İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/615 E. 2024/1176 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/615
- Karar No
- 2024/1176
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/615 Esas KARAR NO : 2024/1176
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/07/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 23/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı firma arasında ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, davalı ile davacı aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak kesilmiş olan faturalar neticesinde davalının davacı firmaya 271.503,41 TL borcunun bulunmakta olduğunu, ödenmeyen borca ilişkin, davacı tarafça Büyükçekmece ...... İcra müdürlüğü ..... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmış olduğunu ve borçlunun takibe haksız itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, yaptığı itiraz da herhangi bir dayanak olmamasına rağmen Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulmuş olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini ve borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın temelinde taraflar arasında akdedilmiş olan 15.02.2024 tarihli fason imalat sözleşmesinin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, sözleşmenin 24. maddesindeki yetki kuralı uyarınca; taraflar arasında vuku bulacak herhangi bir uyuşmazlık konusunda, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınmış olduğunu, sözleşmenin yine aynı maddesinde; davalı firmaya ait defter, kayıt, belgelerin HMK md. 222 uyarınca yegane delil olacağı ve devamla sözleşmede yapılacak herhangi bir değişikliğin ancak yazılı olma şartına tabi olacağı vs. kararlaştırılmış olduğunu, HMK madde 17/1 uyarınca ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' Tacir olan taraflar arasında akdedilen fason imalat sözleşmesinde yetki anlaşması yapıldığından; kararlaştırılan yetki kuralı kanunen münhasır ve bağlayıcı olduğundan; Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ve Mahkememizin yetkisine bir kez daha itiraz ettiği, yetkili icra müdürlüğü ve yetkili mahkeme sözleşmedeki yetki kuralı uyarınca İstanbul olduğunu, yetki itirazlarının, icra dosyasına sunduğumuz itiraz dilekçesinde de mevcut olduğunu, davacı firmanın talep ettiği tüm alacak taleplerine ve bunun tüm ferilerine itirazlararını tekrarladıklarını, davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacı taraf, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen bir kısım fiyat farkı faturası kesmiş olduğunu ve alacak iddiasında bulunduğunu, devam eden bir sözleşme ilişkisinde; davacının tek taraflı iradesiyle daha fazla alacak iddiasında bulunması ve doğrudan doğruya icra takibine girişmesi doğru olmadığını, taraflar arasında fiyat farkı faturası kesilmesini mümkün kılan ne bir yazılı bir tadil metni ve ne de bir ticari teamül olmadığını, davacının fiyat farkı faturası kesip sırf bu nedenle alacaklı olduğunu ileri sürmesi, hem usulen hem de esasen kötü niyetli bir davranış olduğunu, Tarafların delil olarak kabul ettiği davalı firmanın ticari defter ve kayıtlarında, davacı tarafın alacaklı olmadığını bilakis 62.785,88 TL. borçlu durumunda olduğunu, davalı firmanın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde gerçek durum anlaşılacağını, davacı tarafın herhangi bir yazılı bildirimde bulunmaksızın, mutabık kalınan bir fiyatı kendince düşük görüp sonra da bu fiyatı (tek taraflı iradeyle fiyat farkı keserek) değiştirmeye çalışması hukuken mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Dava,fason imalat sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlunun itirazının iptali istemine ilişkindir. HMK'nın ''Yetki sözleşmesi'' başlıklı 17. Maddesi ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 116.maddesi '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b)Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.'' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 117. Maddesi ise '' İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. '' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 19.2. Maddesi '' Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir...Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz'' şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; tarafların tacir olduğu ve taraflarca davanın dayanağı olan,fason İmalat Sözleşmesi'nin 24. maddesinde yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemelerinin belirlendiği ve davalı tarafça cevap dilekçesi ile süresinde yetki ilk itirazında bulunulduğu, dolayısıyla yetki sözleşmesi uyarınca mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 114 ve 115 maddeleri gereğince yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, -Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verilmesine 3-Harç, yargılama giderleri ve diğer hususların HMK.nun 331/2 maddesi gereğince Yetkili ve Görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı . 27/12/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır