Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/3718 E. 2024/3590 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3718
Karar No
2024/3590
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/3718

KARAR NO: 2024/3590

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 10/10/2024

NUMARASI: 2024/487 Esas

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)

KARAR TARİHİ: 30/12/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili (iş bu davadan önce) değişik iş yoluyla İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde; müvekkili şirketin toptan et satış işi ile uğraştığını, iş yerinde kullandığı elektrik enerjisi ile ilgili olarak ... İthalat İhracat A.Ş. ile abonelik sözleşmesi imzaladığını, tahakkuk olunan elektik faturalarının düzenli olarak ödendiğini, iş yerinde elektrik enerjisi ile çalışan dört adet + soğutucu dolap ve bir adet - 18 soğutucu dolap ve aydın- latma lambaları bulunduğunu, ... çalışanlarının 02.07.2024 tarihinde,müvekkilinin iş yerine gelip " elektrik sayacını kontrol edeceklerini" söylediklerini, sayacı kontrol edip gittiklerini, akabinde müvekkili aleyhine "direk bağlama sureti ile kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" iddiası ile iş yerindeki elektrik enerjisini kestiklerini, tutanak tutulduğundan elektrik enerjisi kesilince öğrendiklerini,Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında müvekkilinin imzasının olmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını, elektrik enerjisinin kesilmesinin akabinde davalı şirkete müracaat edildiğini, pek çok defa gidildiğini , ancak muhatap bulamadığını, en son 05.07.2024 tarihinde borç görüntüleme evrakı adı altında dava konusu fatura bilgilerini içeren tek sayfalık bir evrak verildiğini, fatura suretlerinin "henüz basılmadı, bugün yarın basılacak" denilerek verilmediğini, faturaların son ödeme tarihinin 16.07.2024 olarak gözüktüğünü, ancak ... tarafından faturaların son ödeme tarihi gelmeden ve kendi ifadeleri ile fatura suretleri daha basılmadan müvekkili şirketin elektrik enerjisinin kesildiğini, müvekkili tara- fından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, tahakkuk ettirilen dava konusu kaçak elektrik fatura- larının her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak düzenlendiğini, kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin, borç görüntüleme evrakında kaçak elektrik faturalarından 1.404.492,71 TL bedelli faturanın 03.07.2023- 02.07.2024 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiğini, diğer fatura olan 2.234.391,88TL bedelli faturanın ise 04.01.2024-02.07.2024 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiğini, aynı tutanaktan dolayı iki adet kaçak elektrik faturası düzenlenmesinin de usul ve yasalara aykırı olduğunu, iki adet kaçak elektrik faturasında, fatura Ort. Tük (kWh/gün) yazan kısımda zorunlu olarak belirtilmesi gereken kWh / gün yazılmadığını, kaçak elektrik enerjisi kullanıl- dığını zımnen kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkiline ait iş yerinde kaçak elektrik faturala- rındaki meblağ kadar kaçak elektrik enerjisi kullanımının fiziken de mümkün olmadığını, faturaların 365 gün üzerinden düzenlendiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin her iki fatura da ayrı tarihler için tek bir tutanak esas alınarak düzenlendiğini,bu durumun tamamen usul ve yasalara aykırı olduğunu, ayrıca harici hat iddiası ile düzenlenen kaçak elek- trik faturalarında mevcut yasal dü- zenlemeler gereği en fazla yüzseksen gün geriye dönük hesaplama yapılabildiğini fakat burada 365 günlük hesaplama yapıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresinin esas alınacağının ve bu sürenin 180 günü geçemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin elektrik enerjisinin kesilmesi sebebi ile iş yerini kapatmak durumunda kalacağını beyanla; müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen 16.07.2024 son ödeme tarihli 2.234.391,88 TL bedelli ve 16.07.2024 son ödeme tarihli tarihli 1.404.492,71 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı, müvekkilinin abonesi olduğu ... Tekil Kod Hesap numaralı elektrik sayacına uygulanacak elektrik enerji kesilmesi işlemlerinin takdir olunacak teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/281 E., 2024/281 K. Nolu 09.07. 