Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/79 E. 2026/1180 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/79
Karar No
2026/1180
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/79 Esas 2026/1180 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/79 KARAR NO : 2026/1180

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2022/380 Esas 2023/595 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin muhasebecisine şirket ortağı ... kullanıcı ismi ile e-posta geldiğini, gelen e-postada "... bugün bir müteahhit için 238.600 TL lira ödememiz gerekiyor..." yönünde talimat verildiğini, yine e-posta ile "Hesap adı: ..." olan ... Bankası "... IBAN, ... hesap numaralı ve ... ... Kodlu" hesaba belirtilen miktarın gönderilmesini istendiğini, talimata istinaden müvekkili şirketin muhasebecisinin 238.600,00 TL'yi mail adresinde bilgileri belirtilen banka hesabına gönderdiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın bu şekilde bir e-posta göndermediğinin daha sonra anlaşıldığını, müvekkili şirketin dolandırıldığını, konuya ilişkin ceza soruşturması sırasında davalı banka tarafından savcılığa gönderilen müzekkere cevabında "...'a ait ... ıban no.lu USD, ... IBAN no.lu EUR, ... IBAN no.lu GBP ve ... IBAN no.lu TL hesaplarına borç blokesi konduğu ve hesap sahibinin ... IBAN no.lu TL hesabından 03.09.2018 tarihinde 7 farklı yerden toplam 122.885,00 TL para çektiğini, hesapta 115.725,00 TL kaldığını" bildirdiğini, müvekkili şirket tarafından 238.600,00 TL eft işlemi yapılan hesabın aslında Usd hesabı olup Usd hesabına TL olarak eft işlemi yapılmayacağından söz konusu bedelin müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken davalı tarafından hesap sahibinin TL hesabına aktarıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir talimatı ve onayı olmaksızın davalı banka tarafından farklı bir hesaba yapılan aktarım nedeniyle müvekkilinin 122.875,00 TL zarara uğradığını, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava dışı ...'un banka nezdinde aynı hesaba bağlı ... ek numaralı TL hesabı ve ... ek numaralı Usd döviz hesabı olduğunu, ek numaralı hesaplar aynı hesaba bağlı olduğundan davacının muhasebe müdürü tarafından şirket yetkilisinin talimatı uyarınca davaya konu Eft işleminin dava dışı ...'un TL cinsinden olan ... ek numaralı hesabına yatırıldığını, işlem tarafı ve işlem tutarı doğru olduğundan bu nedenle ödeme yapıldığı para birimine ilişkin hesaba alındığını, müvekkili bankanın davaya konu olaylar bakımından mütefarik kusuru bulunduğu düşünülse dahi, asli kusurun davacıya ait olduğunu, davacının muhasebe müdürüne iletilen maile istinaden başkaca hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan, şirket yetkilisinden bu talimata ilişkin teyit alınmadan 238.600,00 TL Eft işlemi ile dava dışı ...'un hesabına gönderildiğini, davacının muhasebe müdürünün üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı banka ile dava konusu olay arasındaki illiyet bağının kesildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından dava konusu havale işleminin, davacı tarafça bizzat belirlenen hesap numarası girilmek suretiyle gerçekleştirildiği, bu aşamada davalı bankanın yapılan havalede havale alıcısının belirlenmesine yönelik herhangi bir işlemi bulunmadığı, davacı tarafından havale aracılığı ile dava dışı ... adına bulunan hesaba yapılan havale sonucu gönderilen havale bedelinin anılan kişinin hakimiyet alanına geçtiği, bir başka anlatımla havale bedeli üzerindeki tasarruf yetkisinin artık dava dışı hesap sahibine ait olduğunun anlaşıldığı, davalı bankanın havale işlemini gerçekleştirmede bir etkisi ve sorumluluğunun bulunmadığı, havale bedelinin havale alıcısının hesabına geçmekle gönderilen para üzerindeki tasarruf yetkisinin havale alıcısına ait olduğu, sebepsiz zenginleşme ve hatanın üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, davacı tarafça eldeki davaya konu bedel yönünden dava dışı kişilere karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden eldeki davanın açılmış olduğu, davacı tarafça dava dışı kişilere karşı hukuki yollar tüketilip bakiye kalan miktar söz konusu ise bu durumda davalı bankaya başvurabileceği, davalı bankanın davacının oluşan zararı nedeniyle kusurlu olup olmadığının da bu başvuru sırasında değerlendirileceği, bu durumda eldeki davanın davalı banka yönünden erken açılan dava niteliğinde de olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 18/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili 20/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacı şirket muhasebecisine şirket yetkilisinin e-posta adresinden sahte olarak gönderilen mail üzerine eft yapılan miktar nedeniyle davacının dolandırılması nedeniyle davalının özen yükümlülüğüne aykırı davranarak TL para birimine ilişkin eft talimatında yer alan alıcı iban numarası Usd hesabına ait olması nedeniyle para birimleri örtüşmediğinden eft yapılan paranın iade edilmesi yerine alıcının bankada bulunan ve eft talimatında yer almayan TL hesabına banka tarafından aktarılmasından kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Hükmün kapsamı başlıklı HMK'nun 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir. Mahkemece karar gerekçesinde hem davanın önce eft alıcısına yönlendirilmesi, eft alıcısından tahsil edilemezse bu kez de davalı bankaya davanın yöneltilebileceği, davanın erken açılan dava olduğundan açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiş, hem de davacının dava konusu işlemleri bizzat yaptığı, para havale alıcısı hesabına geçtikten sonra bankanın yapacağı bir işlem bulunmadığı yönünde gerekçe yazılarak davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Davalı yönünden işlemlerin bizzat davacı tarafından yapılması nedeniyle bankanın yapacağı bir işlem bulunmadığına dair esasa ilişkin anılan gerekçenin yanı sıra karar gerekçesinde ayrıca davanın erken açılan dava olduğu belirtilerek davanın bu nedenle de reddi gerekçesi yazılmıştır. Bu durum ise, kararın davanın hem usulden hem esastan reddine ilişkin gerekçe içermesi nedeniyle HMK'nun 297/2 maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6, 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KISMEN KABULÜNE, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2023 tarih ve 2022/380 Esas 2023/595 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/79, K. 2026/1180, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-79-e-2026-1180-k-70e610c6c0d9