Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1374 E. 2026/893 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1374
Karar No
2026/893
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1374 - 2026/893 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1374 KARAR NO : 2026/893

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.06.2023 NUMARASI : 2023/390 Esas 2023/749 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 14.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.06.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 20.06.2008 tarihinde dava dışı ...’in maliki olduğu, ...’ün idaresindeki ... plakalı araçla asli kusurlu olarak yaptığı kazada ...’nın vefat ettiğini, kaza tarihinde aracın geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığı gerekçesiyle başvuran müteveffa ...'nın mirasçılarına 28.05.2010 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin rücuen tahsili için araç maliki ile araç sürücüsü hakkında yapılan icra takibinin işleten ve sürücünün itirazı üzerine durduğunu, itirazın iptali için açılan dava esnasında aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunun tespit edilerek davanın reddedildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara Batı 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/38822 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, itirazın yerinde olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davalının Ankara Batı 7. İcra Müdürlüğünün 2015/38822 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 17.03.2008-2009 dönemi için 3742653 sayılı zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, poliçenin primin zamanında ödenmemesi sebebiyle 26.03.2008 tarihinde mebdeinden iptal edildiğini, poliçenin geçersiz olduğunu, sigortalı ...'in bu durumu bildiğini ve kazadan sonra gelerek 20.06.2008 tarihinde saat 14.33'de 3861877 numaralı yeni bir poliçe düzenlendiğini, kaza saati olan 13.30‘da geçerli bir trafik sigortası bulunmadığından kaza nedeniyle oluşan zarardan davacı ... sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 05.11.2019 tarihli ve 2015/678 Esas, 2019/665 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla Dairenin 10.03.2023 tarihli ve 2020/1597 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın trafik kazası nedeniyle zarar gören kişilere ödenen destekten yoksun kalma tazminatının zorunlu mali sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 08.05.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2015/38822 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 87.377,60 TL asıl alacak, 63.696,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 151.074,07 TL yönünden iptaline, takibin 151.074,07 TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, kazaya karışan aracın sigorta poliçesinin zamanında ödenmemesi nedeniyle poliçenin mebdeinden iptal edildiğini, iptale ilişkin zeyilnamenin mevcut olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, dava konusu destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, hesaplamanın Genel Şartlar uyarınca uyarınca yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 20.06.2008 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ...'nın hak sahiplerine 28.05.2010 tarihinde destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğunun kesinleşen yargı kararıyla anlaşıldığını, davalı hakkında başlatılan Ankara Batı 7. İcra Müdürlüğünün 2015/38822 Esas sayılı takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 10.03.2023 tarihli ve 2020/1597 Esas, 2023/136 Karar sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, ... Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların Güvence Hesabından talep edilebileceği, aynı yönetmeliğin “Rücû hakkının kullanılması” başlıklı 16. maddesi (a) bendi uyarınca da, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zorunlu sigortasını yaptırmayan kişilere veya zarardan sorumlu kişilere davacının rücu hakkının bulunduğu düzenlenmiştir. ... rücu edebileceği tutar hak sahibine ödemesi gereken gerçek zarar kadardır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesine göre; ..., a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir. Sigortacılık Kanununun 14. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar Güvence Hesabından talep edilebilir. Aynı yönetmeliğin “Rücû hakkının kullanılması” başlıklı 16.maddesi (a) bendi uyarınca da, (1) Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle; a) Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere, b) Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine, c) Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine, ç)9 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre yapılan ödemeler çerçevesinde yükümlü sigorta şirketine, d) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan ödemeler nedeniyle Büroya, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücû edilir hükmü gereğince ...’nın hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zorunlu sigortasını yaptırmayan kişilere veya zarardan sorumlu kişilere rücu hakkı vardır. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 20.06.2008 tarihinde ...'in maliki olup ...’ün idaresindeki ... plakalı araçla yaya konumundaki ... çarpması sonucu adı geçenin vefat ettiği, kaza nedeniyle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2009 tarihli ve 2008/183 Esas-2009/206 Karar sayılı kararı ile sürücü ...’ün bilinçli taksir seviyesinde tam kusurlu olduğu, yayaların kusurlarının bulunmadığı tespit edilerek sanığın cezalandırılmasına dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek 24.04.2012 tarihinde kesinleştiği, davacı ... tarafından kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığı gerekçesiyle 28.05.2010 tarihinde ...'nın desteğinden yoksun kalan hak sahiplerine toplam 100.000,00 TL tazminat ödendiği, davadan önce Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/263 Esas, 2015/101 Karar sayılı dosyasıyla araç maliki ... ve sürücü ... aleyhine tazminatın rücuen tahsili istemiyle açılan davanın kazaya karışan ... plakalı aracın 20.06.2008 kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğu ve poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2016/1263 Esas, 2018/11675 Karar sayılı ilamı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığı ve kararın kesinleştiği, kesinleşen karar ve tüm dosya kapsamına göre kaza tarihi itibariyle aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, buna göre davacı ... davalı sigorta şirketinden rücu koşulları oluştuğu saptanarak Daire kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli aktüer bilirkişi 08.05.2023 tarihli ek raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.319,86 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.007,57 TL'nin mahsubu ile kalan 7.312,29 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1374, K. 2026/893, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1374-e-2026-893-k-2ec221c17600