Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1279 E. 2024/1364 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1279
- Karar No
- 2024/1364
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1279
KARAR NO: 2024/1364
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/591
KARAR NO: 2024/149
TARİHİ: 22/02/2024
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 06/09/2023
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile 23.05.2016 tarihinde Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında "23.05.2016 Tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi Süre Uzatım ve Tadil Protokolü" düzenlenmiş, bu protokolün 13.06.2018 tarihinde de imza altına alındığını, Ek protokol ile hizmet ilişkisi 30.06.2019 tarihine kadar uzatıldığını, davacı şirket işbu sözleşme kapsamında yüklenilen edimler layıkıyla yerine getirildiğini, bu kapsamda da düzenli olarak hizmet bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini, 2019 yılı Mayıs ayı için 76.823,56-TL bedelli ve 2019 yılı Haziran ayı için de 82.726,99-TL bedelli faturalar düzenlendiğini, fatuların ödemediğini, ayrıca davalı borçlu uhdesinde çalışan güvenlik görevlilerinin işçilik alacakları yönünden de davalı borçludan alacaklı konumda olduğunu, bu kapsamdaki personellere ödenen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri 30.06.2019 tarihli 80.556,78-TL bedelli faturaya konu edildiğini, ancak davalı yan işbu faturayı da ödemediğini, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazlarının şimdilik 245.051,23-TL yönünden iptaline, icra takibinin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, Şişli/İstanbul adresinde bulunduğunu, bu nedenle işbu davada Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, işbu davadaki hak düşürücü süre 07.08.2020 tarihinde dolduğunu, davalı şirket ile davacı firma arasında, 23.05.2016 tarihli "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" ve 13.06.2018 tarihli " Süre Uzatım ve Tadil Protokolü" imzalandığını, söz konusu sözleşme 30.06.2019 tarihinde süresi sonunda kendiliğinden sona erdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin devamı süresince davacı firma, sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğinin, fatura karşılıkları davalı firmanın sözleşmeye aykırı ve ayıplı hizmeti nedeniyle ödenmediğini, firmanın mayıs ve haziran faturaları kapsamında firmadan bu miktarda hizmet/personel alınmamış olmasından dolayı faturaları iade edildiğini ve ilgili aylara dair vardiya çizelgeleri ile puantajlara göre olması gereken miktar üzerinden fatura kesilmesi talep edildiğini, yasal olarak alt işveren konumundaki firma ile işçilik alacakları hususunda müteselsil sorumlu konumda bulunan asıl işveren otel, ilgili ay çalışmaları karşılığı ödemelerini ileride açılması muhtemel işçilik alacakları davaları nedeniyle teminat olarak uhdesinde tuttuğunu, kıdem ve yıllık izin alacaklarına dair herhangi bir banka dekontu, delil vs. dosyaya sunmamış olup, bu konuda herhangi bir belgeleme yapmadığını, sonuç olarak davacı firmadan ilgili faturalar karşılığı tam ve ayıpsız bir hizmet alınmamış olup, fatura içerikleri ve miktarları gerçeği yansıtmamakta aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bulunmakta ve personele yapılan ödeme dekontlarını içermediğini, işbu davada davalı tarafından talep edilen ve haklı çıkması halinde tespit edilecek olan alacak miktarlarından takas ve mahsubunu talep ettiğini, açıklanan nedenlerle; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli "İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesini, akabinde yapılacak yargılama sonucunda davanın bir yıllık hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönündeki usuli itirazlar da dikkate alınarak reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan fatura alacağın tahsili için başlatılan icra takibi ve ödeme emrine itiraz üzerine 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin 300.241,90 TL üzerinden devamı ve tazminat istemine ilişkindir. .... Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan duruşma ve incelemeye göre somut olaya bakıldığında ; davalı şirket vekili tarafından ilk itiraz olarak usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulmuş ve yetkili mahkemenin İstanbul (Şişli) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu öne sürülmüştür. (HMK-116/1-a, 119/2) Öncelikle işbu yetki itirazına göre genel yetkili mahkeme yönünden yapılan incelemede davalı şirketin adresinin ' ... Cad. No:... Nişantaşı, Şişli Şişli / İstanbul olduğu ve işbu adresin İstanbul (Şişli) yargı çevresine dahil olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan davacı şirketin muamele merkezinin de ... Mah. ... Cad. No: ... Çankaya/ Ankara olduğu, davaya esas icra takibinin de İstanbul (Şişli) Mahkemeleri yargı çevresinde açıldığı, davalı tüzel kişi şirketin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkili mahkeme konumunda bulunduğu tespit edilmiştir. Böylece olayda mahkememizin yetkili olmadığı kesin olarak anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmüştür. Binaenaleyh, davalı vekilinin 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, aynı yasanın 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin İstanbul (Şişli) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine ve dosyanın yasal prosedüre bağlı olarak belirlenen yetkili mahkemeye gönderilmesini" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermiş olup, söz konusu kararda davalı lehine vekalet ücretine ve diğer yargılama giderlerine hükmedilmemiş olmasının usulen yerinde olmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi davalı taraf lehine vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, özel güvenlik hizmet sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen yetkisizlik kararına karşı, davalı tarafça vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; yetkisizlik kararında vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sanayi A.Ş., borçlunun ise .. A.Ş. olduğu, 380.176,88 TL fatura ve 4.968,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 385.145,77 TL üzerinden 07/08/2019 tarihinde başlatılan icra takibinde dört ayrı faturaya dayalı borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 20/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 20/08/2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin takip alacaklısına tebliğ edilmediği nazara alındığında İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 20/I maddesine göre, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Yine HMK'nın 331/II. maddesine göre ise, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler gereğince, mahkemece görevsizlik kararı verilirken değil HMK'nın 20. ve 331. maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumunda vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekecektir. Mahkemenin yetkisizlik kararında, "Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine," hususunun ayrıca belirtildiği anlaşılmıştır.Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler gereğince, mahkemece yetkisizlik kararı verilirken, HMK'nın 20. ve 331. maddeleri gözetilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu konudaki istinafı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay HGK 2017/2-3004 E. 2019/217 K., Yargıtay 6. HD 2023/1632 E. 2023/1641 K. ve Yargıtay 4. HD 2022/16092 E. 2023/12253 K.) 6100 saylı HMK'nın “Kötüniyetle İstinaf Yoluna Başvurma" başlıklı 351. maddesinde; "İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Mezkur 351. maddenin atıf yaptığı 6100 sayılı HMK'nın “..." başlıklı 329. maddesinde ise; " (1)Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece yetki ilk itirazına ilişkin usulüne uygun olarak, HMK'daki ilgili maddeler açıkça belirtilmek suretiyle karar verilmesine rağmen, davalı vekilince istinaf edilmiştir. Buna göre davalının amacının adaleti gerçekleştirmek değil, davayı ve takibi uzatmaya matuf olduğu, dolayısıyla kötüniyetli istinafının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine, HMK'nun 351'inci maddesi göndermesi ile, HMK'nun 329/2'nci maddesi uyarınca kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvuran davalının, paranın satın alam gücü, davanın niteliği ve miktarı gözetilerek takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezasıyla mahkum edilmesine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4- Kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvuran davalının takdiren 5.000,00 TL DİSİPLİN PARA CEZASIYLA MAHKUM EDİLMESİNE, infaz işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,5-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024