Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/431 E. 2026/745 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/431
Karar No
2026/745
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/431

KARAR NO: 2026/745

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 14/12/2023

NUMARASI: 2022/202 E. - 2023/224 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin eser sahibi olduğu “...”, “...”, “...”, “...”, “...” isimli eserler üzerindeki işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlara umumi iletim hakkına ilişkin mali haklar ve kullanım ruhsatlarının yapılan sözleşme ile eserin satışa sunulduğu tarihten itibaren 3 ayda bir satış adedi üzerinden hesaplanacak şekilde eser satış fiyatı üzerinden %3,5 telif ücreti ödemesi karşılığında 5 yıl süre ile davalıya devredildiğini, ödeme yükümlülüğüne rağmen davalı tarafından müvekkiline karşı herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı şirkete başvurusu üzerine ödenmemiş olan telif ücretlerine istinaden davalı şirket tarafından 30.000,00 TL miktarlı bono keşide edilerek müvekkile teslim edildiğini, bononun vade tarihi itibari ile şirketten tahsil edilemediğini, süresinde ödenmeyen bonoya ilişkin icra takibi başlatıldığını, ödemenin haciz işlemi ile davalıdan haricen tahsil edildiğini, söz konusu bononun ödenmemiş olan telif ücretlerine ilişkin olduğunu ve bu bedelin işbu davaya ve icra takibine konu cezai şart taleplerinin dışında olduğunu, telif ücretlerinin ödenmemesinin sözleşme yükümlülüklerinin ihlali niteliğinde olduğunu ve bu durumun eser sahibine sözleşmeyi haklı fesih imkanı tanıdığını, ayrıca ilgili sözleşme uyarınca sözleşmeyi ihlal eden tarafın ihlal sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararlara karşılık olarak karşı tarafa 40.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu sebeplerle sözleşmenin feshine ilişkin davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, sözleşmenin feshinden doğan cezai şart beledilinin tahsili amacıyla .... İcra Md. ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı ve ... arasında ... isimli kitabın mali haklarının 5 yıl süre ile devir alınmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, davacının işbu dava ile ileri sürdüğü iddia ve taleplerin tamamı haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı yanın sözleşme gereği kitabı güncel müfredata uygun ve basıma hazır şekilde teslim etmeyi, teslimden sonra gereği halinde, güncellemeleri ve talep edilen değişiklikleri yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, buna karşılık müvekkili şirketin yapılacak satışlar üzerinden belirlenen orana göre telif ücreti ödemeyi kabul ettiğini, ancak davacı tarafın gerek özeni göstermediğini ve tüm uyarılara rağmen eksikliklerini ve yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacıya müvekkili şirketçe gönderilen ihtarname ile yükümlüklerini yerine getirmesinin istendiğini, yükümlülüklerin yerine getirilmesinin akabinde doğacak ödemelerin yapılacağının bildirildiğini, ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi müvekkili şirket ile diyaloğunu da kestiğini, nihayetinde kitabın piyasa koşullarına göre ince kaldığını (eksik ve sayfa sayısı az olması nedeniyle), bu sebeple sözleşme ile amaçlanan basım ve satış hedefine ulaşılamadığını, davacının sözleşmeye uygun davranmamasına rağmen davacı tarafından sözleşmenin fes edildiğinin ihtarname ile bildirildiğini, davacının müvekkili şirketten sözleşmeden kaynaklı herhangi bir alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşme konusu eserlerin mali haklarını 5 yıl süre ile devralmasına rağmen davacının tutum ve davranışları nedeni ile sözleşmeden beklenen menfaati elde edemediğini, müvekkili şirketin maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradığını belirterek; iki tarafa yükümlülük yükleyen sözleşmelerin ancak, tarafların ortak kabulü veya ispatı halinde mahkeme kararı ile mümkün olabileceğini müvekkili şirketin davacıya gönderdiği ihtarname ile feshi kabul etmediğinin bildirildiğini, dolayısıyla ortak bir mutabakatın bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının haksız eylemleri neticesi sözleşmeden kaynaklı olarak elde etmeyi amaçladığı menfaatlerden mahurum kaldığını beyan ederek; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ İLE, davalının.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına,

