 4. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinaf başvuru dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılır. Kamu düzenine aykırılık varsa re'sen inceleme yapılır. 5. Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince kayıt kabul davasının kamu düzeninden sayılarak, istinaf kanun yoluna başvurmadığı için karşı taraf lehine kazanılmış hak oluştuğu halde kararın kanun yoluna başvurmayan davalı lehine, kanun yoluna başvuran davacı aleyhine kaldırılması usul ve yasaya aykırı görülmekle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenler ile; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.