Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/153 E. 2026/1002 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/153
Karar No
2026/1002
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/153

KARAR NO : 2026/1002

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/10/2023

NUMARASI : 2022/974 Esas - 2023/794 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 01/11/2022

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; davalının, müvekkili ile yaptığı ticari ilişki neticesinde aralarında ki faturalardan kaynaklı borcunu uzunca bir süre ödememesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy 5. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından borca tüm ferilerine itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline,alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının ticari defterlerini sunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı taraf ile davalı tarafın BA- BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğunu, dolayısıyla davalının davaya konu faturaları BA olarak bildirdiğini, davacı tarafın icra takibine konu ettiği 26.112-TL asıl alacak tutarında davalıdan alacaklı olduğu belirlenmiş olup davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı davalının takipden önce temerrüde düşmediği gerekçesiyle davalının itirazının 26.112-TL alacak bakımından iptaline; alacağın likit olması sebebiyle %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna 05.06.2023 tarihinde itiraz dilekçesi ile yazılı olarak ve huzurda görülen olan davanın 05.10.2023 tarihli duruşmasında: "Rapora karşı itiraz dilekçemizi tekrar ederiz, ürünler ayıplı olarak teslim edilmiştir, raporda buna ilişkin inceleme yapılmamıştır bu sebeple yeni rapor aldırılmasını talep ediyoruz" şeklinde sözlü olarak itirazlarda bulunulmuş ise de itirazlarının dikkate alınmadığını, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek, adil, hakkaniyetli ve hukuka uygun bir değerlendirme yapılarak tanzim olunacak rapor göz önüne alınacak şekilde hüküm kurulması gerekirken,davacı tarafın gerçek dışı, hukuka aykırı ve mesnetsiz iddiaları dikkate alınarak tanzim olunan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiğini ,gerekçeli kararda yalnızca davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarının göz önüne alındığını, adillikten, tarafsızlıktan uzak, adeta mahkemenin iradesi yerine geçerek esas hakkında birtakım yanlış hükümler barındıran bilirkişi raporuna atıfta bulunularak müvekkilinin hakkı ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine faturalar bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " hükümlerine yer verilmiştir.

Mahkemece ön inceleme duruşmasının 5 nolu ara kararı ile "Davalı tarafa tebligat çıkartılarak ticari defterlerini 05/05/2023 günü 10:40 saatinde mahkeme kalemine sunmak veya bulunduğu adresi bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri bildirmediği takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ,ibraz edilmeyen kayıtların karşı yanın defterindeki kayıtlara uygun olduğunun kabul edilebileceği" ihtaratı yapılmasına karar verilmiş ara karar davalıya tebliğ edilmiştir.

Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında; "Süresi içinde faturaya itiraz edilmemekle birlikte, uyuşmazlık söz konusu ise, sözleşmenin varlığını ve kural olarak, malın teslim edildiğini ispat yükü,iddia eden konumundaki faturayı düzenleyip gönderen taraf üzerindedir. Uyuşmazlık konusu, müvekkil şirkete teslim edilen ayıplı temizlik ürünleri olduğu için karşı tarafın ürünleri ayıpsız olarak teslim ettiğini ispatlaması gerekir." beyanında bulunmuştur.

Mahkemece ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağına ilişkin ara kararı davalı şirkete tebliğ edilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının lehine delil olan ticari defterlerinde bulunan kayıtların davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davalı takibe konu faturaları BA formu ile vergi dairesine beyan etmiştir. Bu halde davalının faturaları tebliğ aldığı, itiraz ettiğini savunmadığı malların ayıplı olduğunu bilirkişi raporuna itirazında ve istinaf dilekçesinde ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermediği inkar hudutları dışında savunma ve delil ileri süremeyeceğinden ayıba ilişkin istinaf nedeni dinlenebilir değildir.

Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacının davalı yandan taleple bağlılık kuralı gereği 26.112-TL alacağı bulunduğunu kanıtlamış olup, itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 1.783,71-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 445,93-TL harcın mahsubu ile kalan 1.337,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/153, K. 2026/1002, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-153-e-2026-1002-k-ab2fafd06025