Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/952 E. 2025/1493 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/952
- Karar No
- 2025/1493
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/952 Esas
KARAR NO : 2025/1493
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2021
NUMARASI : 2017/763 E. - 2021/1057 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet SözleşmesindenKaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkilleri hakkında İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçmesi üzerine İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/787 Esas numaralı dosya ile ödeme emrine 23.08.2017 tarihinde itiraz ettiklerini, davalının takibine konu senedin bir teminat senedi olması sebebiyle ödeme emrinde belirtilen şekilde davalı tarafa borçlarının bulunmadığını, ayrıca davalı tarafın ilgili icra dosyasında ödeme emrine itiraz süresi dolmadan 3. şahıslara haciz ihbarnamesi göndermesinin de usule aykırı olduğunu, davacı müvekkillerinden ...Taah. Ltd. Şti.'nin Eyüp Belediye Başkanlığı nezdinde 2.276.000,00TL tutarında alacağının doğduğunu, söz konusu alacağını Beyoğlu 18. Noterliğinin 16.11.2015 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamesi ile vadesinde ödenmek üzere davalı ...ne gayrı-kabili rücu olarak temlik ettiklerini, aynı belediye başkanlığı nezdinde diğer müvekkili ... Turizm Ltd. Şti. lehine doğmuş bulunan 1.283.774,00 TL tutarındaki alacağın da aynı şartlarla gayri-kabili rücu olarak adı geçen davalı ... şirketine temlik ettiklerini, Eyüp Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünce verilen 16.11.2015 tarihli yazısıyla bu temliklerin uygun bulunduğunu, temlik edilen alacağa konu edimlerin tam ve eksiksiz, her türlü ayıptan ari olarak müvekkillerce yerine getirildiğini, temliğe konu alacak üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığını, alacaklı görünen davalı ...Ş.'nin temliknameye konu alacağı borçlu Eyüp Belediye Başkanlığı'ndan geç-eksik aldıysa bundan kendilerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını,alacağın temlikinde, temlik borçlusunun temerrütünden de esas itibariyle borçlunun sorumlu olduğunu, ... A.Ş.'nin bu alacağa olası geç ödemeden doğan zararını (faiz alacağı vs.) borçlu Eyüp Belediye Başkanlığından talep etmesi gerektiğini, zira alacağın temliki ile birlikte yan (fer'i) hakların da devralana geçeceğini, dava açma hakkı ile icra takibinde bulunma hakkının da yan haklardan olduğunu, alacağın temliki ile alacak hakkının bunu devralan 3. kişiye (... A.Ş.'ne) geçtiğini ve bunun üzerinde tasarruf etme yetkisini kazandığını, temlik edenin böyle bir yetkisi kalmadığından bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapmasının mümkün olmadığını, borç ilişkisinden çıktığını, alacağı devralan 3. kişinin (... A.Ş.'nin) alacaklı sıfatıyla bunun yerine geçtiğini, alacakla ilgili her türlü hukuki işlemlerin 3. kişi tarafından yapılacağını, bu durumda mezkur icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, söz konusu temliklerin davalı ...Ş.'ne gayrı-kabili rücu olarak yapıldığını, işlemin geri dönüşsüz ... işlemi olması sebebiyle ... şirketinin sözleşme hükümleri gereğince borçlunun (Eyüp Belediyesi'nin) Ödememe Riskini üstlendiği işlemlerden olduğunu, dolayısıyla başta belirlenen limitler ve şartlar çerçevesinde alacağın ödenmeme riskinin davalı ... şirketi tarafından üstlenilmesi sebebiyle mezkur icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle teminatsız olarak veya (mahkeme aksi kanaatte ise) uygun bir teminat karşılığında İstanbul 5. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki icranın tedbiren durdurulması ve icra takibi dolayısıyla davacı müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, borcun ... sözleşmesinin imzalanması ile birlikte doğduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan fesih yetkisini kullandığını, dava konusu bononun hukuken teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili, davacının Eyüp Belediye Başkanlığı'ndan olan faturalı alacağını temlik aldığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan ... sözleşmesine binaen sorumluluğunun devam ettiğini, davacı ile müvekkili arasında gayri kabili rücu ... işlemi yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaktan yoksun olarak müvekkiline karşı açılan davaya cevap verme zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle belirsiz alacak davası olarak açılmış olan davanın usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel nedeni, davalı tarafından temlik edilen belediye alacağının geç alınması nedeniyle oluşan zarardır. Davalı taraf, sözleşmenin taraflarınca feshedildiğini, sözleşme gereğince alacağın her zaman serbestçe geri çağrılabileceği ve alacağın tamamen vadesinde ödeneceğinin gayri kabili rücu garanti edildiği gerekçeleriyle oluşan bu zarardan davacının sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, davacı ... tarafından belediye alacağının temlikinin gayrikabil rücu edilmiş olması alacağın aslının temlik edilmiş olması nedeniyle BK 189. Madde gereğince alacağın devri ile asıl alacakla birlikte işlemiş ve işleyecek faizlerinde devredilmiş olduğundan temlik alınan alacağın geç ödenmesi nedeniyle oluşacak zarara ilişkin davalının 3. Kişi belediyenin icra takibine yaptığı itirazın iptalini dava konusu ederek giderme hakkının bulunduğu, bu hususta, davacının alacağını temlik etmiş olması nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı, tüm bu hususlara göre alacağın geç ödenmesinde bir zarar oluşmuş ise de, zarara ilişkin illiyet bağının davalının kusurlu bu hareketiyle kesildiği, yapılan bilirkişi incelemesiyle sabit olduğu üzere davacı ... Şirketinin asıl ilişki olan ... sözleşmesinden kaynaklanan bir borcunun bulunmadığı buna göre takibe dayanak senet ve dolayısı ile de bu senede dayalı olarak talep edilen miktar açısından davacı ... Şirketinin ve senette imzası bulunan diğer davacıların bir borcunun bulunmadığının sabit olduğu anlaşılmış ve "İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 242.181,57 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacılara verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kusura ilişkin tespitinin hatalı olup bozmayı gerektirdiğini, dava konusu temlikname ile ... sözleşme hükümlerinin uygulanacağının açıkça hüküm altına alındığını, davacılar tacir olmakla müvekkili ile akdedilen sözleşme hükümleri yoksayılarak tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının imzalamış olduğu ... sözleşmesine binaen sorumluluğu devam ettiği açıkken ilk derece mahkemesinin sözleşmeyi yok sayarak hüküm tesis etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının temlik istemine ilişkin müvekkilinin bir zararının doğması halinde, bu zararı tazmin edeceğine dair açık taahhüdü bulunduğunu, davacı ile yapılan ... işleminde temlik konusu borcun ödenmesi için azami bir süre öngörüldüğünü ve buna göre davacıya finansman sağlandığını, vadenin belediyenin gerçekte ödeme yaptığı tarih olarak belirlenmiş olsaydı bu oranda davacıya sağlanan finansmanın daha düşük olacağını ve her halükarda vade farkına ilişkin zararı davacının yükümleneceğini, belediyeden ödemeye ilişin talepte bulunulmuş ise de sonuç alınamamış olup müvekkili seçimlik hakkına ve sözleşmede verdiği taahhüdüne binaen davacıdan zararının tazminini talep ettiğini, bu durumda herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığını, kök rapora itirazlarını karşılar hiçbir inceleme yapılmamış olup raporun sadece icra takip dosyalarına ilişkin bilgileri içerdiğini, dava konusu temlikin davacının kamu kurumundan olan alacağının temliki olduğunu, işlemin açık hesap olarak yapıldığını, raporun mali müşavir tarafından hazırlanmış olup dosyanın asıl olarak ... mevzuatına hakim hukuki sorunu mevzuat çerçevesinde ele alabilecek bir bilirkişiye sevkini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; senedin teminat senedi olduğunun davalı ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, bilirkişi tarafından davalı şirket muhasebe yetkilisinden, faktöring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslara ilişkin yönetmeliğin 8/3 maddesi çerçevesinde, vadesinde ödenmeyen alacak için ayrılan karşılık ile ilgili muhasebe kaydının ibraz edilmesi talep edildiğini buna karşılık davalı tarafça davacı şirket nezdinde karşılık ayrılmadığının beyan edildiğini, bu durumun yönetmeliğe aykırı olduğunu, davalının ticari defterlerinde, tarafımıza 16.11.2015 temlikname tarihinde, 2.276.000,00 TL tutarındaki temlik alacağına karşılık yalnızca 1.820.800,00 TL iskontolu ödeme yapıldığını, buna mukabil davalının Eyüp Belediyesinden doğmuş alacaklarından 2.276.000,00 TL'sini 16.11.2015 tarihinde davalı yana temlik ettiğini, ilgili belediye tarafından davalı yana 2.477.523,37 TL ödeme yapıldığını, bu anlamda dava dışı belediyenin temlikname tutarının tamamını 15.01.2018 tarihi itibarıyla ödemiş olduğunu, davalının borçlu belediyeye karşı 2 yıl hiçbir işlem yapmadığını ve gecikmeden dolayı sorumlu olduğunu, davalının sözleşmeyi feshettiği iddiasını destekleyen hiçbir delilin dosyada bulunmadığını ve bu nedenle davalının sözleşmeyi feshettiği iddiasının geçerli olmadığını, sözleşmenin iç sayfalarının imzasız olduğunu ve bu sayfalarda yer alan sözleşme maddelerinden borçlu ve kefillerin sorumlu tutulamayacağını, senedin alındığını ve davalı defterlerine kaydedildiği tarihin 16.11.2015 temlik tarihinden 3 gün sonra 19.11.2015 olduğu dikkate alındığında alacağın bu tarih itibarıyla muaccel olmadığının tespit edildiğini, müvevkkilinin alacağını hem iskontolu bir şekilde devretmesi nedeniyle eksik aldığını hem de üstüne icra zoruyla 578.059.32 TL daha ödediğini, bilirkişi raporu ile senedin teminat senedi olduğu ve davalının bunu haksız yere birden fazla kez icraya koyduğunun sabit olduğunu, bunu yaparken de hem ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğe hemde BDDK'nın genelgesine aykırı hareket ettiğini, davalının tüm işlemlerinin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, istinaf nedenlerindeki tüm hususların dosya kapsamı ve cevap dilekçeleri ile çeliştiğini, bu durumun bilirkişi raporları ve mahkeme kararı ile tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olarak açılmış, icra takibine konu borca ilişkin ödeme yapıldığından istirdat davasına dönüşmüştür. Davacı vekili, davalı ...