2024 tarihli ilamı ile; "1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin tedbire konu borcunun toplamı olan 3.638.884,59-TL üzerinden sınırlı olmak üzere, HMK’nun 87. maddesine göre 3.638.884,59-TL'nin %20'si olan 727.776,91-TL oranında teminatın ihtiyati tedbir talep eden tarafça nakit veya kesin ve süresiz banka teminatı olarak yatırılması kaydıyla, tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir isteyen ... Sanayi Ticaret Ve Pazarlama Limited Şirketi'nin ticari işletmesi olan ... hizmet noktası numaralı, fatura adresi ... Mah. ... Sok. No:... ... Cad. No:...-... Fatih İstanbul (İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ndeki adresi ... Mah. ... Cad. ... Et ve Et Ürünleri No:... İç Kapı No:... Fatih İstanbul) adresindeki aboneliğine istinaden ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİ VE KESİLEN ELEKTRİĞİN YENİDEN SAĞLANMASI yönünde tedbir kararı verilmesine, 2-İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık HMK 392 maddesi gereğince talep eden tarafından borcun %20'si oranında 727.776,91-TL nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına, 3-Miktar ve çeşidi yukarıda yazılı teminat, mahkeme veznesine depo edildiğinde, teminatın yatırıldığının karara şerh verilmesine, " karar verilmiştir. İş bu karardan sonra tedbir talep edin şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul 8. Asliye ticaret Mahkemesi'nde 2024/487 E. sayılı menfi tespit talepli dava açılmış, ...'ın tedbire itirazları da esas dava dosyasında değerlendirilmiş,neticede 10.10.2024 tarihli ara karar ile "İTİRAZIN REDDİNE " karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: 10.10.2024 tarihli ara karar davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 6100 sayılı yasanın 394. maddesinde; "İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mah- kemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle: 22.7.2020- 7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir." denildiğini, davacı tarafça 1 haftalık kesin süre içinde esas dava açılmadığını, yine teminatın 1 haftalık süre içinde yatırılmadığını ,bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmasını gerektiğini, Müvekkili şirket personellerince, ... hizmet numaralı adreste, 02.07.2024 tari- hinde yapılan kontrolde, dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek sureti ile sayaçtan geçiril- meksizin elektrik enerjisi tüketildiği tespit edilmekle davacı adına ... seri numaralı kaçak elek- trik tespit tutanağı düzenlendiğini ve tespit anının video görüntüsü ile kayıt altına alındığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin tespit edilen durumu açıklayan Kaçak elektrik enerjisi tüketim halleri başlıklı 42. Maddesinde, gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; "b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,'" kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğini, ... seri nolu tutanağa istinaden, davalı müvekkil şirket tarafından,zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ışığında tespit edilen (0,5 kw x 30) / 0,6 =25 kw ve 110,2 kw -25 kw = 85,2 kw tüketim ile04/01/2024-02/07/2024=180 gün ile 3 vardiya çalışmaya istinaden 21 saat çalışma süresine nazaran, 180 gün x 85,2 kw x 21 üzerinden, 322056 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak, zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 46/2 maddesi, ''(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.'' şeklindeki hükmüne istinaden, 2.234.391,88 TL kaçak elektrik ve zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri ışığında tespit edilen (0,5 kw x 30) / 0,6 =25 kw ve 110,2 kw - 25 kw = 85,2 kw tüketim ile 03/07/2023-04/01/2024=185 gün ile 3 vardiya çalışmaya istinaden 21 saat çalışma süresine nazaran, 185 gün x 85,2 kw x 21 üzerinden, 331002 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 1.404.492,71 TL ek tüketim faturası tahakkuk edildiğini, davalı müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tahakkuk işleminin, mevzuata ve somut olaya uygun olduğunu, öyle ki zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 44/3 maddesi, ''(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.'' şeklindeki hükmü uyarınca, aynı yönetmeliğin 42/1-b maddesi kapsamında, harici hat çekmek suretiyle gerçekleştirilen kaçak elektrik tüketimlerinde, tüketim miktarı, harici hatta bağlı olan elektronik cihazların kurulu güçlerinin toplamı kadar olduğunu, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının