Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2307 E. 2026/668 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2307
Karar No
2026/668
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2307 KARAR NO : 2026/668

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/123 Esas-2024/675 Karar DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2026

Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/123 Esas 2024/675 Karar sayılı dosyasından verilen 10/07/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirketin davalı ile bir villanın satışı konusunda sözlü olarak anlaştığını, taşınmaza istinaden 750.000,00 TL kaporayı davalı hesabına gönderdiğini, taşınmaz üzerindeki ipotek bilgisinin kendilerinden gizlendiğini, ipoteğin kaldırılmadığı gibi kaporanın da haksız yere iade edilmediğini, taşınmazın kötü niyetle bir başkasına satıldığını öğrendiğini, resmi şekle tabi olmayan bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmelerde tarafların aldıklarını iade etmekle yükümlü olduğunu, bu hususun yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla sabit bulunduğunu, başlatılan icra takibine davalının kötü niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, Fethiye İcra Dairesi 2023/24142 Esas sayılı icra takibinin devamına, kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davacı şirket ile hiçbir zaman doğrudan bir satış süreci içinde olmadığını, taşınmazın satışına ilişkin görüşmelerin müvekkil şirket yetkilisinin eşi ile dava dışı .... arasında yürütüldüğünü, taşınmazın ipotek bilgisiyle birlikte 13.500.000,00 TL bedelle satılması hususunda anlaşıldığını, davacı şirket tarafından gönderilen 750.000,00 TL kaporanın aslında .... adına gönderildiğini, müvekkil şirketin taşınmazın devrine her zaman hazır olmasına rağmen alıcı tarafın bakiye bedeli ödemeyerek süreci sürüncemede bıraktığını, alıcının kusuru nedeniyle satışın gerçekleşememesi sonucu müvekkil şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve maddi zarara uğradığını, Yargıtay içtihatları gereğince bu zararın iadesi talep edilen tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "...davacının kapora gönderdiği taşınmazın 3. Kişiye satıldığı, davacının kusuru ile satış işleminin gerçekleşmediğinin ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının gönderdiği kapora bedelinin iadesini talep hakkı olduğu kabul edilerek..." davanın kabulü ile Fethiye İcra Müdürlüğünün 2023/24142 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 750.000,00 TL'nin %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava konusu taşınmazın satışı için davacıyla hiçbir anlaşma yapmadığını, satış görüşmelerinin dava dışı kişiler arasında yürütüldüğünü, kaporanın davacı şirket hesabından gönderildiğinin yazışmalarla sabit olduğunu, buna rağmen mahkemenin delilleri ve tanıkları dikkate almadığını, alıcının vefatı sonrası mirasçılardan ödeme beklenmesi nedeniyle satışın gerçekleşmediğini, bu süreçte müvekkilin ciddi maddi zarara uğradığını, bağlanma parasının alıcının kusuru nedeniyle iade edilmeyebileceğini ve zarara mahsup edilebileceğini, alıcının kusurlu olması nedeniyle müvekkilin zararının kaporadan düşülmesi gerektiğini, buna rağmen kaporanın tamamının iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını ve alacağın likit olmadığını, bu nedenle tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, harici gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince satıcıya ödenen kaporanın tapu devrinin gerçekleşmemesi sebebiyle iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında sunulan dekont incelendiğinde davacı şirketin davalı yana kapora bedeli açıklaması ile 20/07/2023 tarihinde 750.000,00 TL gönderdiği, davaya konu taşınmazın.... İli .... İlçesi.... Mevkii... Ada ...Parselde kain.... Nolu Bağımsız bölüm olduğu anlaşılmıştır. İlgili taşınmazın tapu kayıtları getirtilmiş ve taşınmazın malikinin .... olduğu ve taşınmazın satış yolu ile edinme tarihinin 28/12/2023 olduğu anlaşılmıştır. Geçersiz sözleşme sebebiyle herkes verdiğini geri ister. Davacı yanın taşınmaz satışı için davalı tarafa kapora gönderildiği ve kapora gönderilen taşınmazın dava dışı 3. Kişiye satıldığı sabittir. Bu nedenle davacının gönderdiği kapora bedelinin iadesini talep hakkı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve likit olan alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatı ödenmesine yönelik kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebi haklı görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/123 Esas 2024/675 Karar sayılı dosyasında verilen 10/07/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 51.232,50 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 12.808,12 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 38.424,38 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 07/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2307, K. 2026/668, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2307-e-2026-668-k-58c0905f59f5