Ş.’nin İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/787 Esas sayılı dosyasında ödeme emrine 23.08.2017 tarihinde itiraz ettiklerini , takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, müvekkili ...Taah. Ltd. Şti.’nin Eyüp Belediye Başkanlığı’ndan 2.276.000 TL, ... Turizm Ltd. Şti.’nin ise 1.283.774 TL tutarında alacağı bulunduğunu ve bu alacakların Beyoğlu 18. Noterliği’nin 16.11.2015 tarihli, ... yevmiye numaralı temliknameleriyle davalıya gayri kabili rücu şekilde temlik edildiğini, temliklerin Eyüp Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından uygun bulunduğunu , alacakların eksiksiz ifa edildiğini, temlik edilen alacaklarda bir takyidat bulunmadığını, ... A.Ş.’nin alacağı geç veya eksik tahsil etmesi hâlinde bunun sorumluluğunun Eyüp Belediyesi’ne ait olduğunu, temlik ile birlikte yan hakların da devralana geçtiğini, bu nedenle davalı ... şirketinin alacaklı sıfatıyla borçlu belediyeden tahsilat yapması gerektiğini, davalı şirketin “gayri kabili rücu ...” işlemi gereği ödememe riskini üstlendiğini belirterek davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, borcun ... sözleşmesinin imzalanmasıyla doğduğunu, dava konusu bononun teminat senedi olmadığını, müvekkilinin Eyüp Belediye Başkanlığı’ndan olan faturalı alacağını temlik aldığını, davacı ile aralarındaki ... sözleşmesine göre davacının sorumluluğunun sürdüğünü “gayri kabili rücu ... işlemi”nin gerçeği yansıtmadığını, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, davacılar aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.06.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davacılar ...Taah. Tur. Ltd. Şti. ile ... Turizm Ltd. Şti.’nin, dava dışı Eyüp Belediye Başkanlığı’ndan doğan alacaklarını davalı ...Ş.’ye temlik ettikleri, bu temlik karşılığında davalıdan finansman sağladıkları ancak temlik borçlusu Eyüp Belediyesi’nin borcun bir kısmını ödemediği, davalının sağladığı finansmanın teminatı olarak davacılar tarafından 2.600.000,00 TL tutarında bir senet verildiği, senet borçlusunun ...Taah. Ltd. Şti., kefillerinin ise ... Turizm Ltd. Şti. ve ...olduğu, bu senedin teminat senedi değil, borç senedi niteliğinde olduğu, Eyüp Belediyesi’nin ödemediği borca karşılık davalı tarafından icra takibine konu edildiği, davacılar alacaklarını temlik ettiklerinden Eyüp Belediyesi nezdinde alacaklı sıfatlarının kalmadığı, dolayısıyla bu yönde bir takip hakkının bulunmadığı, alacaklı sıfatının ...’de olduğu, bu şirketin isterse Eyüp Belediyesi’ne karşı takip yapabileceği, isterse 2.600.000 TL’lik senedi icra yoluyla tahsil edebileceği, davalının seçimlik hakkı bulunduğu, senedin icra yoluyla tahsili hâlinde belediyeye ait faiz ve bekleme süresine ilişkin masrafların haksız şekilde davacılara yüklenmiş olacağı, davalının asıl borçlu olan Eyüp Belediyesi’ni temerrüde düşürmek için ihtar çekme olanağı bulunduğu hâlde bunu kullanmadığı, davalı vekilinin “fesih ihtarnamesi” olarak sunduğu 03.08.2017 tarihli, 557 yevmiye numaralı ihtarnamede, sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir ifade bulunmadığı, bu ihtarnamede sadece “borcun ödenmesi” talebinde bulunulduğu, dolayısıyla bunun fesih ihtarnamesi sayılamayacağı, İcra takibine konu 2.600.000 TL’lik senet yönünden takip tarihi itibarıyla Asıl alacak: 201.523,37 TL, İşlemiş avans faizi: 491,19 TL, İhtiyati haciz masrafı: 87,70 TL, İhtiyati haciz vekalet ücreti: 440,00 TL, Protesto masrafı: 384,74 TL olmak üzere toplam: 202.927,00 TL olduğu, asıl alacak tutarının nasıl hesaplandığına dair takip alacaklısı tarafından herhangi bir delil sunulmadığını, bu nedenle toplam alacak tutarının doğruluğu konusunda hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. 15.