eki mahiyetinde olan güç tespit tutanağında yazılı olduğu üzere, davalı müvekkil şirket personellerince de mahalde bulunan ve harici hatta bağlı olan elektronik cihazlar (Sanayi tipi soğuk hava deposu, sanayi tipi kıyma makinesi, büyük kompresör, kompresör, klima, elektrikli fırın, 3 gözlü çay kazanı, salam kesme makinesi, sanayi tipi derin dondurucu, sanayi tipi vakum makinesi, vakum makinesi ve köfte makinesi) üzerinde ölçüm yapıldığını, bu elektronik cihazların güç bilgisi kaçak elektrik tespit tutanağına derç edildiğini ve tespit edilen işbu 110200 kwh güçten, (0,5 kw x 30) / 0,6 = 25 kw' nın tenzili ile tespit edilen 85,2 kw nazarı ile hesaplama yapıldığını, ayrıca davalı müvekkil şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 45/1-b maddesi, ''b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.'' şeklindeki,45/1.ç-1 maddesi, ''ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.'' şeklindeki ve 45/3.c maddesi, ''üç vardiya çalışanlar için 21 saat,'' şeklindeki hükümleri uyarınca ve alıntılanan madde hükümlerinde yazılı sürelere ve çalışma saatlerine riayet edilerek hesaplama yapıldığını, doğru bulgu ve belge niteliğindeki tüketim ekstrelerine göre tespit edilen davacının tüketimleri nazarıyla 180 gün kaçak kullanım süresi ve kaçak kullanım başlangıç tarihine göre 185 gün ek tüketim süresi ile dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağına da derç edilmiş olan endeks bilgilerine ilişkin kısımda her bir T aralığı için yazılı endeks bilgilerine göre, 3 vardiyalı çalışma yapıldığı tespit edilerek her iki fatura tahakkuku için 21 saatlik çalışma süresi esas alındığını, son olarak zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 46/1-2 maddesi, ''(1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.'' şeklindeki hükmü uyarınca, ceza katsayısı 1,5 olarak nazara alındığını, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tahakkuku mevzuata uygun olup aksi yöndeki davacı yan iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Tedbirin % 20 teminat karşılığında verilmiş olmasının da hukuk aykırı olduğunu, % 100 oranında teminat alınmasını gerektiğini, Verilen ihtiyati tedbir kararının, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların yerel mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediğini, Müvekkili dinlenilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturduğunu, ihtiyati tedbir yoluyla müvek- kilinin edimlerini karşılık almadan ifaya zorlanmasının, Anayasa’nın 10 uncu maddesi ile de güvence altına alınan eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davada asıl talep , kaçak elektrik tüketimi nedeniyle tahakkuk olunan faturalara dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı iş bu davadan önce dava konusu faturalar nedeniyle elektrik kesintisi yapılma- sının tedbiren önlenmesini talep etmiş, mahkemece değişik iş yoluyla ihtiyati tedbir % 20 oranında teminat karşılığında kabul edilmiştir. Sonrasında ...'ın tedbire itirazı reddedilmiş ve itirazın reddine dair ara karar istinafa getirilmiş olmakla , bu noktada uyuşmalık tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğa- cağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzen- lenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/alacaklının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu anlaşılmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen (%20 oranındaki )teminat miktarında hukuka aykırılık bulunma- maktadır. Ayrıca takdir olunan teminat süresi içinde yatırılmıştır. Diğer yandan davacı tedbir kararının tebliğini takibin yasal 1 haftalık süre içinde 16.07. 2024 tarihinde tedbiren uygulanması için müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Bundan başka, dava arabuluculuk dava şartına tabi olup dava dilekçesine eklenen tuta- nağın tetkikinden,arabuluculuk sürecinin 21.08.2024 tarihinde anlaşmazlık ile sonuçlandığı, davacının (22.08.2024 tarihinde ) yasal süre içinde menfi tespit talepli eldeki davayı ikame ettiği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlen- dirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın "TEDBİRE İTİRAZIN RED- DİNE" dair 10.10.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/12/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3718, K. 2024/3590, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2024-3718-e-2024-3590-k-ea2b8f6420af