Asıl alacağın %20'si olan 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davalı vekili; davanın başlangıçta İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, bu mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyanın iki hafta içinde yetkili Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiğini, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına hükmettiğini, görevsizlik kararının 15.09.2022 tarihinde kesinleşmesine rağmen, davanın yeni mahkemesinde ancak 16.11.2022 tarihinde açıldığını, yasal sürenin aşıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerekirken yargılamaya devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının dosyadaki delillerle çeliştiğini, icra takibine konu edilen cezai şart alacağı iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin takip tarihi olan 24.09.2021 itibarıyla muaccel bir telif borcu bulunmadığını, sözleşme uyarınca telif bedellerinin satıştan itibaren üç aylık periyotlarla ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen ilk satış faturasının 25.04.2022 tarihli olduğunu, dolayısıyla ödeme yükümlülüğünün takip tarihinden çok sonra doğduğunu , davacının 5 yıllık sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, takip tarihi itibarıyla ödenmemiş bir borç bulunmadığından cezai şart talep hakkının doğmadığını cezai şart miktarının fahiş olduğunu, alacaklının menfaatleri ile borcun ihlal derecesi arasında büyük bir oransızlık bulunduğunu, her bir kitap için belirlenen ceza miktarının gerçek telif bedelinin on katını aştığını, mahkemenin bu konuda hiçbir indirim yapmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu , yemin deliline dayanılmasına rağmen mahkemenin bu yola başvurmadan hüküm kurduğunu, deliller tam toplanmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme ile "telif ücretlerinin ifasının nasıl gerçekleştirileceği ve ödeme yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde sözleşme feshi ile cezai şart bedeli ödeneceği" hususları açıkça kararlaştırıldığını, Davalı şirketin, müvekkilin muaccel olan telif alacaklarını ödememesi sebebiyle tarafça .... Noterliği ... yevmiye numaralı 08.09.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmeden doğan feshi hakkının kullanıldığını ileri sürerek davalının istinaf başvuru talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava taraflar arasında 16/09/2020 tarihli düzenlenen beş ayrı telif sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan cezai şart alacağına dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkilinin eser sahibi olduğu “...”, “...”, “...”, “...”, “...” adlı eserlerin mali hakları ve kullanım ruhsatlarının 5 yıl süreyle davalıya devredildiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca satışa sunulduktan sonra üç ayda bir satış adedi üzerinden eser satış fiyatının %3,5’i oranında telif ödenmesi gerektiğini, buna rağmen teliflerin süresinde ve eksiksiz ödenmemesi sebebiyle .... Noterliği’nin 08/09/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeleri haklı nedenle feshettiğini, sözleşmelerin 8. maddesindeki cezai şart hükmü gereğince her sözleşme için 40.000,00 TL cezai şart talep ettiğini, bu talebin ödenmemesi üzerine takip yapıldığını, itirazla takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin fer’ileriyle devamı ve %20 icra inkar tazminatı istemiştir.

Davalı vekili, sözleşmelerin iki tarafa borç yüklediğini, davacının eserleri güncel müfredata uygun ve basıma hazır şekilde teslim etmediğini, kitapların ince kaldığı ve satış hedeflerine ulaşılamadığı için telif yükümlülüğünün doğmadığını, davacının haksız fesih yaptığını ve bu nedenle cezai şart istenemeyeceğini görevsizlik kararı sonrası süresinde gönderme yapılmadığını ileri sürerek davanın açılmamış sayılması gerektiğini, takip tarihi itibarıyla muaccel telif alacağı bulunmadığını, teliflerin fazlasıyla ödendiğini, cezai şartın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, teliflerin sözleşmeye uygun ödenmemesinin sözleşme ihlali oluşturduğu, bu ihlalin davacıya haklı fesih imkanı verdiği, dolayısıyla sözleşmelerde düzenlenen cezai şart bedellerinin talep edilebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının.... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına; asıl alacağın %20’si oranında 40.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili karara karşı istinaf talep etmiştir.

Dava, davacı tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/330 Esas sayılı dosyasında açılmış; anılan Mahkemece 25/05/2022 tarih ve 2022/389 Karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmiştir. Söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 15/09/2022 T., 2022/1257 E., 2022/1241 K. Sayılı ilamıyla istinaf talebinin 6100 sayılı hmk'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, kesin olmak üzere karar verilmiştir. Dairemiz kararının davacı vekiline 19.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 04.11.2022 tarihli dilekçesini uyap üzerinden gönderdiği ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği dikkate alındığında , gönderme talep süresinin HMK 20. maddesi gereği tebliğden itibaren iki hafta olduğu ve 02.11.2022 tarihinin sürenin son günü olduğu ve bu sürenin uzamasını gerektiren yasal bir sebep de bulunmadığı davacı vekilinin süresinden sonra gönderme talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Bu durum karşısında HMK 20/1-son cümle uyarınca görevsizlik kararı veren mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde, süresinde olmayan gönderme talebine itibar edilerek dosyanın görevsizlik kararı gereğince gönderilmesi ve mahkemece bu durum gözetilmeden esastan karar verilmesi usule aykırılık teşkil ettiğinden açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden davanın HMK m. 20/1-son cümle uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin KABULÜNE,

2-İstanbul ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../12/2023 tarih ve 2022/... E. 2023/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davanın açılmamış sayılmasına,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 2.416,10-TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.684,10 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 989,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/431, K. 2026/745, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-431-e-2026-745-k-3dc3d2575142