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirkete ait 2015–2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu defter ve cari hesap kayıtlarına göre davacı şirketin, 10.08.2017 (takip tarihi) itibarıyla 923.432,24 TL, 23.08.2017 (dava tarihi) itibarıyla ise 928.183,23 TL tutarında borçlu, davalı şirketin ise aynı tutarlarda alacaklı göründüğü, taraf defterlerinin borç/alacak bakiyeleri yönünden uyumlu olduğu, ... işlemlerine ilişkin yönetmeliğin 8/3. maddesi gereği, davalı şirketin vadesinde ödenmeyen temlik alacağı için “tasfiye olunacak alacaklar” ya da “zarar niteliğindeki alacaklar” hesabında sınıflandırma yapmadığı, buna ilişkin özel karşılık da ayırmadığı, yönetmeliğin 4/2. maddesi uyarınca, davalı şirketin davacıya iskontolu ödeme yaptığı, yani 2.276.000,00 TL’lik alacak için 1.820.800,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, bu durumda elde edilen faiz ve komisyon gelirlerinin temlik tutarını (2.276.000,00 TL) aşamayacağı, temliknamede vadenin belirtilmediği ve Eyüp Belediyesi’nin ödemeleri kendi belirleyeceği tarihlerde yapacağını bildirdiği, belediyenin 15.01.2018 tarihi itibarıyla tüm borcu ödemiş olması nedeniyle, davalı şirketin takipte herhangi bir alacak talep etmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın takip talebini sözleşmenin 6. maddesine dayandırdığı, ancak alacağın hiç ödenmemesi veya vadesinde ödenmemesi durumlarının söz konusu olmadığı, çünkü temlik alacağının vadesinin hiçbir yerde belirlenmediği, dolayısıyla faktörün uğradığı bir zarardan da söz edilemeyeceği, belirsiz vadede yapılan ödemeler nedeniyle davalı şirketin zarar ettiği iddiasının kabul edilemeyeceği, vade belirlenmediğinden davacının sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı, davacının belediye aleyhine icra takibi başlattığı, belediyenin takibe itiraz ettiği, davacının davalının zararına ...açmamak için girişimde bulunduğu, ancak davalı şirketin asıl borçluya karşı herhangi bir takip yapmamasının varsa zararın doğmasına neden olduğu , davalı şirketin davacıdan herhangi bir alacak talep edemeyeceği, mahkeme aksi kanaatte ise davacının borç tutarına ilişkin hesaplamayı ayrıntılı şekilde açıklaması gerektiği bildirilmiştir.04.06.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacılardan ...’in, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 22.03.2018 tarihinde 78.891,82 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin ardından dosyanın infazen kapatıldığı, diğer davacı ... Taahhüt Turizm İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından da İstanbul 5. İcra Dairesi ... sayılı dosyasına 08–12 Eylül 2017 tarihleri arasında toplam 43.775,22 TL ödeme yapıldığı, bu dosyanın da kapatıldığı ,kök raporda yer alan tespitlere göre davalı şirketin, 10.08.2017 tarihinde 201.523,37 TL asıl alacak ve fer’ileri olmak üzere toplam 202.927,00 TL talep ettiği, ancak yukarıda belirtilen ödemelerden sonra kalan bakiye alacağın akıbetinin belgelerden anlaşılamadığı, Eyüpsultan Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün sunduğu belgelerde, belediyenin davalı ... şirketine yaptığı ödemelere ilişkin dekont toplamının 2.276.000,00 TL olduğu, yani temlik sözleşmesindeki tutarın belediyece tamamen ödendiği, davacılar tarafından davalı şirkete toplam 122.667,04 TL (78.891,82 + 43.775,22) ödeme yapıldığı, davalı ... şirketinin rapora yönelik itirazlarının, mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.İstanbul 5. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında; davalı tarafından davacılar aleyhine 10.08.2017 tarihinde, asıl alacak: 201.523,37 TL, İşlemiş avans faizi: 491,19 TL, İhtiyati haciz masrafı: 87,70 TL, İhtiyati haciz vekalet ücreti: 440,00 TL, Protesto masrafı: 384,74 TL olmak üzere toplam: 202.927,00 TL için kambiyo takibi yapıldığı, takibin dayanağının 2.600.000,00 TL bedelli , 01.08.2017 vade tarihli ,borçlusu ...Taah. Ltd. Şti., kefilleri ise ... Turizm Ltd. Şti. ve ...olan senet olduğu , davacı ... Şirketi tarafından 43.775,22-TL icra veznesine yatırıldığı, takip alacaklısının haricen tahsil beyanıyla takip dosyasının infazen kapatılmış olduğu, kapak hesabında dosya borcunun 242.181,57-TL olduğu, istirdat talebine konu miktarın bu olduğu anlaşılmıştır. Dava, davalı ...Ş. tarafından İstanbul 5. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde davacılar ...Taahhüt Ltd. Şti., ... Turizm Ltd. Şti. ve kefil ...’in, takibe konu 2.600.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemi ile açılmıştır. Davacı taraf, takibe dayanak senedin bir teminat senedi olduğunu, asıl borcun bulunmadığını, ayrıca davalı tarafın temlik konusu alacağı Eyüp Belediyesi’nden tamamen tahsil ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise, ... sözleşmesinin feshedildiğini, davacının temlik ettiği alacağın geç ödenmesi sebebiyle zarar doğduğunu ve davacının bu zarardan sorumlu olduğunu savunmuştur.Bu kapsamda uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşmenin ... garantisini kapsayıp kapsamadığı, sözleşmenin "gerçek ... veya gayrikabili rücu ..." niteliğinde olup olmadığı, faktor'un teminat riskini üstlendiği temlik olunan alacakların, borçluları tarafından ödenmeme riskini kayıtsız şartsız garanti edip etmediği, bir diğer deyişle borçlunun, borcu ödememesi veya geç ödemesi durumunda ödenmeyen faktor alacağının veya gecikme zararının müşteriden talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.... işlemleri; finansman (kredi) işlemi - bir diğer deyişle ön ödeme/avans suretiyle müşteriye finansman sağlanması, hizmet (iş görme) işlemi - bir diğer ifade ile borçluların muhasebesinin tutulması ihtar ve tahsil işlemlerinin üstlenilmesi, gerektiğinde alacakların cebri icra yoluyla elde edilmesi ile teminat işlemi - bir diğer deyişle ... şirketinin kendisine devrolacak alacaklar bakımından alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmesi şeklinde olup her üç işleminde bulunduğu ... türü "Gerçek ..." olarak tanımlanmaktadır. Gerçek olmayan ... işleminde ise, ... şirketi teminat riskini yani alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmemektedir. ... şirketleri satıcı firmaların alacaklarını tahsil edememe riskini belli bir limit dahilinde teminat altına almaktadırlar. Bu limit ... sözleşmesi ile belirlenmektedir. ... şirketleri bu limitleri onaylamadan önce satıcı firmaların müşterileri hakkında gerekli araştırmaları yaptıktan sonra borçlunun ödeyeceğinden emin olmadıkları alacakları teminat altına almamaktadır. Teminat fonksiyonunun bazı alacak ve borçlarla sınırlandırılabileceği gibi şarta bağlı olarakda ... garantisi verilebilmektedir. Kararlaştırılan vadede veya ödeme süresi içinde şartın gerçekleşmemesi halinde şarta bağlı olarak verilmiş olan teminat yürürlüğe girmeyecektir. Gerçek ... işleminde teminat fonksiyonu şarta bağlanabileceği gibi şartsız olarak da üstlenilebilmektedir. Ancak teminat fonksiyonu şarta bağlandığı takdirde şartın belirlenen vadede gerçekleşmemesi halinde gerçek olmayan ... işlemine dönüşecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde ; Davacı şirketlerin Beyoğlu 18. Noterliğinin 16.11.2015 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamesi ile Eyüp Belediyesi’nden olan alacaklarını davalı ...ne temlik ettikleri, davalı taraf her ne kadar fesih ihbarnamesiyle sözleşmeyi sona erdirdiğini ileri sürmüşse de,03.08.2017 tarihli ihtarnamede sözleşmenin feshedildiğine dair açık ifade bulunmadığı, sadece borcun ödenmesinin talep edildiği, bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere, davalı tarafın bu tarihten sonra da Eyüp Belediyesi’nden ödeme almaya devam ettiği ve belediyeden alacağın 15.01.2018 tarihi itibarıyla tamamen tahsil edildiği, bu nedenlerle sözleşmenin geçerli şekilde feshinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Takibe konu senedin , davalıya sağlanan finansmanın karşılığı olarak davacılarca düzenlendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 05.11.2015 tarihli 2.600.000,00 TL limitli ... sözleşmesinde , ...firmasının müşteri, diğer davalılar ... Turizm Tekstil ile...’ında aynı tutar ile müteselsil kefil olduğu, davalının borçlusu ...Taahhüt Ltd. Şti., kefillerin ise ... Turizm Ltd. Şti. ve ... olan , 05.11.2015 tanzim ve 01.08.2017 vade tarihli 2.600.000,00 TL bedelli bir senet aldığı, davacı ... firmasının Eyüp Belediyesi’nden olan toplam 2.276.000,00 TL alacağını Beyoğlu 18. Noterliğinin 16.11.2015 tarihli, ... yevmiye sayılı temliknamesi ile davalı şirkete temlik ettiği, temliknamede 30.09.2015 tarihli iki adet, 31.10.2015 tarihli iki adet olmak üzere toplamda 2.864.377,67 TL bedelli dört adet faturanın 2.276.000,00 TL ye kadar olan kısmının vadesinde ödenmek üzere davalı faktöring şirketine temlik edildiğinin beyan edildiği, davalının ise bu temlik karşılığında aynı tarihte davacıya 1.820.800,00 TL iskontolu ödeme yaptığı ( finansman sağladığı) taraflar arasındaki uyuşmazlığın, fatura borçlusu belediyenin borcunu geç ödenmesi sebebiyle davalının uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin olduğu, davalının Eyüp Belediyesi’nden alacağını 15.01.2018 tarihi itibariyle tamamen tahsil ettiği, davalının belediyeden alacağını tam olarak tahsil etmiş olması nedeniyle fiilen bir borç bakiyesi kalmamış ise de 2015 tarihli faturalardan kaynaklanan alacağın ancak 2018 yılında tamamen tahsil edilebildiği, sözleşmenin 6. Maddesinde "Müşteri, alacakların tamamen ve vadesinde ödeneceğini gayri kabili rücu garanti eder; ödenmemesi halinde finansmanı, ferilerini ve zararı ödemeyi taahhüt eder." şeklinde hüküm bulunduğu , bu hükme göre ; davacıların, davalıya temlik ettikleri alacak; borçlu tarafından ödenmiş olsa bile, geç ödemeden kaynaklı zarar yönünden faktora garanti verildiği dolayısıyla davacıların sorumluluğunun devam ettiği, bilirkişi raporunda temlike konu alacağın vadesinin sözleşmede ve temliknamede belirtilmediği vadenin belirsiz olduğu beyan edilmiş ise de , temlik olunan alacağın faturaya dayalı olduğu, fatura borçlusunun faturayı kabul ettiği bu şekilde kesinleşen faturaların düzenlendiği tarihte alacağın muaccel olduğu ve faturaların vadeyi belirlediği, vadenin belirsizliğinden söz edilemeyeceği, davalının ek teminat niteliğindeki senede dayalı gecikme zararının tahsilini istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. (bknz.. Dairemizin 2022/919 Esas - 2024/2120 Karar sayılı kararı ) Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına yeniden esasa ilişkin DAVANIN REDDİNE karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarih, 2017/763 E., 2021/1057 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44.401,50 TL'den mahsubu ile fazla alınan 43.786,10 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025